volex21
Well-Known Member
- Şehir
- İzmir
- Favori Kamış
- Okuma V System 2.40 Lineaeffe Spirit Surf 3.90 (fiyat performans 9/10)
- Favori Makina
- Spro Red Arc 20'lik (Fiyat/Performans : 8/10)
- En iyi avı
- Levrek (57 cm - 2.100 gr ) Sargoz (700 GR kadar) Palamut (40 cm üzeri), Lüfer 40 cm, Çipura 950 gr
- İsim
- Volkan
Tarih: 10/10/2015
Yer : Şakran
Derinlik : 35 metreler
Biraz kafa dağıtmak, biraz moral bulmak istiyordum. Avdaşımla balık üzerine konuşuyor bu hafta ne yapalım diye düşünüyorduk. Onun niyeti, Bademli taraflarında bir tekne avı yapmaktı. Bademlideki tekne sahiplerini cuma gece aradığımızdan boş tekne bulamıyorduk. En son pekte istekli olmayarak Şakran'dan şansımızı denedik ve bir tekne bulmuştuk.
Şakran genelde pek av vermeyen bir bölge. Zamanında biraz palamut, biraz ada izmariti yapan, çok seyrek karagöz, mercan gibi balıklara rastlanan denizi pek güven vermeyen aniden kötü bozan bir muhit.
Lakin karada kalmak istimiyordum. Levrek denemesi de yapabilirdim ama hem bişeyler tutup morallenmek, hemde denize çıkıp, karanın güvensizliğinden uzaklaşmak istiyordum belki de!
Kararımızı verdik ve saat 16:30'da sözleştik. 16:00 civarları ilçedeki malzemecideydik. Orada avdaşım sayesinde 1,5 saatten fazla oyalanınca tekneye anca 17:45 civarı binebilmiştik.
Hedefimiz dip balıklarıydı ama ben iri kolyoz ve istavrite bile razıydım. Av sonunda gopese mum oldum ya neyse.
Tekneyle avlanacağımız muhite geldik. 10 kadar tekne belli bir yerde toplanmıştı. Belli ki bişey vardı!!! Bizde selamlaşıp, o muhitte durduk. 3'lü takımları aşağı indirir indirmez ilk balığı avdaşım yakaladı. Güzel bir karagöz. Yoksa, iyi bir av mı yapacaktık, umut veren bir başlangıçtı.
3 dakika olmadan daha küçüğünü tekneci çekti. Yemimiz, mamun, sardalya, sülünez.
Bende tık yok, değen yok. Teknenin bu tarafına attınız beni diye gider yapıyorum ama kimsenin umrunda değil.
Takım aynı takım, yem aynı yem.
Sonra balık kesiyor, çok yaptı ya, kessin artık.
Avlakta kalan son 2 birey de bittiğinden öylece boş boş bekliyoruz. Keyifli başlayan av, can sıkıcı bir hal alıyor, güneş kaybolurken yerine kasvetli bir karanlık, karanlığı delen tekne ışılları kalıyor.
Karşı teknede 3 kişi var. 23-24 yaşlarında bir kız, babası ve amcasıyla bir avlanıyor. Ben o tarafa dönük olduığumdan onların ne tuttuklarını da kesiyorum.
Saat 20:00 civarları;
Kız : Çekemiyorummm. Babaaaaaa....!
Baba, kızına yardım ediyor. Oltanın ucunda belli ki güçlü bişey var. Ahtapottur diyoruz kendi aramızda. Diğer teknelerden ahtapot mu diye soruyorlar.
Yardıma amcası da geliyor, 3 kişi bişeyler çekiyorlar, ne çıkacak diye herkes onlara kilitlenmiş durumda, nefes almıyoruz adeta. Bayağı bir yukarı çekişten sonra olta kopuyor.
Bu ahtapot değildir derken, çevre teknelerden yorumlar yükseliyor:
- Vatozdur o, vatoz.
Bence de vatozdu büyük ihtimal. Ahtapot ilk yerden kaldırırken çok zorlar sonra ağırca da olsa gelmesi lazımdı. Bu her aşamada çok güçlüydü. Kız annesini arıyor.
- Annneeee, biraz önce bişey tuttum varyaaaa, 3 kişi çekemedik, oltam koptu.
Bizde daha tık yok, kimi arayacan da, ne söyleyecen.
2 saat kadar vuruş almadan saksı gibi teknede oturuyorum. Dayanamayıp, canıma tak ettiğinden abi sende tek iğneli takım varmı diyorum.
- Ne yapacan?
- İstavrit, kolyoz bakayım bari, valla vuruş alamadım daha psikolojim bozuldu.
Kaptan bende var, vereyim diyor.
Ne tek iğneli kolyoz takımı ama, palamuta atacaz sanki. Bayağı irice, zokalı bir iğne.
- Palamut çıkıyor mu?
- Dün aldık bi tane.
- İyi bari.
Attığım zokalı iğneye bile dokunan yok. Çıldıracam....
Kız gene naralanıyor.
- Amcaaaa, çekemiyorummmm.....
- Ben : Fesuphanallah.....!!!!
Avdaşım ara gazını ihmal etmiyor.
- Kız kadar olamadık. Ben gene bi karagöz tuttum.
- Sessizim...
Avdaşım yanıma 2. takımını da kuruyor.
- Ara ara, sen buna da bakarsın.
Ben kendi oltama bakmıyorum ki, nasıl olsa dokunan yok, resmen deniz tarafından dışlanmışlık hissediyorum.
Kız zor bela balığı çekiyor. Kocaman bir istavrit. Hemen annesini arıyor.
- Anneee, bir istavrit tuttum kocaman, amcamla zor çektik.
- Ben: Allah'ım beni teste tabi tutuyorsan, birazdan su koyacam. Kaldıramayacağım yükler yükleme yarabbim.
Neyseki yağmurun çiselemesiyle tekneler dağılıyorlar. Avın veriminden dolayı saatler ilerledikçe iğne boylarını küçülttüğümden ard arda gopesleri yakalıyorum. Sen özel olarak geçen hafta gopese gidermisin? Al sana gopes.
Tekneden bir sürü gopes tutuyorum isteksizce. En son avdaşımın yanıma koyduğu takımı toplayıp gitmeye karar veriyoruz.
Avdaşım: Bunda balık var.
Tuttuklarımızdan iri bir şey olduğu belli.
Gelen, eşkina.
Genelde sürü gezdiğini bildiğimiz için iri iğnelere dönüp 1 saat kadar daha deniyoruz, gelen giden olmayınca, daha da zorlamayarak gece yarısı 01:00 gibi avı bırakıyoruz.
İstediğim stresi atamayıp, üzerine stres yüklenerek yeni hayallerle haftayı noktalıyoruz.
Daha güzel avlarınız olsun.
Yer : Şakran
Derinlik : 35 metreler
Biraz kafa dağıtmak, biraz moral bulmak istiyordum. Avdaşımla balık üzerine konuşuyor bu hafta ne yapalım diye düşünüyorduk. Onun niyeti, Bademli taraflarında bir tekne avı yapmaktı. Bademlideki tekne sahiplerini cuma gece aradığımızdan boş tekne bulamıyorduk. En son pekte istekli olmayarak Şakran'dan şansımızı denedik ve bir tekne bulmuştuk.
Şakran genelde pek av vermeyen bir bölge. Zamanında biraz palamut, biraz ada izmariti yapan, çok seyrek karagöz, mercan gibi balıklara rastlanan denizi pek güven vermeyen aniden kötü bozan bir muhit.
Lakin karada kalmak istimiyordum. Levrek denemesi de yapabilirdim ama hem bişeyler tutup morallenmek, hemde denize çıkıp, karanın güvensizliğinden uzaklaşmak istiyordum belki de!
Kararımızı verdik ve saat 16:30'da sözleştik. 16:00 civarları ilçedeki malzemecideydik. Orada avdaşım sayesinde 1,5 saatten fazla oyalanınca tekneye anca 17:45 civarı binebilmiştik.
Hedefimiz dip balıklarıydı ama ben iri kolyoz ve istavrite bile razıydım. Av sonunda gopese mum oldum ya neyse.
Tekneyle avlanacağımız muhite geldik. 10 kadar tekne belli bir yerde toplanmıştı. Belli ki bişey vardı!!! Bizde selamlaşıp, o muhitte durduk. 3'lü takımları aşağı indirir indirmez ilk balığı avdaşım yakaladı. Güzel bir karagöz. Yoksa, iyi bir av mı yapacaktık, umut veren bir başlangıçtı.
3 dakika olmadan daha küçüğünü tekneci çekti. Yemimiz, mamun, sardalya, sülünez.
Bende tık yok, değen yok. Teknenin bu tarafına attınız beni diye gider yapıyorum ama kimsenin umrunda değil.
Sonra balık kesiyor, çok yaptı ya, kessin artık.
Karşı teknede 3 kişi var. 23-24 yaşlarında bir kız, babası ve amcasıyla bir avlanıyor. Ben o tarafa dönük olduığumdan onların ne tuttuklarını da kesiyorum.
Saat 20:00 civarları;
Kız : Çekemiyorummm. Babaaaaaa....!
Baba, kızına yardım ediyor. Oltanın ucunda belli ki güçlü bişey var. Ahtapottur diyoruz kendi aramızda. Diğer teknelerden ahtapot mu diye soruyorlar.
Yardıma amcası da geliyor, 3 kişi bişeyler çekiyorlar, ne çıkacak diye herkes onlara kilitlenmiş durumda, nefes almıyoruz adeta. Bayağı bir yukarı çekişten sonra olta kopuyor.
Bu ahtapot değildir derken, çevre teknelerden yorumlar yükseliyor:
- Vatozdur o, vatoz.
Bence de vatozdu büyük ihtimal. Ahtapot ilk yerden kaldırırken çok zorlar sonra ağırca da olsa gelmesi lazımdı. Bu her aşamada çok güçlüydü. Kız annesini arıyor.
- Annneeee, biraz önce bişey tuttum varyaaaa, 3 kişi çekemedik, oltam koptu.
Bizde daha tık yok, kimi arayacan da, ne söyleyecen.
2 saat kadar vuruş almadan saksı gibi teknede oturuyorum. Dayanamayıp, canıma tak ettiğinden abi sende tek iğneli takım varmı diyorum.
- Ne yapacan?
- İstavrit, kolyoz bakayım bari, valla vuruş alamadım daha psikolojim bozuldu.
Kaptan bende var, vereyim diyor.
Ne tek iğneli kolyoz takımı ama, palamuta atacaz sanki. Bayağı irice, zokalı bir iğne.
- Palamut çıkıyor mu?
- Dün aldık bi tane.
- İyi bari.
Attığım zokalı iğneye bile dokunan yok. Çıldıracam....
Kız gene naralanıyor.
- Amcaaaa, çekemiyorummmm.....
- Ben : Fesuphanallah.....!!!!
Avdaşım ara gazını ihmal etmiyor.
- Kız kadar olamadık. Ben gene bi karagöz tuttum.
- Sessizim...
Avdaşım yanıma 2. takımını da kuruyor.
- Ara ara, sen buna da bakarsın.
Ben kendi oltama bakmıyorum ki, nasıl olsa dokunan yok, resmen deniz tarafından dışlanmışlık hissediyorum.
Kız zor bela balığı çekiyor. Kocaman bir istavrit. Hemen annesini arıyor.
- Anneee, bir istavrit tuttum kocaman, amcamla zor çektik.
- Ben: Allah'ım beni teste tabi tutuyorsan, birazdan su koyacam. Kaldıramayacağım yükler yükleme yarabbim.
Neyseki yağmurun çiselemesiyle tekneler dağılıyorlar. Avın veriminden dolayı saatler ilerledikçe iğne boylarını küçülttüğümden ard arda gopesleri yakalıyorum. Sen özel olarak geçen hafta gopese gidermisin? Al sana gopes.
Tekneden bir sürü gopes tutuyorum isteksizce. En son avdaşımın yanıma koyduğu takımı toplayıp gitmeye karar veriyoruz.
Avdaşım: Bunda balık var.
Tuttuklarımızdan iri bir şey olduğu belli.
Gelen, eşkina.
Genelde sürü gezdiğini bildiğimiz için iri iğnelere dönüp 1 saat kadar daha deniyoruz, gelen giden olmayınca, daha da zorlamayarak gece yarısı 01:00 gibi avı bırakıyoruz.
İstediğim stresi atamayıp, üzerine stres yüklenerek yeni hayallerle haftayı noktalıyoruz.
Daha güzel avlarınız olsun.