Hikaye kofana ve beklenmeyen trofe levrek

Şehir
İzmir
En iyi avı
Levrek, bir sonraki
İsim
Bahadır Sarıca
Merhaba amatör balıkçı dostlar,

Sıcak yaz günlerinin ardından, sonbahar serinliklerinin gelmesiyle balık avcılığımız da hareketlenmeye başladı. Eylül ayı ilk haftasında sevgili dostum Enes Save ile, İzmir-Ayvalık-Çanakkale şeklinde kuzeye doğru uzanan Sea-fari 2’yi gerçekleştirdik. Av açısından kayda değer herhangi bir gelişme olmasa da, yeni yer keşifleriyle dolu, tecrübe ve dostluğun paylaşıldığı çok keyifli beş günlük bir maceraydı.

Sea-fari dönüşü, yöntem ve takım araştırması ile geçen uzun bir aradan sonra 27 Eylülde, bu yaz oldukça güzel kofana avı veren avlağımızı yoklamaya karar verdim. Sabah 06.00’da başlamayı hedeflediğim avıma, botun su tıkama tapasını kaybetmem sebebiyle 11.00 civarında başlayabildim. Tek başıma yapacağım bu avda, araştırdığım yeni yöntemleri deneyecektim.

Av tarihi : 27/09/2012, Perşembe
Av yeri : İzmir kıyıları
Av türü : Tekneden sürütme(sırtı)
Avı gerçekleştirenler : Bahadır Sarıca
Hedef av : Kofana(Yakala-bırak yapılmak üzere)
Gerçekleşen av : Tecrübe hanesine bir çizik
Av saati : 11.00 - 19.00
Kullanılan ekipman : 15-30LBS kamış Lenght:1.65m Section:2, 4000 kafa makine, Ф0,21mm(65LB) ana ip, Ф0,35mm(16LB) öncü misina, yerine göre FG, Albright ve palomar düğümleri, muhtelif sahteler
Hava durumu : 2-3 Bft Kuzey/Kuzeybatı
​




Not: Yukarıdaki hava tahmin sitesine Deniz Tahmin Sistemi internet adresinden ulaşabilirsiniz. Çeşitli birimlerde rüzgar hızını gösteren bu sitede sıcaklık, basınç vb gibi birçok bilgiye ulaşmanız mümkün.​

Balık avı ile ilgili bu yöntemler konusundaki bilgileri, fikir alışverişinde bulunduğum değerli dostlarımdan ve balık avı konusundaki internet sitelerinden edindim. Hepsine teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim. Nihayetinde de öğrendiklerimi, yöntem ve sonuçlarıyla, öğrendiğimiz dostlarla paylaşmak gerekir düşüncesiyle yazıya döküyorum.

Lüfer balığının yakalanması bilindiği gibi; canlı yem, sahte balık ve türevleri, çapari vs gibi birçok şekilde olabilmektedir. Bizim av yöntemimiz-ki tekne ile sırtı avcılığı- ve avlandığımız bölgenin yapısı itibarıyla-derinlik (0-3m-8m)- kullanmayı tercih ettiğimiz yöntem; sahte balıkla yapılan sırtı avcılığı. Bunu da çeşitli tür ve özelliklerde olan sahte balıklarla gerçekleştiriyoruz. Bu yöntemle, yaptığımız kofana avlarında başarılı da olduk. Fakat lüfer konusunda tecrübeli İstanbullu dostlarım “Eylül ile birlikte lüferin yemliklerinin artmasıyla, sahte yeme, canlı yem kadar itibar etmeyeceğini” söylediler. Ayrıca sahte yemle levrek ve kofana avlarında zaten başarı sağlamıştık. Hem İstanbullu dostların söyledikleri hem de yeni yöntem ve teknikleri denemek gerekir düşüncesiyle, uzun zamandır denemeyi düşündüğüm canlı veya ölü yemle sırtı avcılığını araştırmaya başladım.
Sonucunda birkaç yöntemi kullanmaya karar verdim;
1-Canlı veya ölü zarganayı yem olarak kullanıp, uzun olta ile avcılık.
2-Kaşıktan kafa yapılarak ve yaprak(fileto) zargana kullanılarak iki sabit iğneli, uzun olta ile avcılık.
3-Sahte balık arkasına yaprak(fileto) yem takılarak yapılan avcılık.

Bu avımda üçüncü yöntem olan sahte balık arkasına yaprak(fileto) yem takılarak yapılan avcılığı denedim. Konuyla ilgili olarak sevgili Önder Özgür’e çok teşekkür ederim. “Rapala arkası yaprak(Lüfer-çinekop)” adlı paylaşımından çok faydalandım. Bu tür nitelikli ve ayrıntılı paylaşımlar, hem paylaşım hem de av heyecanımızı gerçekten arttırıyor.

Diğerlerine göre daha kolay olduğunu düşündüğüm bu yöntemin içine girince öyle çok çok kolay olmadığını da anlamış oldum. Bu yöntemde birincil olarak sahte balığımızın hareketlerinden(aksiyonundan) faydalanıyoruz. İkincil olarak da canlı yem(yaprak-fileto- şeklinde kesilmiş yem) kullanılarak hem koku hem de salınarak gelişiyle hareketinden faydalanıyoruz. Takım detayları ise şöyle;

​


​


Bu takımı avlakta kullanılmak üzere çeşitli dalarlı sahtelere hazırladım.

​


​


Bu yöntemde; takım hazırlandıktan sonra asıl olan fileto yemin(ben filetosu çıkarılmış zargana kullandım) düzgün olarak hazırlanması, takılması ve yüzdürülmesi:

​


​


Sahte balığın yüzdürülmesinde, yemin dönmemesinin sağlanması gerekiyor. Yaprak yem, sahtemizin hareketleriyle(aksiyonlarıyla) tâbir-i câizse arkadan salına salına gelmeli. Bunun için ikili iğnenin kancaları ve takılacak yemin pullu kısımları, sahte balığın yüzüşü sırasında yukarıya bakacak şekilde olmalıdır. Videolarda görüleceği üzere, ilk denelerimde yüzüşünü beğenmesem de, sonunda başarılı olabildim. Yemin hazırlanması, takılması, yüzdürülmesi ile ilgili görseller ve tecrübelerim:

Sahte balık arkası yaprak(fileto) yem takılması
[YOUTUBE]bQBiaGUNZLo[/YOUTUBE]​


Sahte arkası yaprak(fileto) yem yüzdürme denemesi-1
[YOUTUBE]JRH9dU6tIR0[/YOUTUBE]​

Sahte arkası yaprak(fileto) yem yüzdürme denemesi-2
[YOUTUBE]5BFmr-olfh8[/YOUTUBE]​


Sahte arkası yaprak(fileto) yem yüzdürme denemesi-3
[YOUTUBE]pW8eHvnPZXI[/YOUTUBE]​


Deneyimle geçen tüm günün sonunda, zaman zaman palamut oynaklarının içine girerek akşamın nevalesini çıkarttım. Anlaşılan kofanalar çiftleşme dönemini tamamlamış, çoktan kuzeye dönüşe geçmişlerdi. Kofana avımsa “hikâye” olmuştu… Hikâye olan avıma rağmen güzel manzara eşliğinde soluduğum hava, kendimle olan hayallerim, her zamanki gibi bana müthiş keyif verdi.

​


​
 
Beklenmeyen trofe levrek

Hikâye olan kofana avımın üzerinden bir hafta geçmişti. Sahte balık arkasına yaprak(fileto) yem takılarak yapılan sırtı avcılığı yönteminin başarıya ulaşması çok hoşuma gitti. Bu yöntemleri kofana avı için araştırsam da, aklım levrekteydi. Ayrıca bu yöntem/yöntemler, aynı zamanda levrek için de kullanılabilirdi. Yöntem seçimlerimi levrek avcılığını gözeterek yapmıştım.

Bu yöntemdeki takım aslında uzun olta tarzında kullanılıyordu. Bense bu takımı uzun olta şeklinde kullanmıyordum. İlk üçlü iğnenin kullanılmama sebebi; uzun olta tarzında kullanıldığında dipteki ilişkenlere takılmasını önlemekti. Takılmayan ilk üçlü iğneyi de takarak, sahteye genelde kafadan saldıran levreği yakalama şansımı arttıracaktım.

Fakat levrek mevsimin gelişini müjdeleyecek yağmurlar bir türlü gelmiyordu. Birazda hava soğuyup, kuzey rüzgârları başlarsa levrek avı için gerek şartlar oluşacaktı. Yeter şartları da, biraz da şansın eşliğinde biz sağlardık nasılsa…

Perşembe gecesi bu düşler eşliğinde av hazırlıklarımı yaparken Tahsin abi aradı. Zaten Cuma için(05/10/2012) hazırlıklarımı tamamlamış ben, telefonu; “kaçta çıkıyoruz?” şeklinde açtım. Sabah suyunu kaçırmayalım diyerek, 03.30’u buluşma saati olarak belirledik. Bir önceki hafta sabah suyunu kaçırmama sebep olan bot su tıkama tapası, yedekli olarak alınarak yola çıkıldı.

Av tarihi : 05-10-2012, Cuma
Av yeri : İzmir kıyıları
Av Türü : Tekneden sürütme(sırtı)
Avı Gerçekleştirenler : Tahsin Mersin ve Bahadır Sarıca
Hedef Av : Levrek ve palamut
Gerçekleşen Av : 2 Adet levrek (70cm / 4,20kg / saat 06.30 civarında yakalanmıştır - 33cm ispendek geri salındı, 12.00 civarı),
6 Adet palamut,
1 Adet sinarit palazı(30cm geri salındı, 11.15 civarı)
Av saati : 06.00 - 19.00
Kullanılan ekipman : 15-30LBS / 10-40LBS kamışlar Lenght:1.65m / 2.10m Section:2, 4.000/10.000 kafa makineler, Ф0,21mm(65LB) / Ф0,33mm(35LB) ana ipler, Ф0,35mm(16LB) öncü misina, yerine göre FG, Albright ve palomar düğümleri, muhtelif sahteler
Hava : 3-4 Bft Kuzeydoğu,
​


​


Avlağımıza ulaşır ulaşmaz botumuzu suya indirdik. Alacakaranlıkta sahtelerimiz suya inmişti. Ayılmaya çalışan Tahsin abim ve ben;

​


​



Birbirimize henüz “rastgele” deyip, bugünkü avımızın güzel geçmesi temennilerinde bulunurken; aniden fast aksiyonlu kamışım ters L şeklini aldı. 4000 kafa makinemde sarılı ip delicesine boşalırken en sevdiğim senfoniyi çalıyordu “cıızzzzzzzzzzzzzzz”…

Her şey bir anda oluyordu. Her iki tarafın(av ve avcı) adrenalin patlaması yaşadığı bu durumda, düşünerek hareket etmek mümkün değil. Tamamıyla tecrübelerinizle otomatik hareketler yapıyorsunuz, ya da dona kalıyorsunuz.
Motora uzanıp boşa almamla, kamışı elime almam bir oldu. Kalamam genelde 1,5-2 kilograma(tahminen) ayarlıdır. Balığın kalama alış hızı oltanın ucundakinin 2 kilogramın baya üzerinde olduğunu gösteriyordu. Evet, oltamın ucunda baba bir levrek vardı. Bu sırada Tahsin abim çoktan kendi oltasını toplamış kepçeyi eline almıştı. Defalarca beraber avlandığım, kendi balığını kendi kepçeleyecek kadar levrek konusunda tecrübeli olan Tahsin abimin balığı kepçelemesi konusunda hiçbir sıkıntım yoktu, güvenim tamdı. Yaklaşınca ilk su üstünü yapacaktı. Görmek için sabırsızlanıyorduk. Balık sürekli kalama alıyor, bense sürekli sarıyordum. “Hala su üstü yapmadı, oldukça iri sanırım sürekli kalama alıyor” dediğim anda, paşa tüm haşmetiyle 5-6 metre önümüzde göründü. Alacakaranlığın içinde ay gibi parlayordu. İkimizin de sesi kesilmişti. Sakinliğimiz korumaya çalışarak son hamlemizi yapmalıydık. Doğru hamleyi yapan kazanacaktı.

Bence, levreği ilk deparında iyi yönetebilirseniz işin büyük bölümünü halletmiş sayılırsınız. Zeki ve mücadeleci olan bu güzellik, çitalar gibi başta çok hızlı fişekler, fakat bu süreç kısadır. Sonrasında ani yorularak, zekiliği ve darbeleriyle kurtulmaya çalışır. Bu süreci de doğru atlatırsanız su üstüne yatarak teslim olur. Mücadelemiz 2-3 dakika kadar sürdü. Tekrar su üstü yaptığı sırada Tahsin abim kepçeleyip, tekneye alıverdi.

​


​


​


Mutluluğumuzu anlatmaya kelimeler yetmez. Levrek hesaplarıyla henüz başladığımız avımıza “merhaba”, trofe sayılacak güzel bir levrekleydi.
Gün ağarınca yeni hesaplar yapılıyordu.

[YOUTUBE]vlUn9AnWyxI[/YOUTUBE]​


Sonrasında palamut oynakları görünce o tarafa yöneldik. Tahsin abim affetmedi, uskumru ardından palamut . Bu arada sahte balıkla pek av yapmayan Tahsin abinin kancalarla dansını son anda önleyebildim. Yeri gelmişken sahte balık ile av yapan tüm dostlara tavsiyem, yanlarında mutlaka forseps bulundurmaları.

​


[YOUTUBE]u8tofxigQcU[/YOUTUBE]​


Avımız her yönüyle muhteşem geçiyordu. Yakaladıklarımız, saldıklarımız, kaçırdıklarımızla sürekli bir hareket vardı. Daha ne olsundu…

Tahsin abiden sinarit palazı yakala&bırak
[YOUTUBE]G4D1H2tKY4Q[/YOUTUBE]​


Paşayı aldıktan sonra Tahsin abiye, bundan sonraki avımda yakala bırak yapacağımı söylemiştim. Nitekim sonrasında güzel bir ispendeği geri gönderiyorduk.

İspendeğin özgürlüğe dönüşü
[YOUTUBE]FQnslvd8mMs[/YOUTUBE]​


Av öyle keyifli geçiyordu ki; karnımız acıkmasa öğle saatlerini bulduğumuzu anlamayacaktık. Deniz buradaydı nasılsa, yemeklerimizi yiyip, güzelce çaylarımızı içip tekrar gireriz diyerek kıyıladık. İşte öğle keyfi;

​



Akabinde bu güzel paşayla yapılan ölçümleme ve pozlar;

​


​


Bu güzel paşa ile rastlaşmamız, mevsim ve hava şartları itibarıyla alışılmamış bir durumdu. Beklemediğimiz bir anda trofe ile karşılaşmıştık. Zaten bu tür rastlaşmalar değil miydi av yapma isteğini ve heyecanını canlı tutan?

​


​



Öğleden sonrası bol muhabbet, gezi ve sahte denemeleriyle geçti. İkimiz de av keyfini fazlasıyla yaşamıştık zaten. Yakalanan iki güzel palamut da livarımızda yerini aldı. Gün batımıyla birlikte düşler dünyasından ayrılarak, dönüşe geçtik.

​


Tüm amatör dostlara bundan daha keyifli avlar dilerim.

Sevgi ve selamlarımla…
 
Bahadır abi sezonun hayırlı olsun:) çok güzel bir trofe levro almışsınız..palamutlarda öyle maşallah..ispendek için her daim özgürlük diyorum sizler gibi:)

sayfa başında, sahtenin arkasına eklediğin ek aparatlı,fileto balıklı takım..

abi ben buna benzer bir video görmüştüm sankim..aynı düzen ama plastik malzemeden bir fileto çıkarıp uygulamasını görmüştüm.. aksiyonuda bayağı bayağı iyiydi:) aklıma yattıda,,henüz uygulamasını yapmadım..sizdede görünce iyice yattı kafama:D

çok güzel rapor açmışsın abi ellerine sağlık..:)
saygılar rasgele
 
Baya emek verilmiş bir paylaşım olmuş. Ellerinize sağlık. Bize de faydalanmak düşüyor. En kötü avınız böyle olsun.
 
rapala arkası yaprak yemi bizde kullanıyoruz. yemin dönmesini engellemek ve iyi bir salınım kazandırmasının yanında; rapala arkasında tek iğneli kısa takım kullanıldığında zargana kıtlığında 1 zarganadan 4 tane yem çıkarabiliyorsunuz.
 
Bahadır bey bu güzel paylaşımınız için teşekkürler daha nice güzel avlara.
 
Balıkçılık araştırmak her zaman yeni bir şeyler denemek demek, sahtenin arka tarafına takmış olduğun ve balığın bu yemi zarganaya benzettiğine inanıyorum, sorun takımın gam yapması olabilirdi onu da yapmadığına göre ve de bu güzel balığı aldığına göre işlem tamam, senden yeni bir sistem öğrendik ellerine sağlık.
Tebrikler Bahadır kardeş, sevgiler hoşça kal.:) :) :)
 
belgesel gibi olmus bence.videolari birlestirip yabantv ye gonderin :)
 
emek verilerek yapılmış çok güzel bir paylaşım.. kullanılan yöntem ve tekniklerin açıklanması, görseller, harika bir rapor.. teşekkür ediyorum, hepimize rastgelsin...
 
Bahadır abi, bizim buralarda lüfer diye sarıkanat, hatta bazen çinekop tutuluyor. Kofanayı gören bile pek yoktur, boş ver tutanı. Sırtıkara diye bir şey zaten hiç bilinmez.

Sizin oralardaki kofana, bizim buradaki avcıların dilini yutturacak boylardan başlar.

Ve kofana, harbi kofana böyle düzeneklere itibar etmez pek. Bizim marmara/boğaz avcıları, bu tür düzeneklerle lüferleri vs. kandırır daha çok ama, olay kofana ise, bu düzenek etkin olmaktan fersah fersah ötededir.

Bir kaç nacizane tavsiyede bulunayım. Trolling sahteleri yani böyle aksiyon yapan değilde, salınan, wiggling yapan sahteler bu işte daha başarılıdır. Bunlardan en meşhur olanı, Maria Princess'tir. Eğer bu tür bir sahte kullanır, kaşık çeker gibi hızlı gezersen bu tür bir rapalı arkası yemden çok çok daha fazla iş yapar.

Eğer yem kullanacaksan, tavsiyem bu tür rapala arkası olayını kullanmamandır. Birde, iğneyi çelik tele bağladığın yerde makaron koymaz, orada iğnenin serbestçe oynamasını sağlarsan daha iyi netice alırsın.

Bir sürü teknik detay yazıp uzatmak istemiyorum üstad. Sadece sizin yeniliklere açık biri olarak göründüğünüzü söyleyeyim. Bu açıdan bir tavsiyem daha olsun. Filler, fıstık yer, en bayıldıkları şeydir. Büyük kofanaların vs. 5 cm'lik minicik balıklara çok daha büyük iştahla saldırabilecekleri mümkündür. Denemekte fayda olabilir.
 
İşte bu ya.Hem zevkini,hemde bilimsel ve taktiksel yönlerini anlatan süper bir rapor.'15 parça lüfer aldım' nerden aldın' gibi raporlardan ya da bir kova dolusu balık fotosu koyup '3 kanka coştuk' gibi raporlardan sonra ilaç gibi geldi.Burada usta denen birçok kişi 23 lüfer yem zargana ,veya bir kova mercan yem sülünez deyip duruyor.Usta olmak balık vermek değil,balık tutmayı öğretmektir.Şu mevsimlerde bir kişi çıkıp Uzun olta bağlanması,yemin takılması,motorun hızı ve oltanın su seviyelerinde gezdirilmesi ile ilgili video koymadı.Buna yaban tv de dahil.Ta ki size kadar.(Vedat bey hariç)Umarım milad ve örnek olursunuz.
 
İşte bu ya.Hem zevkini,hemde bilimsel ve taktiksel yönlerini anlatan süper bir rapor.'15 parça lüfer aldım' nerden aldın' gibi raporlardan ya da bir kova dolusu balık fotosu koyup '3 kanka coştuk' gibi raporlardan sonra ilaç gibi geldi.Burada usta denen birçok kişi 23 lüfer yem zargana ,veya bir kova mercan yem sülünez deyip duruyor.Usta olmak balık vermek değil,balık tutmayı öğretmektir.Şu mevsimlerde bir kişi çıkıp Uzun olta bağlanması,yemin takılması,motorun hızı ve oltanın su seviyelerinde gezdirilmesi ile ilgili video koymadı.Buna yaban tv de dahil.Ta ki size kadar.(Vedat bey hariç)Umarım milad ve örnek olursunuz.

Sen yenisin galiba :)
 
Büyük bir keyifle okudum.Hem tebrikler bu güzel av için hemde teşekkürler bu güzel anlatım için...
 
Eline sağlık abi. Sana yakışan bir paşa. İnşallah bizede nasip olur :)

Kofana sırtısında verim aldığın sahte sanırım Pelican Neon. Aksiyonu oldukça güzel ve fiyat olarak uygun bir sahtedir. Sahte ile ilk balıklarımı onunla almıştım hatta :D
 
Bahadır abi tebrikler, çok güzel bir levrek.
Görüşmek dileğiyle, daha niceleri rast gelir inşallah.
 
Tebrikler Bahadır abi. Harika anlatımın ve detaylı paylaşımın için teşekkürler.
 
Çok keyifli gerçekten. Çok teşekkürler.
 
Asil Kardeşim

Bu hitabi sevgili Burak Karadenize cevap yazarken kullanırdım.Ancak şimdilerde içimde bir yara bırakıp geçmişte kalmıştır.

Beni ziyaretinde,keza İzmirde seninle sohbet etmek imkanlarını bulmuştum.

Olağanüstü keyf aldığım bu sohbetlere bir yenisini eklemek büyük arzumdur.

Raporuna ve görsellerine gelince.

Büyük emek vererek hazırladığın çekimler ve izahatları her avcıya örnek olması gereken niteliktedir.

Ben kendi adıma teşekkür ediyorum.

Sivrcenin bereketi kaçmıştır.
Dolayısıyla mercan avlarım hariç burada netice ALINMAYAN avların peşinde koşmuyorum.Ancak şu andan itibaren daha mobil olacak ve inşallah sizin oralarada geleceğim.

Takım hakkında nacizane birkaç tavsiyede bulunmak istiyorum.

Zaten sende deneme yanılma ile iyi aksiyona kavuşmuş görünmektesin.

Zargana filetosu çok zarif kesilmeli ve kalın olmamalıdır.

Kullanılacak bıçak çok keskin olmalı,zargananın özellikle karın bölgesi keskin bıçakla net ve pürüzsüz kesilmelidir.

İcabında kuyruk dahai ikiye ayrılmalı ince zar gibi kalmalı ve daha kıvrak olabilecek bu bölge çıkarılmamalıdır.

İç kısımdan birkaç enine çiizk atılırsa zargana filetosu,rapalanın aksiyonunu daha fazla alır.

Kullanılacak rapala türleri arasında bana göre Maria prenses eksik kalacaktır.Onun yerine 10,5 cm lik Yo-zuri Tobimaru ve Bazı rapala marka jointed rapalaların arka kısmı çıkarılarak daha kısa ancak daha sert aksiyonlu olanlar tercih edilmelidir.

Bu yöntem özellikle Kumburgaz ve eşilköy avcılarının daha ziyade zargana sıkıntısı çektikleri hallerde tercih edilmektedir.

Bu takımın orijinali ise kaşıkların iğnesi çıkarılarak iç kısmına punto ile sabitlenmiş tek iğnesi çıkarılmış kaşıklarla yapılandır.

Esasen bu tür kaşıklar bazı İstanbul satıcılarında bulunmaktadır.

Bu muhteşem raporun hak ettiği ilgiyi görmesi beni çok mutlu edecektir.

Bakalım durum nasıl gelişecek.

Sevgimle kal
 
Back
Yukarı