- Yaş
- 58
- Şehir
- İZMİT
- Favori Kamış
- olta- zıpkın
- En iyi avı
- 150 cm boyunda camgöz cinsi köpek balığı
- İsim
- MERT
BAZI ANA YAPAY YEM AİLELERİ VE KULLANIM TEKNİKLERİ
Yeni bir yem alırız. O rengarenk ve pırıl pırıldır. Güzeldir. Arkadaşlarımız da bu yemin çok avcı olduğunu söylerler. Biz de yeni yemimizle favori avlağımıza, içimizde büyük umutlar besleyerek gideriz. Boş geri alışlara katlanarak, bıkmadan usanmadan düzinelerce kez yemimizi atıp çekeriz. Ve nihayet yine böyle bir çekişin ardından, yapay yemimizden acıklı bir şekilde sarkan boş iğnelere üzülerek bakarız. Sabır taşmıştır. Bu yemden herhangi bir beklentimiz kalmamıştır. Artık yeni yemimiz, ne müstesnadır ne de gizemli bir tarafı kalmıştır. O, bizim için çok sıradan olmuştur. Belki de sadece cebimizden para almak için icat edilen bir zımbırtıdır. Ve yeri, tıpkı işe yaramayan diğerlerini de attığımız bir kutudur. İçimizden bu çöp parçasını bize satmak için onu övüp, diller döken satıcıya bir kızgınlık duyarız.
Eğer son zamanlarda, yukarıda yazılanlara benzer bir şeyler yaşadıysanız, bu metin sizin içindir.
Elbette siz, yapay yeminizi en doğru şekilde kullandığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Aslında ona gerçekten şans verdiğinize emin misiniz.Bu soru da nereden çıktı diyebilirsiniz. Ne de olsa siz, daha önce bu yeme çok benzeyen bir diğeri ile nasıl başarıyla balık yakaladıysanız, bu yeni yem için de aynı uygulamaları denediniz ama bu kez o çalışmadı. Hatta bu kez ilaveten, makineniz ile misinayı kimi zaman daha hızlı kimi zaman daha yavaş çektiğiniz halde sonuç alamadınız.
Görüyorum ki, işe en başından başlamalıyız. Şimdi siz birkaç soruya yanıt verin ve bu cevapları beraberce analiz etmeye çalışalım. Bunun sonucunda siz, gerek alışveriş sırasında gerekse satın aldığınız yemi kullanırken, daha bilinçli ve etkin olacaksınız.
Başlamak için küçük bir sınav;
1- Öncelikle, satın aldığınız bir yemin, imalatçı tarafından hangi yapay yem ailesinin bir ferdi olarak sınıflandırıldığına dikkat eder misiniz.
2- Satın aldığınız yemin gerektirdiği, kamış-makine-misina kombinasyonunu bilir misiniz.
3- Satın aldığınız yem için, imalatçının önerdiği kullanma tekniğini inceler misiniz.
4- Aslında yapay yeme rehberlik edenin, bizzat siz olduğunuzu aklınızdan çıkarır mısınız.
5- Kamışınızın su yüzeyine göre olan pozisyonunun, yapay yeminizin hareketlerini nasıl etkilediğini biliyor musunuz.
6- Yapay yeminize ekstra hareketler yaptırmak için kamışınızı kullanır mısınız.
7- Siz makine ile sarıp yeminizi çekerken, bu işlemi hızlandırdığınızda ya da yavaşlattığınızda yapay yemin nasıl davrandığını biliyor musunuz.
8- Yapay yeminizin, av sırasında, herhangi bir anda hangi derinlikte olduğunu daima kestirebilir misiniz.
9- Sürekli ve akıcı olarak, misinada oluşan boşluğu alabiliyor musunuz.
10- Daima yakalamayı hedeflediğiniz balığın türünü bilerek mi avlanmaya gidersiniz.
Eğer yukarıdaki soruların yarısından fazlasına hayır diyorsanız; yapay yem ile pratik avcılığa başlamadan önce, bu tür avcılığın teorisi hakkında kendinizi geliştirmeniz gerekir. Aksi halde, yapay yem kullanarak balık avlamanız, karanlık bir odada, tüfekle sinek vurmak kadar rastlantısal olacaktır.
“Ne münasebet! Ben bu şekilde bir sürü balık yakaladım” diyorsanız; Sizin adınıza mutluluk duyarız. Ama bu sadece, sizin, balıkların kendiliğinden kayığın içine atladığı türden
son derece özel avlakların yerini bildiğinizi gösterir.
Ne dersiniz, artık detaylara girmeye başlayalım mı?
Öncelikle, balık avlamada başarının ögelerinden bahsedelim. Biraz sonra göreceğimiz bu stratejinin duyurucusu, Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük balıkçılık dergisi olan In Fisherman’ın baş editörü Doug Stange’dir.
Stange’in sunduğu formül şudur;
B = Ba + Y+ S
B = Başarı ( balığın yakalanması )
Ba = Balık
Y = Yer
S = Sunum / takdim
Gördüğümüz gibi bu formülün içinde yapay yem hakkında bir şey yoktur. Buradan, acaba, yapay yem seçiminin “başarı” ile bir ilgisinin olmadığı, bu seçimin konu dışı olduğu sonucuna mı varmalıyız. Tabii ki değil. Yapay yem konusu, yukarıdaki formülde iki unsur içinde gizlenmiştir. Bunlardan ilki “Ba” yani “balık”tır. Buna göre, hedeflediğimiz türün alışkanlıkları, söz gelimi hangi periyotda ne tür balıklarla beslenmeyi tercih ettiği, bize seçeceğimiz yapay yemin boyutunu ve rengini bildirir. Diğeri ise “S” yani “Sunum/takdim”dir. Gerçekten de iyi bir takdim pek çok durumda başarının anahtarıdır. Takdim kolektif bir terimdir ve suyun yapısına, yapay yemin hareketinin hızına, çokluğuna, sıklığına gibi konulara atıfta bulunur. Diğer taraftan avlanırken batan bir yem mi yoksa yüzen bir yem mi kullanacağız ya da yüzeyde çalışan bir yem mi yoksa derinde çalışan bir yem mi kullanacağız gibi sorunlarla ilgilidir. Bize sunduğu çözümler, doğru kararlar almamızı sağlar.
Örneğin; dibi su altı bitkileri ve ilişkenlerle dolu, sığ bir avlakta, dalan bir yem kullanarak işimizi zorlaştırmak yerine, sığ sulara uygun yapay yemler ( seğirtme yemler gibi )ve teknikler ( yemi sürükleyerek çekmek – sırtı- gibi ) önererek işimizi kolaylaştırır.
Takdim konusunun en önemli noktası elbette tekniktir. Teknik, yapay yemi fırlattıktan sonra, geri çekerken kullandığımız çeşitli varyantları içerir. Bu ise gerek teorik gerekse pratik bilgi ve deneyim gerektirir. Teknik konusu, aynı yemin, aynı zamanda, aynı yerde neden farklı sonuçlar alabileceğinin de sebeplerini belirler. Kötü bir sunum diğer bir ifade ile yanlış teknik, balık yakalayamama sonucunu getirir.
Avlağa uygun sunum nedir? Bu soru birkaç basit cümle ile açıklanamayacak kadar komplikedir. Usta balıkçılar, her bir yemin ayrı ayrı yaklaşım ve teknik gerektirdiğini söylerler. Bu söylem biraz abartılı olsa da kesin olan, ana yapay yem aileleri ve onların kullanım metodları hakkında edinilecek olan bilginin faydalı hatta neredeyse zorunlu olduğudur. Bu büyük yem gruplarının her biri farklı bir tekniği gerektirir ve durmaksızın imal edilen yeni üretimler de pazardaki yerlerini alarak, en azından temel tekniklerin bilinmesi zorunluluğunun altını çizerler. Bu bilgiye sahip oldukça ve ustalık basamaklarını tırmandıkça, birkaç atıştan sonra sahip olduğumuz bir yapay yemi doğru değerlendirme ve bu yemden en verimli balıkçılığın hangi metodla yapılabileceğini keşfetme etkinliğimiz artacaktır.
Şimdi bu ana yapay yem ailelerini ve onların önemli alt türlerini inceleyelim.
Yeni bir yem alırız. O rengarenk ve pırıl pırıldır. Güzeldir. Arkadaşlarımız da bu yemin çok avcı olduğunu söylerler. Biz de yeni yemimizle favori avlağımıza, içimizde büyük umutlar besleyerek gideriz. Boş geri alışlara katlanarak, bıkmadan usanmadan düzinelerce kez yemimizi atıp çekeriz. Ve nihayet yine böyle bir çekişin ardından, yapay yemimizden acıklı bir şekilde sarkan boş iğnelere üzülerek bakarız. Sabır taşmıştır. Bu yemden herhangi bir beklentimiz kalmamıştır. Artık yeni yemimiz, ne müstesnadır ne de gizemli bir tarafı kalmıştır. O, bizim için çok sıradan olmuştur. Belki de sadece cebimizden para almak için icat edilen bir zımbırtıdır. Ve yeri, tıpkı işe yaramayan diğerlerini de attığımız bir kutudur. İçimizden bu çöp parçasını bize satmak için onu övüp, diller döken satıcıya bir kızgınlık duyarız.
Eğer son zamanlarda, yukarıda yazılanlara benzer bir şeyler yaşadıysanız, bu metin sizin içindir.
Elbette siz, yapay yeminizi en doğru şekilde kullandığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Aslında ona gerçekten şans verdiğinize emin misiniz.Bu soru da nereden çıktı diyebilirsiniz. Ne de olsa siz, daha önce bu yeme çok benzeyen bir diğeri ile nasıl başarıyla balık yakaladıysanız, bu yeni yem için de aynı uygulamaları denediniz ama bu kez o çalışmadı. Hatta bu kez ilaveten, makineniz ile misinayı kimi zaman daha hızlı kimi zaman daha yavaş çektiğiniz halde sonuç alamadınız.
Görüyorum ki, işe en başından başlamalıyız. Şimdi siz birkaç soruya yanıt verin ve bu cevapları beraberce analiz etmeye çalışalım. Bunun sonucunda siz, gerek alışveriş sırasında gerekse satın aldığınız yemi kullanırken, daha bilinçli ve etkin olacaksınız.
Başlamak için küçük bir sınav;
1- Öncelikle, satın aldığınız bir yemin, imalatçı tarafından hangi yapay yem ailesinin bir ferdi olarak sınıflandırıldığına dikkat eder misiniz.
2- Satın aldığınız yemin gerektirdiği, kamış-makine-misina kombinasyonunu bilir misiniz.
3- Satın aldığınız yem için, imalatçının önerdiği kullanma tekniğini inceler misiniz.
4- Aslında yapay yeme rehberlik edenin, bizzat siz olduğunuzu aklınızdan çıkarır mısınız.
5- Kamışınızın su yüzeyine göre olan pozisyonunun, yapay yeminizin hareketlerini nasıl etkilediğini biliyor musunuz.
6- Yapay yeminize ekstra hareketler yaptırmak için kamışınızı kullanır mısınız.
7- Siz makine ile sarıp yeminizi çekerken, bu işlemi hızlandırdığınızda ya da yavaşlattığınızda yapay yemin nasıl davrandığını biliyor musunuz.
8- Yapay yeminizin, av sırasında, herhangi bir anda hangi derinlikte olduğunu daima kestirebilir misiniz.
9- Sürekli ve akıcı olarak, misinada oluşan boşluğu alabiliyor musunuz.
10- Daima yakalamayı hedeflediğiniz balığın türünü bilerek mi avlanmaya gidersiniz.
Eğer yukarıdaki soruların yarısından fazlasına hayır diyorsanız; yapay yem ile pratik avcılığa başlamadan önce, bu tür avcılığın teorisi hakkında kendinizi geliştirmeniz gerekir. Aksi halde, yapay yem kullanarak balık avlamanız, karanlık bir odada, tüfekle sinek vurmak kadar rastlantısal olacaktır.
“Ne münasebet! Ben bu şekilde bir sürü balık yakaladım” diyorsanız; Sizin adınıza mutluluk duyarız. Ama bu sadece, sizin, balıkların kendiliğinden kayığın içine atladığı türden
son derece özel avlakların yerini bildiğinizi gösterir.
Ne dersiniz, artık detaylara girmeye başlayalım mı?
Öncelikle, balık avlamada başarının ögelerinden bahsedelim. Biraz sonra göreceğimiz bu stratejinin duyurucusu, Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük balıkçılık dergisi olan In Fisherman’ın baş editörü Doug Stange’dir.
Stange’in sunduğu formül şudur;
B = Ba + Y+ S
B = Başarı ( balığın yakalanması )
Ba = Balık
Y = Yer
S = Sunum / takdim
Gördüğümüz gibi bu formülün içinde yapay yem hakkında bir şey yoktur. Buradan, acaba, yapay yem seçiminin “başarı” ile bir ilgisinin olmadığı, bu seçimin konu dışı olduğu sonucuna mı varmalıyız. Tabii ki değil. Yapay yem konusu, yukarıdaki formülde iki unsur içinde gizlenmiştir. Bunlardan ilki “Ba” yani “balık”tır. Buna göre, hedeflediğimiz türün alışkanlıkları, söz gelimi hangi periyotda ne tür balıklarla beslenmeyi tercih ettiği, bize seçeceğimiz yapay yemin boyutunu ve rengini bildirir. Diğeri ise “S” yani “Sunum/takdim”dir. Gerçekten de iyi bir takdim pek çok durumda başarının anahtarıdır. Takdim kolektif bir terimdir ve suyun yapısına, yapay yemin hareketinin hızına, çokluğuna, sıklığına gibi konulara atıfta bulunur. Diğer taraftan avlanırken batan bir yem mi yoksa yüzen bir yem mi kullanacağız ya da yüzeyde çalışan bir yem mi yoksa derinde çalışan bir yem mi kullanacağız gibi sorunlarla ilgilidir. Bize sunduğu çözümler, doğru kararlar almamızı sağlar.
Örneğin; dibi su altı bitkileri ve ilişkenlerle dolu, sığ bir avlakta, dalan bir yem kullanarak işimizi zorlaştırmak yerine, sığ sulara uygun yapay yemler ( seğirtme yemler gibi )ve teknikler ( yemi sürükleyerek çekmek – sırtı- gibi ) önererek işimizi kolaylaştırır.
Takdim konusunun en önemli noktası elbette tekniktir. Teknik, yapay yemi fırlattıktan sonra, geri çekerken kullandığımız çeşitli varyantları içerir. Bu ise gerek teorik gerekse pratik bilgi ve deneyim gerektirir. Teknik konusu, aynı yemin, aynı zamanda, aynı yerde neden farklı sonuçlar alabileceğinin de sebeplerini belirler. Kötü bir sunum diğer bir ifade ile yanlış teknik, balık yakalayamama sonucunu getirir.
Avlağa uygun sunum nedir? Bu soru birkaç basit cümle ile açıklanamayacak kadar komplikedir. Usta balıkçılar, her bir yemin ayrı ayrı yaklaşım ve teknik gerektirdiğini söylerler. Bu söylem biraz abartılı olsa da kesin olan, ana yapay yem aileleri ve onların kullanım metodları hakkında edinilecek olan bilginin faydalı hatta neredeyse zorunlu olduğudur. Bu büyük yem gruplarının her biri farklı bir tekniği gerektirir ve durmaksızın imal edilen yeni üretimler de pazardaki yerlerini alarak, en azından temel tekniklerin bilinmesi zorunluluğunun altını çizerler. Bu bilgiye sahip oldukça ve ustalık basamaklarını tırmandıkça, birkaç atıştan sonra sahip olduğumuz bir yapay yemi doğru değerlendirme ve bu yemden en verimli balıkçılığın hangi metodla yapılabileceğini keşfetme etkinliğimiz artacaktır.
Şimdi bu ana yapay yem ailelerini ve onların önemli alt türlerini inceleyelim.