bilge kağan
Üye
- Yaş
- 50
- Şehir
- OSMANİYE
- Favori Kamış
- lineaeffe rapid cx spin 2.05, DAM 2.40, okuma V system 2,40 spin
- Favori Makina
- okuma trio 30s, okuma avenger 30a, Okuma Raw 65, daiwa sweepfire E 4000
- En iyi avı
- alabalık 3 kg, turna 2 kg, levrek 3 kg, çipura 1,2 kg, zargana 95 cm ( 990 gr. )
- İsim
- bilge kağan tomas
cumartesi günkü gazın üzerine bu deniz durulmadan mutlaka bir av daha yapmalıydım. bu fırsat bir daha ya gelir ya gelmez, zaten 3-5 gün sonra balıkçılar kıyıya 50 m. mesafeye, 1m. derinlikteki sahile ağları sermeye başlar
ben de bu gün sabah fırsatını bulup yine balığa gittim. denize vardığımda ne yalan söyleyeyim denizin hışmından korktum. yine de oraya kadar gidip olta atmamak olmazdı. tulumu giyip suyun kenarına yaklaştım. deniz çekildi mi 7 - 8 m. çekiliyor, sonra bir anda koca koca dalgalar geliveriyor. su bildiğiniz çamur, çünkü 2-3 gündür hem deniz kenarına, hem de dağlara yağmur yağdığından dereler çamur akıyor.
ben yine de Ya Allah deyip saat 07 :45'te sahteyi kabarık dalgaların arkasına göndermeye ve ümitsizce sarmaya başladım. ama bu sefer oldukça yavaş sarıyorum, tıpkı gece avı gibi. çünkü suyun içinde görüş mesafesi çok az. bir süre sonra şevkim kırılmaya başladı ve Allahım en azından bir vuruş olsun, balık olduğunu bileyim derkeeeen, dilek kapısı mı açıkmış nedir, zınk diye misina gerildi. hooked
bir anda kabarıp sonra bir anda çekilen dalganın içinde ara ara balığı su üstünde görüyorum, güzel bir balık. yine kaçırma korkusu var ama akşamdan sahtenin halkalarını Okuma halkalarla, iğnesini de açık ağızlı WMC iğnelerle değiştirdiğimden biraz daha rahatım.reeling
sonunda balığı kıyıya yanaştırdım ve dalganın gelmesini bekleyip, gelen dalga ile beraber balığı çektim, dalga gidince de kumun üzerinde kaldı kerata :thumb: 13 cm.lik sahteyi orta iğneye kadar yutmuş
yalnız bu balığı çekerken bir kez daha anladım ki cumartesi günkü kaçırdığım gerçek bir canavarmış 
güzelce kuma yatırıp vesikalığını aldım, poşete koyup geride sağlam bir yere koydum. şimdi yapacak bir iş vardı, mesaiye yeni başlamış olan ustamı arayıp azıcık motivasyon vermek
ustayla telefonda konuşup rapor veriyordum, '' daha saat erken, inşaallah bir iki tane daha alırım '' derken ayağım kaydı ve yere oturuverdim
tam o anda da dalga gelmez mi ? oturur vaziyette olduğumdan tulumdan içeri doluverdi
hemen ayağa kalktım ama yanımda taşıdığım iki telefonda ıslanmıştı
, fotoğraf makinasına baktım onda bir şey yok
üzerimdeki 3 kat kazak ve pantolon deniz suyunu sünger gibi çekmişti, arabada yedek çorap, kaban, ayakkabı falan vardı ama durum idare edilecek gibi değildi.
buna da şükür, tutan var tutamayan var deyip hastalanmamak için avı kestim. 08:34'te balığı aldım, 08:35 de av mecburen bitti. hemen telefonların bataryalarını çıkarıp yanımdaki içme suyu ile yıkadım, arabadaki yağmurluğu koltuğa serip eve geldim. gelir gelmez de, konuşmamız yarım kaldığı için endişelenen ve bana ulaşamadığı için neredeyse işten izin alıp beni aramaya gelecek olan bacanağı ( ustamı ) bilgilendirdim
bu avdan çıkardığım sonuçlar :
- bizim burada deniz suyu hala soğumamış
- ne olursa olsun telefonlardan birini tedbir için arabada bırakmak gerekiyormuş
- arabada bir tane tam takım kıyafet olmalıymış.
- kısmetten öte yol gitmez
bu da kısa günün karı, boyu resimde görülüyor, ağırlığı da 1150 gr.

ben de bu gün sabah fırsatını bulup yine balığa gittim. denize vardığımda ne yalan söyleyeyim denizin hışmından korktum. yine de oraya kadar gidip olta atmamak olmazdı. tulumu giyip suyun kenarına yaklaştım. deniz çekildi mi 7 - 8 m. çekiliyor, sonra bir anda koca koca dalgalar geliveriyor. su bildiğiniz çamur, çünkü 2-3 gündür hem deniz kenarına, hem de dağlara yağmur yağdığından dereler çamur akıyor.
ben yine de Ya Allah deyip saat 07 :45'te sahteyi kabarık dalgaların arkasına göndermeye ve ümitsizce sarmaya başladım. ama bu sefer oldukça yavaş sarıyorum, tıpkı gece avı gibi. çünkü suyun içinde görüş mesafesi çok az. bir süre sonra şevkim kırılmaya başladı ve Allahım en azından bir vuruş olsun, balık olduğunu bileyim derkeeeen, dilek kapısı mı açıkmış nedir, zınk diye misina gerildi. hooked
bir anda kabarıp sonra bir anda çekilen dalganın içinde ara ara balığı su üstünde görüyorum, güzel bir balık. yine kaçırma korkusu var ama akşamdan sahtenin halkalarını Okuma halkalarla, iğnesini de açık ağızlı WMC iğnelerle değiştirdiğimden biraz daha rahatım.reeling
sonunda balığı kıyıya yanaştırdım ve dalganın gelmesini bekleyip, gelen dalga ile beraber balığı çektim, dalga gidince de kumun üzerinde kaldı kerata :thumb: 13 cm.lik sahteyi orta iğneye kadar yutmuş
güzelce kuma yatırıp vesikalığını aldım, poşete koyup geride sağlam bir yere koydum. şimdi yapacak bir iş vardı, mesaiye yeni başlamış olan ustamı arayıp azıcık motivasyon vermek
üzerimdeki 3 kat kazak ve pantolon deniz suyunu sünger gibi çekmişti, arabada yedek çorap, kaban, ayakkabı falan vardı ama durum idare edilecek gibi değildi.
buna da şükür, tutan var tutamayan var deyip hastalanmamak için avı kestim. 08:34'te balığı aldım, 08:35 de av mecburen bitti. hemen telefonların bataryalarını çıkarıp yanımdaki içme suyu ile yıkadım, arabadaki yağmurluğu koltuğa serip eve geldim. gelir gelmez de, konuşmamız yarım kaldığı için endişelenen ve bana ulaşamadığı için neredeyse işten izin alıp beni aramaya gelecek olan bacanağı ( ustamı ) bilgilendirdim
bu avdan çıkardığım sonuçlar :
- bizim burada deniz suyu hala soğumamış
- ne olursa olsun telefonlardan birini tedbir için arabada bırakmak gerekiyormuş
- arabada bir tane tam takım kıyafet olmalıymış.
- kısmetten öte yol gitmez
bu da kısa günün karı, boyu resimde görülüyor, ağırlığı da 1150 gr.
