point.shot
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- Kayseri
- Favori Kamış
- Spro Precision Hot Spin 210 cm 5-15 gr
- Favori Makina
- Shimano Stradic 3000FI
- En iyi avı
- Anadolu Alası Gökkuşağı 63cm
- İsim
- rıfat kayar
Sevgili arkadaşlarım,
El yapımı rapala meraklılarının aramızda da günden güne artmakta olduğu aşikar. Sezonun kapalı olduğu dönemlerde daha da yoğunlaşarak bende bu uğraşıdan zevk alıyor ve kendimce bir şeyler yapıyorum. Şimdiye kadar bir sürü denemem olduysa da hem işçilik hem de sahtenin fonksiyonelliği açısından kendimi geliştirmem ve hatalarımı kapatmam gerekiyordu.
Balsa ağacını temin edemediğimden çalışmalarımı genelde kavak ağacını kullanarak yapıyordum. Ancak benim için en önemli sorun rapalanın atış mesafesini artırmak ve tahtanın ağırlığını artırıp onu suya batırabilmek için gövdeye yerleştirmeye çalıştığım kurşun ve işlenmesi, bunun yanı sıra da gagada kullandığım malzemelerin mukavemeti oluşturuyordu. Kurşunu önceleri matkapla karın bölgesine açtığım yatağa gömmeye çalışıyordum. Ancak bu yatağın açılması sırasında gövdeye verilen zararların yanı sıra kurşunun yerleştirilmesinin ardından kalan boşlukların yeniden estetik ve sağlam bir biçimde kapatılması sorun oluşturuyor her zamanda arzuladığım sonuçlara götürmüyordu beni. Kabaca şekillendirmenin ardından gövdenin ikiye ayrılarak telin ve kurşunun yerleştirilmesi ise aradan dökülen talaşların fazlalığı neticesinde yapıştırmayı müteakip o ilk baştaki orjnal şekilden uzaklaşmaya neden oluyordu.Gaga yapma aşamasında ise kullandığım malzemelerin işlenmesi ya bazen çok zor oluyordu ya da su içinde sert çekişlere dayanamayarak kırılıyorlardı. Ayrıca gaganın renkli değil şeffaf olmasının da daha etkili olacağını düşünüyordum.Bütün bunlar bir yana iyi kötü yaptığım rapalaların ahşap boyaları ile boyanması hazır rapalalara göre çok sönük kalmasına ve sınırlı renk tonları ile çalışmaya neden oluyordu. En nihayetinde youtube a erişim sağladığım bir dönemde izlediğim rapala yapma tekniğini kendi açımdan diğer gördüklerime göre daha başarılı bulup denedim.
Rapalamı şöyle yaptım. Öncelikle yontma işini kolaylaştırmalıydım. Bunun için yapı marketlerde satılan çam çıtalardan temin ettim. Balığın kaba formunu maket bıçağı ile verip çeşitli ince zımparalarla güzelleştirdim. Bu arada çamı yontarken eğer azıcık su ile ıslatırsanız çam sanki sert bir kaşar gibi daha rahat ve talaşları sağa sola uçuşmadan yontuluyor. Yontma işi bittikten sonra demir testeresi ile (dişleri daha küçük olduğu için nispeten daha düzgün bir kanal sağlıyor) Gövdenin altında boydan boya düzgün bir kanal açtıktan sonra içine yerleştireceğim çelik telin ayarlanmasının ardından iş kurşuna gelmişti. Video da kurşunu eriterek bu kanala telin üstüne uyguluyorlardı ancak kurşun eritilmesinde çok dikkatli olmamız gerekiyor ve bunu mümkünse açık havada yapmalıyız. Ben eritip dökme yapmak yerine keski pensle kurşunları adeta koparıp kanal içine bir miktar sıkışarak sığacak parçalar haline getirdim. Şimdiye kadar kurşunları hep rapalayı batırmak için kullanıyorken aslında kurşunun ağırlığını kullanarak rapalnın su içine girdiğinde karın kısmı alta gelecek biçimde dengeli olmasını sağladığını da yeni fark ediyordum. Rapalanın su içinde batmasını gaga sağlıyacaktı. Kurşunların sıkıştırlmasının ardından gövde hizasından daha dışarıda kalan kısımları ise eğe yardımı ile traşlayıp gövde çizgisine indirdim. Arada kalan boşlukları ise bir miktar karbonat ve japonla destekledim. Gaga içinse kırtasiyeden 75 kuruşa aldığım 30 cmlik bir saydam cetveli kullandım. Bunu kesmeye uğraşmayın. Maket bıçağı ile bastırarak düzgün bir çizgi çekin sonra bükün. Tık diye ayrılıyor. Kenar kavislerini vermek içinse zımpara kağıdına sürtüp daha da olmazsa eğe yardımı ile istediğiniz şekle getirip gaga yuvasına oturtun. karbonat ve japonla gagayıda sabitledik geldi sıra boyama ve göz işine.Boya için bu sefer ben de oje kullandım. İki kat attığım yeşil renkli ojeyi iyice kuruttuktan sonra sırt süslemesi için yapışkanlı hologramlı kâğıtlardan faydalandım. Göz içinde yine aynı kâğıttan delgi zımbası ile çıkarıp üstüne board marker kalemle siyah gözbebeği yaptım.Boya işi ve gözlerde bittikten sonra rapalamı yat verniği ile vernikledim. Yat verniğini her boyacıda bulabilirsiniz. 750 ml lik bir yat verniği 10 lirayı geçmiyor. Burada vernikle hususunda fırça kullanmadım. Misinaya bağladığım rapalayı verniğin içine komple daldırarak çıkardım. Bir müddet kaba süzülmesini bekledikten sonra asınca yerçekimi etksiyle vernik rapalanın üstünde kalan her noktayı aşağı doğru süzüyor ve fıçadan oluşabilecek dalgalanmalar ya da atlayacağınız noktalar içinde daha güzel bir kapatma sağlıyor. Gaga için kullanılan cetvel parçasını bile ayrı bir parlaklığa bürüyor. İki katta vernik uyguladıktan sonra iğneleri de takınca rapalamız hazır.
Bu rapalamı daha önce suda denemiştim. Gagası kırılınca hem gagayı hem de gövde boyasını revize ettim ve eskisine göre daha mukavim ve çekici bir rapala oldu. Hepinize rasgele…
El yapımı rapala meraklılarının aramızda da günden güne artmakta olduğu aşikar. Sezonun kapalı olduğu dönemlerde daha da yoğunlaşarak bende bu uğraşıdan zevk alıyor ve kendimce bir şeyler yapıyorum. Şimdiye kadar bir sürü denemem olduysa da hem işçilik hem de sahtenin fonksiyonelliği açısından kendimi geliştirmem ve hatalarımı kapatmam gerekiyordu.
Balsa ağacını temin edemediğimden çalışmalarımı genelde kavak ağacını kullanarak yapıyordum. Ancak benim için en önemli sorun rapalanın atış mesafesini artırmak ve tahtanın ağırlığını artırıp onu suya batırabilmek için gövdeye yerleştirmeye çalıştığım kurşun ve işlenmesi, bunun yanı sıra da gagada kullandığım malzemelerin mukavemeti oluşturuyordu. Kurşunu önceleri matkapla karın bölgesine açtığım yatağa gömmeye çalışıyordum. Ancak bu yatağın açılması sırasında gövdeye verilen zararların yanı sıra kurşunun yerleştirilmesinin ardından kalan boşlukların yeniden estetik ve sağlam bir biçimde kapatılması sorun oluşturuyor her zamanda arzuladığım sonuçlara götürmüyordu beni. Kabaca şekillendirmenin ardından gövdenin ikiye ayrılarak telin ve kurşunun yerleştirilmesi ise aradan dökülen talaşların fazlalığı neticesinde yapıştırmayı müteakip o ilk baştaki orjnal şekilden uzaklaşmaya neden oluyordu.Gaga yapma aşamasında ise kullandığım malzemelerin işlenmesi ya bazen çok zor oluyordu ya da su içinde sert çekişlere dayanamayarak kırılıyorlardı. Ayrıca gaganın renkli değil şeffaf olmasının da daha etkili olacağını düşünüyordum.Bütün bunlar bir yana iyi kötü yaptığım rapalaların ahşap boyaları ile boyanması hazır rapalalara göre çok sönük kalmasına ve sınırlı renk tonları ile çalışmaya neden oluyordu. En nihayetinde youtube a erişim sağladığım bir dönemde izlediğim rapala yapma tekniğini kendi açımdan diğer gördüklerime göre daha başarılı bulup denedim.
Rapalamı şöyle yaptım. Öncelikle yontma işini kolaylaştırmalıydım. Bunun için yapı marketlerde satılan çam çıtalardan temin ettim. Balığın kaba formunu maket bıçağı ile verip çeşitli ince zımparalarla güzelleştirdim. Bu arada çamı yontarken eğer azıcık su ile ıslatırsanız çam sanki sert bir kaşar gibi daha rahat ve talaşları sağa sola uçuşmadan yontuluyor. Yontma işi bittikten sonra demir testeresi ile (dişleri daha küçük olduğu için nispeten daha düzgün bir kanal sağlıyor) Gövdenin altında boydan boya düzgün bir kanal açtıktan sonra içine yerleştireceğim çelik telin ayarlanmasının ardından iş kurşuna gelmişti. Video da kurşunu eriterek bu kanala telin üstüne uyguluyorlardı ancak kurşun eritilmesinde çok dikkatli olmamız gerekiyor ve bunu mümkünse açık havada yapmalıyız. Ben eritip dökme yapmak yerine keski pensle kurşunları adeta koparıp kanal içine bir miktar sıkışarak sığacak parçalar haline getirdim. Şimdiye kadar kurşunları hep rapalayı batırmak için kullanıyorken aslında kurşunun ağırlığını kullanarak rapalnın su içine girdiğinde karın kısmı alta gelecek biçimde dengeli olmasını sağladığını da yeni fark ediyordum. Rapalanın su içinde batmasını gaga sağlıyacaktı. Kurşunların sıkıştırlmasının ardından gövde hizasından daha dışarıda kalan kısımları ise eğe yardımı ile traşlayıp gövde çizgisine indirdim. Arada kalan boşlukları ise bir miktar karbonat ve japonla destekledim. Gaga içinse kırtasiyeden 75 kuruşa aldığım 30 cmlik bir saydam cetveli kullandım. Bunu kesmeye uğraşmayın. Maket bıçağı ile bastırarak düzgün bir çizgi çekin sonra bükün. Tık diye ayrılıyor. Kenar kavislerini vermek içinse zımpara kağıdına sürtüp daha da olmazsa eğe yardımı ile istediğiniz şekle getirip gaga yuvasına oturtun. karbonat ve japonla gagayıda sabitledik geldi sıra boyama ve göz işine.Boya için bu sefer ben de oje kullandım. İki kat attığım yeşil renkli ojeyi iyice kuruttuktan sonra sırt süslemesi için yapışkanlı hologramlı kâğıtlardan faydalandım. Göz içinde yine aynı kâğıttan delgi zımbası ile çıkarıp üstüne board marker kalemle siyah gözbebeği yaptım.Boya işi ve gözlerde bittikten sonra rapalamı yat verniği ile vernikledim. Yat verniğini her boyacıda bulabilirsiniz. 750 ml lik bir yat verniği 10 lirayı geçmiyor. Burada vernikle hususunda fırça kullanmadım. Misinaya bağladığım rapalayı verniğin içine komple daldırarak çıkardım. Bir müddet kaba süzülmesini bekledikten sonra asınca yerçekimi etksiyle vernik rapalanın üstünde kalan her noktayı aşağı doğru süzüyor ve fıçadan oluşabilecek dalgalanmalar ya da atlayacağınız noktalar içinde daha güzel bir kapatma sağlıyor. Gaga için kullanılan cetvel parçasını bile ayrı bir parlaklığa bürüyor. İki katta vernik uyguladıktan sonra iğneleri de takınca rapalamız hazır.
Bu rapalamı daha önce suda denemiştim. Gagası kırılınca hem gagayı hem de gövde boyasını revize ettim ve eskisine göre daha mukavim ve çekici bir rapala oldu. Hepinize rasgele…




