Değerli arkadaşlar
Üniversite yıllarımda büyük bir başarı ile uyguladığım olta balıkçılığına uzun süre ara verdim. Hem zaman yetersizliği, hem de zıpkın avcılığını daha çekici bulmam, son 8 yıl içerisinde neredeyse sadece zıpkıncılık yapmama neden oldu. Ancak yaşımızın yavaş yavaş ilerlemesi, bu kışın gerçekten soğuk geçmesi ve ayrıca bırakın balık vurmayı balık görmememize neden olacak kadar balık sayısındaki azalma bu sene biraz daha olta avına yönelmeme sebep oldu. Zıpkıncı olarak genelde yiyeceğim balığı vururum. Genellikle yarım kilo altı balıklara atış yapmam.Ancak bu bağlamda son zamanlarda çokça denizden boş çıktığım olmaktaydı.
Ancak gelin görün ki, son birkaç seferdir gittiğim oltada da denizin hali içler acısı. Dün koca denizde 4 vuruş, 4 küçük mercan, bolca sopa, yorgunluk ve masraf herhalde olta işinden de vazgeçmeme neden olacak. Yani inanılır gibi değil. Dün olta attığım yerlerden birinde DEMİR TARAMAMAMA rağmen olta aşağı eğimli iniyordu. Yani dip akıntısı olan boğaz çıkışı bir yerdi ki, böyle yerlerde balık olmaması mümkün değildir. Böyle bir yeri karaburunda bilirim. Burada hiç hazarafat balık olmaz. 10-15 dk.da bir vuruş olur, gelen balık yarım kilo üstü mercan, kiloluk fangri, dülger vs. balıklardır. Bu yerde bile bir tane 150 gr.lık mercan, başka vuruş yok. Onu bırakın gopez, izmarit, istavrit bile yok.Onu da bırakın hanos ve hatta hepimizin nefret ettiği köstekbüken bile yok.
Şimdi soracaklarım,
1) Bu durum sıklıkla herkesde böyle mi?
2) Taş bildiğim yerler taş mı değil? Ama bunun pek mümkün olacağını sanmam çünkü neticede 1-2 adet de olsa mercan aldım.
3) Bu gopez, izmarit yokluğu nedendir?
Eğer herkesde böyleyse durum vahim demektir. Avlandığım Çeşme'nin kuzey tarafı bol adalı, boğazlı, rüzgarlı bir mevkidir. Bunun yanında etrafta birsürü balık çiftliği de mevcuttur. Mevsim derseniz, eskiden mevsim sadece özel avlar için vardı. 5-6 parçası 1 kilo gelen mercan zaten rutin idi. Yorumlarınızı bekliyorum,
Herkese sevgiler...
Üniversite yıllarımda büyük bir başarı ile uyguladığım olta balıkçılığına uzun süre ara verdim. Hem zaman yetersizliği, hem de zıpkın avcılığını daha çekici bulmam, son 8 yıl içerisinde neredeyse sadece zıpkıncılık yapmama neden oldu. Ancak yaşımızın yavaş yavaş ilerlemesi, bu kışın gerçekten soğuk geçmesi ve ayrıca bırakın balık vurmayı balık görmememize neden olacak kadar balık sayısındaki azalma bu sene biraz daha olta avına yönelmeme sebep oldu. Zıpkıncı olarak genelde yiyeceğim balığı vururum. Genellikle yarım kilo altı balıklara atış yapmam.Ancak bu bağlamda son zamanlarda çokça denizden boş çıktığım olmaktaydı.
Ancak gelin görün ki, son birkaç seferdir gittiğim oltada da denizin hali içler acısı. Dün koca denizde 4 vuruş, 4 küçük mercan, bolca sopa, yorgunluk ve masraf herhalde olta işinden de vazgeçmeme neden olacak. Yani inanılır gibi değil. Dün olta attığım yerlerden birinde DEMİR TARAMAMAMA rağmen olta aşağı eğimli iniyordu. Yani dip akıntısı olan boğaz çıkışı bir yerdi ki, böyle yerlerde balık olmaması mümkün değildir. Böyle bir yeri karaburunda bilirim. Burada hiç hazarafat balık olmaz. 10-15 dk.da bir vuruş olur, gelen balık yarım kilo üstü mercan, kiloluk fangri, dülger vs. balıklardır. Bu yerde bile bir tane 150 gr.lık mercan, başka vuruş yok. Onu bırakın gopez, izmarit, istavrit bile yok.Onu da bırakın hanos ve hatta hepimizin nefret ettiği köstekbüken bile yok.
Şimdi soracaklarım,
1) Bu durum sıklıkla herkesde böyle mi?
2) Taş bildiğim yerler taş mı değil? Ama bunun pek mümkün olacağını sanmam çünkü neticede 1-2 adet de olsa mercan aldım.
3) Bu gopez, izmarit yokluğu nedendir?
Eğer herkesde böyleyse durum vahim demektir. Avlandığım Çeşme'nin kuzey tarafı bol adalı, boğazlı, rüzgarlı bir mevkidir. Bunun yanında etrafta birsürü balık çiftliği de mevcuttur. Mevsim derseniz, eskiden mevsim sadece özel avlar için vardı. 5-6 parçası 1 kilo gelen mercan zaten rutin idi. Yorumlarınızı bekliyorum,
Herkese sevgiler...