Vedat Abayoğlu
Well-Known Member
- Yaş
- 78
- Şehir
- Canakkale
- Favori Kamış
- Shimano Game ARC
- Favori Makina
- Okuma V system
- En iyi avı
- Sarıkuyruk
- İsim
- Vedat Abayoglu
Değerli üyeler
Nihayet günlerdir sabah,akşam peşine düştüğümüz görülmemiş irilikteki uskumru avımız sona ermek üzere.
Bu sene,daha evvelki senelere nazaran cok daha fazla sayıdaki mahalli profesyonel tekneler,ağ avcılığını bir tarafa bırakıp capariyle uskumrunun peşine düştüler.
Capariyle avımız esnasında arada iğnelerimize değişik balıklarda takıldı.Örneğin bazı sitelerdeki Trout Baba lakabımı,Dülger Baba olarak değiştirebileceğim güzellikte Dülger balıkları yakaladım.
Melanur,istakaroz,izmarit,mercan gibi balıklarda caparimi ziyaret eden diğer cinslerdi.
İleriki günlerde raporlayıp resimlerini göndereceğim bu avlarımın yanısıra fırsatını bulduğumdada tatlısu avlarımada devam ettim.İtiraf etmeliyimki tatlısu avından daha fazla keyf alıyorum.Doğayla bütünleşmek,bülbül,arasıra keklik sesleri arasında,hemen her kıvrımında ayrı bir güzelliği ortaya seren akarsu balık avcılığı ise favorim.
Gecen sene beraber avlanmak üzere gelen Ankaralı kardeşlerime ön bilgi vermek üzere gittiğim sezonun ilk Kasna avı,Irmağın olağanüstü yüksek ve bulanık olmasından dolayı randımansız gecmişti.BU kere İstanbuldan gelen kardeşlerimle Irmak kenarında buluşacaktık.
Onlardan evvel oradaydım.İlk gözlemlerimde ırmağın istediğim berraklığa ve debiye kavuştuğunu sevincle anladım.Sevindiğim ve beni cok heyecanlandıran bir başka nokta ise,yukarılardaki barajdan karıştığını bildiğim koca sazanları ise bolca görmem oldu.Hani derler ya kol gibiydi,bacak gibiydi aynen öyleydiler,kocamandılar.Ama şimdi hedefim değildiler,elbet sıra onlarada gelecekti:
Ava herzamanki favorim Sure Catch'in Super Hopper'i ile başladım.
İlkbaharda herzamankinden cok yeşil cekirge olabildiği düşüncesiyle,tercihim yeşil renklisi oldu.
Daha hemen ikinci atışımda 30 cm'üstü bir tanesi yapışıverdi.
Arkasından bir tane daha ve devamı.
Ankaralı avcı kardeşlerim Bülent Kutluca ve ekibinin gecen sezon,avlağımın %70 iri balık barındırdığı yönündeki teşhisini boşa cıkaramaktaydı bu gelen ufaklar.
Neticede birkac sahte değiştirdiysemde durum aynı kaldı.İri kasnalar yumurtlama dönemindeydiler ,beslenmeyele pek işleri olmuyordu.
Beraber avlandığımız Ankaralı kardeşlerimin yanlarında kullandığım ve en derinlere erişerek koca kasnaları yakalayıverdiğim beyaz renkli Super Hopperimi,üşenmeden bir rapala düğümü ile kamışımın ucuna taktım.Bu sahte atıştan sonra misina gergin tutulduğunda hic cekmeseniz bile bir taraftan aksiyonunu devam ettiriyor ve hemde yavaşca batabiliyordu.Böylece en derin yerlere,en iri kasnaların bulunabileceği bu yerlere erebilecektim.
Daha ikinci denememde derinlerde o sert vuruşu aldım.İşte mücadele başlıyordu.İflah olmaz bir ince takımcı olmamdan ötürü makaramda 0,04mm Berkley Fireline Crystal misina vardı.Makaram ise 500'lük Shimano Symetri,Kamışım da 2-8 gr atarlı 1,65 cm Shimano Alivio'du.Yani tam manasıyla cok hafif bir takım.
Balığı yakaladığım yerden takriben 100 metre aşagılara kadar su icinde acık kalamamla iyice yordum.Kepce kullanmayı sevmiyorum,balığın kacmasına hep azami şans tanıyorum.Ama bunu almalıydım,resmetmeliydim.Yoksa yeni SZN Team barajımamı götürmeliydim,aklımdan bunlar gecmekteydi.Nihayet gayet sığ dil şeklinde bir girinti farkettim.Balığımı güclükle iceri soktum,azıcık yüklendim ve sığ kumluğun üzerine yanlamasını sağladım.Artık benimdi,ancak super hopper ortalıkta yoktu,tamamı balığın ağzının icersinde kaybolmuştu.Forsepsimle su icersinde hayli uğraşarak taa galsemalarına kadar girmiş iğnelerini cıkardım.Aceleyle resmettim ve suya bıraktım.Azıcık bocalasada kendini toparladı ve süzülüp gitti.
Sevgiyle kalınız

Nihayet günlerdir sabah,akşam peşine düştüğümüz görülmemiş irilikteki uskumru avımız sona ermek üzere.
Bu sene,daha evvelki senelere nazaran cok daha fazla sayıdaki mahalli profesyonel tekneler,ağ avcılığını bir tarafa bırakıp capariyle uskumrunun peşine düştüler.
Capariyle avımız esnasında arada iğnelerimize değişik balıklarda takıldı.Örneğin bazı sitelerdeki Trout Baba lakabımı,Dülger Baba olarak değiştirebileceğim güzellikte Dülger balıkları yakaladım.
Melanur,istakaroz,izmarit,mercan gibi balıklarda caparimi ziyaret eden diğer cinslerdi.
İleriki günlerde raporlayıp resimlerini göndereceğim bu avlarımın yanısıra fırsatını bulduğumdada tatlısu avlarımada devam ettim.İtiraf etmeliyimki tatlısu avından daha fazla keyf alıyorum.Doğayla bütünleşmek,bülbül,arasıra keklik sesleri arasında,hemen her kıvrımında ayrı bir güzelliği ortaya seren akarsu balık avcılığı ise favorim.
Gecen sene beraber avlanmak üzere gelen Ankaralı kardeşlerime ön bilgi vermek üzere gittiğim sezonun ilk Kasna avı,Irmağın olağanüstü yüksek ve bulanık olmasından dolayı randımansız gecmişti.BU kere İstanbuldan gelen kardeşlerimle Irmak kenarında buluşacaktık.
Onlardan evvel oradaydım.İlk gözlemlerimde ırmağın istediğim berraklığa ve debiye kavuştuğunu sevincle anladım.Sevindiğim ve beni cok heyecanlandıran bir başka nokta ise,yukarılardaki barajdan karıştığını bildiğim koca sazanları ise bolca görmem oldu.Hani derler ya kol gibiydi,bacak gibiydi aynen öyleydiler,kocamandılar.Ama şimdi hedefim değildiler,elbet sıra onlarada gelecekti:
Ava herzamanki favorim Sure Catch'in Super Hopper'i ile başladım.
İlkbaharda herzamankinden cok yeşil cekirge olabildiği düşüncesiyle,tercihim yeşil renklisi oldu.
Daha hemen ikinci atışımda 30 cm'üstü bir tanesi yapışıverdi.
Arkasından bir tane daha ve devamı.
Ankaralı avcı kardeşlerim Bülent Kutluca ve ekibinin gecen sezon,avlağımın %70 iri balık barındırdığı yönündeki teşhisini boşa cıkaramaktaydı bu gelen ufaklar.
Neticede birkac sahte değiştirdiysemde durum aynı kaldı.İri kasnalar yumurtlama dönemindeydiler ,beslenmeyele pek işleri olmuyordu.
Beraber avlandığımız Ankaralı kardeşlerimin yanlarında kullandığım ve en derinlere erişerek koca kasnaları yakalayıverdiğim beyaz renkli Super Hopperimi,üşenmeden bir rapala düğümü ile kamışımın ucuna taktım.Bu sahte atıştan sonra misina gergin tutulduğunda hic cekmeseniz bile bir taraftan aksiyonunu devam ettiriyor ve hemde yavaşca batabiliyordu.Böylece en derin yerlere,en iri kasnaların bulunabileceği bu yerlere erebilecektim.
Daha ikinci denememde derinlerde o sert vuruşu aldım.İşte mücadele başlıyordu.İflah olmaz bir ince takımcı olmamdan ötürü makaramda 0,04mm Berkley Fireline Crystal misina vardı.Makaram ise 500'lük Shimano Symetri,Kamışım da 2-8 gr atarlı 1,65 cm Shimano Alivio'du.Yani tam manasıyla cok hafif bir takım.
Balığı yakaladığım yerden takriben 100 metre aşagılara kadar su icinde acık kalamamla iyice yordum.Kepce kullanmayı sevmiyorum,balığın kacmasına hep azami şans tanıyorum.Ama bunu almalıydım,resmetmeliydim.Yoksa yeni SZN Team barajımamı götürmeliydim,aklımdan bunlar gecmekteydi.Nihayet gayet sığ dil şeklinde bir girinti farkettim.Balığımı güclükle iceri soktum,azıcık yüklendim ve sığ kumluğun üzerine yanlamasını sağladım.Artık benimdi,ancak super hopper ortalıkta yoktu,tamamı balığın ağzının icersinde kaybolmuştu.Forsepsimle su icersinde hayli uğraşarak taa galsemalarına kadar girmiş iğnelerini cıkardım.Aceleyle resmettim ve suya bıraktım.Azıcık bocalasada kendini toparladı ve süzülüp gitti.
Sevgiyle kalınız

