- Şehir
- istanbul
- İsim
- Tuncay Kuşcu
Dün gece saat 3 de ben uyurken birden telefonum çaldı, ilk başta rüya sanıp uyanmadım ama susmayan telefon beni uyandırmayı başardı
ilk başta kim bu deli, beni bu saatte arayan diye düşündüm ve telefonuma baktığımda haklı olduğumu gördüm! arayan değerli dostum apoydu, ancak başka bir balık delisi beni bu saatte arayabilirdi
"1 saat sonra halde hazır ol" deyip matrixvari bir triple telefonu kapattı
dediği yerde buluşup 1 kasa hamsi aldık, uzun olta yerine bu sefer demirleyip zokalı avlanma stili uygulayacaktık. Avlak bölgemize geldik, Bismillah deyip oltamı saldım boğazın soğuk sularına, çinekop ve sarıkanatları birer birer almaya başladık. Meramız çok verimliyli, birden oltama GÜPPP diye bişey vurdu be seferki çinekop değildi anlamıştım! oltamdan kurtulmak için büyük bir müzadele veriyordu! Oda ne! kıpkırmızı kanlı canlı kanatlarını açmış bir helikopter gibi gelen takriben 2 kiloluk bir Kırlangıçtı bu! Sevinçle kepçemizi kullanarak içeri aldık. Daha sonrasında yine farklı vuruşlar devam ediyordu! Yine ağır bir vuruş gelmişti fakat diğeri kadar kafa atmıyordu gelirken yukarı çekerken her metrede biraz daha meraklanıyordum. Birde ne göreyim! bu seferde oltama hatırı sayılır büyüklükte bir pisi balığı gelmişti! Daha sonra çok fena kafa sallayan bir kefal geldi oltama, Boğaz beni gitgide şaşırtıyordu bugün! gitgide acaba gelen telefon gerçekten bir rüya ve hala bu rüya devam mı ediyor diye düşünmeye başlamıştım
Ama bu bir rüya değil gerçeğin ta kendisiydi ve hem bu balıkları tutmak bana büyük keyif vermiş hemde denizlerimizdeki dirilişin habercisiydi bunlar benim için! ve bu yüzden ayrıca mutluydum. Ya yasak ve denetimlerin artmasının bir etkisi olmuştu yada boğazın soğuk sularında bizim bir haber olduğumuz gizemli bir dünya var! Bu rüya gibi geçen avın resimlerini sizinle paylaşarak herkese rastgelsin diyorum, saygılar...







