- Şehir
- İstanbul
- Favori Kamış
- Sportex SeaStar 2,70 80-100 atarlı
- Favori Makina
- Penn Sargus 3000
- En iyi avı
- Sudak 92 cm 8,5 kg
- İsim
- Ergiz Esen
Merhaba,
Bu yaz Bodrum'a gitmek nasip oldu. Kalacağımız yer olan Rüyakent'in yakınında yazlığı olan bir arkadaşımdan kıyını çok canlı olduğunu öğrendim. Ancak oradan kıyı balıkçılığı çok kesmedi beni, ben de Özgür'ün (fish-founder) verdiği tiyolarla uygun kıyı avlaklara ve Serdar'ın (avcıperdeci) önerdiği Mehmet kaptanla tekneden avlanmaya niyet ettim. Tekne işini zamansal açıdan planlamıştım, kıyı işini biraz geciktirince yattı maalesef. Tekneye komşu arkadaşlarımı da çağırdığım için onu öncelikli gerçekleştirdik.
Neyse bir gün önceden Mehmet kaptanla tekrar teyidleşip yem ;(donuk mamun ve kalamar) alıp, takımları da hazırladım. Takımlar köstek boyu 15-20 cm olacak şekilde 4 no. mustad kısa palalı deniz tipi beyaz iğneye 0,24 asso florocarbon ve 5 no kısa palalı bronz iğneye 0,20 pelikan misina (bu set yedek) ile 4'lü olarak hazırlandı. Beden 0,30 gorilla florocarbon seçtik. 25-30 gr kurşun taktık. Kamışlar 2,70 m tele biri 30-80 gr öbürü 80-120 gr atarlı, bir tane de (kılıfa yanlış kamış koyduğum için kullanamadığım kısa kamışın yerine) kasnaklı el oltası idi. Makaralar Lazerfish 6000 ve Remixon (tipini hatırlayamadım) 5000 idi.
Sabah 06.30'da Güvercinlik'te Mehmet'in teknesinin yanında idik. Bizi Mehmet'in babası Musa kaptan götürecekti. Tanışma faslından sonra palamarı çözdük.
Musa kaptan
Arkadaşım Bilgehan ve oğlu Berkay
Bu da bendeniz
Musa kaptan bizi eskinen çipura çiftliği olan bir yere götürdü. Eskiden kıyıya yakın olan çiftlikler şimdi açığa taşınmış, iyi de olmuş. 20 m civarına oltalarımızı mamunla yemleyip sallandırdık... Ve hemen geri çektik çünkü yemler gitmişti! Donup çözülen mamun yumuşuyor, balık da derhal vurduğu için hafif kurşunla takım dibe inip boşluğu alınana kadar yemi götürüyorlar. 4'lü takımda 2 vuruş anca hissedebiliyorsunuz, onlarda da yemi kaptırma oranı yakalamadan daha yüksek
Neyse ritmi çözünce balıklar da gelmeye başladı. Ama o da ne, gelenler genelde bizim pek de takdirimizi kazanamayan dikenli çütre balığı veya yerel adıyla domuz balığıydı. Tropik bir balık olan domuz balığı normalde mercan yemek için kullandığı duvarcı keskisi gibi dşleriyle yemleri bir defada hart diye götürüyordu. Allahtan ağzı çok büyük olmadığı için bizim büyük iğnelerimizi tamamen ağzına alamıyor, yemi yerken iğne dişlerin dışından kalın ve sert dudağına takılıyordu. Böylece köstek kesilmesi yaşamadık. Balon balığı daha büyük ağzıyla köstek möstek götürüyor biliyorum, bizimki yem israfında kaldı.
Arada ispari ve 3 tane de mercan tuttuk. Arada yakalanan domuzları da isparoz ve mercanlar kovadan sıçrayıp kaçmasın diye kapak niyetine kullandık
Buyurun resim :
Musa kaptan bizi ilk 2 saatten sonra açıktaki eski bir çipura çiftliğinin yakınına, oradan da açıktaki bir şamandıraya götürdü. Derinlik 50 m civarıydı, ama bir iki ufak vuruş dışında hiç balık alamadık... Derken ortalığı lambukalar bastı! Çevremizdeki beslenme çılgınlığı bizim adrenalinimizi de arttırmıştı. Arkadaşları balıkta yeni oldukları için beni gaza getirip lambukalara yönelmemi teşvik ettiler, ben de hemen kamışlardan birine yüzey rapalası takarak at çeke başladım. Ama lambukalar rapalayı izliyor izliyor, bir türlü son hareketi yapmıyorlardı. Bir kere bir tanesi asıldı ama hemen bıraktı. Sonra yine geldikleri gibi kayboldular.
Neyse saat 14.00 gibi vuruşlar iyice azalıp bitti, sadece domuz balığı vurur oldu. Bu arada ilk yerimize dönmüştük. Günün kalanında ailelerimizle birlikte olmak üzere geri dönüşe geçtik. Hasılat (Musa kaptan dahil 4 kişi) :
3 mercan
32 isparoz
11 domuz balığı (salınanlar veya atılanlar hariç)
Balıkları bir komşuya verdik, son günümüz olduğu için kızartma işine girmedik. Akşam domuzlar hariç hepsinin usulünce mideye indirildiğinin teyidini aldık
Benim için en önemli olan, Berkay'ın böyle bir deneyimi ilk defa yaşaması ve 11 adet balık tutmasıydı. Bilgehan kıbrıs oltasını mantara ufak kurşun ekleyip kıbrısın iğnelerinin her birine hamur takıp kıyıdan atarak dibe asla takılmayan hassas şamandıralı bir hale getirmiş ve kıyıdan ciddi adette balık tutmuştu, ama tekneden avlanmak onun için de ilkti. Onların aldığı zevk benim aldığım zevki de arttırdı.
Rasgele
Bu yaz Bodrum'a gitmek nasip oldu. Kalacağımız yer olan Rüyakent'in yakınında yazlığı olan bir arkadaşımdan kıyını çok canlı olduğunu öğrendim. Ancak oradan kıyı balıkçılığı çok kesmedi beni, ben de Özgür'ün (fish-founder) verdiği tiyolarla uygun kıyı avlaklara ve Serdar'ın (avcıperdeci) önerdiği Mehmet kaptanla tekneden avlanmaya niyet ettim. Tekne işini zamansal açıdan planlamıştım, kıyı işini biraz geciktirince yattı maalesef. Tekneye komşu arkadaşlarımı da çağırdığım için onu öncelikli gerçekleştirdik.
Neyse bir gün önceden Mehmet kaptanla tekrar teyidleşip yem ;(donuk mamun ve kalamar) alıp, takımları da hazırladım. Takımlar köstek boyu 15-20 cm olacak şekilde 4 no. mustad kısa palalı deniz tipi beyaz iğneye 0,24 asso florocarbon ve 5 no kısa palalı bronz iğneye 0,20 pelikan misina (bu set yedek) ile 4'lü olarak hazırlandı. Beden 0,30 gorilla florocarbon seçtik. 25-30 gr kurşun taktık. Kamışlar 2,70 m tele biri 30-80 gr öbürü 80-120 gr atarlı, bir tane de (kılıfa yanlış kamış koyduğum için kullanamadığım kısa kamışın yerine) kasnaklı el oltası idi. Makaralar Lazerfish 6000 ve Remixon (tipini hatırlayamadım) 5000 idi.
Sabah 06.30'da Güvercinlik'te Mehmet'in teknesinin yanında idik. Bizi Mehmet'in babası Musa kaptan götürecekti. Tanışma faslından sonra palamarı çözdük.
Musa kaptan
Arkadaşım Bilgehan ve oğlu Berkay
Bu da bendeniz
Musa kaptan bizi eskinen çipura çiftliği olan bir yere götürdü. Eskiden kıyıya yakın olan çiftlikler şimdi açığa taşınmış, iyi de olmuş. 20 m civarına oltalarımızı mamunla yemleyip sallandırdık... Ve hemen geri çektik çünkü yemler gitmişti! Donup çözülen mamun yumuşuyor, balık da derhal vurduğu için hafif kurşunla takım dibe inip boşluğu alınana kadar yemi götürüyorlar. 4'lü takımda 2 vuruş anca hissedebiliyorsunuz, onlarda da yemi kaptırma oranı yakalamadan daha yüksek
Arada ispari ve 3 tane de mercan tuttuk. Arada yakalanan domuzları da isparoz ve mercanlar kovadan sıçrayıp kaçmasın diye kapak niyetine kullandık
Musa kaptan bizi ilk 2 saatten sonra açıktaki eski bir çipura çiftliğinin yakınına, oradan da açıktaki bir şamandıraya götürdü. Derinlik 50 m civarıydı, ama bir iki ufak vuruş dışında hiç balık alamadık... Derken ortalığı lambukalar bastı! Çevremizdeki beslenme çılgınlığı bizim adrenalinimizi de arttırmıştı. Arkadaşları balıkta yeni oldukları için beni gaza getirip lambukalara yönelmemi teşvik ettiler, ben de hemen kamışlardan birine yüzey rapalası takarak at çeke başladım. Ama lambukalar rapalayı izliyor izliyor, bir türlü son hareketi yapmıyorlardı. Bir kere bir tanesi asıldı ama hemen bıraktı. Sonra yine geldikleri gibi kayboldular.
Neyse saat 14.00 gibi vuruşlar iyice azalıp bitti, sadece domuz balığı vurur oldu. Bu arada ilk yerimize dönmüştük. Günün kalanında ailelerimizle birlikte olmak üzere geri dönüşe geçtik. Hasılat (Musa kaptan dahil 4 kişi) :
3 mercan
32 isparoz
11 domuz balığı (salınanlar veya atılanlar hariç)
Balıkları bir komşuya verdik, son günümüz olduğu için kızartma işine girmedik. Akşam domuzlar hariç hepsinin usulünce mideye indirildiğinin teyidini aldık
Benim için en önemli olan, Berkay'ın böyle bir deneyimi ilk defa yaşaması ve 11 adet balık tutmasıydı. Bilgehan kıbrıs oltasını mantara ufak kurşun ekleyip kıbrısın iğnelerinin her birine hamur takıp kıyıdan atarak dibe asla takılmayan hassas şamandıralı bir hale getirmiş ve kıyıdan ciddi adette balık tutmuştu, ama tekneden avlanmak onun için de ilkti. Onların aldığı zevk benim aldığım zevki de arttırdı.
Rasgele