denizci_kaptan
Senior Member
- Şehir
- İstanbul
- İsim
- Sami
Değerli üstadlar...
Bırakma oltası, adından anlaşılacağı gibi genelde akşam saatlerinde bırakıp sabah saatlerinde kontrol ettiğimiz bir olta türü olması nedeniyle, avın yakalanmasının yanı sıra sabah biz gelene kadar levreğin ölmeden veya kaçmadan yakalanabilmesi için püf noktaların tespiti için bu konuyu açıyorum. Kurt sardalye slikon rapala vs yemlerle yakalanan balık kıyıya çekilene kadar balıkçının mahareti gerekliliği çok önemlidir. Ancak bırakma oltası anlık refleksten ziyade tuzak avı olduğundan sistem birinci derecedede önem taşımakta.
Bırakma oltasında yem olarak mutlaka canlı yem kullanmaktayız. Genellikle kefal yavrusu ispari gelincik zargana lapin kaya balığı sarpa yengeç kalamar vs yemlerden hangisini bulabilirsek kullanıyoruz. Bu saydığım yemlerin herbirinin yaşam tarzı farklı olması nedenliyle iğneye takılışları av mahalleri en uzun süre canlılığını muhafaza edilebilmeleri açısından çok önemli. Canlı yemin balıklara göre iğneye takılışı balıkçının tercihi olabilir. Bu konu hakkında yorum yapacak arkadaşlarla paylaşmak isterim.
Ama benim çözmek istediğim asıl mesele Levreğin yakalandığı andan sonraki olanlar.
Tecrübelerime göre Levrek bırakma oltasındaki yemi bir şekilde yakaladıktan sonra güvenli bir mesafede yüzüp yutmayı tercih ediyor. Bu süre içinde yani levrek avı yutana kadar balığa takılı iğnenin levreğin neresine saplandığı ve buradan kurtulup kurtulamayacağı kaderini belirliyor. Bırakmada yakaladığım balıkların %95 i yemi yuttuğu için iğnenin midesine saplanması sayesinde yakalanan balıklar olmuştur. Bu durumda levreğin kurtulmak için tek çaresi misinayı kesmek yada koparmak olacaktır. Kendi tecrübelerime göre bu durumu engellemek için benim bulduğum çözüm misinayı biraz daha uzun tutup orta bölümüne 150gram kurşun takıp yakalanan levreği misinayı direk çekmek yerine önce kurşunu çekmek zorunda bırakıp yormak oluyor. Bu sayede misinayı koparma ihtimali ciddi olarak düşüyor. Hatta önce kurşunu dibe kuma hafifçe gömüyorum ki balık önce bunu kurtarmak için çabalıyor.
Ancak balık kazara yemi sürüklerken yada yutarken ağzından saplanırsa bu durumda benim istatistiklerime göre çoğunlukla kaçıp kurtuluyor demektir. Yani çok çok nadiren ağız kısmından yakaladığım balıkları tutabiliyorumki onlarda tamamen üst damaktan yakalanmış levreklerdir. Hayvanın yırtılmaya müsait alt ve yan dudaklarından yakaladığım levrek sayısı hatırladığım bir iki tane olup sabah geldiğiğimde iğne ağzından çıkmak üzereyken tesadüfen almayı başarmışımdır.
Bu sorunu çözebilmek için en önemli husus elbetteki iğne.


Bu iki iğneyi kullanmak sanırım klasik levrek iğnesi olan mustad 1251 c ye göre balığın kurtulması ihtimalini daha azaltacaktır. Ama mustad 1251 c hem tuzlu suya günlerce dayanıklı hemde ağzı açık olduğundan ava daha kolay saplanmaktadır. Ancak oltacılar 1251 için çelik diye satsalarda iri levreklerde mukavemetsizliği kolay açılması çelik olmadığını gösteriyor. Resimdeki beyaz iğnede pense ile bükmeye çalıştığımda açılmadığı ve çok zorlandığında kırıldığını gördüm. Ancak bu tip hakiki çelik bir iğne de çabuk küfleneceğinden sadece bir kullanımlık olabilmekte. Benim aradığım iğne asıl olarak çok daha iri bir hatta iki çentikli iğne olmalı. Ama henüz bulmayı başaramadım
Lüfer avındaki gibi hırsızlamalı bir takım denesem bu seferde canlı yemin bu ağırlığı uzun süre taşıyamayıp öleceğinden endişeleniyorum. Ayrıca iki iğne takmak levreğide daha fazla kuşkulandıracağı aşikar.
Bu sorunu halletmek için misinayı daha uzun tutup levreğin avını daha rahat yutmasını sağlamak bir çözüm şekli olabiliyor. Ancak bu durumda da yakalandıktan sonra misina uzadıkça bir yerlere taktırıp kestirme ihtimali daha da artıyor.
Yine tecrübelerime göre sabah oltanın başına geldiğimde eğer yem yaşamıyorsa yada levrek yoksa yani iğnede sadece yemliğin kalıntıları ve derisi kalmışsa bunu kendiliğinden ölen yemliğin yengeçlerin ve madyaların yemesiyle oluştuğunu tahmin ediyorum. Ama hiçbirşey kalmamışsa çoğunlukla yemin ya yakalanmadan koparılıp çalındığı yada levreğin yakalanıp kurtulduğu sonucuna varıyorum. Tabiki bu tahminimde yukarıda bahsettiğim kuma sapladığım kurşunun kumdan çıkarılıp çıkarılmadığına da dikkat ediyorum. Kurşun kumdan kendiliğinden çıkamayacağına göre muhtemelen levrek yakalanıp kurtulmu olacaktır.
Tabiki levreğin mideden yakalanıpta kurtulma ihtimali mevcuttur. Ama bi bence binde bir ihtimaldir.
Sonuç olarak tecrübeli arkadaşların bu konudaki püf noktalarını paylaşmalarını merakla bekliyorum.
Bırakma oltası, adından anlaşılacağı gibi genelde akşam saatlerinde bırakıp sabah saatlerinde kontrol ettiğimiz bir olta türü olması nedeniyle, avın yakalanmasının yanı sıra sabah biz gelene kadar levreğin ölmeden veya kaçmadan yakalanabilmesi için püf noktaların tespiti için bu konuyu açıyorum. Kurt sardalye slikon rapala vs yemlerle yakalanan balık kıyıya çekilene kadar balıkçının mahareti gerekliliği çok önemlidir. Ancak bırakma oltası anlık refleksten ziyade tuzak avı olduğundan sistem birinci derecedede önem taşımakta.
Bırakma oltasında yem olarak mutlaka canlı yem kullanmaktayız. Genellikle kefal yavrusu ispari gelincik zargana lapin kaya balığı sarpa yengeç kalamar vs yemlerden hangisini bulabilirsek kullanıyoruz. Bu saydığım yemlerin herbirinin yaşam tarzı farklı olması nedenliyle iğneye takılışları av mahalleri en uzun süre canlılığını muhafaza edilebilmeleri açısından çok önemli. Canlı yemin balıklara göre iğneye takılışı balıkçının tercihi olabilir. Bu konu hakkında yorum yapacak arkadaşlarla paylaşmak isterim.
Ama benim çözmek istediğim asıl mesele Levreğin yakalandığı andan sonraki olanlar.
Tecrübelerime göre Levrek bırakma oltasındaki yemi bir şekilde yakaladıktan sonra güvenli bir mesafede yüzüp yutmayı tercih ediyor. Bu süre içinde yani levrek avı yutana kadar balığa takılı iğnenin levreğin neresine saplandığı ve buradan kurtulup kurtulamayacağı kaderini belirliyor. Bırakmada yakaladığım balıkların %95 i yemi yuttuğu için iğnenin midesine saplanması sayesinde yakalanan balıklar olmuştur. Bu durumda levreğin kurtulmak için tek çaresi misinayı kesmek yada koparmak olacaktır. Kendi tecrübelerime göre bu durumu engellemek için benim bulduğum çözüm misinayı biraz daha uzun tutup orta bölümüne 150gram kurşun takıp yakalanan levreği misinayı direk çekmek yerine önce kurşunu çekmek zorunda bırakıp yormak oluyor. Bu sayede misinayı koparma ihtimali ciddi olarak düşüyor. Hatta önce kurşunu dibe kuma hafifçe gömüyorum ki balık önce bunu kurtarmak için çabalıyor.
Ancak balık kazara yemi sürüklerken yada yutarken ağzından saplanırsa bu durumda benim istatistiklerime göre çoğunlukla kaçıp kurtuluyor demektir. Yani çok çok nadiren ağız kısmından yakaladığım balıkları tutabiliyorumki onlarda tamamen üst damaktan yakalanmış levreklerdir. Hayvanın yırtılmaya müsait alt ve yan dudaklarından yakaladığım levrek sayısı hatırladığım bir iki tane olup sabah geldiğiğimde iğne ağzından çıkmak üzereyken tesadüfen almayı başarmışımdır.
Bu sorunu çözebilmek için en önemli husus elbetteki iğne.


Bu iki iğneyi kullanmak sanırım klasik levrek iğnesi olan mustad 1251 c ye göre balığın kurtulması ihtimalini daha azaltacaktır. Ama mustad 1251 c hem tuzlu suya günlerce dayanıklı hemde ağzı açık olduğundan ava daha kolay saplanmaktadır. Ancak oltacılar 1251 için çelik diye satsalarda iri levreklerde mukavemetsizliği kolay açılması çelik olmadığını gösteriyor. Resimdeki beyaz iğnede pense ile bükmeye çalıştığımda açılmadığı ve çok zorlandığında kırıldığını gördüm. Ancak bu tip hakiki çelik bir iğne de çabuk küfleneceğinden sadece bir kullanımlık olabilmekte. Benim aradığım iğne asıl olarak çok daha iri bir hatta iki çentikli iğne olmalı. Ama henüz bulmayı başaramadım
Lüfer avındaki gibi hırsızlamalı bir takım denesem bu seferde canlı yemin bu ağırlığı uzun süre taşıyamayıp öleceğinden endişeleniyorum. Ayrıca iki iğne takmak levreğide daha fazla kuşkulandıracağı aşikar.
Bu sorunu halletmek için misinayı daha uzun tutup levreğin avını daha rahat yutmasını sağlamak bir çözüm şekli olabiliyor. Ancak bu durumda da yakalandıktan sonra misina uzadıkça bir yerlere taktırıp kestirme ihtimali daha da artıyor.
Yine tecrübelerime göre sabah oltanın başına geldiğimde eğer yem yaşamıyorsa yada levrek yoksa yani iğnede sadece yemliğin kalıntıları ve derisi kalmışsa bunu kendiliğinden ölen yemliğin yengeçlerin ve madyaların yemesiyle oluştuğunu tahmin ediyorum. Ama hiçbirşey kalmamışsa çoğunlukla yemin ya yakalanmadan koparılıp çalındığı yada levreğin yakalanıp kurtulduğu sonucuna varıyorum. Tabiki bu tahminimde yukarıda bahsettiğim kuma sapladığım kurşunun kumdan çıkarılıp çıkarılmadığına da dikkat ediyorum. Kurşun kumdan kendiliğinden çıkamayacağına göre muhtemelen levrek yakalanıp kurtulmu olacaktır.
Tabiki levreğin mideden yakalanıpta kurtulma ihtimali mevcuttur. Ama bi bence binde bir ihtimaldir.
Sonuç olarak tecrübeli arkadaşların bu konudaki püf noktalarını paylaşmalarını merakla bekliyorum.
Son düzenleme: