kayral
Banned
- Şehir
- Edremit
- Favori Kamış
- awa-shima
- Favori Makina
- ryobi
- En iyi avı
- çupra 2,10kg/Levrek 4 Küsür
- İsim
- Önder
Herkese selamlar 
Öncelikle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının Vatanımıza Milletimize hayırlı olmasını dilerim.
Havaların yumuşamasıyla birlikte artık gece avlarına başladım. Tabi kış ayında neredeyse her hafta sonu olta atarken bahar aylarında anca 2-3 hafta da bir havasını denk getirirsem olta atıyorum ki bu havalarda lodos/yağmur sonu oluyor. Sabahlamalı avlar çok yorucu olduğundan akşamları erken yatıp, gece 2 gibi küçük balıkların kıyıdan çekildiği saatlerde sabaha kadar kendimce büyük balık arıyorum.
Mart başından bu zamana kadar 4 defa olta attım.
İlk av hiç hesapladığım gibi geçmedi : Normalde bizim buralarda gece 3 ten sonra bahar yağmuru pek yapmaz, hele tan vakti ve sonrası hiç yapmaz-dı Ama yaptı.. hem de iyi yaptı .. bahar yağmuru, malum yağdı mı insan gibi de yağmıyor. Ha durdu ha duracak derken sabah oldu.. Tek vuruş dahi almadan yağmurdan sıçana dönmüş bir şekilde evin yolunu tuttum
İkincisi ise muhteşemdi.. Kamışları diktiğim sıra yağmur durmuş, lodos yatara çoktan girmişti. Kamışlara nerdeyse her 2-3 dakikada bir vuruş alıyordum. Gün doğana kadar 9 farklı türde 20 civarı deniz canlısı yakaladım
Sadece 10 tanesini alıkoydum ki bunların da 4 tanesini ölümcül yara aldığından mecburiyetten alıkoydum.

Üçüncü av ise sabahlamalı av oldu. Hanım Balıkesire gidince bende soluğu doğruca sahilde aldım
Akşam suyunda ispari ve bolca çift bant karagöz vardı ve hepsi suya iade edildi.
İlk çuprayı gece 23.00 civarı aldım, yarım saat kadar sonrada diğerini..
Daha sonrasında heyecanla devamını beklesem de gerisi gelmedi. Ortamı mığrılar basınca olta atmayı bırakıp saati 04e kurup arabada yattım. Sabah suyu 4 tane karagöz/iskatarozdan ağır yara alan bir ıskatarozu alıkoydum.
Peşine 2 de fangri geldi bunlardan birini alıkoydum ama dürüstçe söyleyeyim ciddi bir yara almamıştı, alıkoymayı tercih ettim.

Son avı geçe hafta sonu yaptım. Körfezde olanlar havanın hafta sonu ne kadar kötü olduğunu bilir; Bardaktan boşanırcasına yağmur, fırtına ve arada yıldırım.. Hava, cumartesiyi pazara bağlayan gece yarısından sonra yatara giriyordu. Şansımı bu sırada denemek istedim. Hanım artık alışmış olacak ki ben gece balığa gideceğim deyince hiç yadırgamadı
Yine sıçana dönme ihtimalime karşılık bir torbada yedek kıyafet ayarladı.
Neyse ki gece boyu ne yağmur, ne yıldırım nede fırtına esti. Sadece lodosun son demleri vardı yine.
Gece yine bolca mığrı ve ispari vardı.
Arada 22-23 cm civarı çupra yakaladım. Bu sene kendimce yeterince çupra yakaladığıma ve en azından ölümcül yara almadıktan sonra bu boydakileri alıkoymamın hakkım olmadığına inanıyorum. Ayrıca bunlar memleketimin ilerde yumurta bırakacak yerel çuprası.. Bu boydaki balığı ekime kadar salmayı düşünüyorum.
Bu avda benim için unutulmaz olan kıyıdan (fangrileri saymazsak) bu zamana kadarki en büyük mercanımı yakalamamdı
Gecenin diğer ilginç balığı da kurbağa balığı oldu.
Sabah suyunda oltama gelen ve salınan bir çupra daha
Ayrıca sabah suyunda yakaladığım 3 ıskatarozdan birini alıkoydum. Bu balıklarda aynı fangriler gibi iğneye çok agresif saldırıyor. Ağız ufak iğne büyük. Yemde iğnenin sertliğini hissettiği an parça koparmak yerine tamamen yutma yoluna gidiyor. Tabi ayrıca iğneyi okadar küçük ağızdan çıkarması da çok zor. Ama artık elim biraz yatkınlaştı, epey uğraştırsa da iğneyi çıkartabiliyorum ama yine de balıkların solungaçlarından bazen iğnenin saplandığı yerden dolayı bazende ben iğneyi çıkarırken az da olsa kan geliyor. İnşallah bu kadar hasarla yaşayabilirler.
Yemler sardalya, madya, sülünez.. İğneler sasame f714-1/0 ve vmc 9335-2.. Kurşunlar 125ve 150gr.
Mırmırlar kıyıdan 10-12mt civarı. kum- taşlık alanın birleştiği yerden yakalandı. Diğer balıkların hepsi +100mt.lerden geldi.
Herkese rastgele
Öncelikle 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramının Vatanımıza Milletimize hayırlı olmasını dilerim.
Havaların yumuşamasıyla birlikte artık gece avlarına başladım. Tabi kış ayında neredeyse her hafta sonu olta atarken bahar aylarında anca 2-3 hafta da bir havasını denk getirirsem olta atıyorum ki bu havalarda lodos/yağmur sonu oluyor. Sabahlamalı avlar çok yorucu olduğundan akşamları erken yatıp, gece 2 gibi küçük balıkların kıyıdan çekildiği saatlerde sabaha kadar kendimce büyük balık arıyorum.
Mart başından bu zamana kadar 4 defa olta attım.
İlk av hiç hesapladığım gibi geçmedi : Normalde bizim buralarda gece 3 ten sonra bahar yağmuru pek yapmaz, hele tan vakti ve sonrası hiç yapmaz-dı Ama yaptı.. hem de iyi yaptı .. bahar yağmuru, malum yağdı mı insan gibi de yağmıyor. Ha durdu ha duracak derken sabah oldu.. Tek vuruş dahi almadan yağmurdan sıçana dönmüş bir şekilde evin yolunu tuttum
İkincisi ise muhteşemdi.. Kamışları diktiğim sıra yağmur durmuş, lodos yatara çoktan girmişti. Kamışlara nerdeyse her 2-3 dakikada bir vuruş alıyordum. Gün doğana kadar 9 farklı türde 20 civarı deniz canlısı yakaladım

Üçüncü av ise sabahlamalı av oldu. Hanım Balıkesire gidince bende soluğu doğruca sahilde aldım
Akşam suyunda ispari ve bolca çift bant karagöz vardı ve hepsi suya iade edildi.
İlk çuprayı gece 23.00 civarı aldım, yarım saat kadar sonrada diğerini..
Daha sonrasında heyecanla devamını beklesem de gerisi gelmedi. Ortamı mığrılar basınca olta atmayı bırakıp saati 04e kurup arabada yattım. Sabah suyu 4 tane karagöz/iskatarozdan ağır yara alan bir ıskatarozu alıkoydum.
Peşine 2 de fangri geldi bunlardan birini alıkoydum ama dürüstçe söyleyeyim ciddi bir yara almamıştı, alıkoymayı tercih ettim.

Son avı geçe hafta sonu yaptım. Körfezde olanlar havanın hafta sonu ne kadar kötü olduğunu bilir; Bardaktan boşanırcasına yağmur, fırtına ve arada yıldırım.. Hava, cumartesiyi pazara bağlayan gece yarısından sonra yatara giriyordu. Şansımı bu sırada denemek istedim. Hanım artık alışmış olacak ki ben gece balığa gideceğim deyince hiç yadırgamadı
Neyse ki gece boyu ne yağmur, ne yıldırım nede fırtına esti. Sadece lodosun son demleri vardı yine.
Gece yine bolca mığrı ve ispari vardı.
Arada 22-23 cm civarı çupra yakaladım. Bu sene kendimce yeterince çupra yakaladığıma ve en azından ölümcül yara almadıktan sonra bu boydakileri alıkoymamın hakkım olmadığına inanıyorum. Ayrıca bunlar memleketimin ilerde yumurta bırakacak yerel çuprası.. Bu boydaki balığı ekime kadar salmayı düşünüyorum.
Bu avda benim için unutulmaz olan kıyıdan (fangrileri saymazsak) bu zamana kadarki en büyük mercanımı yakalamamdı
Gecenin diğer ilginç balığı da kurbağa balığı oldu.
Sabah suyunda oltama gelen ve salınan bir çupra daha
Ayrıca sabah suyunda yakaladığım 3 ıskatarozdan birini alıkoydum. Bu balıklarda aynı fangriler gibi iğneye çok agresif saldırıyor. Ağız ufak iğne büyük. Yemde iğnenin sertliğini hissettiği an parça koparmak yerine tamamen yutma yoluna gidiyor. Tabi ayrıca iğneyi okadar küçük ağızdan çıkarması da çok zor. Ama artık elim biraz yatkınlaştı, epey uğraştırsa da iğneyi çıkartabiliyorum ama yine de balıkların solungaçlarından bazen iğnenin saplandığı yerden dolayı bazende ben iğneyi çıkarırken az da olsa kan geliyor. İnşallah bu kadar hasarla yaşayabilirler.
Yemler sardalya, madya, sülünez.. İğneler sasame f714-1/0 ve vmc 9335-2.. Kurşunlar 125ve 150gr.
Mırmırlar kıyıdan 10-12mt civarı. kum- taşlık alanın birleştiği yerden yakalandı. Diğer balıkların hepsi +100mt.lerden geldi.
Herkese rastgele