BALIK AVI Cengiz Balıkçılık Av İstanbul
SPOT BALIK, Hayata olta at! SPOT BALIK, Hayata olta at!








































Go Back   BALIK AVI > Tatlı SU Balık Avı > Göller, Barajlar ve Akarsular
Şifremi Unuttum
Kayıt Ol


Gala Gölü Ve Balık Türleri

Cevapla
25-07-2007, 19:42   #1
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
http://www.enez.gov.tr/foto/kategori...%20Gala%20Gölü


http://www.enez.gov.tr/foto/kategori...%20Gala%20Gölü


GALA GÖLÜNÜN LİMNOLOJİK ÖZELLİKLERİ, BALIKÇILIK SORUNLARI VE ÖNERİLER

Enez'in mazisi Antik çağlara kadar uzanmaktadır. Bu çağda önemli bir medeniyet merkezi durumunda olan ve Ainos adını taşıyan bölge, medeniyetlere sahne olmuştur. Sırayla Trak'ların Midilliler, Kıymeliler, Persler, Makedonyalılar,Mısırlılar, Bizanslılar egemenliğinde kalan Enez, 1456 yılında Fatih Sultan Mehmet'in kumandanlığında Has Yunus Bey tarafından karadan ve denizden kuşatılarak bu tarihte Osmanlı İmparatorluğu sınırları içerisine katılmıştır
Doğusunda Keşan, kuzeyinde İpsala, batısında Yunanistan, güneyinde Saros Körfezi bulunan Enez birbiriyle ve çevresinin eski ve şimdiki topoğrafik yapısında çok önemli değişiklikler olmuştur. Ele geçen tarihi kaynaklardan; Meriç nehrinin denize döküldüğü yerde çok büyük bir körfezin bulunduğu ve bu körfezde, Taşoz boğazından Çanakkale boğazına kadar olan bölgede, tek tabii .korunmalı limanın burada bulunduğu anlaşılmaktadır. Daha sonraki yıllarda Meriç nehrinin getirdiği alüvyonlarla körfez dolmuş ve böylece liman giderek önemini yitirmiştir. Aynı zamanda Meriç nehrinin getirdiği alüvyonların körfezde bazı çukur bölgelerin önünü kapatması ile Gala, Bücürmene, Dalyan ve Taşaltı olmak üzere birçok göl oluşmuştur. (Şekil 1) Bunların en önemlisi Gala Gölü'dür. Enez'e yaklaşık 10 km uzaklıkta bulunan ve bir alüvyon-set gölü olan Gala Gölü, gölayağı aracılığı ile Meriç nehrine dolayısıyla Ege Denizi'ne diğer taraftan mevcut bir kanal ile de Taşaltı lagün gölü ile bağlantılıdır.
Göl aralarında sadece sazlarla ayrılmış, ancak irtibatlı olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Bunlar Büyük Gala (Çeltik Gölü) ve Küçük Gala gölleridir. (Şekil 2) Gala Gölü üzerinde yapılan bilimsel çalışmaların sayısı yok denecek kadar azdır. İlk olarak U.Demirhindi 1963'ten itibaren yılda bir defa olmak üzere alınan 3 adet plankton örnekleri üzerinde gölün zooplankton türlerini tayin etmiştir. Göl üzerinde daha detaylı olarak yapılan çalışmaların ilki DSİ tarafından yapılmış ve bu çalışmalar 1986 yılında basılmıştır. Diğer önemli çalışmalardan biride, TÜBİTAK tarafından desteklenen, 1988 yılı sonunda bitirilip bir kitap haline getirilecek olan, yürütücüsü olduğumuz "Gala Gölü ve Bunlarla İrtibatlı Kanal ve Lagün'lerin Balıkçılık Durumu" projesidir. Bu projede, İ.Ü. Su Ürünleri Yüksekokulu Sapanca İç su Ürünleri Üretimi Araştırma ve Uygulama Biriminde çalışan 5 uzman ve 2 teknik eleman görev yapmaktadır.




EDİRNE İLİ ENEZ İLÇESİ GALA GÖLÜ'NDEN YILLAR ÜZERİNDEN AVLANAN BALIK CİNSLERİNE GÖRE MÎKTARLARI

Konu Conqueror tarafından (26-07-2007 Saat 09:33 ) değiştirilmiştir..
Conqueror çevrimdışı  
25-07-2007, 19:43   #2
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
MATERYAL VE METOD
Bu proje nedeniyle, Gala Gölü'ndeki ilk çalışmaya Ekim 1986 yılında başlanmıştır. Bu tarihten sonra çeşitli tarihlerde yapılan 8 seferde, gölde bir çok ölçüm ve analizler yapılmıştır. Her defasında gölün sathı ve dip suyu sıcaklığı, hava sıcaklığı ölçülmüş, rüzgâr durumu, havanın açık ve kapalı oluşu, göl suyunun rengi, su sathının dalgalı veya sakin oluşu gibi hususlar tespit edilmiştir. Suyun oksijeni, pH'sı, elektriği iletkenliği yerinde ölçülmüş, diğer kimyasal özelliklerini belirlemek için su örnekleri alınmış, alınan bu örneklerin analizleri Sapanca'daki laboratuarlarımızda yapılmıştır. Plankton ve Bentos örnekleri alınmış, bunlar üzerinde yapılan çalışmalarda gölün plankton ve bentos türleri tespit edilmiş, planktonun m2'deki fert ki adetleri ve yaş olarak ağırlıkları, Bentosun ise m2'deki fert adetleri ve yine yaş olarak ağırlıkları ölçülmüştür.Balıkçılık çalışmalarımızda, çeşitli büyüklükteki göz açıklığına sahip monofil ağlar, pinterler, kasnak ve elektro-şok kullanılmıştır. Avlanan bu balıkların tek tek boy, ağırlık ve seks durumları tespit edilmiş ve her balığın pulundan yaş durumları belirlenmiştir.
GÖLÜN TANIMI
DSİ 1961 yılında yaptığı ölçümlerde gölün yüz ölçümünün 5.6 km', Munsuz ve Ünver ise 1983'te planometrik olarak yaptıkları hesaplamalarda 9.5km' olduğunu belirtmişlerdir. Ancak gölün yüzölçümü mevsimlere ve yağış durumuna göre oldukça farklılık göstermektedir. Kurak geçen mevsimlerde kıyıdaki çok geniş alandan sular çekilmekte buna bağlı olarak da göl derinliği oldukça azalmaktadır. Şekil 3'te çalışma yapıldığı yıllarda gölün en derin istasyonunda iskandille yapılan derinlik ölçümleri, göl suyunun rengi ve Secchi-disc ile yapılan ışık geçirgenliği ölçümleri (bulanıklılık) gösterilmiştir (Şekil 3). Görüleceği gibi derinlik,mevsimlere , yıllara göre oldukça değişmektedir. Bunda en büyük rolü yağışlar almaktadır. Gölün hakim rengi bulanık-sarı olmakla beraber, yaz ve sonbaharda kökü ve gövdesi su içinde olan yüksek bitki topluluğu (Valisneria spiralis L., Myrophyllum spicatum L. ve Chara sp.) ile su içindeki yeşil alglerin çokluğundan suyun rengi yeşilimsi bulanık sarı görünümdedir.Gala Gölü'nün sığ olması ve rüzgârlarla sık sık karışması nedeniyle, göl suyunun sıcaklığı ile hava sıcaklığı arasında bir uygunluk vardır. Diğer taraftan gölün dip ve satıh suyu sıcaklıkları arasında fark yok denecek kadar azdır. Bu sebep, yine yukarıda açıkladığımız gibi, sığ göl sularının, rüzgârlar nedeniyle sık sık karışmasından ileri gelmektedir.
Conqueror çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
25-07-2007, 19:44   #3
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
GÖLÜN KİMYASAL ÖZELLİKLERİ
Gölde her mevsim yeterli miktarlar çözünmüş oksijen'e rastlamak mümkündür. Oksijenin yeterli oranda oluşunda suyun rüzgârlarla sık sık karışmâsı sonucunda oksijenin suya geçmesinden ve sudaki yeşil alglerin, özümleme sonucunda açığa çıkardığı oksijenden kaynaklanmaktadır. Ancak gölün pH'sı bize göre üzerinde önemle durulması gereken bir konudur. Gölün pH'sı zaman, zaman balıkların yaşayacağı sınırın üstüne göl çıkmaktadır. (Tablo 1) 1987 Haziran ayında bu değer 9.7'ye çıkmıştır. Bu değer, Turna, Sudak ve Sazan gibi Balıklarını yaşayacağı 9.2 sınırının çok üstündedir. Haziran 1987'de pH'nın 9.7 olarak ölçüldüğü dönemde, gölde çok miktarda sudak, kızılkanat ölülerine rastlanmıştır. Bu dönemde yaptığımız incelemelerde çeltik tarlalarındaki suların göle akıtıldığı tespit *edilmiştir. pH'nın yüksek olduğu ve göle kirletici maddelerin bırakıldığı zamanlarda, oksijenin nor*malde az olması beklenirdi. Ancak yukarıda bahsettiğimiz gibi bu bölgede hemen, hemen her zaman esen rüzgârlarla gölün dalgalı yüzeyiyle havadan bol oksijen alması ile gölde mevcut makro ve mikro yeşil Alglerin, özümleme sonucunda açığa çıkardığı oksijenden kaynaklanmaktadır. Gala Gölü'nün diğer kimyasal özellikleri mevsimsel ortalamalar olarak şöyledir: Görüleceği gibi, her mevsim, göllerin verimliliğinde en önemli kimyasal parametrelerden olan Fosfat ve Nitrat ye*terli miktarda bulunmaktadır. Yüksek olan klor miktarı ise gölün denizin etkisinde kalmasından kaynaklanmaktadır. (Tablo 2) Çalışmalarımız sonucunda zooplanktondan 21 cins, fitoplanktondan ise 24 cins tespit edilmiştir. Miktar olarak incelendiğinde, gölün plankton durumunun iyi olduğunu, kalite olarak da Omnivor, balıkların yiyebileceği türlerin bol miktarda bulunduğu tespit edilmiştir. Gölün zoobentos durumu çok zengindir. Bunlar, zaman zaman metrekare'ye 30 gram düşecek kadar fazla değerlerde tespit edilmiştir.
GÖLÜN BALIKLARI
Yaptığımız çalışmalarda Gala Gölü'nde Kerevit de dahil olmak üzere 16 tür tespit edilmiştir. (Tablo 3) Kaya balıklarından çok az fert elde edildiğinden bunların tür tayinleri yapılmamış, familya seviyesinde bırakılmıştır. Bu balıkların Latince isimleri ve yöresel isimleri verilmiştir. İşaretli olarak gösterilen balık türleri ise, avcılık yaptığımız her dönemde yakalanan balıklardır.Gölün en önemli ve ekonomik değerde olan balıkları; Yılan balığı, sudak, sazan ve turnadır.GÖLÜN BALIKÇILIĞI
Gala Gölü'nün balıkçılığı, S.S. Enez Balıkçılık İstihsal ve Satış Kooperatifi tarafından yürütülmektedir. Kooperatifin şu anda 120 üyesi bulunmaktadır. Bu sayı zaman zaman artmakta bazen de azalmaktadır. Bunlardan 7'si yönetim kurulunda da görev almaktadır. Kooperatifin 1 müdürü vardır. Kooperatifin fiilen üyeleri ve bunların yakınları olmak üzere, gölde balıkçılık faaliyetini sürdürenlerin sayısı 200 civarındadır.Bu üyelerin,50'si motorlu, 100'ü de motorsuz olmak üzere toplam 150 civarında teknesi vardır. 4-6 m. uzunluğunda olan bu tekneler, kik veya ayna kıç tipindedir. Diğer taraftan, gölün çekildiği dönemlerde, gölde bırakılan teknelere gidiş ve dönüşler, Tongarto denilen, alt tarafı düz ve çiftli tekneler kullanılmaktadır. Kullanılan ağlar, pinter ve fanyalıdır. Ağlar ve pinterler gölde belli bir süre bırakılmaktadır. Özellikle pinterler, uzun süre suda bırakılıp her gün veya birkaç günde bir, içindeki ürün alınarak yine aynı yere bırakılmaktadır. 2000'in biraz üzerinde sabit pinter, 10.000 m. civarında ağ bulunmaktadır.
Yakın zamana kadar sadece göl ve dalyan balıkçılığı yapan üyeler son yıllarda yavaş, yavaş deniz balıkçılığına yönelmektedirler. Göl ve dalyanlarda sürdürülen çalışmaları, özellikle dalyandaki balıkçılığı kooperatif düzenlemektedir. Gala Gölü'nden avlanan balıklar hakkında elimizde maalesef sıhhatli bilgiler mevcut değildir. Kooperatifin bize verdiği bilgilerden Gala Gölü'nden 1985 yılında 31 ton, 1986 yılında ise 29 ton civarında balık avlandığı açıklanmıştır. Bunlar yılan balığı, sudak, turna, tatlı su levreği, sazan, kızılkanat, tahta balığı gibi balıklardan oluşmaktadır.
Ekonomik değerde olan deniz ve iç su balıkları, çoğu zaman İstanbul balıkhanesine gönderilmektedir. Kızılkanat, kızılgöz, tahtabalığı ve küçük sazan gibi ekonomik değeri olmayan balıklar Enez de daha ziyade İpsala Keşan ve Malkara gibi çevre kasabalarda satılmaktadır. Yılan balığı ise dış ülkelere gönderilmektedir.
Bizim kendi av araç ve gereçlerimizle yaptığımız avcılıkta toplam 3720 adet ve 526.7 kg. balık avlanmıştır. Bu balıklar tek, tek tartılmış, boyları ölçülmüş, erkek ve dişi oluşlarına bakılmış ve yaş tayinleri yapılmıştır. Burada fazla detaya inmemek için bu tablolara yer verilmemiştir. Ancak gölün karnivor (et yiyen) balıklarının ve sazanın durumu bu göl için ilginç bulunduğundan bunların boyları, ağırlıkları ve yaş aralıkları Tablo 4'te gösterilmiştir. Görüleceği gibi, bu balıklardan büyük olanlara, uygun av araç ve gereçleri kullanıldığı halde rastlamak mümkün olmamıştır. Örneğin, 10 yaşında bir sazanın bile ağırlığı 600 gr. üzerinde tespit edilmiştir. Oysa bu yaşta olan bir sazan balığının en az 5 kg üzerinde bir ağırlığa ulaşması gerekirdi. Aynı şey turna ve sudak balığı için de söz konusudur. Turna ve sudağın yiyebileceği binlerce küçük balık var iken, bu balıklarda da 1 kg.'ın üzerinde ağırlıkta olanlar yok denecek kadar azdır. Bize göre bunun birkaç nedeni bulunmaktadır. Bu nedenler ilerde gölün balıkçılık sorunları ve alınması gereken tedbirler kısmında açıklanacaktır. Gölde kalış süreleri ve ne kadar alanı kapladığı bilinen av araçlarıyla yaptığımız avcılıklarda ağlarımızın metrekaresine düşen balık miktarı 0.168 kg, civarında tespit edilmiştir. Bu ise oldukça yüksek bir rakamdır. Ancak yukarıda da belirttiğimiz gibi bunlar boyları küçük olan balıklar olup yeterli miktarda su bulunduğu ve gölün verimli olduğu dönemlere aittir.
GÖLÜN SORUNLARI
Gala Gölü ve bununla irtibatlı kanal ve lagünlerde, su ürünleri açısından mevcut sorunların neler olduğu, genel hatları ile balıkçılar ve kooperatif yetkililerince bilinmektedir. Bu sorunların başında; zirai ilaç ve gübre ihtiva eden deşarj sularının göle akıtılmasıyla canlıların zarar görmesi ve aynı zamanda bu yerlerin dolmasına neden olması gelmektedir. Kurak mevsimlerde çeltikçiler için gölden su çekilerek göl seviyesinin düşmesi, dolayısıyla sudaki canlıların yaşam ortamının daralması ve değişmesi, Gala için önem arz etmektedir. Taş kapama nedeniyle zaman zaman, eski Meriç yatağında su akımı azalmakta, bunun sonucunda yatağın ağız kısmı kumlarla kapatılarak denizle irtibatı kesilmektedir. Böylece, göçmen balıkların göle girmelerinin önüne geçilmektedir. Gölde düzenli balıkçılık yapılamamaktadır. Sudak, turna gibi avını görerek ve kovalayarak yiyen balıklar, göl suyunun bulanık ve çok dalgalı oluşu nedeniyle yeterli oranda beslenememesi de, nedenlerden biridir. Ancak, bizim yaptığımız 1.5 yıl süreli araştırmalar ile DSİ'nin aynı yöndeki çalışmalarında, balık ölümlerinin başlıca nedeninin; aşağıda maddeler olarak belirtildiği gibi, göle deşarj suları ile verilen zirai ilaçlardan daha çok, bu sularla gelen nitratlı ve fosfatlı gübreler olduğu belirlenmiştir. Göl seviyesinin çeşitli nedenlerle düşmesi veya düşürülmesi sonucunda suyun fiziksel ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, diğer önemli sebeplerden biri olmaktadır.
1- Göl seviyesinin düşmesi sonucunda meydana gelen kot farkı nedeniyle göl, deniz suyunun etkisinde kalmakta, böylece göl suyunun tuz konsantrasyonu ve elektrik'i iletkenliği birden bire artmaktadır. Birçok balık türü bu yüksek tuz konsantrasyonuna dayanamayıp ölmektedir.
2- Göle deşarj sularıyla gelen nitratlı ve fosfatlı gübreler, aynı zamanda göl seviyesinin düşmesi sonucu suyun fazla ısınması, kökü ve gövdesi su içinde bulunan yeşil bitkilerin hızla çoğalmasına, gelişmesine su sathının üstüne kadar çıkarak adacıklar oluşmasına neden olmaktadır. Diğer taraftan da ölen bu yüksek bitkilerin hızla bozulmalarına da dip çamurunda kokuşmalarına neden olmaktadır.Bu durumda dip çamuru içinde bulunan zoobentos büyük oranda telef olmaktadır. Tabii bu da, gıdasını kısmen dip çamuru içersindeki bentik organizmalardan temin eden bazı balık türlerini yeterli şekilde beslenmesini engellemektedir.
3- Gölde bu şekilde aşırı çoğalan yeşil bitkiler özümlemede, göl suyundaki CO'i hızla tüketmekte CO 'in çok azalması mevcut dengenin bozulmasına ve pH'nın birden artmasına neden olmaktadır. Çoğu zaman pH balıkların dayanabildikleri sınırın üstüne çıkmaktadır.
4- Gerek deşarj sularıyla gelen katı maddeler ve gerekse gölde hızla çoğalan, bir taraftan.da ölen yeşil bitkilerle göl dolmaktadır.

Konu Conqueror tarafından (26-07-2007 Saat 10:37 ) değiştirilmiştir..
Conqueror çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
25-07-2007, 19:45   #4
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
ÖNERİLER
Meriç nehrinde normal su akıntısının sağlanması, nehir ve dalyan ağızlarının kooperatifin istediği zamanlarda açılması, deşarj sularının göle akıtılmaması, gölden, içindeki canlı organizmaların yaşantısını tehlikeye sokacak düzeyde su çekilmemesi gibi hususlar çevre ile yakından uzaktan ilgisi olan herkes tarafından önerilmektedir.
Ancak bizim bunlara ilaveten birkaç önerimiz daha olacaktır. Kooperatif yetkilileri ve kaymakamlıkla yaptığımız görüşmelerde belirttiğimiz gibi, göl çevresinde uygun görülecek bir veya birkaç yerde sazan ve tatlısu levreğinin yetiştiriciliğini yapmakta çok büyük fayda vardır. Zira bu iki balık, bu tür yetiştiriciliğe çok uygundur. Özellikle tatlısu levreği gölde çok miktarda, ancak satış boyunun altında yakalanmaktadır. Yine bu tür Avrupa'da özellikle Almanya'da çok sevilmekte ve ısrarla istenmektedir. Tatlısu levreğini hazırlanacak havuz veya göletlerde besleyebilecek balık ve diğer canlılar gölde ziyadesiyle mevcut olup, bu balıkların ekonomik degerleri de yoktur. Diğer taraftan bir çok nedenle gölde büyük sazana rastlamak mümkün olamamaktadır. Yine, göl çevresinde açılacak havuzlarda, yakalanan küçük boydaki sazanların bu yerlerde yetiştirmek, belli boya kadar getirmek mümkün olacaktır, Bu balığın da gerek içte ve gerekse dışta pazar durumu vardır. Sazanların da beslenmesi kooperatife büyük bir yük oluşturmayacaktır. Zira bu balık birçok zirai ürün artıklarını yiyebilmektedir. Bunu yapmakta şu faydalar söz konusudur:
1- Balıklar istenilen boy ve ağırlıkta olacaktır. 2- İstenilen zamanda daha doğru bir deyimle iyi para ettiği zamanda piyasaya sürmek mümkün olacaktır. 3- İstenilen miktarda vermek mümkün olacaktır. 4- Dış ülkelerden çoğu zaman "canlı balık" olarak yapılan istekler karşılanabilecektir. - Ekonomik değerde olan balık ve diğer bitkisel ürünler, kıymetli ete dönüştürülecektir.
Bir diğer önerimiz, gölde yapılan balıkçılığın sistemlerinde ve av araç gereçlerinde bazı değişikliklere gitmek lazımdır. Örneğin istenilen boyda balığı yakalaması, dip zemini ile fazla irtibatı olmaması, uzun ömürlü olması ve bakımının temizliğinin daha kolay olması ve çok balığı yakalayabilmesi nedeniyle monofil (duvar) ağlar kullanılmasında fayda görmekteyiz. Diğer taraftan göle bırakılan, bazı üyelerce uzun süre kontrolü yapılmayan sabit pinterlerin, sık sık temizlenmesinde, elden geçirilmesinde fayda vardır. alg ve diğer suspande maddeler tarafından göz açıklıkları kapanan pinterlerde su cereyanı olmaması nedeniyle içindeki balıkların kısa sürede ölmesi, diğer balıkların da girmemesi söz konusu olmaktadır.
Conqueror çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
25-07-2007, 19:56   #5
osmanaltunel
 
osmanaltunel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 3.745
Favori Kamışı: olta
En İyi Avı: Turna 140 cm. Gölbaşı
Teşekkürler Ahmet böyle devam et doğru yoldasın tekrar teşekkürler.
osmanaltunel çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
25-07-2007, 20:06   #6
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
Gala Gölü'nde Balık Stoğu..
Edirne Çevre ve Orman İl Müdürü Abdullah Bülbül, Meriç Nehri ile Gala Gölü Milli Parkı'nın deniz bağlantısının kesilmesi ve yoğun kirlilik nedeniyle balık stoğunun önemli ölçüde azaldığını söyledi.

--------------------------------------------------------------------------------

Bülbül, yaptığı açıklamada, Gala Gölü Milli Parkı kapsamında yer alan Meriç deltasının, Yunanistan-Türkiye sınırında çok geniş sazlıklar, göller ve tarım alanlarından oluşan, uluslararası öneme sahip sulak alanlardan olduğunu bildirdi.
Önemli bir kısmı Yunanistan içinde yer alan deltanın bir bölümünün Edirne il sınırları içinde yer aldığını belirten Bülbül, şunları kaydetti:
''Geçmişte, göçmen ve yerli balık türleri bakımından oldukça zengin olan göller, Meriç Nehri'nin yatağının değiştirilmesi, taşkın önleme seddeleri ile Meriç Nehri ile göllerin deniz bağlantısının kesilmesi ve yoğun kirlilik nedeniyle balık stoğu ve türleri önemli ölçüde azaldı. Lagün ve göllerde, göçmen balıklardan yılan balığına, kefal, yelene, sarıyanak ve deniz levreği yer alırken, yerli balıklardan ise sazan, turna, yayın, tahta balığı ve kızılkanat türlerine rastlanmaktadır.''
Gala Gölü'nün, Büyük Gala ve Küçük Gala olarak iki bölüm olduğunu bildiren Bülbül, ''Büyük Gala en geniş en geniş su aynasına sahiptir. Küçük Gala ise başta saz ve kamış olmak üzere çok yoğun su bitkileriyle tamamen kaplıdır'' dedi.
Bülbül, Gala Gölü ve yakın çevresinin sahip olduğu doğal ve kültürel kaynak değerlerinin yöre insanı ile birlikte korunarak, kaynakların sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla bölgede etkinlikler düzenlendiğini söyledi.
Conqueror çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
25-07-2007, 20:13   #7
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
MERİÇ DELTASI


Koruma statüsü:

Küçük Gaal ve Pamuklu göllerini içeren alan 2369 hektarlık kısmı 1991 tarihinde Tabiatı Koruma Alanı ilan edilmiştir.

Coğrafi Koordinatları: 40o47’ Kuzey 26o07 Doğu

Meriç Deltası, Yunanistan-Türkiye sınırlarında çok geniş sazlıklar, göller ve tarım alanlarından oluşan ülkemizdeki en önemli sulak alanlardan biridir.

Önemli bir kısmı Yunanistan sınırları içerisinde yer alan deltanın, ülkemizdeki kısmı idari olarak Edirne ili sınırları içerisindedir.

Deltada, Meriç nehrinin yatak değiştirmesi, alüvyon yığılması ve deniz hareketleri sonucunda denizden ayrılarak göl haline gelmiş irili ufaklı göl ve lagün bulunmaktadır.

Bu göl ve lagünlerin en önemlileri (Ülkemiz sınırları içinde kalan); Enez ilçesinin Kuzeydoğusunda bulunan Gala Gölü, Gala Gölü’nün Kuzeydoğusunda yer alan Sığırcı ve Pamuklu gölleri ve Enez ilçesini güneyindeki Dalyan gölüdür. Taşaltı gibi birçok küçük göl ve dalyan daha bulunmaktadır.

Denizin etkisinde kalan lagün karakterindeki göllerin suları nispeten tuzludur. Diğer göllerin suları ise tatlıdır. Derinlikleri 0.5-2 m, arasında değişmektedir.

Gala gölü, Büyük Gala (Çelik) ve Küçük Gala olarak iki bölümdür. Büyük Gala (Çelik ) ve Küçük Gala olarak iki bölümdür. Büyük Gala geniş bir su anasına sahiptir. Küçük Gala ise başta saz ve kamış olmak üzere çok yoğun su üstü bitkileriyle tamamen kaplıdır. Zengin ve gür bitki örtüsüne sahip delta, fauna bakımından da çok zengindir. Bölgede yoğun bir çelik tarımı yapılmaktadır.

Geçmişte, göçmen ve yeril balık tür ve stokları bakımından oldukça zengin olan göller, Meriç Nehri’nin yatağının değiştirilmesi, taşkın önleme seddeleri ile Meriç nehri ile göllerin, dolayısıyla da deniz bağlantısının kesilmesi ve yoğun kirlilik nedeniyle önemli ölçüde azalmıştır.

Lagün ve göllerde, göçmen balıklardan yılan balığı, haskefal, yelene, sarıyanak ve deniz levreği türlerine, yerli balıklardan da sazan, turna, yayın, sudak, tahta balığı ve kızılkanat türlerine rastlanmaktadır.
Ülkemize batıdan geren kuş yolu üzerindeki ilk sulak alan olan Meriç deltası kuş varlığı yönünden çok zengin bir yapıya sahiptir. Deltada bulunan göller, sazlıklar, çayırlıklar, çelik alanları, söğüt ve ılgınlardan oluşan ağaç toplulukları, su kuşlarının üreme, beslenme, özellikle ılıman iklim koşullarının sağladığı avantajla kışlama sahası olarak büyük önem taşımaktadır.

Karabatak gece balıkçılığı, alaca balıkçıl, küçük ak balıkçıl, erguvani balıkçıl, çeltikçi, küçük orman kartalı, kılıçgaga, uzun bacak, kara sumru ve bıyıklı sumru deltada kuluçkaya yatan önemli türlerdir
Conqueror çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
25-07-2007, 23:48   #8
kovboy
MESUT / ist
 
kovboy - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 1.398
Favori Kamışı: olta
En İyi Avı: 89cm turna 4,350kg
yararlı bilgiler için teşekkürler
kovboy çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
26-07-2007, 09:26   #9
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
GALA GÖLÜ SU KİRLENMESİ

Su kirliliği nedenlerine göre 5 gruba ayrılabilir.

1- Fiziksel kirlenme; (Sularda renk, koku, bulanıklık gibi nedenlerle olan değişiklik)
2- Kimyasal kirlenme; (Tuzlar, tarım ilaçları, deterjanlar, inorganik ve organik maddelerin yarattığı kirlenme)
3- Biyolojik kirlenme; (Suların hastalık yapan çeşitli organizmalarla kirlenmesi)
4- Radyoaktif kirlenme; (Nükleer silahların denenmesi sonucu görülen yağışlardan, nükleer gemilerden ve sahillerde kurulmuş nükleer istasyonların artıklarından veya nükleer yağışlarla kirlenen suların taşınması sonucu görünmektedir)
5- Termal kirlenme; (Nükleer ve Termik santrallerden fabrika soğutma sularından kaynaklanmaktadır)

Su Kirlenmesinin Yarattığı Etkiler:

1- Kirlenmenin balıkçılığa olan etkileri: Kirlenmeye neden olan maddeler, balık türleri ve onların yaşamlarına bağlı olarak biyolojik birikim ve toksit etkiye neden olmaktadır. Çok az dozda bazı kirleticiler ölüme neden olarak balık miktarını düşürür, sürü kompozisyonunda değişikliklere yol açar. Kirlenme; balıklarda büyüme hızı, büyüme modeli, beslenme, olgunluğa erme döllenme yeteneği ve yumurta gelişmesine, fonksiyon bozukluklarına, fizyolojik ve kimyasal bozukluklara, balık biçiminde histolojik ve sitolojik bozukluklara neden olmaktadır. Dolayısıyla su kirlenmesinden dolayı su ürünlerinin verimliliği büyük ölçüde azalmakta, bünyelerinde biriken zehirli maddelerle insan sağlığını geniş ölçüde etkilemektedir.
2- Tarıma olan etkileri: Dünyanın birçok bölgelerinde kirli sular sulama maksadıyla artan oranlarda kullanılmaktadır. Suyun yüksek ph da olması veya toksik maddelerin eser miktarda dahi bulunması bitkilere zararlı olmakta, ürün miktarında azalma ve kalitesinde bozulmalara neden olmaktadır.Gala Gölü'nde balıkçılıkla ilgili araştırma yapmak için 8 adet örnekleme yerinde 2 sene kadar kirlilik etütleri yapılmıştır. Bunlarla ilgili fiziksel ve kimyasal veri ortalamaları aşağıda verilmiştir.
Gala Gölü Tahliyesi:Bir sulama şebekesinde sulama suyunun temini kadar sulamadan dönen suyun tahliyesi de aynı derecede önemlidir. Altınyazı-Karasaz sulamasından ve İpsala ovasından dönen sular İP-1 kanalı ile, Cimra ve Telmata havzalarındaki sular drenaj pompaları ile ve Keşan-Kadıköy sulamalarından dönen sular Gala Gölü'ne boşalmaktadır.

Gala Gölünden deşarj suları da (2.OOx3.00) ebatlarında yapılan 10 gözlü ve balık geçidi menfezleriyle Meriç Nehri'ne ayrıca taş yarma kanalıyla da Ege Denizi'ne ulaşmaktadır.
Taş yarma kanalı deşarj eğrisi ve Taş Yarma Kanalı ile 10 gözlü menfezin müşterek deşarj eğrisi Eklerde verilmiştir.
10 gözlü menfezin taban kotu + 0.28 m.dir. Gala Gölü su kotu, Meriç Nehri su kotunun altına düş*tüğünde veya bir başka deyişle Meriç'e feyezan geldiğinde Gala Gölü'ne suların girmesini önlemek için 10 gözlü menfezin kapakları kapatılmaktadır. Göldeki su seviyesinin yüksek olduğu dönemlerde ise arazinin ekime çabuk hazırlanması için menfezin kapakları açılmaktadır.
Gala Gölü'ne bilhassa göçmen balıkların girebilmesi için -1.17 m. taban kotunda balık çeşidi menfezi yapılmıştır.
1984 yılı taşkınlarında Gala Gölü maksimum seviyesi 2.31 m., Meriç kotu ise 1.93 m. olmuştur. Taş yarma kanalı maksimum su seviyesi + 2.00 m olduğunda kapasitesi 45.00 m'/sn. 10 gözlü menfezde aynı seviyede 111.00 m3/sn atabilmektedir

Konu Conqueror tarafından (26-07-2007 Saat 09:32 ) değiştirilmiştir..
Conqueror çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
26-07-2007, 10:01   #10
Conqueror
Ahmet Fatih Eryılmaz / Edirne / Kutlutaş
 
Conqueror - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
 
Mesajlar: 10.585
Favori Kamışı: Silstar at makara 50 lik , Silstar Bx makara 50 lik ,Silstar 2,70 m iki adet kamış
En İyi Avı: 100 gr israil sazanı
Ancak Enez deniz ve plaj tutkunlarından çok balıkseverler için bir cennet. Deniz, göl ve nehrin birbirine karışmasından ötürü hem tuzlu hem de tatlı su balıkçılığı yapılıyor. Özellikle Meriç nehri ve Gala gölünde yakalanan yılan balığının bir numaralı müşterileri İtalyanlar. Enezi dünyaya tanıtan bir başka balık ise Üzmene kefali. Deniz ile bataklık arasında kalan Üzmene gölünde yakalanan kefal türünün eti bembeyaz ve ızgara için ideal.
Balıkçılık bu kadar yaygın olur da balık festivali olmaz mı? Enez’de her yıl Temmuz ayında Av ve Balık Festivali düzenleniyor.
Conqueror çevrimdışı   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Bu Konuyu Paylaş!
Bu Konuyu Facebook'ta Paylaş!
Facebook
Bu Konuyu Friendfeed'de Paylaş!
Friendfeed
Bu Konuyu Twitter'da Paylaş!
Twitter
Bu Konuyu Google Buzz'da Paylaş!
Google Buzz

Konu Araçları

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz aktif değil dir.
Mesajlara Cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz aktif değil dir.

Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Forum navigasyonu




Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:10 .


Powered by: vBulletin
Copyright ©2000 - 2014, Jelsoft Enterprises Ltd.
Her hakkı saklıdır. Copyright ©2004 - 2014, Balikavi.net