- Yaş
- 46
- Şehir
- ankara
- Favori Kamış
- DAİWA TOURNOMENT 270 AGS+ DAİWA TATULA 210 YUKI TAYLOR Q5 420 SURF
- Favori Makina
- SHİMANO AR-C AERO CI4+ 4000XG DAİWA TATAULA R BAİTCASTİN OKUMA salina sa 2 16000 Daiwa Caldia 4000
- En iyi avı
- sevgili eşim :)
- İsim
- KEMAL
merhaba arkadaşlar öncelikle geçmiş bayramınızı kutlarım
Malum 9 günlük bayram tatili olunca denize olta atmamak mümkün olmuyor zaten haftalar öncesinde yapılan hazırlıklar planlar vs. vs. inanın artık rüyalarımda balık tutmaya başladım nasıl işlemişse bilinç altıma
velhasıl cuma günü öğlen tuttum alanya yolunu bir hevesle, yolda karşımdan gelen arabaları beile balık olarak göreye başladım 
ve kazasız belasız ulaştım eve. ilk gün sabah gitmeyeyim dedim evde güzel bir kahvaltı yaparız diye düşündüm ama kuduruyordum bir taraftanda balığa gidemediğim için neyse dedim önümüzde günler çok nasıl olsa çıkarım dedim.
1. gün :
sabah 4:30 da eşimle birlikte çıktık meraya doğru hava zifiri karanlık 5 te meraya geldik hala karanlık şafağı beklerken yolda aldığımız fırından yeni çıkmış puaçarı götürdük sıcak sıcak çay ile derken beklenen an geldi saat 6:15 civarı hiç vakit kaybetmeden başladım denizi kırbaçlamaya, yer kayalık olduğu için az dalarlı sahte kullanıyordum eşimede acemi olduğu için su üstü sahtesi vermiştim zayıf bir olta takımıydı üzerinde 0.16 mono misina vardı zaman ilerliyordu fakat tek vuruş yoktu eşim burada balık yok deyip yatmaya gitti arabaya, ee kolay zannediyorlar balık avını aslında bilerek götürdüm onu anlasın nasıl bişey olduğunu lafı gelince sen balığa gidip eğleniyorsun demeyi biliyorlar
aldı boyunun ölçüsünü bir daha bulaşmaz bana:Br vel hasıl at çeke devam ettim, kutudaki bütün sahteleri denedim ama ne takip ne vuruş hiç birşey yok derken eşimin oltası takıldı gözüme
onu aldım elime başta rapalayı kendi oltama takmak geldi aklıma ama üşendim diyelim
daha 2 . atışta kaptı sahteyi balık güzel bir atlayışla ama olta dandik balık fena asılıyor kamışı eğmekle kalmıyor elimden alacak sanki boş bıraksam gidecek olta , mecbur açtım kalamayı yoksa koparacak bari yorayım balığı dedim demez olaydım balık aldı kafayı soktu kayanın altına çıkart çıkarta bilirsen başta balığın darbeleri geliyordu sonraları oda kesildi kurtardı kendini, aslında balık adına sevindim rapaladan kurlulduğuna yoksa mümkün değildi oradan kurtarmam kalacaktı öyle misina kopacaktı ki öylede oldu o gün başka vuruş gelmedi zaten su üstü sahtemde tekti iş yapmaz diye götürmemiştim yanımda sanki cebimde taşıyacam at işte arabanın arkasına
neyse tuttum av bayinin yolunu aldım 2 tane sahte ve ertesi günkü avı bekleeye başladım.
2. gün :
busefer saati 1 saat ilerye kurdumm 5:30 da ayaktaydım eşime seslendim hadi gidelim diye yataktan ayağıyla baybay geldi
almış boyunun ölçüsünü bidaha tövbe bulaşmaz bana
revan oldum yola ve olmazsa olmaz fırına uğradım aldım yeni çıkmış simit ve börekten termosta kahve hazır vardım meraya hala erken 15 dakka önce gelmişim ön hazırlık yaptım, malzemeyi taşıdım, kahve ile yuvarladım simiti ve başladım şafakla wtd ye 1 saat birşey yok ama yılmakta yok derken
güzel bir şapırtı çıktı suyun üstüne balık kuyruk darbesini görmenizi isterdim balık öyle çok büyük görünmüyordu ama 50cm civarı vardı kaptı yemi ama busefer olta sağlam ama oda ne
kalama neredeyse tamemen açık ben kalamayı sıkana kadar hain levrek
daldı dibe yinemi dedim malesef yine girdi kayaların arasına. sinirden 
kuduruyordum işmakinası tutup kayaları temizleyesim geldi siz düşünün 
velhasıl balıkta gitti sahtede sonraki atışlarda takip aldım fakat bir türlü sahteyi almıyordu ağzına aşağıdan vurp kaçıyordu sahte 50cm 1m havaya zıplıyordu derken hava iyice aydınlandı el boş akılda kalan balık yeni planlarla düştüm yola orduları yenilmiş general gibiydim eve geldiğimde rütbem bile kalmamıştı 
bizim hatun ne o yokmu bişey dedi cevap bile vermeden girdim eve arkadan kıs kıs güldüğünü fark ediyordum fena çiziliyordu karizma ama, ertsei gün böyle olmayacaktı gözünün yaşına bakmayacaktım nekadar hırs yapmışım siz düşünün eve gittim 0.20 ip misina sarılı yedek kafayla değiştirdim takımı ve ilk gün kaybettiğim rover 98 i de bulmuştum av bayinden onuda aldım herşey tamamdı av için.
3. gün :
bayramın 1. günü sabahı düştüm yola tam vaktinde geldim bu sefer hiç oyalanmadan başladım wtd ye 20 dak sonra
ilk balığım atladı busefer yermi anadolu çacuğu verdim tasmayı kaldırdım kamışı asıldım makinaya sanki 50 kg balık çekercesine asıldım kıyıya bide ne göryeim
20cm ispendek nerde len abilerin dedim abi valla bilmiyorum dedi yal vardı yakardı
kıyamadım saldım suya aradan 10 dakka geçti bir atlayış daha onada şans vermeden aldım kıyıa oda ispendek 25cm civarı bu ne ya dedim balıkların kreşinemi attım oltayı dedim onuda verdim suya arkasına bakmadan tüydü kerata
devam ettim ava bi 3- 5 dakka geçmedi br atlayış daha onuda kıyıladım kalama vermeden, gelen diğerlerinden biraz daha büyüktü boyu 33cm di ben kilo altı levrek almam alanıda sevmem
ama mecbur bunu aldım çünki rapalanın iğnesi gözüne girmişti dikkatlice çıkartmak istedim ama başarılı olamadım malesef gözü gitti balığın o halde bırakmakta istemedim, mecbur aldım balığı ve buruk bir sevinçle tuttum evin yolunu gelen 3 balık 2 iade ve sayısız atlayış keyifliydi.
4. gün :
Ankaradan gelen arkadaşım serken ile ertesi gün çıktık balığa mera yine aynı yer başladık ava üst üste atlayışlar geliyor fakat bir türlü kapmıyor sahteyi el boş döndük ama yılmak yok
5. gün :
sabah 5:30 da tekrar buluştuk serkanla busefer 2. meraya geçtik başladık at çeke atlayışlar var takipler var ama almadı yemi , hava kapalı saat 8 oldu hala balık yok serkan bütün sahteleri attı nafile ben istikrarlıyım rover 98 ile devam derken beklenen an
sağlam bir atlayış kamışa sağlam abandı makinanın kalaması sıkı olmasına rağmen arada alıyordu kısa paylar buna rağmen abandım aldım hergeleyi kıyıya oda ne
gelen çatal kuyruk yani akya 45cm ilk kez akya tuttum deli asılıyor aslında 3-4 kiloluk balık çektiğimi sanmıştım nasipte akya tutmakta varmış, aslında o bölgede çıktığını söylemişlerdi ama ihtimal vermemiştim nasip işte. sonrasında 3 attlama olsada gelmedi oltaya serkanda 3-5 atlama ve takip aldı ama onada gelmedi günün tek balığı ile döndük evlerimize. artıkk eve gelişimde balık tutmanın haklı gururu ile geliyordum :Alk karizmayı toparlamıştım 
6. gün:
aynı gün öğleden sonra yağmur başaldı tek tek atmaya gecede biraz yapmış ertesi sabah kalktığımda sağlam esiyordu rüzgar bayağıda yağmış yağmur sahile baktım deli dalga var merayi değiştirmek gerekiyordu bu dalgalarla sahilde mümkün değildi av yapmak aklıma liman geldi en azından liman içi durgun olurdu dedim ve öylede oldu dışarda rüzgar dalga gırla içerde sakinlik kol geziyordu attım sahteyi suya başladım wtd ye zaman aktı geçti ama hala yok atlayışı bırak takip bile yok anladım su üstü iş yapmayacak burada zaten derin bölge yozuri tobi marunun tam yeri dedidim 1.5m dalarlıyı buluşturdum suyla 20 dak at çekten sonra
balık olta ucunda malum su derin öyle takacak kayada yok açtım kalamayı o yol alıyor ben çekiyorum çok büyük balık olmadığı belli fazla darbe yapmıyor 1-2 dakka oynadım balıkla sonrasında
birden olta ağırlaştı deli bir kafa darbesi geldi ne olduğunu anlamadım hemen çektim balığı birde ne göreyim boğazın sultanı oltanın ucunda istanbuldan selam getirmiş ve aleyküm selam dedim hoş geldin sefa getirdin balığı elime aldığımda anladım 2 sağlam darbenenin nedenini 41cm lik kofonanın sol yanından baş parmağım büyüklüğünde bir ısırık vardı aklıma balon balığı olabileceği geldi boyu büyük ağız yapısı küçük ve güçlü, neyse yaralı sultanımı aldım kovaya birazdaha at çek yapayım dedim ama malesef deli bir yağmur başladı döndüm eve, eee bir sofralık olmuştu gelen balıklar fazlasına gerek yoktu. diğer günler sabah ve akşamları çıkmadım ava tadında bırakmak gerekir dedim birazda eşe dosta vakit ayırmak lazımdı yoksa hatun boşayacak beni 
velhasıl bayram süresince av maceram böyleydi arkadaşlar dilim döndüğünce güncemi paylaşmak istedim fakat baya yazmışım okurken sıkılmazsınız inşallah
sürçü lisan ettiysek affola
ekipman
makina : shimano exage 3000 sfd yeni oyuncağım
kamış : Okuma V system 2.40 10-40gr
sahte : su üstü için ( rever 98 ) dalarlı için ( yozuri tobimaru f4 c136 )
mera
levrek avlağı

akya avlağı

lüfer avlağı alanya limanı

balıklar ve boyları


ee balığı tuttuk birde pişirelim değilmi
hazırlanışı :
lüfer ve levrek için fırında folyo ile pişirdim ilk önce 2 adet limonun kabukları soyulup atıldı limonların suyu sıkılıp bir kaseye kaydum limonları posalarını atmayın onu balığın altına serecez ve yerken güzel bir tat veriyor bu yüzden sıkmadan önce kabukları soyuyoruz acı olmasın diye fırın tepsisine serdiğimiz folyaya bir baş soğan orta boy halka kesilip parçalayıp baık altı için zemin oluşuturuyorum posa limonları parçalayıp soğanların arasına ilave ve 4-5 diş sarımsak ekiye kesmek suretiyle soğanın arasına ce en son 2-3 defne yaprağı balığın altına gelecek şekilde dizerek balığın zeminini oluşturuyoruz ve tercihen yarım domates küp küp doğranmış şekilde balığın altına seriyoruz aşaıdaki resimdeki gibi

balığı malzemenin üzstüne yatırım içine defne yaprağı ve 1-2 parça tere yağı koyuyorum güzel lezzet veriyor

en son balığın üstüne sürmek için sos yapıyorum başta sıktığımız limon suyuna zeytin yağı tuz ve az kara biber ekliyorum bu karışımı balığın üstüne gezdiriyorum

en sonda folyoyu kapatıp üstten 1-2 delik açıyorum 30-35 dakka 200 derece fırında piştikten sonra folyoların üzerini açıp 5-10 dakika daha üstü kızarması için veriyorum fırına çıkınca balık bu halde oluyor

akyayı ise takoz doğrayıp unlayıp tavada kızartım


sonrasını göstermiyorum siz tahmin edersiniz :Br
Malum 9 günlük bayram tatili olunca denize olta atmamak mümkün olmuyor zaten haftalar öncesinde yapılan hazırlıklar planlar vs. vs. inanın artık rüyalarımda balık tutmaya başladım nasıl işlemişse bilinç altıma
1. gün :
sabah 4:30 da eşimle birlikte çıktık meraya doğru hava zifiri karanlık 5 te meraya geldik hala karanlık şafağı beklerken yolda aldığımız fırından yeni çıkmış puaçarı götürdük sıcak sıcak çay ile derken beklenen an geldi saat 6:15 civarı hiç vakit kaybetmeden başladım denizi kırbaçlamaya, yer kayalık olduğu için az dalarlı sahte kullanıyordum eşimede acemi olduğu için su üstü sahtesi vermiştim zayıf bir olta takımıydı üzerinde 0.16 mono misina vardı zaman ilerliyordu fakat tek vuruş yoktu eşim burada balık yok deyip yatmaya gitti arabaya, ee kolay zannediyorlar balık avını aslında bilerek götürdüm onu anlasın nasıl bişey olduğunu lafı gelince sen balığa gidip eğleniyorsun demeyi biliyorlar
2. gün :
busefer saati 1 saat ilerye kurdumm 5:30 da ayaktaydım eşime seslendim hadi gidelim diye yataktan ayağıyla baybay geldi
3. gün :
bayramın 1. günü sabahı düştüm yola tam vaktinde geldim bu sefer hiç oyalanmadan başladım wtd ye 20 dak sonra
4. gün :
Ankaradan gelen arkadaşım serken ile ertesi gün çıktık balığa mera yine aynı yer başladık ava üst üste atlayışlar geliyor fakat bir türlü kapmıyor sahteyi el boş döndük ama yılmak yok
5. gün :
sabah 5:30 da tekrar buluştuk serkanla busefer 2. meraya geçtik başladık at çeke atlayışlar var takipler var ama almadı yemi , hava kapalı saat 8 oldu hala balık yok serkan bütün sahteleri attı nafile ben istikrarlıyım rover 98 ile devam derken beklenen an
6. gün:
aynı gün öğleden sonra yağmur başaldı tek tek atmaya gecede biraz yapmış ertesi sabah kalktığımda sağlam esiyordu rüzgar bayağıda yağmış yağmur sahile baktım deli dalga var merayi değiştirmek gerekiyordu bu dalgalarla sahilde mümkün değildi av yapmak aklıma liman geldi en azından liman içi durgun olurdu dedim ve öylede oldu dışarda rüzgar dalga gırla içerde sakinlik kol geziyordu attım sahteyi suya başladım wtd ye zaman aktı geçti ama hala yok atlayışı bırak takip bile yok anladım su üstü iş yapmayacak burada zaten derin bölge yozuri tobi marunun tam yeri dedidim 1.5m dalarlıyı buluşturdum suyla 20 dak at çekten sonra
ekipman
makina : shimano exage 3000 sfd yeni oyuncağım
kamış : Okuma V system 2.40 10-40gr
sahte : su üstü için ( rever 98 ) dalarlı için ( yozuri tobimaru f4 c136 )
mera
levrek avlağı

akya avlağı

lüfer avlağı alanya limanı

balıklar ve boyları


ee balığı tuttuk birde pişirelim değilmi
hazırlanışı :
lüfer ve levrek için fırında folyo ile pişirdim ilk önce 2 adet limonun kabukları soyulup atıldı limonların suyu sıkılıp bir kaseye kaydum limonları posalarını atmayın onu balığın altına serecez ve yerken güzel bir tat veriyor bu yüzden sıkmadan önce kabukları soyuyoruz acı olmasın diye fırın tepsisine serdiğimiz folyaya bir baş soğan orta boy halka kesilip parçalayıp baık altı için zemin oluşuturuyorum posa limonları parçalayıp soğanların arasına ilave ve 4-5 diş sarımsak ekiye kesmek suretiyle soğanın arasına ce en son 2-3 defne yaprağı balığın altına gelecek şekilde dizerek balığın zeminini oluşturuyoruz ve tercihen yarım domates küp küp doğranmış şekilde balığın altına seriyoruz aşaıdaki resimdeki gibi

balığı malzemenin üzstüne yatırım içine defne yaprağı ve 1-2 parça tere yağı koyuyorum güzel lezzet veriyor

en son balığın üstüne sürmek için sos yapıyorum başta sıktığımız limon suyuna zeytin yağı tuz ve az kara biber ekliyorum bu karışımı balığın üstüne gezdiriyorum

en sonda folyoyu kapatıp üstten 1-2 delik açıyorum 30-35 dakka 200 derece fırında piştikten sonra folyoların üzerini açıp 5-10 dakika daha üstü kızarması için veriyorum fırına çıkınca balık bu halde oluyor

akyayı ise takoz doğrayıp unlayıp tavada kızartım


sonrasını göstermiyorum siz tahmin edersiniz :Br