Gecen hafta Burhaniye de Hasan Reis le güzel bir balık avı yapmıştık. Bir kaç hatfadır üstüste yaptığım balık avcılığı sebebiyle evdekiler mırın kırın etmeye başlamışlardı kendilerine zaman ayırmamamdan dolayı. Yapacak bişey yoktu, haklıydılar. Eşime ; hadi ara Babanları, ayvalığa dedeye gidelim dedim. Böylece hem onları gezdirecektim hemde dedemin tekneyle ayvalıkta avlanabilecektim. Dedemi aradım ''geliyoruz yemleri hazırla'' dedim, İhtiyar bu duruma çok sevinmişti. Tamam evlat dedi.Ctesi akşam üzeri iş bitişinde aldım eşimi ve ufaklığı, sonra babamı ,annemi , yürüdüm ayvalığa. hem dedem ile hemde ayvalıkta ilk kez avlanacaktım. Bütün akşam , ihtiyarlar torunlarıyla zaman geçirip mutlu oldular, sabah 06,00 gibi uyanacaktık, tüm haftanın yorgunluğunu üzerimden silkeleyip dinç olarak uyanmalıydım bu yüzden erkenden yattım. Hava 2-4 tü deniz çok güzeldi, neredeyse kıpırtı yoktu, bu balık avı için iyi değildi ama nasipten ötesi yalan dı. Dedemin 4.5 mt teknesiyle çıktık yola, yaklaşık 2 saat gidecektik. Dedem balık avcılığına yıllarını vermiş, USTA tanımının cuk diye üstüne oturduğu, yıllarını Türkiyenin muhtelif denizlerinde avlanarak geçirmiş 80 yaşında bir tonton, daha tekneyi çalıştırırken '' bugün balık işi yaş evlat, havası değil ama bakıcaz '' dedi. Cunda adasının açıklarından , adanın arkasında bulunan MANASTIR önünde avlanacaktık.Manastır Kurtuluş savaşından sonra terkedilmiş, bu gecen yıla kadar harebe olan bina Türkiyenin iş adamlarından biri tarafından restore edilmiş ve bu hale gelmiş, muhteşem bir şekilde denize nazır tüm ihtişamıyla göz kamaştırıyor. [/url] Manastırın bulunduğu kıyıyı mütakiben boylu boyunca kayalık kıyıdan devam ettik yolculuğumuza [/url] Motor sesi eşliğinde, seyrü sefa içerisinde bir yolculuktu benim için, yolun uzun olması hiç sıkmamıştı beni, zira doğa ve deniz çok güzeldi, Dünyaya dair ne varsa yoktu şimdi beynimde, borç , harç, fatura , iş güç hepsi kısa süreliğine de olsa terk etmişti düşüncelerimi. Motor sesi susmuştu'' haydi bakalım evlat'' dedi dedem '' tak yemlerini besmele çek''..Bu burunun açıklarında attık çapayı. [/url] Dedem üç kasnak lı takım çıkardı birini babama verdi birini bana , ''yok dede ben kamışla avlanacağım'' dedim. Taktım yemleri ''Bismillahirrahmanirrahim, Allah'ım sen rasgetir'' diyerek saldım takımı, ama makinada bulunan 100 mt misina dibi bulmamıştı. Bir kahkaha patlattı dedem '' noldu evlat kısa mı geldi?'' dedi. Evet kısa gelmişti misina derinlik 80 lerdeydi ama 200 gr kurşun bile uçuyordu aşağıdaki akıntıdan hal böyle olunca yetmedi.. Tabi ben alışığım Hasan Reisle avladındığımız 30 mtlere.İş dedemin kasnağa kalmıştı. ben bu hengameyi yaşarken dedem Kızgın kızgın çekiyordu takımı yukarıya , ''ya hanos var burda Bitmez bunlar şimdi '' dedi. Neredeyse 5 dk sürdü takımı yukarı çekmesi , çok şaşırmıştım!! ne iri hanoslardı neredeyse her biri 250 gr dı, Hasan Reisle cıktığımızda parmak boyundan büyüğünü görmemiştim. [/url] Beş dk içerisinde hepimiz üçer beşer hanos almıştık, hanoslar bu defa martılara verilmeyecek kadar iriydi. Üstelik Dedem '' evlat bu hanoslar tavaya girdimi mercan ı aratmaz merak etme'' dedi, eski balıkçı bir bildiği vardır dedim..Yaklaşık yarım saat aynı kerterizde attık oltalarımızı, hepimiz sadece birer mercan alabilmiştik onlarda çok kayda değer değildi.. Dedemle babam birer tane de kupa almışlardı. Dedem ; bunlar yem düşmanı ''evlat hadi topla bakalım çapayı gidelim'' dedi, asıl babam asıl, asıl babam asıl !! bitmek bilmedi .. Bir defa daha toplayamazdım sanırım, düşündüm için için , ya bu adam bu yaşta bu çapayı nasıl atıp çekiyor diye. çapayı tekneye almıştım ama bittim!!! Bitkinliğimi gören dedem ve babam oldukça dalga gecsede bu halimle, Değerdi .Ben seneryoyu yazmıştım bu arada'' çapa atmadan tarayarak balık tutalım'' dedim dedeme . Gülümsedi Tamam dedi. Başka bir noktada yaklaşık bir saat denedik , tık yok..Babamın direnci iyice kırılmıştı.Neredeyse uyuyacaktı. [/url] 0 ara dedem '' ulen tragonya bu'' dedi. daha dipteyti takım, nasıl anlamıştı balığın tragonya olduğunu?? evet tragonya yakalamıştı, uzun uzun tarif etti tragonyanın zararlarını , zararlı olduğu kadar lezzetli olduğunu, '' bunu martı bile dikkatli yer'' dedi. osmannnnnnn!!!! diye seslendi ve attı tragonyayı , martı geldi, dediği gibi bir çırpıda yutmamıştı hanoslar gibi, evirdi çevirdi sonra yedi tragonyayı. [/url] [/url] genelde hanos attığımız zamanlarda alır uçar giderdi martı, ama bu defa öyle yapmadı, geldi, aldı ve uçmadı bekledi bir süre uğraştı, yedi yuttu ve gitmedi. [/url] öğlen vakti gelmiş, güneş iyiden iyiye yakmaya başlamıştı, balıkta cıkmıyordu, dedeme '' dede gidelim , boşuna yanmayalım güneşin altında'' dedim. Aslında yeni kerterizlere gitmek istiyordum, deniz de hava da güzeldi, ama hem dedeme kıyamadım, yorulmuştu.. Hemde çapayı atıp çekmek gözümde büyümüştü. yaklaşık 3 kilo iri kıyım hanos, 3 mercan, 2 kupa almıştık livara , bende muhteşem bir keyifle şarz etmiştim bedenimi. Bu iki büyüğümle, dedem ve babamla güzel bir gün geçirmiştim Dana ne olsun ki! Bu güzel denizi ve gökyüzünü geride bırakıp döndük limana, [/url] Akşamüzeri gün batımı sefasıyla bir pazar gününü güzel geçirmenin keyfi ile veda ettik dedeme ve babaanneye. İlerleyen haftalarda biliyorum ki dedemle çok güzel avlar yapacağız, Yaradan onlara ömür versin. [/url]
Çoook güzel bir av günü İsmail, teşekkürler. Allah Dede'ne ve Babaanne'ne uzun ömürler versin. Ailenin erkeklerinin beraber avlanması da başka bir tat gerçekten. Devamını dilerim, rastgelsin...
Nefis resimler, harika bir av raporu olmus. Elinize saglik, bereketli ve keyfli nice avlariniz olsun..
Allah sağlıklı sıhatli hayırlı ömürler nasip etsin hepinize çok güzel gerçekten daha iyileri rast gelsin inş
Harika bir av olmuş anlatım ve resimler süper.Allah (c.c.) dedenize ve babannenize sağlıklı uzun ömür verir inşallah.Gerçekten eski topraklar bir başka.
İsmailcim balık pek tat vermesede mis gibi deniz havası almışsın üç nesil bir arada avlanmışsınız bu çok güzel bir olay.Resimlerde tablo gibi daha güzel avlara tebrikler...
Muhteşem olmuş. Ellerinize yüreğnize sağlık. Büyükleri sevindirmek ve onlarla birşeyleri paylaşmak çok güzel.
Sevgili İsmail kardeşim valla bu güzel raporunu bir roman gibi içime sindire, sindire okudum, çok güzel fotoğraflara bakarak çok mutlu oldum, dedenin ellerinden öperim, baba ya selam ve saygılar senin de gözlerinden öperim. Dedenin dediği gibi ben hannosları çok severim, bizim buralada da kocaman hannosların oldu bir yer var mübala değil dördü beşi bir kilo, hastayım bu balığa, sana dede ve babayla beraber daha nice bereketli avlar dilerim, selamla, sevgiler, saygılar, hepiniz hoşça kalın, ayrıca Ayvalıktaki bütün dostlara, Berbat Mustafadan Rıdvan kaptana, Ali İhsan hocamdan, İsviçreli Mustafa kardeşime çok selamlar, sevgiler.
İsmail bey güzel bir gün geçirmişsiniz, aynı yerlerde ben de avlanıyorum. Umarım denk geliriz bu yaz, tekneleri birlikte bağlarız...
ooo müthiş bir av olmuş, manzaralar çok güzel deniz güzel, deden de çok güzel Balık olmasa da ne yazar böyle bir gün için değer herşey. Böyle güzel günlerin devamını dilerim..