PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Denizlerdeki Balik türleri


Entomorph
13-07-2006, 14:03
[/IMG] (]AY BALIĞI[/COLOR]

(]ÇİZGİLİ MERCAN[/B]
(]ELEKTRİK BALIĞI[/B]
(][IMG)

Birahas
13-07-2006, 14:33
ilginç, paylaşımın için teşekkürler

bmutlu
01-12-2006, 13:07
FİSHBASE.ORG ADRESİNDEN ALINTIDIR TURKİYEDEKİ TUM BALIKLARA BURADAN ULAŞABİLİRSİNİZ

yalcinicli
01-12-2006, 13:38
Turkiyedeki baliklara BÜYÜK BEYAZ da (Carcharodon*carcharias) eklenmis.
Bakalim yakalamak hangimize nasip olacak. :D :D :D

Tuna Hunter
01-12-2006, 14:44
Turkiyedeki baliklara BÜYÜK BEYAZ da (Carcharodon*carcharias) eklenmis.
Bakalim yakalamak hangimize nasip olacak. :D :D :D

Birisine nasip olmus:

Yer: Izmir - Karaburun aciklari
Yil: 14 mart 1991
Uzunluk: Yaklasik 5,5 metre ;)

Tuna Hunter
01-12-2006, 15:13
Deniz, kaynakca varsa okumak isterim.
Öte yandan herhangi bilinmeyen bir nedenle, sozu gecen yere gelmis olmasindan dolayi, Turkiyenin balik türleri listesinde yer aliyor olmasi yanlis olmaz mi?

Mutlu, bu kesin sana denk gelir.:p

Kaynagi biraz zayif.
Yanliz Hürriyet gazetesinde okudugumu hatirliyorum ve resmininde ayni oldugunu.

Bu baligin kesinlikle Türkiye'de bulundugunu kanisindayim.
Kaptan Jacques Cousteau'nun, yillar önce Akdeniz Foku hakkindaki calismalarinda, Büyük Beyaz'nin bu sularda normal oldugunu bir yazisinda belirtmis (onu bulmayi calisacagim sana.)

Italyan/Malta hatta Hirvatistan
sularinda cok olmasada, normal bir ziyaretcinin oldugunu (Orkinoslarin yüzünden) biliniyor. Ve dünyanin en büyük örnekleri bu sulardan göruldü.
Eeee, burda da orkinos olduguna göre..... burda da vardir.
Italya'daki yakalanan Büyük Beyazlarin midesinde, Yunus, Akdeniz Foku ve Orkinos'dan beslendikleri anlasilmistir.

Iskarmoz
01-12-2006, 16:07
Vay, vay, vay... Palaska( Çatalkuyruk) bile var.. Oysa ülkemizde yayınlanan balıkavcılığı kitaplarının en çok satanlarının hiçbirinde rastlamamıştım bu balığa..
Teşekkürler Mutlu.. Tam bir başvuru kaynağı olmuş..:)

John Dory
01-12-2006, 16:51
Şu da işinize yarar sanıyorum. Fishbase biraz fazla kapsamlı bir kaynak olduğu için ülke bazına önem gösteremişler. Orada olmayan bazı türler bu listede mevcut.

bahri ozmen
05-12-2006, 01:31
Kaynagi biraz zayif.
Yanliz Hürriyet gazetesinde okudugumu hatirliyorum ve resmininde ayni oldugunu.

Bu baligin kesinlikle Türkiye'de bulundugunu kanisindayim.
Kaptan Jacques Cousteau'nun, yillar önce Akdeniz Foku hakkindaki calismalarinda, Büyük Beyaz'nin bu sularda normal oldugunu bir yazisinda belirtmis (onu bulmayi calisacagim sana.)

Italyan/Malta hatta Hirvatistan
sularinda cok olmasada, normal bir ziyaretcinin oldugunu (Orkinoslarin yüzünden) biliniyor. Ve dünyanin en büyük örnekleri bu sulardan göruldü.
Eeee, burda da orkinos olduguna göre..... burda da vardir.
Italya'daki yakalanan Büyük Beyazlarin midesinde, Yunus, Akdeniz Foku ve Orkinos'dan beslendikleri anlasilmistir.bizim burada avusturalyada da yasamaktadir kopekbaligi cinsleri icinde en tehlikeli olanidir her sene kopekbaligi olaylarinda ismi gecer ismi gecer ismi great white poinder shark dir bizim bulundugumuz eyalette vazla bulunmaz cogunlukla seal avlarlar okyonusa ait bir kopekbaligidir bulundugu bolgeler avusturalya afrika america digger okyonus ulkeleridir
allah kimseyi suyun icinde burun buruna karsilastirmasin biraz dalmaya filan giderdik simdi onun yuzunden biraktik

osmanaltunel
11-06-2007, 20:15
Denizlerimizdeki balık türlerini daha iyi tanımak için arkadaşlarımıza yardımcı olacağına inandığım için bu linki paylaşmak istedim.
Konu eğirdir su ürünleri arşivinden alınmıştır.

West_1979
11-06-2007, 20:32
abi sıkı araştırmalara giriyosun sürekli eline sağlık teşekürler

osmanaltunel
11-06-2007, 20:37
abi sıkı araştırmalara giriyosun sürekli eline sağlık teşekürler

Teşekkür ederim elimde daha önemli dosyalar var daha araştırma safhasındayım tüm balıkçı arkadaşlarımıza yardımcı olacak bir dosya eğer tamamlayabilirsem Ankara bölgesinde tüm balıkçı arkadaşlara rehber görevi görebilir.:confused:

West_1979
11-06-2007, 22:16
Teşekkür ederim elimde daha önemli dosyalar var daha araştırma safhasındayım tüm balıkçı arkadaşlarımıza yardımcı olacak bir dosya eğer tamamlayabilirsem Ankara bölgesinde tüm balıkçı arkadaşlara rehber görevi görebilir.:confused:

süper olur abi bekliyoruz

Conqueror
25-07-2007, 20:37
Denizin Sırları

Deniz aslanı kim biliyormusunuz? Lüferin büyüğü kofana. Jilet kadar keskin dişleri ile daldığı balığı yaralar, yalnız balık mı? Bir milimetrelik oltayı bile bir hamlede keser atar. Onun için lüfer, kofana oltalarını bir metre çelik tel gövdeli yapıyorlar. Oltadan çıkarılan balığın dişlerine parmak kaptırmamak dikkat edilmesi gereken bir husus. Şimdide lüferin hayat hikayesi:
Nasıl yılan balığı Meksika körfezine, somon balığı Kuzey Amerika'ya kilometrelerce üşenmeyip gidip yumurta bırakıyorsa, lüfer balığı da Karadeniz'e ve Tuna'ya doğru gidiyor aynı amaçla. Akdeniz'den Karadeniz'e dönüş akımı balığı tutulmaz. Tutulsa da yenmez. Yense de lezzetli olmaz. Karadeniz tuz oranı düşük 1000'de 18'den balık Marmara'ya 1000'de 21 tuz oranına sonra da Ege'ye 1000'de 23'e ve su ısınıyor. Balık yağını bırakmaya başlıyor ve Akdeniz'de 1000'de 26 tuz oranınla karşılaşan balık bu tuz oranı yüksek sıcak denizde çiroza dönüyor. Bu bakımdan Karadeniz'e dönüş akımının balığı, Akdeniz'e gidiş akımının kalitesinde olmuyor.
Deniz'in aslanı dedik ya, peki ya köpek balığı! Sizin boyunuzda ise yani rakip kendi cüssesine şöyle bir bakıp sonra da gidiyor. Ya en hızlı balık o da torikmiş. İnanılmaz sürede inanılmaz yol alırmış. Midyeler dakikada iki litre suyu flitre ediyor, bu işi pis denizde yaparsa zehirlide olabiliyor. Tuzu sevmiyor, yanıyor hatta tuz oranı yüksek denizde büyüyüp serpilemiyor. Bu yüzden Akdeniz'de midye de olmuyor. Sualtında balık seyretmek isterseniz iki tane deniz kestanesini kırıp bir dakika bekleyin, bakın ne balıklar geliyor. Kestane içerisinden çıkan havyarı yemeye doyamıyorlar. Bu formül su altı fotoğrafı çekenler içinde işe yarayacaktır.

Gelelim Ahtapota
Ahtapot hokkabazın teki! İnsanı uğraştırır hele teke tek aynı şartlarda mücadele ederseniz bu zeki hayvanla oynarsınız. Ahtapot aynı zamanda iyi bir ev hanımı! Evinin önünü temizleyip yuvasındaki tüm taşları topluyor. Ha işte burası ahtapot yuvası diyorsunuz. Durum böyle olunca ahtapot avcıları Mart sonu Saroz körfezine temiz sulara yavrulamaya gelen ve kayalık zemine saklanan ahtapotları çarçabuk buluyorlar. Plastik pet şişelere doldurdukları suyla eritilmiş göz taşını yuvalara sıkarak ahtapotların dışarı çıkmasını sağlıyorlar. Yuvadan çıkan ahtapot ellere dolanıyor. Avcılar kaptıkları gibi kafa torbasını geri çevirince kollarını bırakıveriyor. 3 kilo ile 10 kilo arası gelen ahtapotlar İstanbul ve Bandırma'da işleme fabrikalarına satılıyor. Beyaz etli deniz ürünleri fosfor zenginidir ve besleyici özellik taşır. İyide içki mezesi sayılır. Sert zemine 40 defa vurulup öldürülen ve yumuşatılan ahtapot 15-20 dakika kadar haşlanır sonra derisi kendiliğinden çıkar. Bazıları sırf sirkede kaynatır, pişeni de limon, zeytinyağı, sirke, sarımsak sosu ile yenir. Haziran ayında ise ahtapot Saroz Körfezini terkeder.
İstakoz'un en korktuğu hayvan ise Ahtapottur. Vücuduna sarılıp yapışınca İstakoz'un hareket kabiliyetini yok eder ve iliğine kadar emip içini bomboş bırakır. Bu yüzden Ahtapottan kurtuluşu olmayan İstakoz, Ahtapotun gölgesinden bile korkar.

Vefakar Orfoz
Av sırasında balıkçı ve dalgıçların başına gelen çoğu olay bilim adamlarına ışık tutacak cinsten. Son derece ilginç bir balık çeşidi olan orfoz hakkında çeşitli duygusal hikayeler anlatılıyor. Lohos her sene bir kilo alarak büyürmüş. Yani üç kilo ağırlığındaki bir lahos 3 yaşında demek miş. 100 yıl kadar yaşayabilen orfoz'u avlamaya kıyamayan balıkçı ve dalgıçların sayısı ise gün geçtikçe artıyor, neden mi?. Tuzağa kolay düştüğü için saf balık olarak bilinen orfoz yaşadığı süre boyunca yuvasını hiç terketmezmiş. Zıpkından kaçabilirse kayaların arasına girip yanaklarını balon gibi şişirir beklermiş. Merakına yenilip tekrar dışarı çıktığında da kendisini bekleyen avcının zıpkını ucunda ölürmüş. Uzun süre can çekişerek öldüğü için dalgıç ve balıkçılar ortak bir karar alarak orfoz avlamamaya yemin etmişler. Hatta "Hepimizin bir Orfozu vardır" diyen dalgıç ve balıkçılar onların yerini kimseye söylemez, köfteden böreğe kadar balığın sevdiği herşeyi ayaklarına götürerek onları beslermiş. Ege ve Akdeniz'de yakalanan küçük orfozların tekrar denize bırakılmalarının bir nedeni de buymuş.
Fethiye Dalış Okulu öğrencilerine balık gösterebilmek için hiç avlamadıkları bir orfoz varmış. Bu amaçla balığa doğal ortamında 7-8 yıl yem götürüp beslemişler. Hatta orfoza isimde takmışlar Yaşar diyorlarmış. Ne var ki yaşar son yıllarda hiç görülmemiş. Tecrübeli balıkçıların anlattıklarına göre orfozların ilginç bir hayat hikayesi var. Balık erkek doğmuyor fakat belirli bir yaşa gelince erkek oluyor ve bir seferliğine dişiyi dölleyip sonra da ölüyor. Bu güne dek orfozun erkeğini gören yada yakalayan balıkçı olmadığı söyleniyor.

--------------------------------------------------------------------------------

Saroz Körfezi olta balıkçılarından Şerif, denizde yaşadığı anılarından birini şöyle ifade ediyor. "200 kiloluk orkinosu tuttum, çektim teknenin yanına. Balık yakalandığını anlıyor, adeta ağlıyor, gözünüzün içine bakıyor, gözüyle beni, hareketlerimi takip ediyor, bırak beni diye adeta yalvarıyor. 3.5-4 milyar değeri var, denize geri atamıyorsun, balıkçısın, işin bu. İçin gidiyor…


--------------------------------------------------------------------------------
Kıskanç Erkek İskaroz
Temmuz ayında çiftleşen İskaroz aile yaşantısı olan bir balık türüdür. Sürüde erkek başı çeker, arkada ise yetişmiş diğer erkek İskaroz ve onu takip eden dişiler bulunur. En büyük özelliği ise kıskançlığıdır. Bu kıskançlık onu ve başını çektiği sürünün ölümüne neden olur. Olta balıkçıları erkek İskaroz balığını misinaya bağlar ve gezdirir. Sürünün başını çeken Erkek İskaroz bu yeni balığı kıskanır ve ona vurur. Bu öfkeyle karaya bile çıkar, dişleri ise lüfer gibi keskindir. Arkasından gelen sürü erkeği takip ettiği için balıkçının ağına takılır ve av bu şekilde sonlanır.

--------------------------------------------------------------------------------
DENİZ SALYANGOZU
Deniz salyangozları kaya midyesi ile besleniyor, balıkların bıraktığı havyarları çok seviyor, hortumuyla emerek yiyor. Salyangozun kendine has bir salgısı var. Yakaladığı midyeyi içine hapsettikten sonra, bu salgıyı çıkartarak midyenin kabuğunun açılmasını sağlıyor. Hortumu ile öyle bir emiyor ki iç kabuk tertemiz kalıyor. Balık yumurtalarına çok zararı olduğu gerekçesiyle balıkçılar Tarım Bakanlığından bu su ürünü avın teşvik edilmesini de bekliyorlar.
Salyangoz Sote
Kefkenli balıkçılar topladıkları salyangoz kabuklarını teneke içinde kaynatıyorlar. Haşlanan kabukların içinden çatalla çıkarılan deniz canlısı aynı ahtapot gibi çok sert bir ete sahip olduğu için, haşlama sırasında suya bira, maden suyu, sirke gibi eti yumuşatıcı katkılar konuyor. (Not: Ahtapot haşlanırken şarap, karides haşlanırken sirke konuyor). En az bir saat haşlanarak kabuklarından çıkarılan etler bu defa dışında bulunan siyahlık zarlardan temizleniyor ve ince ince kıyılıyor. Arzuya ve zevke göre patates, domates, yeşilbiber, patlıcan, soğan, sarımsak gibi sevilen sebzeler, tane karabiber, tuz, pul biber ilave ediliyor. Kalorisi çok yüksek salyangoz yemeğinin etkisi kazanılıyor. Yarım kiloluk salyangozdan 30 gram et çıktığını belirten balıkçılar, görünümü güzel olmasa da, lezzeti iyidir diyorlar.

Karadeniz balıkları ve Palamut'un ilginç dünyası!
Karadeniz de balık yasağının kalmasıyla önce palamut başlıyor. Arkasından denizin canavarı denilen daldığı her balığı parçalama özeliği ve jilet kadar keskin dişlere sahip balık ağlarını bile ısırıp kopartan lüfer balık akını geliyor. Palamut hiç anlaşamadığı bu dişli balık gelince kaçmaya başlıyor ve göç balığı yuvası olan Karadeniz'i terk ediyor. Karadeniz'de sadece yerli balık olarak kalkan ve hamsi bulunuyor. Oysa palamut başka denizlerden torik olarak geliyor, yumurtayı bırakınca palamut oluyor. Karadeniz'i tercih edişi için balıkçılar suyu ılıman, tuz oranı üremeye müsait ve elverişli olarak tanımlıyorlar. Balık, okyanustan yola çıkıyor, pusulası, rotası, rehberi olmadığı için kendi yolunu kendi buluyor. Kıyıdan sahil şeridini takip ederek yol arıyor. 20 Nisan'da Karadeniz'e çıkıp Haziran ayında havyar döken palamut Eylül, Ekim ayında aynı yoldan dönüşe geçiyor. Göç'e geç kalanlar bir kere daha havyar döker bu şekilde Eylül Ekim aylarında 20 cm lik ikinci nesil balıklar görülüyor. Balıkların gidişte ve gelişte her hangi bir engelle karşılaşmamaları gerekiyor. Aralık ayında göç tamamlanıyor ve Karadeniz'de palamut kalmıyor. İçgüdüsel bir davranışla doğduğu yere gitme özelliği olan palamut'un büyüme süresi 4 ay olup bir kiloya erişiyor. Bu ona denizlerin en hızlı büyüyen balığı unvanını kazandırıyor. Sıkıntıya gelemiyor, ağa yakalanırsa hemen ölüyor, kendini imha ediyor. Bu yüzden çiftlik balığı olamıyor, suni yemle yaşayamıyor.

Kendi etini yiyen birkaç balıktan biri olan yine lüfer. Balıkçılar oltalarına taktıkları lüfer balığı parçaları ile lüfer tutabildiklerini belirtiyorlar. Oysa diğer balıklar iğneye konan kendi cinsinden yemlere itibar etmiyorlar.
Ege'nin kraliçesi diye tanımladığımız vahşi deniz Çipura ise, önce yumurtalarını bırakıyor sonra da gelip bıraktığı kendi yumurtalarını yiyebiliyor!

--------------------------------------------------------------------------------
.

Conqueror
25-07-2007, 20:38
Fener Balığı
Görünüş olarak siyah kaya renkli çirkin bir balık. Balıkçılar bile bu çirkinliğin satışlarını etkilememesi için balığın derisini yüzdükten sonra dilimleyip öyle satışa sunuyorlar. Özellikle Çanakkale Saroz Körfezi, Edremit Körfezinde yaşayan fener balığı, dip balığı olup, oldukça iri kafasında geniş yayvan ağzı ve keskin dişleri bulunuyor. İri kafanın üst kısmının otomobil farı gibi iki patlak gözü yer alıyor. Her iki yanı kontrol edebilecek açıya sahip gözlerin önünde ise biri kısa diğeri uzun iki anten bulunuyor. Balık yaklaşık avlanmak için kullandığı bu 40 cm lik uzun olan antenin ucunda beyaz renkli, ışık saçan, bir deri parçası taşıyor. Avlanma sırasında fener balığı yassı olan vücudunu kuma gömüyor ve bu şekilde kendini kamufle edip görünmezlik sağlıyor. Kafanın önünde kumun üzerine ise ışıklı parçayı yatırıyor. Diğer balıklar dikkati çeken ışıklı parçayı yemek için geliyorlar. Tam bu sırada ışıklı antenini yemli olta gibi kullanan fener balığı kafasını aniden kumdan çıkarıp avını yakalayıp yutuyor. Vücudunun iki yanında kuvvetli yüzgeçleri olan fener balığının derisi soyulup kılçıksız lop eti kuşbaşı doğranarak kavurması, kömür ızgarada şiş'i yapılıyor. Işıklı antene sahip olması nedeniyle fener ismini alan balık lezzetli balıklar sınıfında yer alıyor.
Fener balığının temizlenmesi sırasında yakaladığı her balığı bütünüyle yuttuğu, 30 kg lık bir fener balığı midesinden 3-4 kg lık mercan balığı çıktığı belirtiliyor. Fener balığının midesi çöplük gibi benzetmesi yapılıyor.

--------------------------------------------------------------------------------
Dülger Balığı
Bir ismi de peygamber balığı olarak anılan dülger balığı Çanakkale menşeli bir balık türü olup özellikle ülkemiz sularında Bozcaada çevresi, Saroz denizi, Marmara'da rastlanıyor. Ağ ve açık deniz trol avcılığı ile yakalanan Dülger balığının en karakteristik ve belirgin özelliği her iki yanında parmak izi gibi koyu gri yuvarlak bir leke bulunması. Halk arasında ki inanışa göre bir peygamber (İsa) bu yassı balığı her iki yüzeyinden eliyle tutmuş ve başparmak ile işaret parmağının izi kalmış. Nesiller boyunca süregelen bu parmak izi, dülger balığına peygamber balığı ismi takılmasına neden olmuş. Çok da estetik bir görünümü olmayan, balıkçılar tarafından iri kafalı, büyük ağızlı, bazı yerleri şeffaf, bazı yerleri dikenli ve nispetsiz, sert pullu, geniş yüzeyli, yassı balığın, içinde sadece ciğeri olup mide boşluğu küçük bir balık türü olarak tanımlanıyor.
Dülger balığının buğulaması ve tavası makbul sayılıyor.

--------------------------------------------------------------------------------
Kalamar-Mürekkep Balığı
Hayatta kalabilmek için ilginç yöntemi ile uğraş veren deniz canlılarından biri de kalamar. Tek savunma aracı ise mürekkep kesesi. Yakalanacağını anladığı an peşindeki düşmanını oyalamak, kendisini görünmez kılmak amacıyla kesesinde bulunan mürekkebi çevresine yayarak denizi bulandırıyor, bu yöntemi defalarca tekrarlayarak, bu süre içinde av olma mesafesinden süratle uzaklaşıyor.
Kalamarın mürekkebi kendisine düşmanından kaçıp kurtulması için yarar sağlarken, yakalanan kalamarların mürekkebini balıkçılardan toplayan İtalyan ve Rum aşçılar bu mürekkebi mavi makarna yapımında kullanıyorlar. Kalamarın kendisi ise, beyaz etli makbul bir meze türü sayılıyor. Kalamarın içinde bulunan kaşık kemiği çıkartılıyor, derisi zar gibi yüzülüp silindirik gövdesi halka halka kesiliyor, kolları ve diğer bölümleri de ince şeritler halinde doğranıp bu defa kalın tuzla beraber 15- 20 dakika yoğruluyor. Bir süre sonra sertliğini kaybedip yumuşayan kalamar parçaları yıkanıyor. Arzuya göre bira veya sodadan geçirilip, unlanıp, kızgın yağda kızartılıyor. Kızartma sırasında etrafa yağ sıçraması kaçınılmaz ve fazla oluyor.
Derin dondurucuda 10 gün gibi bir süre bekletilenler kalamarlar zamanla lezzet kazanıyor.

--------------------------------------------------------------------------------

Conqueror
25-07-2007, 20:38
Midye Türü Sülünez
Silivri'de deniz dibi kum olduğu için karides, midye türü kabuklu deniz canlılarına da sıkça rastlanıyor. Bunlardan biri de kumun altında yaşayan ve "sülünez" denilen bir midye türü. Her balığa makbul bir yem olan bu midyeler, kumun üzerinde hiç görünmüyor, sadece 8 gibi iki küçük delik bulunuyor. Özel şiş bu deliğe sokularak midyeler toplanıyor. Midyeleri kavurup yiyen de bulunuyor, balık yemi olarak kullanan da. Özellikle teneke altı çıkarılıp macunla cam konuyor, bu şekilde deniz dibinin yüzeydeki dalgalardan etkilenmeden net olarak görünüm sağlanıyor. Mercek gibi seyredilen kum yüzeyde midyeler avlanıyor.

Profesyonel balıkçı Sabri Çalışkan'dan tavsiyeler.
Lüfer çelik teli de keser. Bunu suda döne döne yapar. Balık çok aç olmadığı sürece çelik tel yemi bozduğundan dolayı kullanılmaz.

İzmarit e 150/200 gr lık ağırlık kullandığınızda, vurduğunu anlamak çok zordur. Genelde kıyıya yakın avlanır, bu nedenle hafif ağırlık kullanmak daha doğrudur. 75 - 115 gr gibi. Zargana su üstü balığı olduğundan su üstünden tutulur. En sevdiği yemler gümüş ve kaya kurdudur. Tekneden tutmak için ipek ya da kaya kurdu kullanılır. Olta 10/11 siyah iğne. 2 iğneden oluşan hırsızlı takım kullanmak daha doğru olur. Kıyıdan topun arkasına 1,5 / 2 kulaç 0,15 / 0,2 misina, 2 iğneli hırsız 10/12 numaralı siyah iğneli takımla kaya kurdu / istavriti ince uzun kurt gibi keserek veya irice midyelerin kenarında ki kısımlarını bıçak ucu ile sıyırarak yem yapılır, deniz suyu akıntılı ve çırpıntılı ise ipekte kullanılabilir.

Çinakop, lüfer ve sarıkanat ta sabah gün doğumunda kaşık kullanılır. Birde buna ilaveten deniz suyunun da bulanık olması lazımdır. Ayrıca kaşık yerine rapalada kullanılabilir. Kıyı balıkçılığında zoka kullanılmaz. Zoka teknede kullanılırsa daha verimli av sağlanır.

--------------------------------------------------------------------------------
Oltanın ucundaki heyecan
Amatör balıkçılık çok ayrı bir tutku önce bir hevesle başlıyor ve 10 iğneli bir çapari olta alınıyor. Bilgi beceri ve tecrübe geliştikçe biraz da çevredeki diğer amatörlere özenilerek kamış oltaya geçiliyor. Bu süreçte misinaların, iğnelerin özellikleri, olta türleri, balık türleri ve avlanma biçimleri öğreniliyor. Hangi balığın nerede, ne zaman avlanacağı araştırılıyor. Durumu iyi olanlar küçük çaplı tekne bile ediniyorlar. Bu gün ülkemizde amatör balıkçılık yalnız denize sahil olan kentlerimizde değil akarsuyu gölü bulunan kara kentlerinde de yaygınlaşıyor.
Oltalarda, zokalarda, suni yemlerdeki gelişmeler ise şaşkınlık verici düzeyde. Özellikle Finlandiya ve Japonya'daki teknolojik gelişmeler amatör balıkçılığın boyutlarını da değiştirmiş durumda. Balıkları kandırmak artık çok daha kolay. Özellikle "Mr. Twister" ismi verilen suni solucanlar büyük rağbet görüyor. Sentetik balıklar, karidesler çok çeşitli. Hatta karınlarının içinde kimyasal reaksiyon tüpleri taşıyan suni yemler bile var. Japon Yuzuri firması tarafından yapılan sentetik balıklar ise canlı balıkları kandırmada çok etkileyiciler. Cam parçalardan oluşan suni yemler oltanın ucunda suya girdiği zaman fosforlu bir hal alıp ışık saçıyor. Pırıl pırıl parlayan bu yeme özellikle lüfer ve mercan hayır diyemiyor.

--------------------------------------------------------------------------------
İzmarit
Mevsimi ekim-nisan arasıdır. Dip balığı olup zeminin 40 cm üstünde dolaşır. Düşmanı olan lüfer akını başlayınca kesilir. İzmarit oltasında 6 veya 7 nolu siyah sinek iğnesi kullanılır. 150-200 gramlık kurşunu vardır. İzmarit avında 3 iğne idealdir birde fırdöndü taktınız mı olta hazır demektir.

--------------------------------------------------------------------------------
İstavrit
Hindi veya martı tüyü çapari ile yakalanır. İstavrit oltasına kırçıllı tüy takılırsa bazen kolyos geldiği bile olur. Soğuğu seven bu balık orta derinlikte dolaşır. Oltaya 20 iğne yakılabilir. İlk atışta dibe kadar inen olta sonra yoklayarak yukarı çekilir. Hangi seviyede balığa rastlanırsa olta işaretlenerek o derinlikte avlanılır. İstavrit avında misinayı tutan el devamlı hareket halinde olmalıdır.

Mezgit
Marmara'nın en saf balıklarındandır bu nedenle çok kolay tutulur. Yem olarak sinek iğnesine genellikle midye takılır bazen tüylü iğneye de geldiği olur.

Zargana
Fosforca zengin olan balık çocuklar için son derece değerli bir besin kaynağıdır. Özel olta isteyen tek iğneyle yakalanır. Sürekli hareket halindeki tekneden tutulur. Tavası ve köftesi lezzetlidir.

Kırlangıç
Olta balıkçılığının zevkli avlarındandır. Dip balığı olup zoka veya çift büyük iğne ile yakalanır. Maliverye denilen iğneye istavrit veya izmarit kılçıksız yaprak halinde takılır ve iğne dibe yatırılır. En iyi avlanma dönemi ise ekim-kasım arasıdır.

Çinekop, sarıkanat, lüfer ve kofana aynı tür balıklardır. Çinekop 3 çatallı kaşık iğnesi ile tutulur, hassas balıktır. Canlı ve taze yem ister. Sarıkanat ve lüfer üçlü yada ikili zoka ile avlanır. Bu balıkların avcılığı zahmetli ve zevklidir.

Marmara balıklarının azalmasının bir nedeninin de köpek balıklarının çoğalması ve yunusların azalması olarak gösteriliyor.

Amatörlere öğütler

- Balıkçılık sevgi, sabır, soğuk kanlılık ve refleks ister.
- İnce misina 0,30 ve 0,40 avcı olur balığı ürkütmez.
- Büyük balıklar yakalandığında misina durdura durdura ürkütmeden yukarı çekilmelidir.
- İstavrit tutarken çapa atılmaz, çapa ipinin hareketi balığı ürkütür ve yarı yarıya keser.
- Tekneyle büyük balık avında mutlaka bir kepçeye ihtiyaç vardır. Sudan çıkar çıkmaz kepçeyle balık yakalanmalıdır yoksa çırpınan hayvan misinayı koparabilir.
- Bir balık teknesinde mutlaka livar bulunmalıdır. Livar yoksa teneke kaplar tercih edilmeli ve su sık sık değiştirilmelidir. Plastik kovalarda bekleyen balık su içinde bile olsa bayatlar.
- Balıkçılığa yeni başlayanların en sık düştüğü hatalardan biri iğneyi dipte bir yerlere taktırmalarıdır. Bu konuda dikkat gerekiyor.
- İskorpit ve trakonya etleri yenirse de zehirli balıklardır. Çarptığı yeri şişirirler. Oltaya sık gelen bu balıkları tanımak iğneden çıkarırken tedbirli olmak her ihtimale karşı zehirli balık vurmaları için küçük bir şişe amonyak alınmalıdır

Conqueror
25-07-2007, 21:01
SAROS KÖRFEZİ'NDE BALIKÇILIK

Ege Denizi'nin tuzluluk oranı en yüksek körfezlerinden biri olan Saros Körfezi'nde, küçük akarsuların taşıdığı besin tuzları sayesinde zengin bir balık çeşitliliği görülmektedir.

Saroz Körfezinin kuzeyinde 40-50 kulaç derinlikteki dar şeritte Barbunya, Berlam, Kırlangıç, Mercan, Kupes, Sarpa, İzmarit gibi demersal ve semi pelajik balıkların avcılığı yapılır. Ayrıca bölge, Kolyoz, Sardalya gibi yerli, Uskumru ve Lüfer gibi bölge dışından gelen balıkların avlandığı bir yerdir. Burada İstavrit stokları gelişmemiş olmakla beraber, miktarları avlanabilir boyutlara ulaşmıştır.

112 milkarelik araştırma alanı içinde İstavrit stoğu yaklaşık 17.000 ton civarında olduğu tespit edilmiştir. Uskumru balığı sürülerinin 50-90 metre arasındaki 16-17 derece sıcaklıktaki sularda dağınık olarak yaşadıkları ve ortalama %o 37 tuzluluk içeren sularda bulundukları izlenmiştir. Sarozun balıkçılık açısından diğer bir önemi ise Kılıç balıklarının yumurtlama ve gelişmesine uygun olmasından kaynaklanır. Özellikle Mayıs ve Haziran aylarında iyi bir Kılıç balığı avcılığı yapılır

Zengin balık çeşitliliği sayesinde amatör olta ve ağ balıkçıları keyifli anlar yaşarlar. Mevsimine göre çipura, lüfer, barbun, mercan, karagöz, levrek, kefal ve ahtapot gibi denizde yaşayan türler Saros körfezinde bol miktarda bulunur.

Bunun yanında Saros sakinleri her akşam üstü kayıkları ile uskumru ve istavrit için çapari oltaları ile avlanmaktan geri durmaz ve çoğunlukla akşamları balık keyfi yaşarlar.

geneben
26-07-2007, 08:21
Ahmet kardeşim paylaşımın için teşekkürler .Güzel bilgiler emeğine sağlık.

PaO
26-07-2007, 08:57
Hemşo çok güzel valla kutlarım bir solukta okudum.;)

mallaca
26-07-2007, 09:15
Tebrik ederim güzel ve zahmetli bi paylaşım

tarcan
26-07-2007, 09:23
Fati

Döktürmüşsün gene

Ellerine Sağlık...

flyleon
29-08-2007, 14:23

flyleon
29-08-2007, 14:28

flyleon
29-08-2007, 14:35

balıkçıberk
29-08-2007, 14:37
teşekkür ederim süper...!
rep verilse verirdim..!

murat41
29-08-2007, 18:53
güzel paylaşımın için teşekürler:)

kovboy
29-08-2007, 20:40
güzel paylaşım tebrikler

ERC MARİNE
29-08-2007, 23:06
Teşekkürler bilgilendirdiğin için.Özellikle bizim gibi çaylaklara iyi bir ders oluyor.

gözde86
29-08-2007, 23:12
çok güzel bir paylaşım teşekkürler.pişirme biçimleri ile özellikle ilgileneceğim:rolleyes: :D

djgoldıe
12-09-2007, 02:37
DENİZLERİMİZDEKİ BALIK TÜRLERİ



ACIBALIK (Rhodeus seiceus amarus)

Trakya, Marmara ve Karadeniz'de ağır akışlı akarsular veya göllerde yaşar. Bitkiler ve küçük hayvancıklarla beslenir. Ortalama 5-6, en çok 9 santimetreye kadar büyür. Üreme devresi nisan-haziran arasıdır. Dişisi uzun hortumuyla yumurtalarını bir midyenin içine ustaca bırakır. Erkek de spermlerini midyenin açılıp-kapanarak emdiği suya bırakarak yumurtaları döller. 2-3 haftada olgunlaşan yavrular, midyeyi terkeder. Böylece küçük cüsselerine rağmen emniyetli üreme tamamlanır.



AFANGUS (Aphanius fasciatus)

Ege ve Akdeniz'in sahillerine akan içsularda yaşar. Çeşitli türleri ülkemizde yaygındır. Nehirlerin yavaş akıntılı veya durgun bölümlerinde yuvalanır. Boylan 5-6 santimetre olur. Acı ve tuzlu sulara da uyum gösterir. Kabuklular ve özellikle su yüzeyindeki sinek-böcek larvalarıyla beslenir. Bahar aylarında üremelerini yapıp, yumurtalarını su bitkilerinin üzerine bırakır. Akvaryum balığı olarak da yetiştirilir.



AKYA (Lichia amia)

Kuzu, çıplak, leka ve iskender balığı olarak da anılır. Genelde 50-100 santimetre en çok 180 santimetre ve 60 kilogram ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek, dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır. Korunması gerekir.



ANKARA ÇAMURBALIĞI (Neomacheilus angorae)

Orta ve Doğu Anadolu'nun göl ve akarsularının çamurlu, kumlu ve sazlı zeminlerinde yayılış gösterir. Zeminlerden emdiği çamurlardan, küçük hayvanlar, böcekler ve larvaları seçerek besinlenir. İsmi de ordan gelir. 6-7 santimetreye kadar büyüyebilir. Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir. Mayıs-haziran arasında yapışkan yumurtalarını kıyıların kumluk ve çakıllarına bırakır. Doğa dengesini korur.



AY BALIĞI (Mola mola)

Pervane balığı da denir. Okyanuslar ve Akdeniz'in açıklarında uzun göçler yapmadan, bazen derinlerde, bazen de su yüzeyinde yan yatarak dolaşır. İyi yüzemeyen, hareketsiz bir balıktır. Deniz anaları, ahtapot, mürekkep balığı ve diğer balıklarla beslenir. 2.5-3 metre boydan 1,500 kilogram ağırlığa erişip 20-25 yıl yaşayabilir. Bahardan yaz sonlarına kadar 300 milyona varan yumurta döker. Bu yumurtaların çoğu diğer balıklara yem olur. Eti lezzetsiz ve kötü kokulu olduğu için insan besini yönü ve ekonomik değeri yoktur.



AYNALI SAZAN (Cypnnus carpio)

Pullu sazanın çıplak-çizgili ve aynalı sazan olarak adlandırılan yan türlerinin üretime en elverişli olanıdır. Kolay ürediği için çeşitli yörelerde ve özellikle baraj göllerinde üretimi yapılmaktadır. Yaşam öyküsü pullu sazan gibidir. Ekonomik değeri çok yüksektir. Çeşitli ülkelerde yılda 200,000 ton sazan üretimi yapılmaktadır



BAKALYARO (Merlangius merlangus)

Mezgit ve gelincikle aynı türdendir. Karadeniz'de yaygın, Ege'de az bulunur. Genelde 15-20, en çok 45-50 santimetre boyunda olur. Sahillerin 3-4 metreye kadar derinliklerindeki sığların kumlu, çakıllı ve yosunlu diplerinde, fazla göçler yapmadan yaşar. Balık yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir. Üremelerini şubat-mayıs arasında, sahillere yakın yerlerde yapar. Mezgitle eş, beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.



BARBUNYA (Mullus barbatus)

Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 metreye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12-15 santimetreden en çok 40 santimetreye kadar büyür. Suyun ısı şartlarına göre derinlerden sahile, mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan-haziran arası 15-100,000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.



BERBER BALIĞI ( Anthias anthias )

Hani ailesinden bir balıktır. Sıcak ve ılıman denizlerin kayalık, çakıl ve bazen çamurlu bölgelerinde ve 50-300 metre derinliklerde yaşayan berber balığı, 25 santimetre uzunluğa erişebilir. Az bulunduğu için fazla ekonomik değeri yoktur. Denizlere renk güzelliği verir. Üremeleri diğer hani cinsi balıklar gibidir.



BERLAM (Merluccius merluccius)

Ilık denizlerin orta sularında yaşar. Ege, Marmara ve Akdeniz'de yaygın, Karadeniz'de seyrek bulunur. Gündüzleri 80-300 metreye varan derin sularda, gezinip geceleri avlanmak için kıyılara ve yüzeye yaklaşır. Kolyoz, çaça, hamsi ve benzeri küçük balıklarla beslenir. En çok 80-100 santimetre boy ve 10 kilogram ağırlığa erişebilir. Mayıstan ağustosa kadar sahillere yakın yerlerde üremelerini yapar. Etinin lezzet ve kalitesi mezgitle eştir. Taze olarak her mevsimde yendiği için ekonomik değeri yüksektir.



BIYIKLI BALIK (Barbus barbus)

Genelde 30-50 santimetre uzunlukta ve 0.5-2 kilogram, en çok 3 kilogram ağırlıkta olur. Büyüklerine seyrek rastlanır. Oksijeni bol, hızlı akan nehirlerin berrak kum tabanlı bölümlerinde yaşar. Ülkemizin çeşitli yörelerinde türleri bulunur. Mayıs-haziran arasında üreme yapar ve 5,000-30,000 yumurta döker. Bu devresinde yumurtaları zehirlidir. Eti fazla değerli olmamakla beraber avcılığı yönünden değerli bir balıktır.



BODUR YAYIN (lctalurus melas)

Güneydoğu'daki akarsu ve göllerin kumlu, çamurlu zeminlerinde yaşayan, 20-30, en çok 45 santimetre boy ve 100-500 gram ağırlıkta olabilen bir yayın türüdür. Oldukça obur bir bahktır. Omurgasızlar, küçükbalıklar, balık larvaları ve kurbağalar da dahil ne bulursa yer. Suların ısı şartlarına göre nisan-haziran arasında kumların içine yuva yapan dişi, yumurtalarını dökerek bunların oluşmasını bekler. Kılçıksız eti çok lezzetlidir. Ancak ekonomik değeri bölgeseldir.



BÜYÜKBAŞ KAYABALIĞI (Gobius (Ponücola) kessleri)

Trakya ve Karadeniz Kıyılarına akan nehirlerde yaygındır. Boyları 12-18, en çok 22 santimetre olur. Acı suların taşlık veya sert kumlu zeminlerinde dolaşıp, nehirlerin içlerine girer. Yuva edindiği bölgeye çok bağlıdır, buraya zorla gelen balıklara saldırgan olur. Küçük kabuklular, balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Nisan-mayıs arası, dişiler yumurtalarını ince ipliklerle kumsallara yapıştırır.Erkekler de gözcülük eder. Eti lezzetli ve sağlığa yararlıdır. Ekonomik değeri bölgeseldir.



CAMGÖZ KÖPEKBALIĞI (Galeorhinusgaleus)

Sıcak ve ılık denizlerin 100 metrenin altındaki serin sularında tek başırıa yaşayan, boylan 4-5 metreden 10-15 metreye ulaşan, omurgasızlar (mürekkep balığı, ahtapot, medusalar) ve sürü halindeki küçük balıklan yiyerek beslenen bir köpek balığı türüdür. Sıcak yaz günlerinde ağır hareketlerle su yüzeyinde yüzer. Rahatsız edilmezse saldırgan değildir. Açık denizlerde erkek tarafindan döllenen dişiler, 8-14 arası canlı yavru doğurur. Başka ülkelerde yenilmesine rağmen yakalananlar, ülkemizde balık unu üretiminde kullanılır.



ÇAÇA (Sprattus sprattus)

Sardalya-tirsi ailesindendir. Boyu 6-8 santimetre, Karadeniz'in batısında 13-15 santimetre olanlarına da rastlanır. Besinleri planktonlar ve balık yavrularıdır. Sürüler halinde yaşar. Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Eti fazla lezzetli değildir. Bu nedenle özel avcılığı yapılmaz. Buna karşın denizlerde ekonomik değeri çök yüksek olan uskumru, palamut, torik gibi bahklar için yem değeri vardır. Kuzey Avmpa Ülkelerinde konservesi çeşitli isimlerle pazarlanır.





ÇAMUKA (Atherina hepsetus)

Gümüş türündendir. Fazla derin olmayan sahillerin sıcak ve ılıman sulannda, kumlu veya çakıllı bölgelerde sürüler halinde ve balık yavruları, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Suyun tuzluluk oranı ve oksijen değerine uyum gösterir. Bu nedenle göllerde bile yaşayabilir. Boyu 10-12, en çok 16-18 santimetre olabilir. Suların bölgesel sıcaklığına göre nisan-eylül arasında ürer. Beyaz ve çok lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.

djgoldıe
12-09-2007, 02:38
ÇAPAK BALIĞI (Abramis brama)

Marmara ve Karadeniz'in akarsu ve göllerinde, bazı türleri de Ankara ve Kırşehir'de yaşar. Boyları ortalama 30-40 santimetreden 70 santimetre ve 3 kilogramdan 6 kilograma ulaşabilir. Kurtlar, böcekler ve yosunlarla beslenir. 10 yıl yaşayabilir. mayıs-haziran arası yaklaşık 100,000 yumurta ile üreme yapar. 1 kilogramın üstündekilerin eti lezzetlidir; küçükleri ise yem veya av bahğı olarak değerlidir.



ÇİPURA (Spanıs aurata)

Ege ve Akdeniz'in bu namlı balığı, Marmara'da seyrek bulunur. Ortalama 25-35 santimetre boy ve 0.5-3 kilogram ağırlıkta, en çok 60 santimetre ve 6 kilogramda olabilir. Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35-40 metre derinliklerde yaşar. İki yaşırı üstündekiler daha da derinlere iner. Üremeleri ekim-aralık aylarında olur; 100-150,000 yumurta doker. Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.



ÇİTARİ (Boops salpa)

Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpan balığı da denir. Boyları 45 santimetre olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz'de bol, Karadeniz'de seyrek rastlanır. Yaşam karakteri ve üremeleri, karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir.



ÇİZGİLİ MERCAN (Uthognathus mormynıs)

Mırmır balığı da denir. Mercana göre vücudu daha uzundur. Genellikle Akdeniz'de bulunur ve en çok 30 santimetreye kadar büyür. Sığ suların bitkilerle örtülü taşlık, kayalık, kumluk bölgelerinde yaşar. Acı su bölgelerine de girer. Biyolojik yaşamı karagöz-mercan gibidir. Etinin lezzetli olmasına rağmen az bulunan ve sadece taze tüketilen bir balıktır.



ÇİZGİLİ ORKİNOS (Katsowonus pelamis)

Karadeniz, Marmara ve Kuzey Ege'ye kadar sularımızda rastlanan orkinos türlerinden biridir. Boyu ortalama 60-100 santimetre olur. Yemlendiği balık sürülerini önüne katarak Karadeniz'e çıkar ve orada sular ısınınca üreme yapar. Bu gidiş-gelişler Karadeniz ve Marmara'daki yerli balıkların doğal dengesini oluşturur. Etinin insan gıdası olarak çeşitli değerlendirilmesi ve avcılık yönüyle aşırı tüketimi, hem orkinos türünü hem de onunla akım sağlayan diğer balık türlerini tehlikeli olarak etkilemektedir.





DAĞ ALABALIĞI (Salmo trutta macrosügma)

Çoruh, Ege ve Konya Ereğlisi çevrelerinde dağ göllerinin soğuk, berrak ve temiz sularında yaşar. Zaman zaman nehirlere de girer. Bilimsel olarak dünyanın son buzul çağında dağ göllerinde kalıp, geliştiği teorisi vardır. Boyu 40-60 santimetreden 1 metreye; ağırlığı da 1-3 kilogramdan 14 kilograma olabilir. 3-4 yaşırıda olgunlaşıp göllerin buzla kaplandığı ekim-ocak aylarında yumurtalarını çakıllara bırakır. Dişileri yaklaşık 3,500 yumurta bırakır. Çok lezzetli etinin yanısıra sertlik ve çevikliği ile avcılığı da değerlidir.



DENİZ ALASI (Salmo trutta Iabrax)

Karadeniz alabalığı, som balığı olarak da tanınır. Somon balığı ile hem arkabalığı, hem de benzerliği vardır. Bir türü de Akdeniz'de yaşar. Genelde 50-80 santimetre boy ve 3-7 kilogram ağırlıktan, en çok 100 santimetre ve 25 kilograma erişenlerine rastlanır. Ömrünun bir kısmını denizde geçirdikten sonra üremek için nehirlere girer. Ağırlığına oranla 2,000-16,000 yumurta döker. Kuvvetli çenesi olan yırtıcı bir balıktır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından da kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.



DERE ALABALIĞI (Salmo trutta fario)

Soğuk, temiz ve hızlı akıntılı nehirlerde çevresine bağlı olarak yaşar. Bölgesine kıskançtır, başka balıkların gelmesini istemez. Boyları 30-40, en çok 60 santimetre ve 0.5-2 kilogram ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar ve yavru balıklarla beslenir. Erkekleri 2, dişileri 3 yaşırıda olgunlaşıp ekim-ocak arasında yumurta bırakır. Zaman zaman akıntılara karşı 1.5-2 metre sıçrayarak yüzer. En değerli tatlı su balıklarından biridir. Lezzetli ve yararlı etiyle ekonomik değeri çok yüksektir.



DERE KAYABALIĞI (Gobio gobio)

Ülkemiz akarsularında çeşitli türleri yerine göre adlar alır. 5-6 yılda yavaş büyüyerek 12-20 santimetre boya ulaşır. Fazla hareket etmeden sualtında yatarak ömrünü geçirir. Nisan-haziranda 12 - 18° C sularda haftalık aralıklarla ürer; dişileri 1,000-3,000 yumurta verir. Eti lezzetlidir. Büyük balıkları avlamak için yem olarak da kullanılır.



DERE PİSİSİ (Pleeuronectes Besus)

Nehirlerin denizlere karışan acı su bölgelerinde veya akarsulann daha içerlerinde yaşayan bir pisi türüdür. Akdeniz'de fazla rastlanır. Az akıntılı suların kumsal diplerinde fazla hareket etmeden yaşar. Ortalama 25-30, en çok 50 santimetre boyda olur. Etçil bir balıktır. Bulunduğu bölgenin su ısısına göre değişik olarak şubat-mayıs arasında ürer ve 800,000 yumurta bırakır. Eti çok lezzetli ve ekonomik değeri yüksek bir balıktır.



DİKENCE (Gasterosteus aculeatus)

Denizlerin kıyı kesimlerinde, nehirlerin denize karışan acı su bölgelerinde ve zaman zaman nehirlerde yaşayan küçük bir balıktır. Boyu 7-9 santimetre olup vücudu kalın pullarla kaplıdır. Çeşitli renklerinin güzelliği ve 300-1,000 dolayında yumurtasının erkek balık tarafından bir yuva yapılarak korunması, dikenceyi ilginç bir doğa olayı yapar. Ekonomik bir değeri yoktur.



DİKENLİ KIRLANGIÇ (Aspitriglıa cuculus)

Kırlangıç ailesinin bir türüdür. Sırt ön yüzgeçlerinin sivriliği ve uzunluğu, yan taraflanndaki sert kabuklarla kırlangıçtan aynlır. Ege, Akdeniz ve Marmara'da bulunur. Karadeniz'de rastlanmaz. En çok 45 santimetre boyda olur. Denizlerimizde sayısı kırlangıçtan daha azdır. Genelde 30 metre derinlikte durgun sularda, bazen de 100-250 metre derinliğe inerek yaşar. Eti lezzetlli ve yararlıdır. Ekonomik değeri vardır.





DİKENLİ ÖKSÜZ (Prestedion cataphractum)

İsim benzerliğine karşın kırlangıç ailesinden öksüz ile soydaşhğı yoktur. Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin 30-400 metreye varan derinliklerin kumlu, çakıllı yosun kaplı zeminlerinde yaşar. Boyları 10-15, en çok 30 santimetre olabilir. Küçüklerine mıcır, büyüklerine çuka denir. Çiftler halinde gezerek yosunlar, otlar, yumuşakçalar ve küçük kabuklularla beslenir. Mayıs-temmuz arası ürer. Eti lezzetlidir fakat çok seyrek bulunur.



DİL BALIĞI (Amogtossus latema)

Denizlerimizde 10 metreden 300-500 metreye kadar derinliklerinde, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar. Boyları 20-25 santimetre olur. Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan itibaren kıyılara sokularak haziran-temmuz arasında üreme yapar. Kış aylarında eti dolgun ve lezzettli olur. Genelde her mevsimde bulunan, ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır.



DÜLGER (Zeus faber)

Boyu 50-60 santimetreye ulaşan dülger balığı, geçici balıktır. Mayısta Marmara'dan Karadeniz'e çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve kısmen de Karadeniz'de yaşayan, kalın pullarla örtülü dülger balığı, etobur bir balıktır. Büyük ağzıyla kendinden küçük pek çok balığı yutarcasına yer. Genelde 60-70 santimetre derinliklerde yaşar. Kış mevsiminden sonra suların ısınmasıyla mayıs ayından başlayarak temmuz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Dülger balığı, İzmir-Antalya arası yörelerimizde peygamber, dikenli peygamber balığı olarak da tanılır. Eti lezzetli, beyaz ve yararlıdır.

djgoldıe
12-09-2007, 02:39
EGREZ BALIĞI (Vimba vmıba)

Kuzey Ege, Marmara, Trakya ve Göller Bölgesi'nde yayılış gösterir. Düz ve ağır akışlı suların, kumluk, çamurlu zeminlerinde yaşar. Boyları 25-35 santimetre en çok 50 santimetre ve 450-500 gram ağırlıkta olur. 3-4 yaşırıda olgunluğa erişip mayıs-haziran arası üreme yapar. Etinin güzelliği ve bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri vardır.



ELEKTRİK BALIĞl (Torpedo marmorata)

Bir köpek balığı türüdür. Sıcak ve ılıman denizlerin 100-150 metreye varan diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyu 150 santimetre olabilir. Genelde avlanmak için veya tehlike halinde 100-220 volta varan, insan için tehlikeli fakat öldürücü olmayan kısa süreli elektrik çarpması yapar. Bahar-yaz aylarında çiftleşerek ürer. Dişileri 14-15 canlı yavru yapar. Eti yenebilir, fakat ülkemizde fazla tüketilmez.



EŞKİNA (Scıana umbra)

Sıcak ve ılıman denizlerin 100-150 metre taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda taşbalığı ve mavruşgil balığı olarak da tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen eşkina, 30-35 santimetre uzunluk ve 500-600 gram ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir.



FANGRİ MERCAN (Sparus pagrus)

Bir mercan türüdür. Ortalama 25-35, en çok 80 santimetre boyda sıcak denizlerde, Güney Ege ve Akdeniz'de yaygın bulunan kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taşlık ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yaşar. Üremesi bahardan ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti en lezzetli olanlardandır, ancak seyrek bulunduğu için ekonomik değeri bölgeseldir.



FENER (Lophius piscatorius)

Kıyılardan 500 metreye kadar derinlerde yaşayan, boyları 2 metreye erişebilen, bir dip balığıdır. Hareketsiz yatar ve antenleriyle avını kendine çekerek çok büyük ağzıyla kendi büyüklüğündeki balıklan bile yutar. Pulsuz ve çıplak vücudunu kapsayan sıvı, insan cildi için tehlikelidir. Mart-ağustos arası derinlere inerek ürer. 6-7 yaşırıda bir dişi, 1 milyon yumurta verir. Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir. Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan ensülin ilacı, ilk kez fener balığı pankreasından elde edilmiştir.



GAMBUSYA (Gambusia affims)

Anayurdu ABD'nin güney bölgelerinden, sivrisinek ve sıtma mücadelesi için ülkemize getirilmiştir. Durgun, sığ ve sıcak sulara çok toleranslıdır. 0'dan +30° C.'ye kadar dayanabilir. Özellikle sivrisinek larvalanyla beslenir. Aynca yosunları ve kabukluları da yer. Erkekleri, 3-5 santimetre dişileri, 6 santimetre olur. Nisan-ekim arasında erkekleri, spermlerini dişinin üreme boşluğuna bırakır; 30 günlük hamilelikten sonra dişi yaklaşık 60 yavru doğurur. Doğa dengesi ve sağlığa yararı ile çok değerlidir.



GELİNCİK (Gaidropsanıs mediterraneus)

Bakalyaro ve mezgitle ayni türdendir. Denizlerimizde birkaç cinsi yaygındır. Sıcak ve ılıman suların taşlık, kayalık diplerinde sahillere yakın yaşar. Balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Çevik, yırtıcı ve saldırgandır. Derisi çok kaygandır. Ortalama 20, en çok 40 santimetre boyda olur. Üremesini sonbaharda yapar. Beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri olan bir balıktır.



GÖKKUŞAĞI ALABALIK (Salmo gairdneri)

Kuzey Amerika kökenlidir. Yetiştirilmek üzere dünyaya yayılmış, bu arada ülkemize de getirilmiştir. Temiz, oksijeni bol sularda yapay yemler veya küçük balıklarla beslenebilen yetiştirmeye en çok uyum gösteren, tuzlu deniz suyuna da toleransı olan bir alabalık türüdür. Erkekler 2, dişileri 3 yılda olgunlaşıp kilogram /ağırlığına göre yaklaşık 1,000-5,000 yumurta verir. Denizde yetiştirilenleri, daha çabuk büyüme gösterir. Etinin lezzeti ve bol üretimiyle ekonomik değeri çok yüksektir.



GÖL ALABALIĞI (Salmo trutta lacustris)

Kuzeybatı Anadolu, Abant ve 7 Göller Bölgesi'nde yayılış gösterir. Çeşitli türleri vardır. Türüne göre renk, boy ve beslenme farklılıkları gösterir. Genelde temiz, bol oksijenli soğuk sularda fazla gezinmeden; planktonlar, dip hayvanlan ve küçük balıklarla beslenerek yaşar. Boyları ortalama 25-40, yabanlarında 60-70 santimetre olabilir. Eylül-ocak arasında üreme yapar. Yumurtalarını dipteki çakıllara yapıştırır. Üretimi yapılmaz. Eti çok lezzetli, ekonomik değeri bölgeseldir.



GÖRDEK (Ruülus rubilio)

Kızılgöz ailesindendir. Kuzey Ege, Marmara ve Trakya'da fazla hareketli olmayan akarsuların zengin bitkili kıyı bölgelerinde yaşar. Kış aylarını daha derince sularda geçirir. Kurtlar, böcekler, kabuklular ve böcek-sinek larvalarıyla beslenir. Boyu 15-20, en çok 25 santimetre olur. Nisan-mayıs arası ürettiği yumurtalarını bitkilerin arasına bırakır. Besin yönüyle değersizdir, fakat av yemi olarak değerlendirilir.





GÜMÜŞ (Atherma boyeri)

Denizlerimizde yaygın olan Gümüş'ün Sapanca, İznik ve Köyceğiz Göllerinde yaşayan bir türüdür. Sıcak sularda, böcek larvaları ve sualtı hayvancıklarıyla beslenerek yaşar. Mayıs-eylül arasındaki üreme devresinde yaklaşık 600 yapışkan yumurtasını; kumlu, çakıllı zeminlere bırakır. Su yüzeyine yakın, sürü halinde dolaşırken su kuşlarına yem olur. Eti yenebilir. Daha çok balık üreticiliğinde yem veya balık unu endüstrisinde değerlenir.



GÜMÜŞ HAVUZBALIĞI (Carassius auratus gibelio)

Trakya ve Doğu Karadeniz'in yumuşak zeminli, bol bitkili akarsularında yayılış gösteren bir carrasius türüdür. Büyümesi daha hızlı olup 3-4 yaşırıda 15-20 santimetreye erişir. Daha büyüklerine de rastlanır. Mayıs-haziran arası 160-380,000 yumurta döker. Bazı hallerde bu yumurtaları, sazan veya diğer havuz balıklarının döllediği de olur. Eti yenebilir. Havuz veya akvaryumlarda süs balığı olarak yaşatılır.



GÜMÜŞ SAZAN (Hypophtalmichthys molitmc)

Diğer sazan türleri gibi Güneydoğu Asya kökenli bir balıktır. Ortalama 100-120 santimetre boy ve 20 kilogram ağırlığa erişirler. Fido planktonlarla beslenir. 3 yaşırıda cinsel olgunluğa erişip, 20 - 22° C.'de ve üstündeki sularda kilogram ağırlığına oranla 140,000 yumurta verir. Yağsız ve lezzetli eti, Çin'de değerli bir yiyecektir. Bu nedenle ülkemize de getirtilerek araştırma enstitülerinde yaşam uygulama ve üretme şartları incelenmektedir.



GÜNEŞ (Coris julis)

Bu balık da lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 santimetre olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan-haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600-20,000 taneye kadar yumurta döker.



HAMSI (Engraulis encrasicolus)

Karadeniz'in insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara'da da bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 santimetreye kadar büyür. Ocak-mart arasında beslenmek içm sahillere yaklaşır ve bol av verir. Gündüzleri 30-40 metre derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşırıdan itibaren olgunluğa erişip 18 - 20° C. sularda, 25-60 metre derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip, yaklaşık 40,000 yumurta döker. Etinin lezzeti, çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik değeri çok yüksektir. Aşırı avlanılması ve orkinos-palamut-uskumru/torik sisteminde dengenin bozulması, hamsiyi de tehlikeli olarak etkilemektedir.



HASKEFAL (Mugu cephalus)

Denizlerimizde yaygın bulunan bir kefal türüdür. Ortalama 30-50, en çok 75 santimetre boyda olabilir. Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır. Açık denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta nehirlerin içlerine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir. Yaz aylarında üreyip 150,000-1 milyon yumurta verir. Beyaz etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan havyar yumurtasıyla ekonomik değeri çok yüksektir.



HAVUZ BALIĞI (Can-asius carrasius)

Trakya-Marmara Bölgeleri, Kızılırmak, Yeşilırmak Deltaları ve Çoruh Havzası'nda yayılış gösterir. Boylan 15-25, en çok 45 santimetre ve 2-3 kilogram da ağırlıkta olur. Su içindeki otlar, dip hayvanları ve sinek larvalarıyla beslenir. Sazana benzer ve akrabadır. Mayıs-haziran arası 14-20° C. sularda 150-300,000 yumurtasını 2-3 defada otların üzerine bırakır. Suyun kirliliği ve oksijen değerine toleranslı bir balıktır. Büyüklerinin eti lezzetlidir. Batı ülkelerinde üretimi de yapılmaktadır.



HOROZBİNA (Parablennius gattorugine)

Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölümlerinde gizlenerek, çoğunlukla çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı sularda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlanna göre böcekler, kurtlar ve balık yumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve yaz sürecinde erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, midye, istridye kabukları arasına dişiler, 2,000-15,000 yumurta dökerler. Erkekler de 20-25 günlük kuluçka döneminde bazen dalgalar içinde atlıya atlıya yumurtalara bekçilik yaparlar.

djgoldıe
12-09-2007, 02:40
HOROZBİNA (Parablennius gattorugine)

Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölümlerinde gizlenerek, çoğunlukla çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı sularda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlanna göre böcekler, kurtlar ve balık yumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve yaz sürecinde erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, midye, istridye kabukları arasına dişiler, 2,000-15,000 yumurta dökerler. Erkekler de 20-25 günlük kuluçka döneminde bazen dalgalar içinde atlıya atlıya yumurtalara bekçilik yaparlar.



HOROZBİNA (Blennius fluviatilis)

Marmara, Ege ve Akdeniz akarsuları ve bunların deniz kanşımı acı su bölgelerinde yaşar. Boyları denizde yaşayanlara göre daha küçüktür. 8-12, en çok 15 santimetre, Akdenizdeki türleri ise 20 santimetreye ulaşabilir. Su altındaki küçük hayvanlar veya böcek larvalarıyla beslenir. Yaz aylarında üreyip yumurtalarını taşlar ve midye kabukları arasına ustaca gizler. Çıplak ve pulsuz derisi, yapışkan bir sıvı ile kaplıdır. Ekonomik bir değeri yoktur.



İNCİ BALIĞI (Albunus albunius)

Pullarından yapay inci yapılması ismini verir. Ülkemizde çeşitli türleri yaşar. Boyları 15-20 santimetre olur. Manyas ve Ulubat Göllerinde bolca bulunur. Planktonlar, kurtlar, böcek larvaları ve su yüzeyindeki sinekleri yakalayarak beslenir. Nisan-mayıs arası üreyip, yapışkan yumurtalarını nehirlerin giriş veya çıkışındaki kıyıların kumluklarına bırakır. Eti lezzetli sayılır. Bölgesel değerlenir. Orta Anadolu'da Gökçe, Van çevresinde darah ismiyle anılır.



ISKARMOZ (Sphyraena sphyraena)

Bütün sıcak ve ılık denizlerin sığ sularından 100 metre derinliğe kadar orta sularda yaşayan bir balıktır. Et yiyen cinsinden ve avlarına karşı yırtıcıdır. Marmara'da az, Ege ve Akdeniz'de fazlaca bulunur. Akdeniz barakudası olarak da adlandınlır. Boyu 1 metreye erişen ıskarmoz balığı, barakuda olarak okyanuslarda 3 metreye kadar büyüyebilir. Sürü halinde dolaşıp özellikle köpek balıklarına hücum ederler. Fazla yırtıcılığı ve etinin de gıda değeri olmadığı için ekonomik yönü yoktur.



İSKORPİT (Scorpaena porcus)

Yaşamı aynı aileden olan Lipsoz'un aynıdır. Farkları, iskorpitin lipsoza göre daha küçük olması (ortalama 20-30 santimetre) ve renginin koyuluğudur. İskorpitin de dikenleri lipsoz gibi çok zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında dikkat edilmelidir. Eti lezzetli ve çok yararlıdır.



İSPARİ İSPAROZ (Diplodus annıüaris)

Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir karagöz türüdür. 16-20 santimetreye büyüyebilir. Deniz kurtlan, karides, yosunlar ve balık yavrulanyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir.



İSTAVRİT (Trachurus trachurus)

Denizlerimizde sankanat istavrit (Akdeniz) ve karagöz istavrit (Karadeniz-Marmara) olarak iki türü yaşar. Boylan karagözde 15-25 santimetre, en çok 30 santimetre, sarıkanatta ise 30-50 santimetre olur. Küçüklerine kraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, çaça, çamuka gibi küçük balıkların yavrulanyla beslenir. Mayıs-ağustos arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.





İSTRONGİLOS (Spicara smaris)

Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirle karışan acı su bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13-16, dişileri 15-20 santimetre boy ve 50-100 gram ağırlıkda olur. Suların ısısına göre açık denizle kıyılar arasında gidip, gelirler. Nisan-mayıs, bazen de temmuza kadar üreyip 40-60,000 yumurta döker. Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.



İZMARİT (Maena smans)

Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine kancur, büyüklerine kanal izmariti denir. Boyu ortalama 15 santimetre, dişileri daha küçük olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarıda sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve yara yapar. 10-12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşırıda olgunlaşıp, 60-70,000 yumurta verir. Balık yumurtaları, yavruları ve yosunlarla beslenir. Eti beyaz ve lezzetlidir. Bol tüketilir.



KABABURUN (Chondrostoma nasus)

Çeşitli türleriyle ülkemizde yaygındır. Göl ve nehirlerin giriş-çıkışlarının dibe yakınlannda çakıllı bölgelerde yaşar. Boylan 25-40, en çok 50 santimetre olur. Taşlara yapışık yosunlar, bitki kökleri ve dip hayvanlanyla beslenir. Mart-mayıs arası ürer ve 100,000'e yakın yumurtasını çakıllann üstüne yapıştınr. Farklı türleri, bölgelere göre çeşitli şekillerde değerlendirilir.



KADİFE BALIĞI (Tınca tinca)

Kuzey bölgelerimizin bol bitkili durgun veya yavaş akıntılı sularında yaşar. Genelde 30-40 santimetre en çok 60-70 santimetre olur. Planktonlar, küçük balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Gündüzlerini dipte geçirip geceleri avlanır. Mayıs-haziran arası üreme yapar. Eti lezzetlidir. Sazan yetiştiriciliğinde yardımcı olarak düşünülen bir balıktır. Sportif yönü zevklidir.



KAĞIT BALIĞI (Trachipetnıs trachypetrus)

Çok yassı vücuduyla kağıt ismini alır. Ilık denizlerin 15-20 metre derinliklerinde, göç etmeyip ısı şartlarına göre yer değiştiren planktonlar, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenen, boyları 3 metre olabilen bir balıktır. Karadeniz'de rastlanmaz, diğer denizlerde seyrek görülür. Sakin, yavaş ve ahenkli yüzen, sırasında çok hareketli olabilen bir canlıdır. Bahara doğru sahillere sokularak iklim şartlanna göre yaz boyunca ürer. İlginç bir balık olarak denizleri süsler.



KALKAN (Psetta maxima)

Bir dip balığı olan kalkan, Karadeniz'in en tanınmış balıklarındandır. Boğazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz'de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizi'nde, kalkanın diğer türleri yaşamaktadır. 25-30 yıllık ömrü olan kalkan balığı, 1 metre boya erişebilir. Sahillerde 5-10 metreden başlayarak 300-400 metre derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5-6, dişileri ise 6-7 yaşlannda olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 10°-15° C sularda nisandan hazirana kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.



KANATLI KIRLANGIÇ (Cephalacanthus volitans)

Boyları 50 santimetreye ulaşabilen ve kırlangıçın bir türü olan bu balıklar, güzel ve bezeli renkleriyle Ege ve Akdeniz'de yaşar. Su yüzeyinden 1-1.5 metre yüksekte 1-10 saniyelik sürede 30-35 m.'lik uçuşlarla denizleri süsler. Suların ısınmasıyla beraber sahillere yaklaşarak, mayıs-temmuz arası ürer. 10-80 metre derinliklerde yumuşakçalar, kabuklular ve böceklerle beslenir.



KARAGÖZ (Diplodus vulgaris)

Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege'de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri sularımızda yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı ısparoz/ispari olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

djgoldıe
12-09-2007, 02:40
KAYIŞ BALIĞI (Ophidion barbatum)

Denizlerimizde seyrek rastlanan, 2-3 metreden 150 metreye kadar derinliklerde, üstü bitkilerle örtülü kumsal, çakıllı diplerde fazla göç etmeden yaşayan bir balıktır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Boylan 30 santimetre olabilir. Bahar-yaz sonu üreme yapıp 15-18,000 yumurta döker. Eti lezzetlidir. Fakat seyrek bulunduğu için ekonomik değeri yoktur.



KEDİ BALIĞI (Scyliorhinus canicula)

Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 3 metreden 1,000 metreye varan derinliklerinde fazla göç etmeden yaşar. Kabuklular, omurgasızlar ve balıklarla beslenir. Boyları ortalama 80-150 santimetre olur. Kuşlar gibi çiftleşip, yumurtlayarak nrer. Bahar aylarında yumurtalarını bir torba içinde kayalıklar arasına bırakır. Bir mevsimde birkaç kez yumurtlayabilir. Kuluçka süresi 15 gündür. Eti lezzetli olup yenilebilir. Aynca sportif avcılığı da yapılır.



KELER (Squatina sguatina)

Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 5-100 metre derinlerinde sahil yakınlarında veya 70-400 metre açıklarında, kumlu, çamurlu alanlarda fazla göç etmeden yaşar. Boyu 2 metreye ulaşabilir. Büyük ağzıyla dipteki ölü veya diri balıkları, omurgasızlarla sürü halindeki balıkları yutarcasına yiyerek beslenir. Bahar sonu yaz aylannda dişiler, gruplar oluşturarak sahillere yakınlarda döllenir. 18-20 ay sonra tek başlarına 10-18 arası canlı yavru doğurur. Yüzgeçlerinin eti yenebilir, karaciğerinden yağ ve vitamin elde edilir.



KIKLA LAPİN (Labrus berggylta)

Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2-30 metre derinlerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkları görülür. Boyları 30-40, en çok 60 santimetre (dişilerde) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri, deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs-ağustos arasında yumurta verir. Eti lezzetlidir. Aynca sportif avcılığı değerlidir.



KIRLANGIÇ (Trigüa lucema)

Ege, Akdeniz ve Marmara'nın fazla göç etmeyen, yerli balığıdır. Kısmen Karadeniz'de rastlanır. Ihk denizlerin sahil yakınlarında 5-300 metre derinliklerin diplerinde çiftler halinde yaşar. Küçüklerine derviş balığı da denir. Ortalama 25-50 santimetre olur. 80 santimetre ve 6-8 kilogram olanlarına rastlanır. 15-20 yıllık yaşamı vardır. 3 yaşırıda olgunlaşıp sahillerden uzakta üremelerini yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar, deniz bitkileri ve böceklerle beslenir. Etinin lezzet ve yararıyla, her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir. Diğer Akdeniz ve Avrupa ülkelerinde de bol tüketilir.





KIRMA MERCAN (Pagellus aceme)

Mercan ailesindendir. 0-400 metre bazen de 700 metre derinliklere inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın yerlerdir. Boyları 35-40 santimetreye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege'de bolca bulunur. Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan başlayarak ağustosa kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla besinlenir.



KIRMIZI HAVUZBALIĞI

Biyolojik yaşamı diğer havuz balığı türleri gibidir.15-20 cm boyu ve renginin güzelliği ile eski çağlardan beri havuzların şimdilerde de akvaryumların klasik ve kıymetli balığıdır. Çin'de ve Japonya'da üretilen çeşitli türleri ve formları vardır.



KIZILGÖZ (Rutilus mtilus)

Karadeniz, Trakya, Marmara ve Kuzey Batı Anadolu'nun sahil bölgelerindeki nehirlerde yaşar. 25-30, en çok 50 santimetreye büyür. Kızılkanatla büyük benzerliği vardır. Küçük canlılar ve bitkilerle beslenir. Bahar aylarında ürer ve 50-100,000 yumurta bırakır.. Eti değerli olmadığı için daha ziyade yem olarak kullanılır. Nehir ve kıyılardaki yırtıcı balıklar ve kuşlar içinde iyi bir besindir.



KIZILKANAT (Scardinius eıythrophthalmus)

Kuzey Anadolu'da soğuk olmayan ağır akışlı nehirler, göl ve göletlerin yumuşak tabanlı zeminlerinde yumuşakçalar ve bitkilerle beslenerek 10-11 yıl yaşar. 20-40 santimetre boy ve 200-400 gram ağırlıkta olur. 3-4 yaşırıda olgunlaşıp kg/ağırlığına göre 600,000 yumurta döker. Eti lezzetli fakat çok ince kılçıklı olduğu için makbul değildir. Tuma gibi yırtıcı balıklar için değerli bir yemdir.



KOCAAĞlZ (Aspius aspius)

Trakya, Marmara ve Kuzey bölgelerimizin hızlı akarsularında yaşar. Ortalama 60-80, en çok 100 santimetre boy ve 2-4 kilogramdan 10 kilogram ağırlığa erişebilirler. Etçil bir balıktır, su içindeki her türlü hayvanla beslenir. Erginleri yalnız dolaşır. Cinsel olgunluğa 4-5 yaşlarında ulaşıp nisan-temmuz arasında 80-100,000 yumurta verir. Az lezzetli eti nedeniyle ekonomîk değeri bölgeseldir. Buna karşın olta avcılığı çok zevkli bir balıktır. Yaşam karakteri bu balığın aynı olan "aps. vorax" türü Fırat ve Dicle Nehirlerinde yaygındır. Sis balığı olarak tanınır. Boyları 40 santimetre olur.



KOLYOZ (Scomber japonicus)

Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı sayılır. Şeklen uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. Büyük Okyanus'ta da sürüler halinde yaşar. Küçük balıklar, yavrular ve planktonlarla beslenir. 2-3 yaşırıda olgunlaşan dişileri temmuz-ağustos arası 300-400,000 yumurtasını denize bırakır. Eti uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze-kuru-tuzlu olarak bol tüketilen bir balıktır.



KÖMÜRCÜ KAYASI (Gobius niger)

Bütün denizlerimizin nehir ağızlarına yakın, bazen de acı su bölgelerinde, 75 metreye kadar derinliklerin kumlu, çamurlu diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyları en çok 18-19 santimetre olabilir. Mart-mayıs arasında 1,000-6,000 arasında yumurta vererek ürer. Bu yumurtalara erkekler bekçilik yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar ve balıklarla beslenir. Eti beyaz, lezzetli ve yararlıdır.



KÜÇÜK KAYABALIĞI (Gobius (Ponücola) syrman)

Karadeniz kıyılarına akan nehirlerin küçük kabuklular ve yosunlarla kaplı zeminlerinde acı su-tatlı su karışımı sahillere yakın yerlerde yaşar. Boyu 18-22, en çok 25 santimetre olur. Yumuşakçalar ve özellikle kabuklularla beslenir. Nisan-mayıs arası doğan yavrulara, erkek bekçilik yapar. Diğer kayabalıkları gibi eti beyaz, lezzetli ve yararlıdır. Ekononıik değeri bölgelere göre değişir.



KUM TRAKONYASI (Trachmus araneus)

Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2-3 metreden 100-150 metreye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karşın çok süratli bir avcıdır. En fazla 50 santimetreye büyüyebilir. Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla beraber tehlikesinden ötürü az avlanıldığı için ekonomik değeri yoktur. Kışı derin sularda geçirip, mart başırıdan itibaren sığlara sokulup, yaz sonuna kadar üreme yapar.



KUPES (Boops boops)

Altınkuşak da denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz, Ege ve Marmara'da bulunur. Marmara'dakilerin bir bölümü Karadeniz'e çıkar ve döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Boyları 15-25, en çok 35 santimetre olur. Üremelerini bahar sonunda yapar. Karagöz ve çitari ile aynı türdendir. Eti lezzetlidir. Ancak bölgesel değerlenir.



KURBAĞA BALIĞI (Uranoscopus scaber)

Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar. Dipte yatarak başırıın üstündeki gözleri ile küçük canlıları veya balıkları görüp, avlar. Nisan-mayıs aylarında kışladıkları derin sulardan sahillere, bazen de acı su bölgelerine sokulup temmuz-eylül arasında üreme yapar. Kg./ağırlığına göre 10,000-20,000 yumurta döker. Yavrular, önce plarıktonlarla daha sonra ise omurgasızlarla beslenir. Eti lezzetlidir. Özel avcılığı yapılmadığı için ekonomik değeri azdır.

<


LAHOZ/GİRİDA (Epinephelus aeneus)

Ege ve özellikle Akdeniz'de yaygın bulunan, boyları 1 metre olabilen bir hani türüdür. Fazla derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenir. Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Akdeniz'in eti çok lezzetlli, şöhretli balıklarındandır. Ancak ekonomik değeri bölgeseldir.



LEKELİ MERCAN (Pagellus bogaraveo)

Mandagöz mercan da denir. Ege ve Akdeniz'de yaygındır. 100-300 metreye varan derinliklerde sahile yakınlarda kabuklular, omurgasızlar ve sualtı bitkileriyle beslenerek yaşar. Boyu 30-50 santimetre olabilir. Hermafrodit bir balıktır. Hem erkeklik, hem de dişilik karakteri gösterir. Suların ısısına bağlı olarak bahar aylarında üreme yapar. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir.

djgoldıe
12-09-2007, 02:41
LERKİT BALIĞI (Rutilus frisu)

Karadeniz'in doğu ve batısıyla Trakya'daki nehirler ve bu nehirlerin denizle kanşımı acı su bölgelerinde yaşar. Genelde 40-50, en çok 70 santimetre boy ve 5 kilogram ağırlıkta olabilir. Küçük balıklar, kurtlar ve böcek yumurtalarıyla beslenir. Nisan-mayıs aylarında nehirlerin içlerine ve göllere girerek üreme yapar. Etinin gıda yönüyle, ekonomik değeri olduğu gibi, amatör olta avcıları için de kıymetlidir.





LEVREK (Dicentrarhus labrax)

Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acı su bölgelerinde yaşar. Hani ailesindendir. Fazla gezici olmayan levrek, yerli balıklardan sayılır. Gençken gruplar halinde, sonraları tek başırıa yaşar. Yaşam ortamı, karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle gemi batıkları veya kaya oyuklarında yuvalanır. Yaklaşık 20 yıllık yaşamı olabilen levrek, ortalama 50-60 santimetreden 1 metre boy ve 10-12 kilogram ağırlığa erişebilir. 40 santimetreden küçüklerine ispendek denir. Küçük yavru balıklarla beslenir. Ocak-mart arasında 500,000-2,000,000 yumurta dökerek, yüksek bir üreme gösterir. Eti en lezzetli balıkların başırıda gelir. Bu nedenle de ekonomik değeri çok yüksektir.



LİPSOZ (Scorpaena scrofa)

50-60 santimetreye ve 4-5 kilograma kadar büyüyebilen lipsoz balıkları, sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1000 metreye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü, taşlık, çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. Bilhassa Marmara ve Ege'de çok rastanır. Eti çok lezzetli ve yararlıdır. Et yiyen bir balık oları lipsoz, ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3,000 yumurta döker. Dikenleri çok zehirlidir.



LÜFER (Pomatomus saltator)

Gezici balıklardan oları lüfer, Karadeniz'le Ege Denizi arasında dolaşır. Büyümesinin aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre: boyları, 10 santimetreye kadar olarılar defheyaprağı, 15-18 santimetreye kadar olanlar çinakop, 18-25 santimetreye kadar olanlar sarıkanat, 28-35 santimetreye kadar olanlar lüfer, 35 santimetreden fazla olanları da kofana diye adlandırılır. Seyrek olarak kofanaların 60 santimetreyi aştığı, hatta 1 metreye ulaştığı görülmüştür. Lüfer, sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar. Yaz ortalarından sonbahara kadar da kışlamaya geçerler. Ilık suların 10-200 metre derinliklerinde yaşar. Üremeleri, bahar sonu ile yaz başıdır. Kademeli olarak 60-80,000 yumurta verir. Bol verimliliği ve etinin lezzetiyle ekonomik değeri çok yüksektir.



MALTA PALAMUDU (Naucrates ductor)

Eskiden gemilerin altlarında, genelde köpekbalıklarına eşlik ederek yüzen, bu nedenle pilot balığı da denen çevik hareketli bir balıktır. Ortalama 40 santimetre boyda olur. Sıcak ve ılıman denizleri sever; yosunlar, deniz kurtları, kabuklular ve özellikle köpekbalıklarından arta kalarılarla besinlenir. Sonbaharla kış ayları arasında üreme yapar. Etinin gıda değeri yoktur.



MAVİ-KEFAL (Chelon labrosus)

Kefal, denizlerimizin sıcak ve ılık bölgelerinde, kıyılara yakın, denizle ilişkili nehir ağızlarında aynca içsularda ve sürüler halinde yaşayan bir balık türüdür. Denizlerimizde haskefal, altınbaşkefal, topbaşkefal, mavri kefal, dudaklı kefal gibi çeşitli türleri vardır. Ayrıca büyüklüklerine göre de isimlendirilir. Türlerine göre 25 santimetreden 90 santimetre boya erişirler. Yaklaşık 15 yıllık ömrü oları kefaller, 6-7 yaşlarından itibaren yaz aylarında üreyerek 150 binden 7 milyona kadar yumurta verirler. Eti ve yumurtası yönünden değerli bir balıktır. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir.



MAZAK (Trigloporus lastoviza)

Benzerliğinden ötürü kırlarıgıcın küçüğü sanılır. Aynı soydan fakat ayrı balıklardır. Ortalama 20-25, Akdeniz'de yaşayanları 40 santimetreye ulaşabilir. Bütün kırlangıç türleri gibi ılıman denizlerin kumlu zeminlerinde yaşar. Biyolojik yapısı, kırlangıçla eştir. Taze olarak tüketilen eti, kırlarıgıç gibi yararlı ve lezzetlidir.



MELANURYA (Oblade melarıura)

Mercan ailesindendir. Marmara, Ege ve Akdeniz'in 2-3 metre sığ sularında, su yüzeyine yakınlarda, fazla göç etmeden yaşar. Diğer mercan türlerinden farklı olarak sualtı bitkileriyle beslenir. En fazla 30 santimetreye büyür. Üremesi bahar sonuna kadar sürer; yumurtalarını denize bırakır. Mikroplarıktonlarla beslenen yavrular, yaz sonunda olgunlaşır. Eti bütün mercan ailesi gibi beyaz ve lezzetlidir. Ancak az avlarııldığı ve taze tüketildiği için ekonomik değeri fazla değildir.



MERCAN (Pagellus erythnnus)

Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Marmara, Ege ve Akdeniz'de yaygındır. Boyları yaklaşık 20-30, en çok 70 santimetre olabilir. Etçildir. Kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenir. Denizlerin taşlık, kayalık bölgelerinde sahillere yakın yaşar. Diğer mercanlar gibi hermafrodit fiziği ile hem erkeklik, hem de dişilik karakteri göstererek bahar ayları ile ağustos arası ürer. Lezzetli eti ve her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir.



MEZGİT (Merlarıgius euxmus)

Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 20-40 santimetre olabilir. Gelincik ve bakalyaro ile aynı türdendir. 30-40 metrenin altındaki derin sularda yaşar. Gündüzleri yüzeylere çıkarak, hamsi, sardalya gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre şubat-mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlarıılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.



MIĞRI (Conger conger)

2-3 metre boydan 50-60 kilogram erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan, yazın sığ suların, kışın 150 metre derinliklerin taşlık, kumlu ve çamurlu zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez. Sert, hareketli ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir. Gündüzlerini yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. İlk ve sonbahar arası 100-150 metre derinlerde, açık denize, 3-5 milyon yumurta döker. Eti lezzetli ve besin değeri çok yüksektir.



MİNAKOP (Umbma cirrosa)

Kötek balığı da denir. Bütün denizlerimizin taşlık, kayalık bölgelerinin 100-150 metreye varan derinliklerinde, dibe yakınlarında yalnız yaşar. Zaman zaman acı sulara ve nehir ağızlarına da girer. Eşkina ve sarıağızla aynı türdendir. Yumuşakça, kabuklu ve kurtlarla beslenir. Yaşadığı bölgenin şartlarına göre üremesini nisandan ağustosa kadar sürdürür. Sert ve beyaz etinin lezzeti levreğe yaklaşır.





MİNİ İNCİ BALIĞI (Phoxinus phoxinus)

Trakya Bölgesi'ndeki akarsularda yayılış gösterir. 7-10, en çok 14 santimetre (dişileri) boyunda olur. Suyu berrak, oksijeni zengin akarsu ve göllerin dibi çakıllı bölgelerinde, su yüzeyindeki böcekler, sinekler dip hayvancıkları ve balık yumurtaları yiyerek yaşar. Küçük, hareketli ve kurnaz bir balıktır. Mayıs-haziran arası yaklaşık 1,000 yumurtasını taşlara yapıştırır. Üreme devresinde başırıın üstünde ind benzeri pullar oluşur. Alabalık yumurtalarını aşırı tüketmesi ile zararlı bir canlı sayılır.



MÜREN (Murenea helena)

Merina balığı da denir. Boyları 2 metre hatta daha da fazla olabilir. Etçil ve yırtıcı bir balıktır. Ürkütüldüğü veya tahrik edildiğinde fazla saldırgan olup, çevresindeki insanlar için tehlikeli olur. Avlanmasının tehlikesi ve denizlerde az bulunuşu nedeniyle fazla ekonomik sayılmaz. Ancak, eski Roma çağlarından beri etinin çok lezzetli oluşu bilinmektedir. Bütün denizlerimizin az derinliklerinde ve kuytu yerlerde yaşar. Üremeleri, ilkbahardan başlayarak sonbahara kadar sürer.

djgoldıe
12-09-2007, 02:41
NOKTALI İNCİBALIĞI (Albumus bıpunctatus)

Karadeniz, Trakya ve Marmara'daki akarsularda yaygındır. Boyları 9-13, en çok 16 santimetre olur. Temiz ve hızlı akan suların dibe yakınlarında, zaman zaman akıntılara karşı yüzerek yaşar. Küçük planktonlar ve dip hayvanlarını yiyip, su yüzeyindeki sinekleri avlayarak beslenir. Mayıs-haziran arası üreyerek yumurtalarını kumlu, çakıllı sahillere bırakır. Avcılıkta yem olarak kullanılmasının yanısıra, doğadaki değeri daha önemlidir.



ÖRDEK BALIĞI (Labrus nüxtus)

Boyu 40 santimetre ağırlığı 1 kilogram olabilen ve 15-17 yıl yaşayabilen, dişileriyle erkekleri arasında renk farkı olan çok güzel renkli bir lapin cinsidir. Genelde 10-100, seyrek olarak 180 metre derinlerde yaşar. Denizdeki küçük hayvanlar ve balıklarla beslenir. Üreme mevsimi nisan-ağustos arasıdır. Bu esnada çiftler halinde kaya oyuklarını yuva olarak kullanırlar. Daha sonra yumurtaları korumak için erkekleri nöbet tutar. Doğa değeriyle korunması gerekli bir balıktır.



ORFOZ (Epinephelus guaza)

Hani türünden ve levrekle akrabadır. Ortalama 60-70 santimetreden 1-1,5 metre boy ve 30-40 kilogram ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık, kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 metreden 150 metre derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili, ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.



ORKİNOS (Thunnus thynnus)

Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları 3-4 metre ve ağırlıkları da 100-150 kilogramdan 800 kilograma kadar olabilir. Çeşitli türleri vardır. Orkinos, sürü halinde yaşayan gezici balıklardandır. Yazın Karadeniz'e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara'ya ve oradan da Ege'ye geçerek hemen bütün Akdeniz'i dolaşırlar. Bu gezilerinde saatte 40-60 kmetre hızla yol alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Mart-ağustos arasında ürerler ve yaklaşık 1 milyona yakın yumurta verirler. Yaşam süreleri, ortalama 15 yıldır. İhracat ve gıda endüstrisi yönünden ekonomik değeri çok yüksektir.



OT SAZANI (Ctenopharyngodon idella)

Ot balığı olarak da tanımlanır. 2,000 yıldan beri Çin'de sazan üretimi ile beraber yetiştirilir. Anayurdu Çin'den dünyaya yayılan, bu arada ülkemize de getirilen bir kültür balığıdır. Ortalama 40-80 santimetre boy ve 2-5 kilogram ağırlıkta olur. En çok 12-30 kilogram ağırlığa ulaşabilir. Otobur bir balıktır. Günde ağırlığının %120'si kadar ot yer. Bu nedenle havuzlarda ot mücadelesi için mükemmel bir canlıdır. 5-6 yaşlarında olgunluğa erişir ve kg/ağırlığına göre 120,000 yumurta verir. 6-10 santimetre boya eriştikten sonra sadece bitkilerle beslenir. Ülkemizde henüz tüketim değeri yoktur.



PALAMUT/TORİK (Sarda sarda)

Karadeniz ve Marmara'nın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz'e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için Marmara'ya, Çanakkale'ye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 18-20° C. sularda 400,000'den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre küçüklerine Vanoz-Gaco, 10-25 santimetre çingene palamudu, 30-35 santimetre palamut, 40-45 santimetre kestane palamudu, 50-55 santimetre zindandelen, 55-60 santimetre torik, 60-65 santimetre sivri, 65-70 santimetre altıparmak, 70 santimetre ve üstü peçuta olarak adlandırılır. Taze tüketimi, ihraç ve endüstri yönleriyle çok değerli olan bu balığın üretimindeki azalma, ekonomik değerini tehlikeli boyutlara indirmektedir.



PAPAĞAN BALIĞI (Sparisoma cretense)

Ege'de seyrek, Doğu Akdeniz'de yaygın bulunan, fazla göçler yapmadan sıcak denizlerin sığ, taşlık ve bol bitkili, bazen de acı su bölgelerinde yaşayan, çok çeşitli ve güzel renkleri olan bir balıktır. Iskaroz balığı da denir. Deniz yosunlarıyla beslenir. Yaz aylarında üreme yapar ve 812,000 yumurta verir. Sert ve yavan eti yenmez. Doğa değeri yönü ile korunmahdır.



LAPAZ BALIĞI (Chromis chromis)

Sıcak ve ılıman denizlerin 50 metreye inen, dibi kayalık, mağaralı bölümlerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Boyları 12-18 santimetre olabilir. Bahar sonundan ağustosa kadar üreme yapar ve yumurtalarını çok iyi gizler. Plarıktonlar ve balık larvalarıyla beslenir. Sert ve lezzetsiz eti yenmez. Az bulunduğu için korunmalıdır.

djgoldıe
12-09-2007, 02:42
PİSİ (Pleuronectes platessa)

Ortalama 30-40 santimetre boy ve 250-350 gram ağırlıkta olabilen, ekonomik değeri yüksek balıklardan biridir. Denizlerin kumlu, çakıllı diplerinde, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenip, 15-18 yıla kadar yaşar. Sıcak ayları diplerde geçirip, kışın sahillere yaklaşır. Acı sulara, nehir ağızlarına kadar sokulur. Bir diğer türü de tatlı sularda yaşar. Üremelerini ocak-mart arasında 5-6° C. sularda yapar. 800,000-1 milyon yumurta verir.



PULLU SAZAN (Cyprinus carpio)

13.-14. yüzyıldan beri kültür üretimi yapılan, kolay yetişen, eti lezzetli, ekonomik değeri çok yüksek bir balıktır. 3-4 yaşlarında olgunlaşıp 200-300,000 yumurta verir. Ortalama 30-40 santimetre boy ve 500-1,000 gram ağırlıkta olur. Doğal yetişenlerinin 100 santimetre ve 25 kilogram olarılarına rastlanır. Sportif avcılığı değerlidir. Su böcekleri, kurtlar ve diğer hayvanlarla beslenir.



RİNA (Dasyatis pastmaca)

Köpekbalığı ailesinden olup, şeklen vatoza benzer. Sahillerin 60 metreden 200 metreye varan derinlerin kumlu, çamurlu diplerinde hareketsiz yatarak avlanır. Boyları 150 santimetreye ulaşabilir. Çeşitli balıklar ve omurgasızlar başlıca gıdasıdır. Kışları derinlerde geçirip yaz aylarında kıyılara, tatlı sulara ve lagünlere yaklaşır. Çiftleşerek ürer. Gebelik süresi 15-18 aydır. 78 yavru yapar. Eti lezzetsizdir. Tüketim değeri yoktur. Kamçı benzeri kuyruğu yaralayıcı, dikenleri ise tehlikeli şekilde zehirlidir.



SARDALYA (Sardine pilchardus)

Sürü halinde, yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünü ateşin aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diye de tanınır. Boyları, ortalama 15 santimetre en çok 20-22 santimetre olur. Deniz içinde henüz yumurtadan çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı Bölgesi ve Kuzey Ege'de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri nisandan eylüle kadar geniş bir devrede ve çok kerelerde olur. Yaklaşık 20,000 yumurta verir.





SARIAĞIZ (Argyrosomus regius)

Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık, mercan, kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. Ortalama boyu, 50-60 en çok 2 metre ve 75 kilogram olanlarına da rastlanır. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlarıılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.



SARIGÖZ (Spondyliosoma cantharus)

Sparidae ailesinden bir balıktır. Boyları 50 santimetre olabilir. Anatomisi karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz soluncanları ve özellikle karidestir. Etleri de karagöz ve mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri, erken ilkbahar aylarından başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.



SARIKUYRUK (Seriola dumerili)

Akdeniz'de yaşayan, genelde 30-50 santimetre, en çok 100 santimetre olabilen istavrit türünden bir balıktır. Diğer ülkelerde 150-200 santimetre olanlarına rastlanır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıkları avlayarak beslendiği kayalık sahillerde küçük sürüler halinde yaşar. Üreme devresi, bahardan yaz sonuna kadardır. Eti lezzetlidir. Japonya'da bol miktarda üretimi yapılır.



SİNAĞRİT (Dentex dentex)

Karagöz ailesinden olan sinağrit, Ege ve Akdeniz'in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1-1.5 metre boy ve 10-15 kilogram ağırlığa kadar büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle mürekkep bahğı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir istakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık, kayalık bölümlerinde, kışın da 300 metreye varan derinlerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığı da amatörler için değerlidir.



SİVRİBURUN KARAGÖZ (Diplodus puntazzo)

Karagöz balıkları, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz Bölgesi'nde de rastlanır. 0-400 metre derinliklerde yaşar. Sivriburun karagöz, 35 santimetreye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bahklardır. Kıyıların taşlık, çakılları arasında bitkileri ve küçük kabuklularla besinlenir. Bu balıkların mensup olduğu spridea familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.



SİYAH SAZAN (Mylophaıyngodan piceus)

Çamur sazanı da denir. En çok 80 santimetre boya ulaşır. Sakin akan nehirlerin çamur veya kumlu zeminlerinde, derinlerde, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Eti lezzetlidir. Çin'de üretimi yapılmasına karşın ülkemizde değerlendirilmesi henüz araştınlmaktadır.



SOMON (Salmo salar)

Anayurdu Kuzey Amerika'dan dünyaya yayılmış, üretilmek üzere de ülkemize getirilmiştir. Boyu, ortalama 60-100 santimetre, ağırlığı da 3-15 kilogram olabilir. 150 santimetreye ulaşanları olur. Hızlı akarsuların, oksijeni bol temiz sularında yaşar. Doğal yetişenleri 2-3 metre yükseğe atlayıp yüzerek 2-3,000 km.'lik nehir kaynaklarına ulaşıp burada ekim-kasım arası üreme yapar. Doğan yavrular, tekrar acı sulara iniş yapar. Yetişkinleri denize de uyum gösterir. Etoburdur. Böcekler, sinekler, kabuklular ve irili-ufaklı balıklarla beslenir. Tatlı su balıklarından eti en lezzetli olanıdır. Ayrıca yumurtasından kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.



SUDAK (Stizostedion fucioperca)

Marmara, Trakya, Karadeniz ve Göller Bölgesi'nde 10-15 yıl yaşayan, 40-70 santimetreden 130 santimetre boy ve 1-5 kg'dan 12 kilogram ağırlıkta olabilen; hareketli, avcılığı zevkli bir balıktır. Kendinden küçük balıklarla beslenir. Nisan-mayıs arasında 200,000-1,000,000 yumurta vererek ürer. Gündüzlerini dipte geçirip, avlarımak için sabah erken veya akşam üzerleri su yüzeyine çıkar. Etinin deniz levreğine yakın lezzeti ve bol verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksek bir tatlı su balığıdır.



TAHTA BALIĞI (Blicca bjoerkna)

Marmara ve Trakya Bölgesi'nde ağır akışlı nehirlerin sıcak, sığ ve bitkisi bol bölümlerinde yaşar. Göllerde de yaşam gösterir. Planktonlar, küçük canlılar ve bitkilerle beslenir. Mayıs-temmuz arası üreme yapar. Çok yavaş büyür. 3-5 yaşlarında 10-12, en çok 25-35 santimetre olabilir. Eti çok kılçıklı ve lezzetsizdir. Genelde ekon balıkların yetiştiriciliğinde yem olarak kullanılır.



TAŞALTI BALIĞI (Cottus gobio)

Kuvvetli akan dere ve ırmakların berrak sularında, taşlar arasında yaşar. Boyları ortalama 12-13 santimetre en çok 20 santimetre olur. Su içindeki balık yavruları, bitkiler ve özellikle alabalık yumurtalarıyla beslenir. Tath su levreği ve tuma balığı için de kendisi yem olur. Üreme devresi şubat mayıs arasıdır. Eti gevrek ve lezzetlidir.

djgoldıe
12-09-2007, 02:43
TAŞISIRAN BALlĞl (Cobitis taenia)

Yavaş akıntılı nehirler veya göllerin, suyu berrak, kumlu zeminlerinde yaşar. Çeşitli türleri vardır. 5-12 santimetre boyda olabilen taşısıran, gününü kumlu diplerde geçirip geceleri avlanır. Küçük organizmalar ve hayvanlarla beslenir; bu arada avları ile beraber kumları da ağzına alarak çiğner. Nisan-haziran arası ürer; yapışkan yumurtalarını taşlara, köklere, bitki saplarına bırakır. Taşısıran balıkları, doğa dengesi yönü ile değerlidir.



TATLISU KAYABALIĞI (Proterorhmus mannoratus)

Karadeniz'e akan akarsuların diplerinde fazlaca rastlanan, yaşamı diğer kaya balıklarıyla benzerlik gösteren, boyları en çok 11-12 santimetre olabilen bir balıktır. 2-3 yaşlarında olgunlaşan dişileri, topluca yumurta verir. Erkekler de nöbet tutarak yumurtaları bekler. Yumuşakçalar ve küçük karideslerle beslenir. Tatlı sulara girişinde böcek larvaları da yer. Doğa dengesi balığıdır. Sportif veya ekonomik yönü olmayan bir türdür.



TATLISU KEFALI (Leuciscus cephalus)

Ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaygın olan, hızlı akan dere veya nehirlerde, 7-10 yaşlarında 30-40 santimetre boy ve 600-1,000 gram ağırlığa erişen bir kefal türüdür. Yavru safhasında küçük kurtlar, karides ve böcek yavrularıyla beslenirken, büyüyünce ot da yer. Yaşlandıkça yırtıcı olup kurbağa ve sıçrayarak su dışındaki kelebekleri de yiyebilir. Nisan-haziran arası 45-50,000 yumurta dökerek ürer. Etinin lezzetsiz ve değersiz oluşuna karşın avcılığı çok makbuldür.





TATLISU KOLYOZ BALIĞI (Chalcalbumııs chalcoides)

Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz'in doğusundaki akarsu ve göllerin yüzeyinde yaşar. Zaman zaman da nehirlerin denizle karışımı acı su bölgelerine iner. Böylece acı su-tatlı sular arasında göçler yapar. 15-30 santimetre boyunda olabilir. Planktonlar, sinek larvaları (sivrisinek) ve küçük canlılarla beslenir. Mayıs-haziran arasında 15-25,000 yumurtasını taşlık, çakıllık dere kenarlarına bırakır. Yıllar öncesi "chalealbumus chalcoides İstanbulensis" türü Haliç'te Kağıthane Deresi'nde yaşardı. Etinin lezzeti, bölgesel olan bir balıktır.



TATLISU LEVREĞÎ (Perca lluviatHîs)

Kuzey bölgelerimizdeki, akarsu ve göllerle, bunların denizle ilişkili acı su bölgelerinde yaşar. Boyu 20-35 santimetre en çok 50 santimetre olabilir. Fazla göç etmez. Yumuşakçalar, küçük balıklar ve balık yumurtalarıyla beslenir. 7-8° C. sularda mart-haziran arası üreme yapar. Beyaz ve lezzetli etiyle taze olarak tüketildiği gibi olta avcıları içinde kıymetli bir balıktır.



TATLISU SARDALYASI (Clupeonella abrau muhusi)

İlk kez Rusya'nın Abrau Gölü'nde bulunmuş; 1943'de de ülkemizde Ulubat (Apolyont) Gölü'nde rastlanmıştır. İznik Gölü'nde de yaşamaktadır. Boyları 7-8, en çok 12 santimetre olan, sürü halinde dolaşan bir ringa/tirsi türüdür. Planktonlar, küçük su hayvanları ve omurgasızlarla beslenir. 2-3 yaşlarında olgunlaşıp 10-14° C. sularda haziran-ekim aylarında yumurtalarını açık suya bırakarak ürer. Eti, bölgesel olarak tüketilir. Daha ziyade alabalık yetiştiriciliğinde yem balığı olarak değerlendirilir.



TEKIR (Mullus surmuletus)

Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15-35, en çok 25 santimetre olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 metreden 100 metreye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10-60 metre derinlere bırakır. Etinin lezzeti, eski Roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.



TİRSİ (Alosa fallax)

Boyları 30-33 santimetreye ulaşabilen tirsi, bir karadeniz balığıdır. İstanbul Boğazı ve Marmara'da az bulunur. Kıyıya yakın yerlerde sürü ile yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere girerler. Sardalya ailesinden bir balık oları tirsi; taze, tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.



TRAKONYA (Trachinus draco)

Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17-18, en çok 35-40 santimetre boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda çarpan balığı olarak adlandırılan trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.



TRAKYA LEVREĞÎ (Gymnocephalus cemua)

Trakya'nın Karadeniz sahillerine dökülen ağır akışlı nehirlerle, bunların deniz bağlarıtılı acı su bölgelerinin kumlu zeminlerinde sürü ile yaşar. Boyları 18-35 santimetre olur. Kurtlar, balık yumurtaları, küçük kabuklular ve sinek larvalarıyla beslenir. Oburluğu diğer değerli balıkların besinleriyle yumurta ve larvaları için zarar vericidir. Üremelerini nisan-mayıs arasında yapar. Eti lezzetlidir. Bol avlanılması doğa için yararlı olur.



TRANÇA (Pagrus ehrenbergi)

Mercan ailesinden ve fangri ile aynı türdendir. Ege'nin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20-25 metre derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başırıa yaşar. Boyu 30-50, en çok 75 santimetre olur. Kış aylarında 150 metre derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Aynca dip hayvanları ve balıklar da besinine ek olur. Hem erkek, hem de dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması, neslini çok azaltmıştır.



TURNA BALIĞI (Esox lucius)

Karadeniz'e akan nehirlerin berrak ve bol bitkili sularında ve çeşitli göllerimizde yaşar. Tatlı su balıklarının en hareketlisi ve en yırtıcısıdır. Tüm balıklara, hatta yaban ördeklerine saldırır. Kendi yavrularını da yediği olur. Yaşam şartları elverirse 20-25 yıl yaşar. Erkekleri en çok 100, dişileri ise 150 santimetreye kadar büyür. 2-3 yaşırıdan itibaren ilkbahar aylarında yaklaşık 200,000 yumurta vererek üremeye başlar. Genç ve küçüklerinin (1-3 kilogram ) eti lezzetlidir. Spor avcılığının en namlı balıklarındandır.



UÇAN BALIK (Exocoetus vofitans)

Güney Ege ve Akdeniz'de dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar. Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Gümüş ve kefala benzer. Boyu 20-30 santimetre olabilir. Bazen büyük balıklardan kurtulmak, bazen de saatte 80 km.'yi bulan yüzme hızı gereği, su yüzeyinden 25-50 santimetre yükselip büyük kanatlarıyla 2-13 saniye ve 50-250 m.'lik planör uçuşları yapar. Baharla yaz arasında, deniz ortasında, yumurtalarını yosun, ağaç dalı gibi herhangi birşeye yapıştırarak ürer. Eti lezzetlidir. Bölgesel değerlenir.

izzetbey
12-09-2007, 10:55
Gürkan,eline koluna sağlık...

mallaca
12-09-2007, 12:24
Paylaşım için teşekkürler nereden alıntı olduğunı yazsaydın daha iyi olurdu.

babalord
12-09-2007, 13:39
Ellerine sağlık,gerçekten alıntı kaynağını yazsaydın iyi olurdu.

djgoldıe
12-09-2007, 17:10
Ellerine sağlık,gerçekten alıntı kaynağını yazsaydın iyi olurdu.



nerden aldığımı unuttum valla arkadaşlar gece ekledim onu sabaha karşıydı zaten önemli olan bilgi arkadaşlar nerden alındığının pek önemi yok bana kalır ise yeterki bilgi olsun işinize yarasın benim için önemli olan budur

saygılar sevgiler balikavi .net

olci95
16-09-2007, 10:42
ACIBALIK (Rhodeus seiceus amarus)
Trakya, Marmara ve Karadeniz'de ağır akışlı akarsular veya göllerde yaşar. Bitkiler ve küçük hayvancıklarla beslenir. Ortalama 5-6, en çok 9 santimetreye kadar büyür. Üreme devresi nisan-haziran arasıdır. Dişisi uzun hortumuyla yumurtalarını bir midyenin içine ustaca bırakır. Erkek de spermlerini midyenin açılıp-kapanarak emdiği suya bırakarak yumurtaları döller. 2-3 haftada olgunlaşan yavrular, midyeyi terkeder. Böylece küçük cüsselerine rağmen emniyetli üreme tamamlanır.

AFANGUS (Aphanius fasciatus)
Ege ve Akdeniz'in sahillerine akan içsularda yaşar. Çeşitli türleri ülkemizde yaygındır. Nehirlerin yavaş akıntılı veya durgun bölümlerinde yuvalanır. Boylan 5-6 santimetre olur. Acı ve tuzlu sulara da uyum gösterir. Kabuklular ve özellikle su yüzeyindeki sinek-böcek larvalarıyla beslenir. Bahar aylarında üremelerini yapıp, yumurtalarını su bitkilerinin üzerine bırakır. Akvaryum balığı olarak da yetiştirilir.

AKYA (Lichia amia)
Kuzu, çıplak, leka ve iskender balığı olarak da anılır. Genelde 50-100 santimetre en çok 180 santimetre ve 60 kilogram ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek, dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır. Korunması gerekir.

ANKARA ÇAMURBALIĞI (Neomacheilus angorae)
Orta ve Doğu Anadolu'nun göl ve akarsularının çamurlu, kumlu ve sazlı zeminlerinde yayılış gösterir. Zeminlerden emdiği çamurlardan, küçük hayvanlar, böcekler ve larvaları seçerek besinlenir. İsmi de ordan gelir. 6-7 santimetreye kadar büyüyebilir. Çok sığ suların yüksek ısısına dayanabilir. Mayıs-haziran arasında yapışkan yumurtalarını kıyıların kumluk ve çakıllarına bırakır. Doğa dengesini korur.

AY BALIĞI (Mola mola)
Pervane balığı da denir. Okyanuslar ve Akdeniz'in açıklarında uzun göçler yapmadan, bazen derinlerde, bazen de su yüzeyinde yan yatarak dolaşır. İyi yüzemeyen, hareketsiz bir balıktır. Deniz anaları, ahtapot, mürekkep balığı ve diğer balıklarla beslenir. 2.5-3 metre boydan 1,500 kilogram ağırlığa erişip 20-25 yıl yaşayabilir. Bahardan yaz sonlarına kadar 300 milyona varan yumurta döker. Bu yumurtaların çoğu diğer balıklara yem olur. Eti lezzetsiz ve kötü kokulu olduğu için insan besini yönü ve ekonomik değeri yoktur.

AYNALI SAZAN (Cypnnus carpio)
Pullu sazanın çıplak-çizgili ve aynalı sazan olarak adlandırılan yan türlerinin üretime en elverişli olanıdır. Kolay ürediği için çeşitli yörelerde ve özellikle baraj göllerinde üretimi yapılmaktadır. Yaşam öyküsü pullu sazan gibidir. Ekonomik değeri çok yüksektir. Çeşitli ülkelerde yılda 200,000 ton sazan üretimi yapılmaktadır

BAKALYARO (Merlangius merlangus)
Mezgit ve gelincikle aynı türdendir. Karadeniz'de yaygın, Ege'de az bulunur. Genelde 15-20, en çok 45-50 santimetre boyunda olur. Sahillerin 3-4 metreye kadar derinliklerindeki sığların kumlu, çakıllı ve yosunlu diplerinde, fazla göçler yapmadan yaşar. Balık yumurtaları, küçük balıklar ve karides gibi canlılarla beslenir. Üremelerini şubat-mayıs arasında, sahillere yakın yerlerde yapar. Mezgitle eş, beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.

BARBUNYA (Mullus barbatus)
Sıcak ve ılık denizlerin kumlu, çamurlu sahillerinde 300 metreye varan derinliklerinde sürüler halinde yaşar. Ortalama 12-15 santimetreden en çok 40 santimetreye kadar büyür. Suyun ısı şartlarına göre derinlerden sahile, mevsimsel göçler yapar. 10 yıl yaşayabilir. Nisan-haziran arası 15-100,000 yumurta döker. Etinin lezzeti ve bol avanılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

BERBER BALIĞI ( Anthias anthias )
Hani ailesinden bir balıktır. Sıcak ve ılıman denizlerin kayalık, çakıl ve bazen çamurlu bölgelerinde ve 50-300 metre derinliklerde yaşayan berber balığı, 25 santimetre uzunluğa erişebilir. Az bulunduğu için fazla ekonomik değeri yoktur. Denizlere renk güzelliği verir. Üremeleri diğer hani cinsi balıklar gibidir.

BERLAM (Merluccius merluccius)
Ilık denizlerin orta sularında yaşar. Ege, Marmara ve Akdeniz'de yaygın, Karadeniz'de seyrek bulunur. Gündüzleri 80-300 metreye varan derin sularda, gezinip geceleri avlanmak için kıyılara ve yüzeye yaklaşır. Kolyoz, çaça, hamsi ve benzeri küçük balıklarla beslenir. En çok 80-100 santimetre boy ve 10 kilogram ağırlığa erişebilir. Mayıstan ağustosa kadar sahillere yakın yerlerde üremelerini yapar. Etinin lezzet ve kalitesi mezgitle eştir. Taze olarak her mevsimde yendiği için ekonomik değeri yüksektir.

BIYIKLI BALIK (Barbus barbus)
Genelde 30-50 santimetre uzunlukta ve 0.5-2 kilogram, en çok 3 kilogram ağırlıkta olur. Büyüklerine seyrek rastlanır. Oksijeni bol, hızlı akan nehirlerin berrak kum tabanlı bölümlerinde yaşar. Ülkemizin çeşitli yörelerinde türleri bulunur. Mayıs-haziran arasında üreme yapar ve 5,000-30,000 yumurta döker. Bu devresinde yumurtaları zehirlidir. Eti fazla değerli olmamakla beraber avcılığı yönünden değerli bir balıktır.

BODUR YAYIN (lctalurus melas)
Güneydoğu'daki akarsu ve göllerin kumlu, çamurlu zeminlerinde yaşayan, 20-30, en çok 45 santimetre boy ve 100-500 gram ağırlıkta olabilen bir yayın türüdür. Oldukça obur bir bahktır. Omurgasızlar, küçükbalıklar, balık larvaları ve kurbağalar da dahil ne bulursa yer. Suların ısı şartlarına göre nisan-haziran arasında kumların içine yuva yapan dişi, yumurtalarını dökerek bunların oluşmasını bekler. Kılçıksız eti çok lezzetlidir. Ancak ekonomik değeri bölgeseldir.

BÜYÜKBAŞ KAYABALIĞI (Gobius (Ponücola) kessleri)
Trakya ve Karadeniz Kıyılarına akan nehirlerde yaygındır. Boyları 12-18, en çok 22 santimetre olur. Acı suların taşlık veya sert kumlu zeminlerinde dolaşıp, nehirlerin içlerine girer. Yuva edindiği bölgeye çok bağlıdır, buraya zorla gelen balıklara saldırgan olur. Küçük kabuklular, balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Nisan-mayıs arası, dişiler yumurtalarını ince ipliklerle kumsallara yapıştırır.Erkekler de gözcülük eder. Eti lezzetli ve sağlığa yararlıdır. Ekonomik değeri bölgeseldir.

CAMGÖZ KÖPEKBALIĞI (Galeorhinusgaleus)
Sıcak ve ılık denizlerin 100 metrenin altındaki serin sularında tek başırıa yaşayan, boylan 4-5 metreden 10-15 metreye ulaşan, omurgasızlar (mürekkep balığı, ahtapot, medusalar) ve sürü halindeki küçük balıklan yiyerek beslenen bir köpek balığı türüdür. Sıcak yaz günlerinde ağır hareketlerle su yüzeyinde yüzer. Rahatsız edilmezse saldırgan değildir. Açık denizlerde erkek tarafindan döllenen dişiler, 8-14 arası canlı yavru doğurur. Başka ülkelerde yenilmesine rağmen yakalananlar, ülkemizde balık unu üretiminde kullanılır.

ÇAÇA (Sprattus sprattus)
Sardalya-tirsi ailesindendir. Boyu 6-8 santimetre, Karadeniz'in batısında 13-15 santimetre olanlarına da rastlanır. Besinleri planktonlar ve balık yavrularıdır. Sürüler halinde yaşar. Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Eti fazla lezzetli değildir. Bu nedenle özel avcılığı yapılmaz. Buna karşın denizlerde ekonomik değeri çök yüksek olan uskumru, palamut, torik gibi bahklar için yem değeri vardır. Kuzey Avmpa Ülkelerinde konservesi çeşitli isimlerle pazarlanır.


ÇAMUKA (Atherina hepsetus)
Gümüş türündendir. Fazla derin olmayan sahillerin sıcak ve ılıman sulannda, kumlu veya çakıllı bölgelerde sürüler halinde ve balık yavruları, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Suyun tuzluluk oranı ve oksijen değerine uyum gösterir. Bu nedenle göllerde bile yaşayabilir. Boyu 10-12, en çok 16-18 santimetre olabilir. Suların bölgesel sıcaklığına göre nisan-eylül arasında ürer. Beyaz ve çok lezzetli etiyle ekonomik değeri yüksektir.

ÇAPAK BALIĞI (Abramis brama)
Marmara ve Karadeniz'in akarsu ve göllerinde, bazı türleri de Ankara ve Kırşehir'de yaşar. Boyları ortalama 30-40 santimetreden 70 santimetre ve 3 kilogramdan 6 kilograma ulaşabilir. Kurtlar, böcekler ve yosunlarla beslenir. 10 yıl yaşayabilir. mayıs-haziran arası yaklaşık 100,000 yumurta ile üreme yapar. 1 kilogramın üstündekilerin eti lezzetlidir; küçükleri ise yem veya av bahğı olarak değerlidir.

ÇİPURA (Spanıs aurata)
Ege ve Akdeniz'in bu namlı balığı, Marmara'da seyrek bulunur. Ortalama 25-35 santimetre boy ve 0.5-3 kilogram ağırlıkta, en çok 60 santimetre ve 6 kilogramda olabilir. Etçil bir balıktır. Kuvvetli çenesiyle küçük kabukluları, balıkları ve diğer hayvanları kolayca yer. Yaz devresinde sığlarda, kış aylarında da 35-40 metre derinliklerde yaşar. İki yaşırı üstündekiler daha da derinlere iner. Üremeleri ekim-aralık aylarında olur; 100-150,000 yumurta doker. Eti çok lezzetlidir. Ayrıca üretim kültürüne uygunluğu nedeniyle ekonomik değeri çok yüksektir.

olci95
16-09-2007, 10:44
ÇİTARİ (Boops salpa)
Karagöz ailesinden bir balıktır. Sarpan balığı da denir. Boyları 45 santimetre olabilir. Görüntüsü çok güzel fakat eti lezzetsizdir. Bu nedenle fazla ekonomik değer taşımaz. Marmara, Ege ve Akdeniz'de bol, Karadeniz'de seyrek rastlanır. Yaşam karakteri ve üremeleri, karagöz cinsi balıklarda olduğu gibidir.

ÇİZGİLİ MERCAN (Uthognathus mormynıs)
Mırmır balığı da denir. Mercana göre vücudu daha uzundur. Genellikle Akdeniz'de bulunur ve en çok 30 santimetreye kadar büyür. Sığ suların bitkilerle örtülü taşlık, kayalık, kumluk bölgelerinde yaşar. Acı su bölgelerine de girer. Biyolojik yaşamı karagöz-mercan gibidir. Etinin lezzetli olmasına rağmen az bulunan ve sadece taze tüketilen bir balıktır.

ÇİZGİLİ ORKİNOS (Katsowonus pelamis)
Karadeniz, Marmara ve Kuzey Ege'ye kadar sularımızda rastlanan orkinos türlerinden biridir. Boyu ortalama 60-100 santimetre olur. Yemlendiği balık sürülerini önüne katarak Karadeniz'e çıkar ve orada sular ısınınca üreme yapar. Bu gidiş-gelişler Karadeniz ve Marmara'daki yerli balıkların doğal dengesini oluşturur. Etinin insan gıdası olarak çeşitli değerlendirilmesi ve avcılık yönüyle aşırı tüketimi, hem orkinos türünü hem de onunla akım sağlayan diğer balık türlerini tehlikeli olarak etkilemektedir.

DAĞ ALABALIĞI (Salmo trutta macrosügma)
Çoruh, Ege ve Konya Ereğlisi çevrelerinde dağ göllerinin soğuk, berrak ve temiz sularında yaşar. Zaman zaman nehirlere de girer. Bilimsel olarak dünyanın son buzul çağında dağ göllerinde kalıp, geliştiği teorisi vardır. Boyu 40-60 santimetreden 1 metreye; ağırlığı da 1-3 kilogramdan 14 kilograma olabilir. 3-4 yaşırıda olgunlaşıp göllerin buzla kaplandığı ekim-ocak aylarında yumurtalarını çakıllara bırakır. Dişileri yaklaşık 3,500 yumurta bırakır. Çok lezzetli etinin yanısıra sertlik ve çevikliği ile avcılığı da değerlidir.

DENİZ ALASI (Salmo trutta Iabrax)
Karadeniz alabalığı, som balığı olarak da tanınır. Somon balığı ile hem arkabalığı, hem de benzerliği vardır. Bir türü de Akdeniz'de yaşar. Genelde 50-80 santimetre boy ve 3-7 kilogram ağırlıktan, en çok 100 santimetre ve 25 kilograma erişenlerine rastlanır. Ömrünun bir kısmını denizde geçirdikten sonra üremek için nehirlere girer. Ağırlığına oranla 2,000-16,000 yumurta döker. Kuvvetli çenesi olan yırtıcı bir balıktır. Küçük balıklar ve kabuklularla beslenir. Eti çok lezzetli olduğu gibi, yumurtasından da kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.

DERE ALABALIĞI (Salmo trutta fario)
Soğuk, temiz ve hızlı akıntılı nehirlerde çevresine bağlı olarak yaşar. Bölgesine kıskançtır, başka balıkların gelmesini istemez. Boyları 30-40, en çok 60 santimetre ve 0.5-2 kilogram ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar ve yavru balıklarla beslenir. Erkekleri 2, dişileri 3 yaşırıda olgunlaşıp ekim-ocak arasında yumurta bırakır. Zaman zaman akıntılara karşı 1.5-2 metre sıçrayarak yüzer. En değerli tatlı su balıklarından biridir. Lezzetli ve yararlı etiyle ekonomik değeri çok yüksektir.

DERE KAYABALIĞI (Gobio gobio)
Ülkemiz akarsularında çeşitli türleri yerine göre adlar alır. 5-6 yılda yavaş büyüyerek 12-20 santimetre boya ulaşır. Fazla hareket etmeden sualtında yatarak ömrünü geçirir. Nisan-haziranda 12 - 18° C sularda haftalık aralıklarla ürer; dişileri 1,000-3,000 yumurta verir. Eti lezzetlidir. Büyük balıkları avlamak için yem olarak da kullanılır.

DERE PİSİSİ (Pleeuronectes Besus)
Nehirlerin denizlere karışan acı su bölgelerinde veya akarsulann daha içerlerinde yaşayan bir pisi türüdür. Akdeniz'de fazla rastlanır. Az akıntılı suların kumsal diplerinde fazla hareket etmeden yaşar. Ortalama 25-30, en çok 50 santimetre boyda olur. Etçil bir balıktır. Bulunduğu bölgenin su ısısına göre değişik olarak şubat-mayıs arasında ürer ve 800,000 yumurta bırakır. Eti çok lezzetli ve ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

DİKENCE (Gasterosteus aculeatus)
Denizlerin kıyı kesimlerinde, nehirlerin denize karışan acı su bölgelerinde ve zaman zaman nehirlerde yaşayan küçük bir balıktır. Boyu 7-9 santimetre olup vücudu kalın pullarla kaplıdır. Çeşitli renklerinin güzelliği ve 300-1,000 dolayında yumurtasının erkek balık tarafından bir yuva yapılarak korunması, dikenceyi ilginç bir doğa olayı yapar. Ekonomik bir değeri yoktur.

DİKENLİ KIRLANGIÇ (Aspitriglıa cuculus)
Kırlangıç ailesinin bir türüdür. Sırt ön yüzgeçlerinin sivriliği ve uzunluğu, yan taraflanndaki sert kabuklarla kırlangıçtan aynlır. Ege, Akdeniz ve Marmara'da bulunur. Karadeniz'de rastlanmaz. En çok 45 santimetre boyda olur. Denizlerimizde sayısı kırlangıçtan daha azdır. Genelde 30 metre derinlikte durgun sularda, bazen de 100-250 metre derinliğe inerek yaşar. Eti lezzetlli ve yararlıdır. Ekonomik değeri vardır.


DİKENLİ ÖKSÜZ (Prestedion cataphractum)
İsim benzerliğine karşın kırlangıç ailesinden öksüz ile soydaşhğı yoktur. Marmara, Ege ve Akdeniz sahillerinin 30-400 metreye varan derinliklerin kumlu, çakıllı yosun kaplı zeminlerinde yaşar. Boyları 10-15, en çok 30 santimetre olabilir. Küçüklerine mıcır, büyüklerine çuka denir. Çiftler halinde gezerek yosunlar, otlar, yumuşakçalar ve küçük kabuklularla beslenir. Mayıs-temmuz arası ürer. Eti lezzetlidir fakat çok seyrek bulunur.

DİL BALIĞI (Amogtossus latema)
Denizlerimizde 10 metreden 300-500 metreye kadar derinliklerinde, kumlu, çamurlu veya çakıllı diplerinde fazla hareket etmeden ve uzun göçler yapmadan yaşar. Boyları 20-25 santimetre olur. Dipteki omurgasızlar, küçük balıklar ve böceklerle beslenir. Bahardan itibaren kıyılara sokularak haziran-temmuz arasında üreme yapar. Kış aylarında eti dolgun ve lezzettli olur. Genelde her mevsimde bulunan, ekonomik değeri yüksek olan bir balıktır.

DÜLGER (Zeus faber)
Boyu 50-60 santimetreye ulaşan dülger balığı, geçici balıktır. Mayısta Marmara'dan Karadeniz'e çıkar. Akdeniz, Ege, Marmara ve kısmen de Karadeniz'de yaşayan, kalın pullarla örtülü dülger balığı, etobur bir balıktır. Büyük ağzıyla kendinden küçük pek çok balığı yutarcasına yer. Genelde 60-70 santimetre derinliklerde yaşar. Kış mevsiminden sonra suların ısınmasıyla mayıs ayından başlayarak temmuz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Dülger balığı, İzmir-Antalya arası yörelerimizde peygamber, dikenli peygamber balığı olarak da tanılır. Eti lezzetli, beyaz ve yararlıdır.

EGREZ BALIĞI (Vimba vmıba)
Kuzey Ege, Marmara, Trakya ve Göller Bölgesi'nde yayılış gösterir. Düz ve ağır akışlı suların, kumluk, çamurlu zeminlerinde yaşar. Boyları 25-35 santimetre en çok 50 santimetre ve 450-500 gram ağırlıkta olur. 3-4 yaşırıda olgunluğa erişip mayıs-haziran arası üreme yapar. Etinin güzelliği ve bolca avlanılmasıyla ekonomik değeri vardır.

ELEKTRİK BALIĞl (Torpedo marmorata)
Bir köpek balığı türüdür. Sıcak ve ılıman denizlerin 100-150 metreye varan diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyu 150 santimetre olabilir. Genelde avlanmak için veya tehlike halinde 100-220 volta varan, insan için tehlikeli fakat öldürücü olmayan kısa süreli elektrik çarpması yapar. Bahar-yaz aylarında çiftleşerek ürer. Dişileri 14-15 canlı yavru yapar. Eti yenebilir, fakat ülkemizde fazla tüketilmez.

EŞKİNA (Scıana umbra)
Sıcak ve ılıman denizlerin 100-150 metre taşlık, kayalık ve mercanlı bölgelerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Gezgin bir balık değildir. Aynı zamanda taşbalığı ve mavruşgil balığı olarak da tanınır. Bahar sonu, yaz aylarında üreyen eşkina, 30-35 santimetre uzunluk ve 500-600 gram ağırlığa erişir. Beyaz ve çok lezzetli eti ile ekonomik değeri yüksektir.

FANGRİ MERCAN (Sparus pagrus)
Bir mercan türüdür. Ortalama 25-35, en çok 80 santimetre boyda sıcak denizlerde, Güney Ege ve Akdeniz'de yaygın bulunan kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenen etçil bir balıktır. Taşlık ve kayalıkların mağaralı oyuklarında yaşar. Üremesi bahardan ağustosa kadar sürer. Mercan ailesi içinde eti en lezzetli olanlardandır, ancak seyrek bulunduğu için ekonomik değeri bölgeseldir.

FENER (Lophius piscatorius)
Kıyılardan 500 metreye kadar derinlerde yaşayan, boyları 2 metreye erişebilen, bir dip balığıdır. Hareketsiz yatar ve antenleriyle avını kendine çekerek çok büyük ağzıyla kendi büyüklüğündeki balıklan bile yutar. Pulsuz ve çıplak vücudunu kapsayan sıvı, insan cildi için tehlikelidir. Mart-ağustos arası derinlere inerek ürer. 6-7 yaşırıda bir dişi, 1 milyon yumurta verir. Eti beyaz ve çok lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir. Şeker hastalığı tedavisinde kullanılan ensülin ilacı, ilk kez fener balığı pankreasından elde edilmiştir.

GAMBUSYA (Gambusia affims)
Anayurdu ABD'nin güney bölgelerinden, sivrisinek ve sıtma mücadelesi için ülkemize getirilmiştir. Durgun, sığ ve sıcak sulara çok toleranslıdır. 0'dan +30° C.'ye kadar dayanabilir. Özellikle sivrisinek larvalanyla beslenir. Aynca yosunları ve kabukluları da yer. Erkekleri, 3-5 santimetre dişileri, 6 santimetre olur. Nisan-ekim arasında erkekleri, spermlerini dişinin üreme boşluğuna bırakır; 30 günlük hamilelikten sonra dişi yaklaşık 60 yavru doğurur. Doğa dengesi ve sağlığa yararı ile çok değerlidir.

olci95
16-09-2007, 10:45
GELİNCİK (Gaidropsanıs mediterraneus)
Bakalyaro ve mezgitle ayni türdendir. Denizlerimizde birkaç cinsi yaygındır. Sıcak ve ılıman suların taşlık, kayalık diplerinde sahillere yakın yaşar. Balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Çevik, yırtıcı ve saldırgandır. Derisi çok kaygandır. Ortalama 20, en çok 40 santimetre boyda olur. Üremesini sonbaharda yapar. Beyaz ve lezzetli etiyle ekonomik değeri olan bir balıktır.

GÖKKUŞAĞI ALABALIK (Salmo gairdneri)
Kuzey Amerika kökenlidir. Yetiştirilmek üzere dünyaya yayılmış, bu arada ülkemize de getirilmiştir. Temiz, oksijeni bol sularda yapay yemler veya küçük balıklarla beslenebilen yetiştirmeye en çok uyum gösteren, tuzlu deniz suyuna da toleransı olan bir alabalık türüdür. Erkekler 2, dişileri 3 yılda olgunlaşıp kilogram /ağırlığına göre yaklaşık 1,000-5,000 yumurta verir. Denizde yetiştirilenleri, daha çabuk büyüme gösterir. Etinin lezzeti ve bol üretimiyle ekonomik değeri çok yüksektir.

GÖL ALABALIĞI (Salmo trutta lacustris)
Kuzeybatı Anadolu, Abant ve 7 Göller Bölgesi'nde yayılış gösterir. Çeşitli türleri vardır. Türüne göre renk, boy ve beslenme farklılıkları gösterir. Genelde temiz, bol oksijenli soğuk sularda fazla gezinmeden; planktonlar, dip hayvanlan ve küçük balıklarla beslenerek yaşar. Boyları ortalama 25-40, yabanlarında 60-70 santimetre olabilir. Eylül-ocak arasında üreme yapar. Yumurtalarını dipteki çakıllara yapıştırır. Üretimi yapılmaz. Eti çok lezzetli, ekonomik değeri bölgeseldir.

GÖRDEK (Ruülus rubilio)
Kızılgöz ailesindendir. Kuzey Ege, Marmara ve Trakya'da fazla hareketli olmayan akarsuların zengin bitkili kıyı bölgelerinde yaşar. Kış aylarını daha derince sularda geçirir. Kurtlar, böcekler, kabuklular ve böcek-sinek larvalarıyla beslenir. Boyu 15-20, en çok 25 santimetre olur. Nisan-mayıs arası ürettiği yumurtalarını bitkilerin arasına bırakır. Besin yönüyle değersizdir, fakat av yemi olarak değerlendirilir.


GÜMÜŞ (Atherma boyeri)
Denizlerimizde yaygın olan Gümüş'ün Sapanca, İznik ve Köyceğiz Göllerinde yaşayan bir türüdür. Sıcak sularda, böcek larvaları ve sualtı hayvancıklarıyla beslenerek yaşar. Mayıs-eylül arasındaki üreme devresinde yaklaşık 600 yapışkan yumurtasını; kumlu, çakıllı zeminlere bırakır. Su yüzeyine yakın, sürü halinde dolaşırken su kuşlarına yem olur. Eti yenebilir. Daha çok balık üreticiliğinde yem veya balık unu endüstrisinde değerlenir.

GÜMÜŞ HAVUZBALIĞI (Carassius auratus gibelio)
Trakya ve Doğu Karadeniz'in yumuşak zeminli, bol bitkili akarsularında yayılış gösteren bir carrasius türüdür. Büyümesi daha hızlı olup 3-4 yaşırıda 15-20 santimetreye erişir. Daha büyüklerine de rastlanır. Mayıs-haziran arası 160-380,000 yumurta döker. Bazı hallerde bu yumurtaları, sazan veya diğer havuz balıklarının döllediği de olur. Eti yenebilir. Havuz veya akvaryumlarda süs balığı olarak yaşatılır.

GÜMÜŞ SAZAN (Hypophtalmichthys molitmc)
Diğer sazan türleri gibi Güneydoğu Asya kökenli bir balıktır. Ortalama 100-120 santimetre boy ve 20 kilogram ağırlığa erişirler. Fido planktonlarla beslenir. 3 yaşırıda cinsel olgunluğa erişip, 20 - 22° C.'de ve üstündeki sularda kilogram ağırlığına oranla 140,000 yumurta verir. Yağsız ve lezzetli eti, Çin'de değerli bir yiyecektir. Bu nedenle ülkemize de getirtilerek araştırma enstitülerinde yaşam uygulama ve üretme şartları incelenmektedir.

GÜNEŞ (Coris julis)
Bu balık da lapin ailesindendir ve aynı yaşam karakterini gösterir. Boyları ortalama 20 santimetre olur. Gövdesini çevreleyen renklerin güzelliği ile denizlere güzellik katarlar. Nisan-haziran arasında üremelerini yaparlar ve türüne göre 600-20,000 taneye kadar yumurta döker.

HAMSI (Engraulis encrasicolus)
Karadeniz'in insan yaşamıyla birleşen balığıdır. Marmara'da da bulunur. Sürüler halinde yaşar ve 20 santimetreye kadar büyür. Ocak-mart arasında beslenmek içm sahillere yaklaşır ve bol av verir. Gündüzleri 30-40 metre derinlerde, geceleri yüzeye yakınlarda dolaşır. 1 yaşırıdan itibaren olgunluğa erişip 18 - 20° C. sularda, 25-60 metre derinlikte ve az tuzlu sularda üreyip, yaklaşık 40,000 yumurta döker. Etinin lezzeti, çeşitli tüketim yönleriyle ekonomik değeri çok yüksektir. Aşırı avlanılması ve orkinos-palamut-uskumru/torik sisteminde dengenin bozulması, hamsiyi de tehlikeli olarak etkilemektedir.

HASKEFAL (Mugu cephalus)
Denizlerimizde yaygın bulunan bir kefal türüdür. Ortalama 30-50, en çok 75 santimetre boyda olabilir. Bütün kefaller gibi ürkek ve çevik bir balıktır. Açık denizle sahiller arasında gidip gelirler. Bazen beslenmek için sürüler halinde acı sulara, lagünlere, hatta nehirlerin içlerine girerler. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir. Yaz aylarında üreyip 150,000-1 milyon yumurta verir. Beyaz etinin lezzeti ve mumlanarak pazarlanan havyar yumurtasıyla ekonomik değeri çok yüksektir.

HAVUZ BALIĞI (Can-asius carrasius)
Trakya-Marmara Bölgeleri, Kızılırmak, Yeşilırmak Deltaları ve Çoruh Havzası'nda yayılış gösterir. Boylan 15-25, en çok 45 santimetre ve 2-3 kilogram da ağırlıkta olur. Su içindeki otlar, dip hayvanları ve sinek larvalarıyla beslenir. Sazana benzer ve akrabadır. Mayıs-haziran arası 14-20° C. sularda 150-300,000 yumurtasını 2-3 defada otların üzerine bırakır. Suyun kirliliği ve oksijen değerine toleranslı bir balıktır. Büyüklerinin eti lezzetlidir. Batı ülkelerinde üretimi de yapılmaktadır.

HOROZBİNA (Parablennius gattorugine)
Dalgalı sahillerin taşlık, kayalık ve yosunlu bölümlerinde gizlenerek, çoğunlukla çift yaşar. Çeşitli türleri olduğu gibi tatlı sularda yaşayanları da vardır. Yaşam şartlanna göre böcekler, kurtlar ve balık yumurtalarıyla beslenir. Eti lezzetsiz, sert ve kılçıklıdır. Bu nedenle ekonomik değeri yoktur. Bahar ve yaz sürecinde erkeklerin ustaca hazırladıkları taş oyukları, midye, istridye kabukları arasına dişiler, 2,000-15,000 yumurta dökerler. Erkekler de 20-25 günlük kuluçka döneminde bazen dalgalar içinde atlıya atlıya yumurtalara bekçilik yaparlar.

HOROZBİNA (Blennius fluviatilis)
Marmara, Ege ve Akdeniz akarsuları ve bunların deniz kanşımı acı su bölgelerinde yaşar. Boyları denizde yaşayanlara göre daha küçüktür. 8-12, en çok 15 santimetre, Akdenizdeki türleri ise 20 santimetreye ulaşabilir. Su altındaki küçük hayvanlar veya böcek larvalarıyla beslenir. Yaz aylarında üreyip yumurtalarını taşlar ve midye kabukları arasına ustaca gizler. Çıplak ve pulsuz derisi, yapışkan bir sıvı ile kaplıdır. Ekonomik bir değeri yoktur.

İNCİ BALIĞI (Albunus albunius)
Pullarından yapay inci yapılması ismini verir. Ülkemizde çeşitli türleri yaşar. Boyları 15-20 santimetre olur. Manyas ve Ulubat Göllerinde bolca bulunur. Planktonlar, kurtlar, böcek larvaları ve su yüzeyindeki sinekleri yakalayarak beslenir. Nisan-mayıs arası üreyip, yapışkan yumurtalarını nehirlerin giriş veya çıkışındaki kıyıların kumluklarına bırakır. Eti lezzetli sayılır. Bölgesel değerlenir. Orta Anadolu'da Gökçe, Van çevresinde darah ismiyle anılır.

ISKARMOZ (Sphyraena sphyraena)
Bütün sıcak ve ılık denizlerin sığ sularından 100 metre derinliğe kadar orta sularda yaşayan bir balıktır. Et yiyen cinsinden ve avlarına karşı yırtıcıdır. Marmara'da az, Ege ve Akdeniz'de fazlaca bulunur. Akdeniz barakudası olarak da adlandınlır. Boyu 1 metreye erişen ıskarmoz balığı, barakuda olarak okyanuslarda 3 metreye kadar büyüyebilir. Sürü halinde dolaşıp özellikle köpek balıklarına hücum ederler. Fazla yırtıcılığı ve etinin de gıda değeri olmadığı için ekonomik yönü yoktur.

İSKORPİT (Scorpaena porcus)
Yaşamı aynı aileden olan Lipsoz'un aynıdır. Farkları, iskorpitin lipsoza göre daha küçük olması (ortalama 20-30 santimetre) ve renginin koyuluğudur. İskorpitin de dikenleri lipsoz gibi çok zehirlidir. Bu nedenle yakalandığında dikkat edilmelidir. Eti lezzetli ve çok yararlıdır.

İSPARİ İSPAROZ (Diplodus annıüaris)
Bütün denizlerimizin sıcak ve ılık sahil bölgelerinde yaşayan bir karagöz türüdür. 16-20 santimetreye büyüyebilir. Deniz kurtlan, karides, yosunlar ve balık yavrulanyla beslenir. Göçer balıklardandır. İlkbahardan yaz sonuna kadar üremelerini sürdürür. Eti beyaz, yağlı ve lezzetlidir.

İSTAVRİT (Trachurus trachurus)
Denizlerimizde sankanat istavrit (Akdeniz) ve karagöz istavrit (Karadeniz-Marmara) olarak iki türü yaşar. Boylan karagözde 15-25 santimetre, en çok 30 santimetre, sarıkanatta ise 30-50 santimetre olur. Küçüklerine kraça denir. Gezici balıklardır. Hamsi, çaça, çamuka gibi küçük balıkların yavrulanyla beslenir. Mayıs-ağustos arası sürüler halinde ürer. Lezzetli eti, çeşitli yemekleri ve bol avlanmasıyla ekonomik değeri en yüksek balıklardandır.

olci95
16-09-2007, 10:45
İSTRONGİLOS (Spicara smaris)
Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirle karışan acı su bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13-16, dişileri 15-20 santimetre boy ve 50-100 gram ağırlıkda olur. Suların ısısına göre açık denizle kıyılar arasında gidip, gelirler. Nisan-mayıs, bazen de temmuza kadar üreyip 40-60,000 yumurta döker. Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.

İZMARİT (Maena smans)
Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine kancur, büyüklerine kanal izmariti denir. Boyu ortalama 15 santimetre, dişileri daha küçük olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarıda sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve yara yapar. 10-12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşırıda olgunlaşıp, 60-70,000 yumurta verir. Balık yumurtaları, yavruları ve yosunlarla beslenir. Eti beyaz ve lezzetlidir. Bol tüketilir.

KABABURUN (Chondrostoma nasus)
Çeşitli türleriyle ülkemizde yaygındır. Göl ve nehirlerin giriş-çıkışlarının dibe yakınlannda çakıllı bölgelerde yaşar. Boylan 25-40, en çok 50 santimetre olur. Taşlara yapışık yosunlar, bitki kökleri ve dip hayvanlanyla beslenir. Mart-mayıs arası ürer ve 100,000'e yakın yumurtasını çakıllann üstüne yapıştınr. Farklı türleri, bölgelere göre çeşitli şekillerde değerlendirilir.

KADİFE BALIĞI (Tınca tinca)
Kuzey bölgelerimizin bol bitkili durgun veya yavaş akıntılı sularında yaşar. Genelde 30-40 santimetre en çok 60-70 santimetre olur. Planktonlar, küçük balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Gündüzlerini dipte geçirip geceleri avlanır. Mayıs-haziran arası üreme yapar. Eti lezzetlidir. Sazan yetiştiriciliğinde yardımcı olarak düşünülen bir balıktır. Sportif yönü zevklidir.

KAĞIT BALIĞI (Trachipetnıs trachypetrus)
Çok yassı vücuduyla kağıt ismini alır. Ilık denizlerin 15-20 metre derinliklerinde, göç etmeyip ısı şartlarına göre yer değiştiren planktonlar, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenen, boyları 3 metre olabilen bir balıktır. Karadeniz'de rastlanmaz, diğer denizlerde seyrek görülür. Sakin, yavaş ve ahenkli yüzen, sırasında çok hareketli olabilen bir canlıdır. Bahara doğru sahillere sokularak iklim şartlanna göre yaz boyunca ürer. İlginç bir balık olarak denizleri süsler.

KALKAN (Psetta maxima)
Bir dip balığı olan kalkan, Karadeniz'in en tanınmış balıklarındandır. Boğazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz'de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizi'nde, kalkanın diğer türleri yaşamaktadır. 25-30 yıllık ömrü olan kalkan balığı, 1 metre boya erişebilir. Sahillerde 5-10 metreden başlayarak 300-400 metre derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5-6, dişileri ise 6-7 yaşlannda olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 10°-15° C sularda nisandan hazirana kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.

KANATLI KIRLANGIÇ (Cephalacanthus volitans)
Boyları 50 santimetreye ulaşabilen ve kırlangıçın bir türü olan bu balıklar, güzel ve bezeli renkleriyle Ege ve Akdeniz'de yaşar. Su yüzeyinden 1-1.5 metre yüksekte 1-10 saniyelik sürede 30-35 m.'lik uçuşlarla denizleri süsler. Suların ısınmasıyla beraber sahillere yaklaşarak, mayıs-temmuz arası ürer. 10-80 metre derinliklerde yumuşakçalar, kabuklular ve böceklerle beslenir.

KARAGÖZ (Diplodus vulgaris)
Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege'de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri sularımızda yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı ısparoz/ispari olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

KAYIŞ BALIĞI (Ophidion barbatum)
Denizlerimizde seyrek rastlanan, 2-3 metreden 150 metreye kadar derinliklerde, üstü bitkilerle örtülü kumsal, çakıllı diplerde fazla göç etmeden yaşayan bir balıktır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Boylan 30 santimetre olabilir. Bahar-yaz sonu üreme yapıp 15-18,000 yumurta döker. Eti lezzetlidir. Fakat seyrek bulunduğu için ekonomik değeri yoktur.

KEDİ BALIĞI (Scyliorhinus canicula)
Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 3 metreden 1,000 metreye varan derinliklerinde fazla göç etmeden yaşar. Kabuklular, omurgasızlar ve balıklarla beslenir. Boyları ortalama 80-150 santimetre olur. Kuşlar gibi çiftleşip, yumurtlayarak nrer. Bahar aylarında yumurtalarını bir torba içinde kayalıklar arasına bırakır. Bir mevsimde birkaç kez yumurtlayabilir. Kuluçka süresi 15 gündür. Eti lezzetli olup yenilebilir. Aynca sportif avcılığı da yapılır.

KELER (Squatina sguatina)
Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 5-100 metre derinlerinde sahil yakınlarında veya 70-400 metre açıklarında, kumlu, çamurlu alanlarda fazla göç etmeden yaşar. Boyu 2 metreye ulaşabilir. Büyük ağzıyla dipteki ölü veya diri balıkları, omurgasızlarla sürü halindeki balıkları yutarcasına yiyerek beslenir. Bahar sonu yaz aylannda dişiler, gruplar oluşturarak sahillere yakınlarda döllenir. 18-20 ay sonra tek başlarına 10-18 arası canlı yavru doğurur. Yüzgeçlerinin eti yenebilir, karaciğerinden yağ ve vitamin elde edilir.

KIKLA LAPİN (Labrus berggylta)
Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2-30 metre derinlerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkları görülür. Boyları 30-40, en çok 60 santimetre (dişilerde) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri, deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs-ağustos arasında yumurta verir. Eti lezzetlidir. Aynca sportif avcılığı değerlidir.

KIRLANGIÇ (Trigüa lucema)
Ege, Akdeniz ve Marmara'nın fazla göç etmeyen, yerli balığıdır. Kısmen Karadeniz'de rastlanır. Ihk denizlerin sahil yakınlarında 5-300 metre derinliklerin diplerinde çiftler halinde yaşar. Küçüklerine derviş balığı da denir. Ortalama 25-50 santimetre olur. 80 santimetre ve 6-8 kilogram olanlarına rastlanır. 15-20 yıllık yaşamı vardır. 3 yaşırıda olgunlaşıp sahillerden uzakta üremelerini yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar, deniz bitkileri ve böceklerle beslenir. Etinin lezzet ve yararıyla, her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir. Diğer Akdeniz ve Avrupa ülkelerinde de bol tüketilir.


KIRMA MERCAN (Pagellus aceme)
Mercan ailesindendir. 0-400 metre bazen de 700 metre derinliklere inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın yerlerdir. Boyları 35-40 santimetreye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege'de bolca bulunur. Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan başlayarak ağustosa kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla besinlenir.

KIRMIZI HAVUZBALIĞI
Biyolojik yaşamı diğer havuz balığı türleri gibidir.15-20 cm boyu ve renginin güzelliği ile eski çağlardan beri havuzların şimdilerde de akvaryumların klasik ve kıymetli balığıdır. Çin'de ve Japonya'da üretilen çeşitli türleri ve formları vardır.

KIZILGÖZ (Rutilus mtilus)
Karadeniz, Trakya, Marmara ve Kuzey Batı Anadolu'nun sahil bölgelerindeki nehirlerde yaşar. 25-30, en çok 50 santimetreye büyür. Kızılkanatla büyük benzerliği vardır. Küçük canlılar ve bitkilerle beslenir. Bahar aylarında ürer ve 50-100,000 yumurta bırakır.. Eti değerli olmadığı için daha ziyade yem olarak kullanılır. Nehir ve kıyılardaki yırtıcı balıklar ve kuşlar içinde iyi bir besindir.

KIZILKANAT (Scardinius eıythrophthalmus)
Kuzey Anadolu'da soğuk olmayan ağır akışlı nehirler, göl ve göletlerin yumuşak tabanlı zeminlerinde yumuşakçalar ve bitkilerle beslenerek 10-11 yıl yaşar. 20-40 santimetre boy ve 200-400 gram ağırlıkta olur. 3-4 yaşırıda olgunlaşıp kg/ağırlığına göre 600,000 yumurta döker. Eti lezzetli fakat çok ince kılçıklı olduğu için makbul değildir. Tuma gibi yırtıcı balıklar için değerli bir yemdir.

KOCAAĞlZ (Aspius aspius)
Trakya, Marmara ve Kuzey bölgelerimizin hızlı akarsularında yaşar. Ortalama 60-80, en çok 100 santimetre boy ve 2-4 kilogramdan 10 kilogram ağırlığa erişebilirler. Etçil bir balıktır, su içindeki her türlü hayvanla beslenir. Erginleri yalnız dolaşır. Cinsel olgunluğa 4-5 yaşlarında ulaşıp nisan-temmuz arasında 80-100,000 yumurta verir. Az lezzetli eti nedeniyle ekonomîk değeri bölgeseldir. Buna karşın olta avcılığı çok zevkli bir balıktır. Yaşam karakteri bu balığın aynı olan "aps. vorax" türü Fırat ve Dicle Nehirlerinde yaygındır. Sis balığı olarak tanınır. Boyları 40 santimetre olur.

KOLYOZ (Scomber japonicus)
Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı sayılır. Şeklen uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. Büyük Okyanus'ta da sürüler halinde yaşar. Küçük balıklar, yavrular ve planktonlarla beslenir. 2-3 yaşırıda olgunlaşan dişileri temmuz-ağustos arası 300-400,000 yumurtasını denize bırakır. Eti uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze-kuru-tuzlu olarak bol tüketilen bir balıktır.

olci95
16-09-2007, 10:47
KÖMÜRCÜ KAYASI (Gobius niger)
Bütün denizlerimizin nehir ağızlarına yakın, bazen de acı su bölgelerinde, 75 metreye kadar derinliklerin kumlu, çamurlu diplerinde fazla göç etmeden yaşar. Boyları en çok 18-19 santimetre olabilir. Mart-mayıs arasında 1,000-6,000 arasında yumurta vererek ürer. Bu yumurtalara erkekler bekçilik yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar ve balıklarla beslenir. Eti beyaz, lezzetli ve yararlıdır.

KÜÇÜK KAYABALIĞI (Gobius (Ponücola) syrman)
Karadeniz kıyılarına akan nehirlerin küçük kabuklular ve yosunlarla kaplı zeminlerinde acı su-tatlı su karışımı sahillere yakın yerlerde yaşar. Boyu 18-22, en çok 25 santimetre olur. Yumuşakçalar ve özellikle kabuklularla beslenir. Nisan-mayıs arası doğan yavrulara, erkek bekçilik yapar. Diğer kayabalıkları gibi eti beyaz, lezzetli ve yararlıdır. Ekononıik değeri bölgelere göre değişir.

KUM TRAKONYASI (Trachmus araneus)
Ilık denizlerin sahil bölgelerinde 2-3 metreden 100-150 metreye varan derinliklerde yumuşak kumlar arasında ömür geçirir. Beslendiği küçük balıklar, böcek, yumuşakça ve kurtlara karşın çok süratli bir avcıdır. En fazla 50 santimetreye büyüyebilir. Dikenleri trakonya gibi zehirli ve insan için tehlikelidir. Eti lezzetli olmakla beraber tehlikesinden ötürü az avlanıldığı için ekonomik değeri yoktur. Kışı derin sularda geçirip, mart başırıdan itibaren sığlara sokulup, yaz sonuna kadar üreme yapar.

KUPES (Boops boops)
Altınkuşak da denir. Ilıman ve sıcak denizlerde yaşar. Akdeniz, Ege ve Marmara'da bulunur. Marmara'dakilerin bir bölümü Karadeniz'e çıkar ve döner. Yosunlar, balık yavruları ve kabuklularla beslenir. Boyları 15-25, en çok 35 santimetre olur. Üremelerini bahar sonunda yapar. Karagöz ve çitari ile aynı türdendir. Eti lezzetlidir. Ancak bölgesel değerlenir.

KURBAĞA BALIĞI (Uranoscopus scaber)
Akdeniz, Ege ve Marmara'da taşlık ve yosunlu bölgelerde yaşar. Dipte yatarak başırıın üstündeki gözleri ile küçük canlıları veya balıkları görüp, avlar. Nisan-mayıs aylarında kışladıkları derin sulardan sahillere, bazen de acı su bölgelerine sokulup temmuz-eylül arasında üreme yapar. Kg./ağırlığına göre 10,000-20,000 yumurta döker. Yavrular, önce plarıktonlarla daha sonra ise omurgasızlarla beslenir. Eti lezzetlidir. Özel avcılığı yapılmadığı için ekonomik değeri azdır.

LAHOZ/GİRİDA (Epinephelus aeneus)
Ege ve özellikle Akdeniz'de yaygın bulunan, boyları 1 metre olabilen bir hani türüdür. Fazla derinlere gitmeden kayalık, taşlık veya çakıllı alanlarda yaşar. Oldukça yırtıcı, etçil bir balıktır. İrili ufaklı her türlü kabuklular, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenir. Mayıs-haziran arasında üreme yapar. Akdeniz'in eti çok lezzetlli, şöhretli balıklarındandır. Ancak ekonomik değeri bölgeseldir.

LEKELİ MERCAN (Pagellus bogaraveo)
Mandagöz mercan da denir. Ege ve Akdeniz'de yaygındır. 100-300 metreye varan derinliklerde sahile yakınlarda kabuklular, omurgasızlar ve sualtı bitkileriyle beslenerek yaşar. Boyu 30-50 santimetre olabilir. Hermafrodit bir balıktır. Hem erkeklik, hem de dişilik karakteri gösterir. Suların ısısına bağlı olarak bahar aylarında üreme yapar. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Ekonomik değeri yüksektir.

LERKİT BALIĞI (Rutilus frisu)
Karadeniz'in doğu ve batısıyla Trakya'daki nehirler ve bu nehirlerin denizle kanşımı acı su bölgelerinde yaşar. Genelde 40-50, en çok 70 santimetre boy ve 5 kilogram ağırlıkta olabilir. Küçük balıklar, kurtlar ve böcek yumurtalarıyla beslenir. Nisan-mayıs aylarında nehirlerin içlerine ve göllere girerek üreme yapar. Etinin gıda yönüyle, ekonomik değeri olduğu gibi, amatör olta avcıları için de kıymetlidir.


LEVREK (Dicentrarhus labrax)
Denizlerimizde ve denizlerin nehirlerle karışımı acı su bölgelerinde yaşar. Hani ailesindendir. Fazla gezici olmayan levrek, yerli balıklardan sayılır. Gençken gruplar halinde, sonraları tek başırıa yaşar. Yaşam ortamı, karanlık ve kuytu yerlerdir. Bu nedenle gemi batıkları veya kaya oyuklarında yuvalanır. Yaklaşık 20 yıllık yaşamı olabilen levrek, ortalama 50-60 santimetreden 1 metre boy ve 10-12 kilogram ağırlığa erişebilir. 40 santimetreden küçüklerine ispendek denir. Küçük yavru balıklarla beslenir. Ocak-mart arasında 500,000-2,000,000 yumurta dökerek, yüksek bir üreme gösterir. Eti en lezzetli balıkların başırıda gelir. Bu nedenle de ekonomik değeri çok yüksektir.

LİPSOZ (Scorpaena scrofa)
50-60 santimetreye ve 4-5 kilograma kadar büyüyebilen lipsoz balıkları, sıcak ve ılık denizlerimizin sahil kıyılarından 1000 metreye kadar inen derinliklerde, bitkilerle örtülü, taşlık, çakıllı ve kumlu düzeylerde yaşar. Bilhassa Marmara ve Ege'de çok rastanır. Eti çok lezzetli ve yararlıdır. Et yiyen bir balık oları lipsoz, ilkbahar aylarında ürer. Yaklaşık 3,000 yumurta döker. Dikenleri çok zehirlidir.

LÜFER (Pomatomus saltator)
Gezici balıklardan oları lüfer, Karadeniz'le Ege Denizi arasında dolaşır. Büyümesinin aşamaları içinde değişik isimler alır. Buna göre: boyları, 10 santimetreye kadar olarılar defheyaprağı, 15-18 santimetreye kadar olanlar çinakop, 18-25 santimetreye kadar olanlar sarıkanat, 28-35 santimetreye kadar olanlar lüfer, 35 santimetreden fazla olanları da kofana diye adlandırılır. Seyrek olarak kofanaların 60 santimetreyi aştığı, hatta 1 metreye ulaştığı görülmüştür. Lüfer, sonbahar-kış aylarında en lezzetli ve olgun devrini yaşar. Yaz ortalarından sonbahara kadar da kışlamaya geçerler. Ilık suların 10-200 metre derinliklerinde yaşar. Üremeleri, bahar sonu ile yaz başıdır. Kademeli olarak 60-80,000 yumurta verir. Bol verimliliği ve etinin lezzetiyle ekonomik değeri çok yüksektir.

MALTA PALAMUDU (Naucrates ductor)
Eskiden gemilerin altlarında, genelde köpekbalıklarına eşlik ederek yüzen, bu nedenle pilot balığı da denen çevik hareketli bir balıktır. Ortalama 40 santimetre boyda olur. Sıcak ve ılıman denizleri sever; yosunlar, deniz kurtları, kabuklular ve özellikle köpekbalıklarından arta kalarılarla besinlenir. Sonbaharla kış ayları arasında üreme yapar. Etinin gıda değeri yoktur.

MAVİ-KEFAL (Chelon labrosus)
Kefal, denizlerimizin sıcak ve ılık bölgelerinde, kıyılara yakın, denizle ilişkili nehir ağızlarında aynca içsularda ve sürüler halinde yaşayan bir balık türüdür. Denizlerimizde haskefal, altınbaşkefal, topbaşkefal, mavri kefal, dudaklı kefal gibi çeşitli türleri vardır. Ayrıca büyüklüklerine göre de isimlendirilir. Türlerine göre 25 santimetreden 90 santimetre boya erişirler. Yaklaşık 15 yıllık ömrü oları kefaller, 6-7 yaşlarından itibaren yaz aylarında üreyerek 150 binden 7 milyona kadar yumurta verirler. Eti ve yumurtası yönünden değerli bir balıktır. Deniz dibi bitkileri ve yumuşakçalarla beslenir.

MAZAK (Trigloporus lastoviza)
Benzerliğinden ötürü kırlarıgıcın küçüğü sanılır. Aynı soydan fakat ayrı balıklardır. Ortalama 20-25, Akdeniz'de yaşayanları 40 santimetreye ulaşabilir. Bütün kırlangıç türleri gibi ılıman denizlerin kumlu zeminlerinde yaşar. Biyolojik yapısı, kırlangıçla eştir. Taze olarak tüketilen eti, kırlarıgıç gibi yararlı ve lezzetlidir.

MELANURYA (Oblade melarıura)
Mercan ailesindendir. Marmara, Ege ve Akdeniz'in 2-3 metre sığ sularında, su yüzeyine yakınlarda, fazla göç etmeden yaşar. Diğer mercan türlerinden farklı olarak sualtı bitkileriyle beslenir. En fazla 30 santimetreye büyür. Üremesi bahar sonuna kadar sürer; yumurtalarını denize bırakır. Mikroplarıktonlarla beslenen yavrular, yaz sonunda olgunlaşır. Eti bütün mercan ailesi gibi beyaz ve lezzetlidir. Ancak az avlarııldığı ve taze tüketildiği için ekonomik değeri fazla değildir.

MERCAN (Pagellus erythnnus)
Sıcak ve ılıman denizlerin en ünlü balıklarındandır. Denizlerimizde karagözle beraber büyük bir aile oluşturur. Marmara, Ege ve Akdeniz'de yaygındır. Boyları yaklaşık 20-30, en çok 70 santimetre olabilir. Etçildir. Kabuklular, yumuşakçalar ve küçük balıklarla beslenir. Denizlerin taşlık, kayalık bölgelerinde sahillere yakın yaşar. Diğer mercanlar gibi hermafrodit fiziği ile hem erkeklik, hem de dişilik karakteri göstererek bahar ayları ile ağustos arası ürer. Lezzetli eti ve her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

MEZGİT (Merlarıgius euxmus)
Marmara ve Karadeniz'de bol, diğer denizlerimizde az rastlanır. Boyları 20-40 santimetre olabilir. Gelincik ve bakalyaro ile aynı türdendir. 30-40 metrenin altındaki derin sularda yaşar. Gündüzleri yüzeylere çıkarak, hamsi, sardalya gibi sürü halindeki küçük balıkları avlayarak beslenir. Bölgesel şartlara göre şubat-mayıs arasında üreme yapar. Lezzetli eti ve her mevsimde bolca avlarıılmasıyla ekonomik değeri yüksektir.

MIĞRI (Conger conger)
2-3 metre boydan 50-60 kilogram erişebilen, 30 yıla kadar ömrü olan, yazın sığ suların, kışın 150 metre derinliklerin taşlık, kumlu ve çamurlu zeminlerinde yaşayan bir balıktır. Nehirlere giremez. Sert, hareketli ve yırtıcıdır. Su içinde bulduğu her canlıyı yiyebilir. Gündüzlerini yatarak geçirip, karanlıkta avlanır. İlk ve sonbahar arası 100-150 metre derinlerde, açık denize, 3-5 milyon yumurta döker. Eti lezzetli ve besin değeri çok yüksektir.

olci95
16-09-2007, 10:48
MİNAKOP (Umbma cirrosa)
Kötek balığı da denir. Bütün denizlerimizin taşlık, kayalık bölgelerinin 100-150 metreye varan derinliklerinde, dibe yakınlarında yalnız yaşar. Zaman zaman acı sulara ve nehir ağızlarına da girer. Eşkina ve sarıağızla aynı türdendir. Yumuşakça, kabuklu ve kurtlarla beslenir. Yaşadığı bölgenin şartlarına göre üremesini nisandan ağustosa kadar sürdürür. Sert ve beyaz etinin lezzeti levreğe yaklaşır.


MİNİ İNCİ BALIĞI (Phoxinus phoxinus)
Trakya Bölgesi'ndeki akarsularda yayılış gösterir. 7-10, en çok 14 santimetre (dişileri) boyunda olur. Suyu berrak, oksijeni zengin akarsu ve göllerin dibi çakıllı bölgelerinde, su yüzeyindeki böcekler, sinekler dip hayvancıkları ve balık yumurtaları yiyerek yaşar. Küçük, hareketli ve kurnaz bir balıktır. Mayıs-haziran arası yaklaşık 1,000 yumurtasını taşlara yapıştırır. Üreme devresinde başırıın üstünde ind benzeri pullar oluşur. Alabalık yumurtalarını aşırı tüketmesi ile zararlı bir canlı sayılır.

MÜREN (Murenea helena)
Merina balığı da denir. Boyları 2 metre hatta daha da fazla olabilir. Etçil ve yırtıcı bir balıktır. Ürkütüldüğü veya tahrik edildiğinde fazla saldırgan olup, çevresindeki insanlar için tehlikeli olur. Avlanmasının tehlikesi ve denizlerde az bulunuşu nedeniyle fazla ekonomik sayılmaz. Ancak, eski Roma çağlarından beri etinin çok lezzetli oluşu bilinmektedir. Bütün denizlerimizin az derinliklerinde ve kuytu yerlerde yaşar. Üremeleri, ilkbahardan başlayarak sonbahara kadar sürer.

NOKTALI İNCİBALIĞI (Albumus bıpunctatus)
Karadeniz, Trakya ve Marmara'daki akarsularda yaygındır. Boyları 9-13, en çok 16 santimetre olur. Temiz ve hızlı akan suların dibe yakınlarında, zaman zaman akıntılara karşı yüzerek yaşar. Küçük planktonlar ve dip hayvanlarını yiyip, su yüzeyindeki sinekleri avlayarak beslenir. Mayıs-haziran arası üreyerek yumurtalarını kumlu, çakıllı sahillere bırakır. Avcılıkta yem olarak kullanılmasının yanısıra, doğadaki değeri daha önemlidir.

ÖRDEK BALIĞI (Labrus nüxtus)
Boyu 40 santimetre ağırlığı 1 kilogram olabilen ve 15-17 yıl yaşayabilen, dişileriyle erkekleri arasında renk farkı olan çok güzel renkli bir lapin cinsidir. Genelde 10-100, seyrek olarak 180 metre derinlerde yaşar. Denizdeki küçük hayvanlar ve balıklarla beslenir. Üreme mevsimi nisan-ağustos arasıdır. Bu esnada çiftler halinde kaya oyuklarını yuva olarak kullanırlar. Daha sonra yumurtaları korumak için erkekleri nöbet tutar. Doğa değeriyle korunması gerekli bir balıktır.

ORFOZ (Epinephelus guaza)
Hani türünden ve levrekle akrabadır. Ortalama 60-70 santimetreden 1-1,5 metre boy ve 30-40 kilogram ağırlığa erişebilir. Ege ve Akdeniz balığıdır. Taşlık, kumluk ve yosunlu sahil bölgelerinin 8 metreden 150 metre derinliklerine kadar yalnız yaşar. Etoburdur. İrili, ufaklı kabuklular ve yumuşakçalarla beslenir. Eti çok lezzetli olmakla beraber yaşlıları kuru ve lifli olur. Denizlerimizde az bulunmasına rağmen sualtı zıpkın avcıları tarafından türün yaşamı açısından tehlikeli bir şekilde tüketilmektedir.

ORKİNOS (Thunnus thynnus)
Denizlerimizde yaşayan iri ve çok değerli bir balıktır. Uzunlukları 3-4 metre ve ağırlıkları da 100-150 kilogramdan 800 kilograma kadar olabilir. Çeşitli türleri vardır. Orkinos, sürü halinde yaşayan gezici balıklardandır. Yazın Karadeniz'e çıktıktan sonra sonbaharda Marmara'ya ve oradan da Ege'ye geçerek hemen bütün Akdeniz'i dolaşırlar. Bu gezilerinde saatte 40-60 kmetre hızla yol alabilirler. Genel olarak üst sularda yaşarlar. Mart-ağustos arasında ürerler ve yaklaşık 1 milyona yakın yumurta verirler. Yaşam süreleri, ortalama 15 yıldır. İhracat ve gıda endüstrisi yönünden ekonomik değeri çok yüksektir.

OT SAZANI (Ctenopharyngodon idella)
Ot balığı olarak da tanımlanır. 2,000 yıldan beri Çin'de sazan üretimi ile beraber yetiştirilir. Anayurdu Çin'den dünyaya yayılan, bu arada ülkemize de getirilen bir kültür balığıdır. Ortalama 40-80 santimetre boy ve 2-5 kilogram ağırlıkta olur. En çok 12-30 kilogram ağırlığa ulaşabilir. Otobur bir balıktır. Günde ağırlığının %120'si kadar ot yer. Bu nedenle havuzlarda ot mücadelesi için mükemmel bir canlıdır. 5-6 yaşlarında olgunluğa erişir ve kg/ağırlığına göre 120,000 yumurta verir. 6-10 santimetre boya eriştikten sonra sadece bitkilerle beslenir. Ülkemizde henüz tüketim değeri yoktur.

PALAMUT/TORİK (Sarda sarda)
Karadeniz ve Marmara'nın en ünlü balığıdır. Bahar aylarında beslenmek için Karadeniz'e çıkıp, sonbahardan itibaren kışlamak için Marmara'ya, Çanakkale'ye kadar iner. Süratli ve iyi yüzücüdür. Sürü halindeki uskumru, kolyoz, istavrit, hamsi, sardalya gibi balıklara saldırarak yer. 18-20° C. sularda 400,000'den birkaç milyona kadar yumurta dökerek açık denizde ürer. Yetiştikten sonra büyümesine göre küçüklerine Vanoz-Gaco, 10-25 santimetre çingene palamudu, 30-35 santimetre palamut, 40-45 santimetre kestane palamudu, 50-55 santimetre zindandelen, 55-60 santimetre torik, 60-65 santimetre sivri, 65-70 santimetre altıparmak, 70 santimetre ve üstü peçuta olarak adlandırılır. Taze tüketimi, ihraç ve endüstri yönleriyle çok değerli olan bu balığın üretimindeki azalma, ekonomik değerini tehlikeli boyutlara indirmektedir.

PAPAĞAN BALIĞI (Sparisoma cretense)
Ege'de seyrek, Doğu Akdeniz'de yaygın bulunan, fazla göçler yapmadan sıcak denizlerin sığ, taşlık ve bol bitkili, bazen de acı su bölgelerinde yaşayan, çok çeşitli ve güzel renkleri olan bir balıktır. Iskaroz balığı da denir. Deniz yosunlarıyla beslenir. Yaz aylarında üreme yapar ve 812,000 yumurta verir. Sert ve yavan eti yenmez. Doğa değeri yönü ile korunmahdır.

LAPAZ BALIĞI (Chromis chromis)
Sıcak ve ılıman denizlerin 50 metreye inen, dibi kayalık, mağaralı bölümlerinde yaşar. Bütün denizlerimizde bulunur. Boyları 12-18 santimetre olabilir. Bahar sonundan ağustosa kadar üreme yapar ve yumurtalarını çok iyi gizler. Plarıktonlar ve balık larvalarıyla beslenir. Sert ve lezzetsiz eti yenmez. Az bulunduğu için korunmalıdır.

PİSİ (Pleuronectes platessa)
Ortalama 30-40 santimetre boy ve 250-350 gram ağırlıkta olabilen, ekonomik değeri yüksek balıklardan biridir. Denizlerin kumlu, çakıllı diplerinde, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenip, 15-18 yıla kadar yaşar. Sıcak ayları diplerde geçirip, kışın sahillere yaklaşır. Acı sulara, nehir ağızlarına kadar sokulur. Bir diğer türü de tatlı sularda yaşar. Üremelerini ocak-mart arasında 5-6° C. sularda yapar. 800,000-1 milyon yumurta verir.

PULLU SAZAN (Cyprinus carpio)
13.-14. yüzyıldan beri kültür üretimi yapılan, kolay yetişen, eti lezzetli, ekonomik değeri çok yüksek bir balıktır. 3-4 yaşlarında olgunlaşıp 200-300,000 yumurta verir. Ortalama 30-40 santimetre boy ve 500-1,000 gram ağırlıkta olur. Doğal yetişenlerinin 100 santimetre ve 25 kilogram olarılarına rastlanır. Sportif avcılığı değerlidir. Su böcekleri, kurtlar ve diğer hayvanlarla beslenir.

RİNA (Dasyatis pastmaca)
Köpekbalığı ailesinden olup, şeklen vatoza benzer. Sahillerin 60 metreden 200 metreye varan derinlerin kumlu, çamurlu diplerinde hareketsiz yatarak avlanır. Boyları 150 santimetreye ulaşabilir. Çeşitli balıklar ve omurgasızlar başlıca gıdasıdır. Kışları derinlerde geçirip yaz aylarında kıyılara, tatlı sulara ve lagünlere yaklaşır. Çiftleşerek ürer. Gebelik süresi 15-18 aydır. 78 yavru yapar. Eti lezzetsizdir. Tüketim değeri yoktur. Kamçı benzeri kuyruğu yaralayıcı, dikenleri ise tehlikeli şekilde zehirlidir.

SARDALYA (Sardine pilchardus)
Sürü halinde, yazın orta, kışın derin sularda yaşayan gezici balıklardır. Eskiden deniz üstünü ateşin aydınlatmasıyla avcılığından ötürü ateş balığı diye de tanınır. Boyları, ortalama 15 santimetre en çok 20-22 santimetre olur. Deniz içinde henüz yumurtadan çıkmış balık yavruları ve planktonları yiyerek beslenir. Karadeniz, Marmara, Çanakkale Boğazı Bölgesi ve Kuzey Ege'de bol bulunur. Etinin lezzeti ve çeşitli kullanım alanıyla ekonomik değeri çok yüksektir. Üremeleri nisandan eylüle kadar geniş bir devrede ve çok kerelerde olur. Yaklaşık 20,000 yumurta verir.


SARIAĞIZ (Argyrosomus regius)
Sıcak ve ılık denizlerde 100-150 metre derinliklerin taşlık, mercan, kayalık bölgelerinde yaşar. Etçil bir balıktır. Kendinden küçük ne bulursa yer. Ortalama boyu, 50-60 en çok 2 metre ve 75 kilogram olanlarına da rastlanır. Etinin lezzet ve verimliliği ile bolca avlarıılmasından dolayı ekonomik değeri yüksektir. Fazla gezici bir balık değildir. Denizin ısı şartlarına göre bahar ortalarından ağustosa kadar üremelerini sürdürürler.

SARIGÖZ (Spondyliosoma cantharus)
Sparidae ailesinden bir balıktır. Boyları 50 santimetre olabilir. Anatomisi karagöze benzer. Ilık sahil bölgelerinde ve bunların uzantısı ılıman denizlerde yaşar. Karadeniz'de az bulunur. Yaşam çevresi kayalık ve kuytu yerlerdir. Başlıca besinleri küçük kabuklular, deniz soluncanları ve özellikle karidestir. Etleri de karagöz ve mercan gibi beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Üremeleri, erken ilkbahar aylarından başlayarak yaz sonuna kadar devam eder.

olci95
16-09-2007, 10:49
SARIKUYRUK (Seriola dumerili)
Akdeniz'de yaşayan, genelde 30-50 santimetre, en çok 100 santimetre olabilen istavrit türünden bir balıktır. Diğer ülkelerde 150-200 santimetre olanlarına rastlanır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıkları avlayarak beslendiği kayalık sahillerde küçük sürüler halinde yaşar. Üreme devresi, bahardan yaz sonuna kadardır. Eti lezzetlidir. Japonya'da bol miktarda üretimi yapılır.

SİNAĞRİT (Dentex dentex)
Karagöz ailesinden olan sinağrit, Ege ve Akdeniz'in sert, hareketli ve kuvvetli bir balığıdır. 1-1.5 metre boy ve 10-15 kilogram ağırlığa kadar büyüyebilir. Kabuklular, yumuşakçalar ve özellikle mürekkep bahğı ile beslenir. Kuvvetli çenesiyle bir istakozu rahatça kırıp, yiyebilir. Yazın kıyıların taşlık, kayalık bölümlerinde, kışın da 300 metreye varan derinlerde küçük sürüler halinde yaşar. İlkbahar aylarında üreme yapar. Etinin lezzeti ve ender avlanmasıyla çok kıymetli bir balıktır. Olta avcılığı da amatörler için değerlidir.

SİVRİBURUN KARAGÖZ (Diplodus puntazzo)
Karagöz balıkları, Marmara, Ege ve Akdeniz kıyılarımızın en tanınmış balıklarındandır. Karadeniz Bölgesi'nde de rastlanır. 0-400 metre derinliklerde yaşar. Sivriburun karagöz, 35 santimetreye kadar büyüyebilen, sürü halinde yaşayan, mevsimsel olarak beslenme, üreme, kışlama gibi nedenlerle oldukça uzun mesafelerde göç eden bahklardır. Kıyıların taşlık, çakılları arasında bitkileri ve küçük kabuklularla besinlenir. Bu balıkların mensup olduğu spridea familyasına ait pek çok balık türü sularımızda yaşar.

SİYAH SAZAN (Mylophaıyngodan piceus)
Çamur sazanı da denir. En çok 80 santimetre boya ulaşır. Sakin akan nehirlerin çamur veya kumlu zeminlerinde, derinlerde, kabuklular ve yumuşakçalarla beslenerek yaşar. Eti lezzetlidir. Çin'de üretimi yapılmasına karşın ülkemizde değerlendirilmesi henüz araştınlmaktadır.

SOMON (Salmo salar)
Anayurdu Kuzey Amerika'dan dünyaya yayılmış, üretilmek üzere de ülkemize getirilmiştir. Boyu, ortalama 60-100 santimetre, ağırlığı da 3-15 kilogram olabilir. 150 santimetreye ulaşanları olur. Hızlı akarsuların, oksijeni bol temiz sularında yaşar. Doğal yetişenleri 2-3 metre yükseğe atlayıp yüzerek 2-3,000 km.'lik nehir kaynaklarına ulaşıp burada ekim-kasım arası üreme yapar. Doğan yavrular, tekrar acı sulara iniş yapar. Yetişkinleri denize de uyum gösterir. Etoburdur. Böcekler, sinekler, kabuklular ve irili-ufaklı balıklarla beslenir. Tatlı su balıklarından eti en lezzetli olanıdır. Ayrıca yumurtasından kırmızı havyar elde edilir. Ekonomik değeri çok yüksektir.

SUDAK (Stizostedion fucioperca)
Marmara, Trakya, Karadeniz ve Göller Bölgesi'nde 10-15 yıl yaşayan, 40-70 santimetreden 130 santimetre boy ve 1-5 kg'dan 12 kilogram ağırlıkta olabilen; hareketli, avcılığı zevkli bir balıktır. Kendinden küçük balıklarla beslenir. Nisan-mayıs arasında 200,000-1,000,000 yumurta vererek ürer. Gündüzlerini dipte geçirip, avlarımak için sabah erken veya akşam üzerleri su yüzeyine çıkar. Etinin deniz levreğine yakın lezzeti ve bol verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksek bir tatlı su balığıdır.

TAHTA BALIĞI (Blicca bjoerkna)
Marmara ve Trakya Bölgesi'nde ağır akışlı nehirlerin sıcak, sığ ve bitkisi bol bölümlerinde yaşar. Göllerde de yaşam gösterir. Planktonlar, küçük canlılar ve bitkilerle beslenir. Mayıs-temmuz arası üreme yapar. Çok yavaş büyür. 3-5 yaşlarında 10-12, en çok 25-35 santimetre olabilir. Eti çok kılçıklı ve lezzetsizdir. Genelde ekon balıkların yetiştiriciliğinde yem olarak kullanılır.

TAŞALTI BALIĞI (Cottus gobio)
Kuvvetli akan dere ve ırmakların berrak sularında, taşlar arasında yaşar. Boyları ortalama 12-13 santimetre en çok 20 santimetre olur. Su içindeki balık yavruları, bitkiler ve özellikle alabalık yumurtalarıyla beslenir. Tath su levreği ve tuma balığı için de kendisi yem olur. Üreme devresi şubat mayıs arasıdır. Eti gevrek ve lezzetlidir.

TAŞISIRAN BALlĞl (Cobitis taenia)
Yavaş akıntılı nehirler veya göllerin, suyu berrak, kumlu zeminlerinde yaşar. Çeşitli türleri vardır. 5-12 santimetre boyda olabilen taşısıran, gününü kumlu diplerde geçirip geceleri avlanır. Küçük organizmalar ve hayvanlarla beslenir; bu arada avları ile beraber kumları da ağzına alarak çiğner. Nisan-haziran arası ürer; yapışkan yumurtalarını taşlara, köklere, bitki saplarına bırakır. Taşısıran balıkları, doğa dengesi yönü ile değerlidir.

TATLISU KAYABALIĞI (Proterorhmus mannoratus)
Karadeniz'e akan akarsuların diplerinde fazlaca rastlanan, yaşamı diğer kaya balıklarıyla benzerlik gösteren, boyları en çok 11-12 santimetre olabilen bir balıktır. 2-3 yaşlarında olgunlaşan dişileri, topluca yumurta verir. Erkekler de nöbet tutarak yumurtaları bekler. Yumuşakçalar ve küçük karideslerle beslenir. Tatlı sulara girişinde böcek larvaları da yer. Doğa dengesi balığıdır. Sportif veya ekonomik yönü olmayan bir türdür.

TATLISU KEFALI (Leuciscus cephalus)
Ülkemizin çeşitli bölgelerinde yaygın olan, hızlı akan dere veya nehirlerde, 7-10 yaşlarında 30-40 santimetre boy ve 600-1,000 gram ağırlığa erişen bir kefal türüdür. Yavru safhasında küçük kurtlar, karides ve böcek yavrularıyla beslenirken, büyüyünce ot da yer. Yaşlandıkça yırtıcı olup kurbağa ve sıçrayarak su dışındaki kelebekleri de yiyebilir. Nisan-haziran arası 45-50,000 yumurta dökerek ürer. Etinin lezzetsiz ve değersiz oluşuna karşın avcılığı çok makbuldür.


TATLISU KOLYOZ BALIĞI (Chalcalbumııs chalcoides)
Marmara, Kuzey Ege ve Karadeniz'in doğusundaki akarsu ve göllerin yüzeyinde yaşar. Zaman zaman da nehirlerin denizle karışımı acı su bölgelerine iner. Böylece acı su-tatlı sular arasında göçler yapar. 15-30 santimetre boyunda olabilir. Planktonlar, sinek larvaları (sivrisinek) ve küçük canlılarla beslenir. Mayıs-haziran arasında 15-25,000 yumurtasını taşlık, çakıllık dere kenarlarına bırakır. Yıllar öncesi "chalealbumus chalcoides İstanbulensis" türü Haliç'te Kağıthane Deresi'nde yaşardı. Etinin lezzeti, bölgesel olan bir balıktır.

TATLISU LEVREĞÎ (Perca lluviatHîs)
Kuzey bölgelerimizdeki, akarsu ve göllerle, bunların denizle ilişkili acı su bölgelerinde yaşar. Boyu 20-35 santimetre en çok 50 santimetre olabilir. Fazla göç etmez. Yumuşakçalar, küçük balıklar ve balık yumurtalarıyla beslenir. 7-8° C. sularda mart-haziran arası üreme yapar. Beyaz ve lezzetli etiyle taze olarak tüketildiği gibi olta avcıları içinde kıymetli bir balıktır.

TATLISU SARDALYASI (Clupeonella abrau muhusi)
İlk kez Rusya'nın Abrau Gölü'nde bulunmuş; 1943'de de ülkemizde Ulubat (Apolyont) Gölü'nde rastlanmıştır. İznik Gölü'nde de yaşamaktadır. Boyları 7-8, en çok 12 santimetre olan, sürü halinde dolaşan bir ringa/tirsi türüdür. Planktonlar, küçük su hayvanları ve omurgasızlarla beslenir. 2-3 yaşlarında olgunlaşıp 10-14° C. sularda haziran-ekim aylarında yumurtalarını açık suya bırakarak ürer. Eti, bölgesel olarak tüketilir. Daha ziyade alabalık yetiştiriciliğinde yem balığı olarak değerlendirilir.

TEKIR (Mullus surmuletus)
Karadeniz dışında diğer denizlerimizde yazın rastlanır. Boyları 15-35, en çok 25 santimetre olabilir. Kumluk, çamur veya taşlık kıyı kesimlerinin 3 metreden 100 metreye kadar derinlerinde gidip gelerek yaşar. Diplerdeki kabuklular, böcekler ve diğer canlılarla beslenir. Yaz aylarında üreyip yapışkan yumurtalarını 10-60 metre derinlere bırakır. Etinin lezzeti, eski Roma çağlarından beri namlıdır. Bol avlanılan, ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

TİRSİ (Alosa fallax)
Boyları 30-33 santimetreye ulaşabilen tirsi, bir karadeniz balığıdır. İstanbul Boğazı ve Marmara'da az bulunur. Kıyıya yakın yerlerde sürü ile yaşarlar. Üreme mevsimleri ilkbahardır. Yumurta bırakmak için acı su bölgelerine ve nehirlere girerler. Sardalya ailesinden bir balık oları tirsi; taze, tuzlama ve tütsülü olarak yenir. Ekonomik değeri yüksektir.

TRAKONYA (Trachinus draco)
Denizlerimizde yaşayan en zehirli balıklardandır. Ortalama 17-18, en çok 35-40 santimetre boya erişir. Hareketsiz bir balıktır. Fakat deniz dibinde avlarına karşı çok süratlidir. Zehirleri bir insanı sakat bırakabilir. Bu nedenle dikkat edilmelidir. Denizden çıktıktan, hatta öldükten sonra dahi zehirliliği devam eder. Özel olarak avcılığı yapılmaz. Aynı zamanda çarpan balığı olarak adlandırılan trakonya, küçük balık ve kabuklularla beslenir. Kış aylarında derinlere çekilir. Eti lezzetli olmakla beraber az avlandığından ekonomik değeri yoktur.

TRAKYA LEVREĞÎ (Gymnocephalus cemua)
Trakya'nın Karadeniz sahillerine dökülen ağır akışlı nehirlerle, bunların deniz bağlarıtılı acı su bölgelerinin kumlu zeminlerinde sürü ile yaşar. Boyları 18-35 santimetre olur. Kurtlar, balık yumurtaları, küçük kabuklular ve sinek larvalarıyla beslenir. Oburluğu diğer değerli balıkların besinleriyle yumurta ve larvaları için zarar vericidir. Üremelerini nisan-mayıs arasında yapar. Eti lezzetlidir. Bol avlanılması doğa için yararlı olur.

TRANÇA (Pagrus ehrenbergi)
Mercan ailesinden ve fangri ile aynı türdendir. Ege'nin ünlü balığıdır. Sıcak ve ılık denizlerin 20-25 metre derinlerinde yosun ve bitki örtülü kumluk veya taşlıklarda tek başırıa yaşar. Boyu 30-50, en çok 75 santimetre olur. Kış aylarında 150 metre derinlere iner. Kuvvetli çenesi ve dişleriyle her türlü kabukluyu kırıp yiyebilir. Aynca dip hayvanları ve balıklar da besinine ek olur. Hem erkek, hem de dişi karakteri gösterir. Yaz aylarında üreme yapar. Eti beyaz ve lezzetlidir. Geçmişte aşırı avlanılması, neslini çok azaltmıştır.

olci95
16-09-2007, 10:50
TURNA BALIĞI (Esox lucius)
Karadeniz'e akan nehirlerin berrak ve bol bitkili sularında ve çeşitli göllerimizde yaşar. Tatlı su balıklarının en hareketlisi ve en yırtıcısıdır. Tüm balıklara, hatta yaban ördeklerine saldırır. Kendi yavrularını da yediği olur. Yaşam şartları elverirse 20-25 yıl yaşar. Erkekleri en çok 100, dişileri ise 150 santimetreye kadar büyür. 2-3 yaşırıdan itibaren ilkbahar aylarında yaklaşık 200,000 yumurta vererek üremeye başlar. Genç ve küçüklerinin (1-3 kilogram ) eti lezzetlidir. Spor avcılığının en namlı balıklarındandır.

UÇAN BALIK (Exocoetus vofitans)
Güney Ege ve Akdeniz'de dibe inmeden deniz yüzeyinde yaşar. Planktonlar, omurgasızlar ve yavru balıklarla beslenir. Gümüş ve kefala benzer. Boyu 20-30 santimetre olabilir. Bazen büyük balıklardan kurtulmak, bazen de saatte 80 km.'yi bulan yüzme hızı gereği, su yüzeyinden 25-50 santimetre yükselip büyük kanatlarıyla 2-13 saniye ve 50-250 m.'lik planör uçuşları yapar. Baharla yaz arasında, deniz ortasında, yumurtalarını yosun, ağaç dalı gibi herhangi birşeye yapıştırarak ürer. Eti lezzetlidir. Bölgesel değerlenir.

USKUMRU (Scomber scombrus)
Genelde 25-35 santimetre olan, 40 santimetreye kadar büyüyebilen, sürüler halinde yaşayan Marmara'nın yerli balığıdır. Geçmişte Karadeniz ve Ege arasında büyük göçler yapan, eti çok lezzetli olan ve bol avlanılan uskumru, şimdilerde ekolojik nedenlerle seyrek rastlanan, adeta tükenmiş bir balıktır. Normalde, 2-3 yaşırıda olgunlaşan dişileri, 350-400,000 yumurtasını denize bırakır. Üreme devresi şubat-nisan arasıdır. Planktonlar, hamsi, çaça gibi küçük balıklar ve yavrular besinidir. 8-10 yıl yaşar. Torik ve kofana baş düşmanıdır. Az yağlı ve kurutulmuşuna çiroz denır. Yaşam ortamı tekrar varolduğunda ekonomik değeri en yüksek balıklardan biridir. Atlarıtik'te yaşayan lezzetsiz bir türü daha vardır.

ÜZGÜN (Callionymus lyra)
Renklerinin güzelliğinden ötürü mine balığı adıyla da tanınır. Boyları 25 santimetre kadar olabilen bu balık; karides, yengeç, deniz kestanesi, deniz yıldızı, omurgasızlar ve yosunlar gibi çeşitli besinlerle yaşar. Sığ sulardan 300-350 metre derinliklere inebilir. Denizlerimizde yaygın olarak bulunur. Etinin kıymetli olmayışı, dikenlerinin az da olsa zehirli oluşu ile herhangi bir ekonomik yönü yoktur.

VATOZ (Raja clavata)
Köpekbalığı ailesindendir. Bütün dünya denizlerinde çok çeşitli türleri yaşar. 1 m.'yi aşan boy ve 40-50 kilogram ağırlıkta olanlarına rastlanır. Uzun geziler yapmadan 15-20 metreden 100-150 metreye varan derinlerde kumlara gömülü yatarak av bekler. Kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Bahar ve yaz aylarında sahillere yaklaşarak üreme yapar. Dişileri, 10-30 yumurta verir. Eti lezzetlidir. Fakat az tutulur. Karaciğerinden A vitamini ve yağ üretilir. Ekonomik değeri vardır.

YAYIN (Silunıs glarıis)
Akarsu ve göllerde yaşayan balıkların en büyüğüdür ve aynı zamanda en uzun yaşayanıdır. Ortalama 1-2 m'den 3 metreye kadar boy ve 150 kilogram ağırlığa erişebilir. 35-40 yıldan 100 yıla kadar da yaşayabilir. Yavaş akan nehirlerde, göllerde, dipte hareketsiz yatarak yaşar. Etobur bir balıktır. Sualtındaki bütün hayvanları yiyebilir. Mayıs-haziran arasında gece sessizliğinde yumurta dökerler. Dişileri ağırlığına oranla kilogram başırıa 7,000-25,000 yumurta döker. Tatlı su balıkları içinde eti en lezzetli balıklardan biridir. Ekonomik değeri çok yüksektir.

YAZILI HANİ (Serranus scriba)
Uzunluğu en çok 25 santimetre olabilen yazılı hani, kendi türünün tipik bir ömeğidir. Belli bölgelerde yalnız yaşar. Levrek balığı ailesindendir. Kendinden küçük balıklar, karides gibi kabuklularla beslenir. Yaklaşık 30 metre derinlerde, belirli bölgelerde yanlız yaşar. Baş kısmındaki çeşitli renk ve süslemelerden "yazılı" ismini alır. Üremeleri mayıs-haziran arasında olup cins ve türlerine göre 18-900 bin yumurta döker.

YILAN BALIĞI (Anguilla anguilla)
Erkekleri 30-50 santimetre, dişileri 45-100 santimetre olabilen; hem tatlı, hem de tuzlu sularda yayılış gösteren bir balıktır. Doğumu ve 3 yıllık gelişmesinden sonra tatlı sulara girer. 8-20 yıl buralarda kaldıktan sonra tekrar üremek için Atlas Okyanusu'nda Sargossa Denizi'ne yönelirler. Burada 7-10° C. sularda yaklaşık 1,000-3,000 metre derinlerde milyonlarca yumurta dökerler. Dönüşü başarabilen yavrular, tekrar acı su bölgelerine gelirler. Yırtıcı ve obur bir canlıdır. Yumuşakça, kabuklular ve balıklarla beslenir. Etinin lezzeti yanında yetiştirmeye uygunluğu ile ekonomik değeri çok yüksektir.

ZARGANA (Belone belone)
60-70 santimetre bazen de 1 metre uzunluğu varan zargana, ortalama 18 yıl yaşar. Hamsi, çaça, çamuka ve kıraça gibi küçük balıklarla besinlenir. Ilıman denizlerimizin yerli balıklarındandır. Kılıç balığı başlıca düşmanıdır. Yapısıyla gayet çevik ve süratli bir balıktır. Kendini korumak için su yüzeyine sıçrayarak da yüzebilir. Eti yönünden değerlidir. İlkbahardan sonbahara kadar üreme sürecinde 30-50 bin yumurta verir.

ZURNA BALIĞI (Scomberesox saurus)
Uskumru turnası da denir. Ilık ve sıcak denizlerin üst düzeylerinde ve sahillerden uzakta yaşar. Uzunlukları ortalama 50 santimetredir. 20-30'lu gruplar halinde gezerler. Bilhassa Ege ve Akdeniz'de rastlanır. Etçil bir balıktır ve sürü halindeki küçük balıklarla beslenir. Etleri beyaz ve lezzetli olmakla beraber, kütle avcılığı yapılamadığı için ekonomik değeri önemsizdir. Erken ilkbahardan yaza kadar her seferinde 1,000-1,500 olmak üzere 7-8 defa yumurta verirler.

olci95
16-09-2007, 11:05
:confused: arkadaşlar özür dilerim resimlerini koyamadım bende vardı ama link gösteriyor resim için bendede resimlerin linki değil bilgisayarımın hafızasında var bende koymayı denedim ama koyamadım eğer siz biliyorsanız bana söyleyen resimleri koyayimsaygılarımla

didaci
16-09-2007, 15:38
bu bilgilerde yeter kardeşim sağol. ben de tam anlamıyla nasıl resim gönderilir bilmiyorum görüşmek üzere teşekkürler

svr0607
16-09-2007, 16:40
Ortak bilgiler güzel..Ama bunların herbirinden birer tane tutmayı dene bakalım:D:D eline sağlık ama ansiklopedi türü bir bilgi kaynağından alındığını hemen belli ediyor:D:D balık tutma hevesin kaçmasın genç kardeşim..

35s01156
16-09-2007, 17:23
İSTRONGİLOS (Spicara smaris)
Bütün denizlerimizde ve denizlerin nehirle karışan acı su bölgelerinde yaşar. İzmaritle aynı ailedendir. Erkekleri 13-16, dişileri 15-20 santimetre boy ve 50-100 gram ağırlıkda olur. Suların ısısına göre açık denizle kıyılar arasında gidip, gelirler. Nisan-mayıs, bazen de temmuza kadar üreyip 40-60,000 yumurta döker. Planktonlar, küçük hayvanlar ve deniz bitkileriyle beslenir. Eti lezzetlidir, bol bulunduğu için ekonomik değeri vardır.

İZMARİT (Maena smans)
Denizlerimizin yerli balıklarındandır. Küçüklerine kancur, büyüklerine kanal izmariti denir. Boyu ortalama 15 santimetre, dişileri daha küçük olur. Hareketli ve kurnazdır. Yaz aylarıda sahillere kadar sokulur. Üst, ön dikenleri tehlikelidir. Batar ve yara yapar. 10-12 yıl yaşayabilir. Erkekleri 3, dişileri 2 yaşırıda olgunlaşıp, 60-70,000 yumurta verir. Balık yumurtaları, yavruları ve yosunlarla beslenir. Eti beyaz ve lezzetlidir. Bol tüketilir.

KABABURUN (Chondrostoma nasus)
Çeşitli türleriyle ülkemizde yaygındır. Göl ve nehirlerin giriş-çıkışlarının dibe yakınlannda çakıllı bölgelerde yaşar. Boylan 25-40, en çok 50 santimetre olur. Taşlara yapışık yosunlar, bitki kökleri ve dip hayvanlanyla beslenir. Mart-mayıs arası ürer ve 100,000'e yakın yumurtasını çakıllann üstüne yapıştınr. Farklı türleri, bölgelere göre çeşitli şekillerde değerlendirilir.

KADİFE BALIĞI (Tınca tinca)
Kuzey bölgelerimizin bol bitkili durgun veya yavaş akıntılı sularında yaşar. Genelde 30-40 santimetre en çok 60-70 santimetre olur. Planktonlar, küçük balıklar ve yumuşakçalarla beslenir. Gündüzlerini dipte geçirip geceleri avlanır. Mayıs-haziran arası üreme yapar. Eti lezzetlidir. Sazan yetiştiriciliğinde yardımcı olarak düşünülen bir balıktır. Sportif yönü zevklidir.

KAĞIT BALIĞI (Trachipetnıs trachypetrus)
Çok yassı vücuduyla kağıt ismini alır. Ilık denizlerin 15-20 metre derinliklerinde, göç etmeyip ısı şartlarına göre yer değiştiren planktonlar, omurgasızlar ve küçük balıklarla beslenen, boyları 3 metre olabilen bir balıktır. Karadeniz'de rastlanmaz, diğer denizlerde seyrek görülür. Sakin, yavaş ve ahenkli yüzen, sırasında çok hareketli olabilen bir canlıdır. Bahara doğru sahillere sokularak iklim şartlanna göre yaz boyunca ürer. İlginç bir balık olarak denizleri süsler.

KALKAN (Psetta maxima)
Bir dip balığı olan kalkan, Karadeniz'in en tanınmış balıklarındandır. Boğazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz'de seyrek rastlanır. Gezici balık değildir. Bütün hayatı dipte yatmakla geçer. Batı Akdeniz, Atlas Okyanusu ve Şimal Denizi'nde, kalkanın diğer türleri yaşamaktadır. 25-30 yıllık ömrü olan kalkan balığı, 1 metre boya erişebilir. Sahillerde 5-10 metreden başlayarak 300-400 metre derinliklere inebilir. Etçil ve fazlasıyla obur bir balıktır. Erkekleri 5-6, dişileri ise 6-7 yaşlannda olgunlaşıp üremeye geçebilir. Üremeleri 10°-15° C sularda nisandan hazirana kadar sürer. Milyonlarca yumurta vermesi yanında etinin lezzeti ve verimliliği ile ekonomik değeri çok yüksektir.

KANATLI KIRLANGIÇ (Cephalacanthus volitans)
Boyları 50 santimetreye ulaşabilen ve kırlangıçın bir türü olan bu balıklar, güzel ve bezeli renkleriyle Ege ve Akdeniz'de yaşar. Su yüzeyinden 1-1.5 metre yüksekte 1-10 saniyelik sürede 30-35 m.'lik uçuşlarla denizleri süsler. Suların ısınmasıyla beraber sahillere yaklaşarak, mayıs-temmuz arası ürer. 10-80 metre derinliklerde yumuşakçalar, kabuklular ve böceklerle beslenir.

KARAGÖZ (Diplodus vulgaris)
Bütün denizlerimizde, çoğunlukla Marmara ve Ege'de ılıman suların kayalıklarında yaşayan, bol bulunan ve sevilen yerli balıklarımızdandır. Sürüler halinde yaşar. Suların ısı şartlarına göre bahar aylarından ağustosa kadar üreme yapar. Çeşitli türleri sularımızda yaşar. Kuyruğu lekeli ve çizgili olanı ısparoz/ispari olarak tanınır. Lezzetli eti ve bol avlanılmasıyla ekonomik değeri yüksek bir balıktır.

KAYIŞ BALIĞI (Ophidion barbatum)
Denizlerimizde seyrek rastlanan, 2-3 metreden 150 metreye kadar derinliklerde, üstü bitkilerle örtülü kumsal, çakıllı diplerde fazla göç etmeden yaşayan bir balıktır. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenir. Boylan 30 santimetre olabilir. Bahar-yaz sonu üreme yapıp 15-18,000 yumurta döker. Eti lezzetlidir. Fakat seyrek bulunduğu için ekonomik değeri yoktur.

KEDİ BALIĞI (Scyliorhinus canicula)
Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 3 metreden 1,000 metreye varan derinliklerinde fazla göç etmeden yaşar. Kabuklular, omurgasızlar ve balıklarla beslenir. Boyları ortalama 80-150 santimetre olur. Kuşlar gibi çiftleşip, yumurtlayarak nrer. Bahar aylarında yumurtalarını bir torba içinde kayalıklar arasına bırakır. Bir mevsimde birkaç kez yumurtlayabilir. Kuluçka süresi 15 gündür. Eti lezzetli olup yenilebilir. Aynca sportif avcılığı da yapılır.

KELER (Squatina sguatina)
Köpekbalığı ailesindendir. Sıcak ve ılıman denizlerin 5-100 metre derinlerinde sahil yakınlarında veya 70-400 metre açıklarında, kumlu, çamurlu alanlarda fazla göç etmeden yaşar. Boyu 2 metreye ulaşabilir. Büyük ağzıyla dipteki ölü veya diri balıkları, omurgasızlarla sürü halindeki balıkları yutarcasına yiyerek beslenir. Bahar sonu yaz aylannda dişiler, gruplar oluşturarak sahillere yakınlarda döllenir. 18-20 ay sonra tek başlarına 10-18 arası canlı yavru doğurur. Yüzgeçlerinin eti yenebilir, karaciğerinden yağ ve vitamin elde edilir.

KIKLA LAPİN (Labrus berggylta)
Ilık ve sıcak denizlerimizin yosun ve bitkilerle kaplı taşlıkların 2-30 metre derinlerinde yaşar. Dişi ve erkekleri arasında boy ve renk farkları görülür. Boyları 30-40, en çok 60 santimetre (dişilerde) olabilir. Yumuşakçalar ve kabuklularla beslenir. Dişleri çok kuvvetlidir. Üremeye yakın erkekleri, deniz bitkileriyle dişiye yuva hazırlar. Mayıs-ağustos arasında yumurta verir. Eti lezzetlidir. Aynca sportif avcılığı değerlidir.

KIRLANGIÇ (Trigüa lucema)
Ege, Akdeniz ve Marmara'nın fazla göç etmeyen, yerli balığıdır. Kısmen Karadeniz'de rastlanır. Ihk denizlerin sahil yakınlarında 5-300 metre derinliklerin diplerinde çiftler halinde yaşar. Küçüklerine derviş balığı da denir. Ortalama 25-50 santimetre olur. 80 santimetre ve 6-8 kilogram olanlarına rastlanır. 15-20 yıllık yaşamı vardır. 3 yaşırıda olgunlaşıp sahillerden uzakta üremelerini yapar. Küçük kabuklular, yumuşakçalar, deniz bitkileri ve böceklerle beslenir. Etinin lezzet ve yararıyla, her mevsimde bulunmasıyla ekonomik değeri yüksektir. Diğer Akdeniz ve Avrupa ülkelerinde de bol tüketilir.


KIRMA MERCAN (Pagellus aceme)
Mercan ailesindendir. 0-400 metre bazen de 700 metre derinliklere inebilmektedir. Yaşam çevresi taşlık, kayalık ve dibe yakın yerlerdir. Boyları 35-40 santimetreye ulaşabilir. Eti beyaz, gevrek ve lezzetlidir. Marmara, Çanakkale Boğazı ve Ege'de bolca bulunur. Ekonomik değeri yüksektir. Denizlerdeki ısıya göre ilkbahardan başlayarak ağustosa kadar üremeleri sürer. Etçil balık olan mercanlar çeşitli küçük balıklar, kabuklular ve omurgasızlarla besinlenir.

KIRMIZI HAVUZBALIĞI
Biyolojik yaşamı diğer havuz balığı türleri gibidir.15-20 cm boyu ve renginin güzelliği ile eski çağlardan beri havuzların şimdilerde de akvaryumların klasik ve kıymetli balığıdır. Çin'de ve Japonya'da üretilen çeşitli türleri ve formları vardır.

KIZILGÖZ (Rutilus mtilus)
Karadeniz, Trakya, Marmara ve Kuzey Batı Anadolu'nun sahil bölgelerindeki nehirlerde yaşar. 25-30, en çok 50 santimetreye büyür. Kızılkanatla büyük benzerliği vardır. Küçük canlılar ve bitkilerle beslenir. Bahar aylarında ürer ve 50-100,000 yumurta bırakır.. Eti değerli olmadığı için daha ziyade yem olarak kullanılır. Nehir ve kıyılardaki yırtıcı balıklar ve kuşlar içinde iyi bir besindir.

KIZILKANAT (Scardinius eıythrophthalmus)
Kuzey Anadolu'da soğuk olmayan ağır akışlı nehirler, göl ve göletlerin yumuşak tabanlı zeminlerinde yumuşakçalar ve bitkilerle beslenerek 10-11 yıl yaşar. 20-40 santimetre boy ve 200-400 gram ağırlıkta olur. 3-4 yaşırıda olgunlaşıp kg/ağırlığına göre 600,000 yumurta döker. Eti lezzetli fakat çok ince kılçıklı olduğu için makbul değildir. Tuma gibi yırtıcı balıklar için değerli bir yemdir.

KOCAAĞlZ (Aspius aspius)
Trakya, Marmara ve Kuzey bölgelerimizin hızlı akarsularında yaşar. Ortalama 60-80, en çok 100 santimetre boy ve 2-4 kilogramdan 10 kilogram ağırlığa erişebilirler. Etçil bir balıktır, su içindeki her türlü hayvanla beslenir. Erginleri yalnız dolaşır. Cinsel olgunluğa 4-5 yaşlarında ulaşıp nisan-temmuz arasında 80-100,000 yumurta verir. Az lezzetli eti nedeniyle ekonomîk değeri bölgeseldir. Buna karşın olta avcılığı çok zevkli bir balıktır. Yaşam karakteri bu balığın aynı olan "aps. vorax" türü Fırat ve Dicle Nehirlerinde yaygındır. Sis balığı olarak tanınır. Boyları 40 santimetre olur.

KOLYOZ (Scomber japonicus)
Bütün denizlerimizde bulunmakla beraber daha çok Marmara balığı sayılır. Şeklen uskumruya çok benzer fakat ayrı bir türdür. Büyük Okyanus'ta da sürüler halinde yaşar. Küçük balıklar, yavrular ve planktonlarla beslenir. 2-3 yaşırıda olgunlaşan dişileri temmuz-ağustos arası 300-400,000 yumurtasını denize bırakır. Eti uskumru kadar lezzetli olmamakla beraber, taze-kuru-tuzlu olarak bol tüketilen bir balıktır.

emeğine sağlık

Drosera
16-09-2007, 18:32
cok guzel bi paylasım tesekkurler ...

turkkan74
16-09-2007, 21:02
paylaşım için teşekkürler

karayel
19-09-2007, 08:17
Vallahi aferin, ellerine sağlık.
Metin içindeki harf hatalarından anladığım kadarıyla fine reder gibi bir yazılımla metne dönüştürülmüş, kim yaptıysa iyi iş çıkartmış, tek tek sayfaları tarayıp, içlerinden balık türlerini süzüp bunları OCR yazılımından geçirmek hiç kolay iş değil.

mersinli
19-09-2007, 11:13
Oğulcan,tebrikler ama daha yazılmamış binlerce balık türü var.Sen derslerini ihmal etme aman diyeyim.Başarılar.

olci95
19-09-2007, 16:08
teşekküler:)

antalyalı_şahin
25-09-2007, 22:22
gercekten cok faydalı ve acıklamalı bır anlatıs cok tşkur edrız