volex21
Well-Known Member
- Şehir
- İzmir
- Favori Kamış
- Okuma V System 2.40 Lineaeffe Spirit Surf 3.90 (fiyat performans 9/10)
- Favori Makina
- Spro Red Arc 20'lik (Fiyat/Performans : 8/10)
- En iyi avı
- Levrek (57 cm - 2.100 gr ) Sargoz (700 GR kadar) Palamut (40 cm üzeri), Lüfer 40 cm, Çipura 950 gr
- İsim
- Volkan
Tarih: 23/04/2016
Saat : 17:30
Rüzgar : Güney yönlü
Deniz : 3/5
Yem : Bi çeşit kurt (yosun altlarından çıkartılıyor) ve çimçim
Yer : Kuzey İzmir
Hedef Balık : Hıyar
Birkaç haftadır balığa gitmiyordum. Gündemin boğuculuğu, iş yerinin sorunları artı kendi sorunlarım derken sorun yumağına dönmüştüm. Allah kötülerinden korusun.
Şöyle 3-5 balık tutayım da kendime geleyim dedim. Geçen sene bu zamanlar bişey tutamamışım. Denizin en kıt, en kesat zamanı biz kıyıcılar için. Özellikle benim yaşadığım bölge.
Gene malzemeci Ethem'in dükkanındayız.
- Levrek çıkıyormu Ethem?
- Bu aralar çıkmıyor be Volkan'ım.
Bigün de çıkıyo de beya. Bi kere de; git şuraya mutlaka bi aksiyon yaşarsın de...
Daha dükkandan çıkmadan moral motivasyon sıfırlanmıştı ama gene de güneşli havanın moraliyle
ince mi ince misinalardan 6 ay önce yaptığım takımı itinayla kamışa iliştirip, tuzla sularla buluşturdum.
Takım lrf takımı ama ucunda canlı yem takılı. Gerçi çimçimler ölü ama kuvvetli nefesli biri okuyup üflese canlanacak gibiler.
Doğru düzgün tek vuruş yok. Bölgede 3-5 oltacı daha var hepsi şaşkın şaşkın birbirini izlemekte. Öyle gerilmişiz, vuruşsuzluktan bunalmışız ki biri iyi bir balık çekse sille tokat diğerleri dalacak.
Herkes birbirine soruyor :
Varmı bişey hocam? Varmı ? Bende yok sende? Yavruları yemliyoz.
Durum içler acısı, her geçen saatte oltacılar arkadaki gırgır teknesine daha bir öfkeyle bakmakta.
Gelen yaşlı amca bile bizi izlerken dayanamayıp; burada eskiden kol gibi balıklar atlardı. Millet yerini parayla satardı, hep bu gırgır tekneleri bitirdi denizi...
Artık amca provokatör müydü neydi bilmiyorum ama avlakta 3-5 kişi daha olsa batıracaktık gırgırı olduğu yerde.
Oysa ki gülmeye gelmiştim, biraz yüzüm güleydi ne olurdu sanki diye düşünürken oltamda bir ağırlık. Lrf kamış 2 büklüm ama oltanın ucunda canlı olduğuna dair bir emare yok. Bildiğin odun, ot, çöp çekiyormuşsun durumu. Daha ne olduğu belli olmadan bana avdaşlık eden Serdar içine doğmuşcasına hıyar olmasın demez mi?
Sanki, sen tutsan tutsan hıyar tutarsın vurgusunu ses tonunda sezsemde, sormaya cesaret edemedim.
Avımı taşın üstüne yatırmamla aldımı beni bir gülmek. Yüzümde kocaman bir gülümseme.
Gülmeye geldin, güldün işte. Ya ne gelecekti, levrek gelecek değil ya!!!
Nedendir bilinmez, eğer atış alanımda hıyar varsa mutlaka tutuyorum. Çok enteresan ama bu kaçıncı hıyar tutuşum.
Başka da kimse de görmedim. Bu sefer ki bayağı da kallavi. 30 cm boy.
Bi ara kesip yem yapayım mı acaba diye düşünsem de hayvan yavaş hareketlerle iyice uzamaya başlayınca atayım şu mendevuru da gözüm görmesin diyerek hemencecik ait olduğu sulara geri gönderdim.
Hiç mi bişey tutamadık? Yok canım o kadar da kazma değilim.
Asıl hedefim hıyarı tutana kadar; 1 parmak kadar hanos, 1 parmaktan küçük kumbili, 1 parmak kadar isparoz. İsparozla kumbili sağ salim doğaya dönse de, hanos maalesef telef oldu. 15 dakka sırt üstü yüzmesini izledikten sonra mühit değiştirdim. Zaten denizde 3 canlı vardı. Birini de telef ettik, kaldı 2. hıyarı da sayarsan 3 canlıyla avlağı kendi haline bıraktım. 
Güzel avlaklarınız, canlılarla dolu denizlerimiz olsun.
Keyifli avlar dilerim.
Saat : 17:30
Rüzgar : Güney yönlü
Deniz : 3/5
Yem : Bi çeşit kurt (yosun altlarından çıkartılıyor) ve çimçim
Yer : Kuzey İzmir
Hedef Balık : Hıyar
Birkaç haftadır balığa gitmiyordum. Gündemin boğuculuğu, iş yerinin sorunları artı kendi sorunlarım derken sorun yumağına dönmüştüm. Allah kötülerinden korusun.
Şöyle 3-5 balık tutayım da kendime geleyim dedim. Geçen sene bu zamanlar bişey tutamamışım. Denizin en kıt, en kesat zamanı biz kıyıcılar için. Özellikle benim yaşadığım bölge.
Gene malzemeci Ethem'in dükkanındayız.
- Levrek çıkıyormu Ethem?
- Bu aralar çıkmıyor be Volkan'ım.
Bigün de çıkıyo de beya. Bi kere de; git şuraya mutlaka bi aksiyon yaşarsın de...
Daha dükkandan çıkmadan moral motivasyon sıfırlanmıştı ama gene de güneşli havanın moraliyle
ince mi ince misinalardan 6 ay önce yaptığım takımı itinayla kamışa iliştirip, tuzla sularla buluşturdum.
Takım lrf takımı ama ucunda canlı yem takılı. Gerçi çimçimler ölü ama kuvvetli nefesli biri okuyup üflese canlanacak gibiler.
Doğru düzgün tek vuruş yok. Bölgede 3-5 oltacı daha var hepsi şaşkın şaşkın birbirini izlemekte. Öyle gerilmişiz, vuruşsuzluktan bunalmışız ki biri iyi bir balık çekse sille tokat diğerleri dalacak.
Herkes birbirine soruyor :
Varmı bişey hocam? Varmı ? Bende yok sende? Yavruları yemliyoz.
Durum içler acısı, her geçen saatte oltacılar arkadaki gırgır teknesine daha bir öfkeyle bakmakta.
Gelen yaşlı amca bile bizi izlerken dayanamayıp; burada eskiden kol gibi balıklar atlardı. Millet yerini parayla satardı, hep bu gırgır tekneleri bitirdi denizi...
Artık amca provokatör müydü neydi bilmiyorum ama avlakta 3-5 kişi daha olsa batıracaktık gırgırı olduğu yerde.
Oysa ki gülmeye gelmiştim, biraz yüzüm güleydi ne olurdu sanki diye düşünürken oltamda bir ağırlık. Lrf kamış 2 büklüm ama oltanın ucunda canlı olduğuna dair bir emare yok. Bildiğin odun, ot, çöp çekiyormuşsun durumu. Daha ne olduğu belli olmadan bana avdaşlık eden Serdar içine doğmuşcasına hıyar olmasın demez mi?
Sanki, sen tutsan tutsan hıyar tutarsın vurgusunu ses tonunda sezsemde, sormaya cesaret edemedim.
Avımı taşın üstüne yatırmamla aldımı beni bir gülmek. Yüzümde kocaman bir gülümseme.
Gülmeye geldin, güldün işte. Ya ne gelecekti, levrek gelecek değil ya!!!
Nedendir bilinmez, eğer atış alanımda hıyar varsa mutlaka tutuyorum. Çok enteresan ama bu kaçıncı hıyar tutuşum.
Bi ara kesip yem yapayım mı acaba diye düşünsem de hayvan yavaş hareketlerle iyice uzamaya başlayınca atayım şu mendevuru da gözüm görmesin diyerek hemencecik ait olduğu sulara geri gönderdim.
Hiç mi bişey tutamadık? Yok canım o kadar da kazma değilim.
Güzel avlaklarınız, canlılarla dolu denizlerimiz olsun.
Keyifli avlar dilerim.