Kalkan Balığı

Konu, 'Denizdeki Canlılar' kısmında nurideniz tarafından paylaşıldı.

  1. nurideniz

    nurideniz nuri deniz

    Yaş:
    70
    Mesajlar:
    13
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    -
    Favori Makine:
    -

    kalkan-baligi_366320_m.jpg Gözleri vücudunun sol tarafında bulunan, ömrünün büyük bir bölümünü denizin tabanında yatarak geçiren, denizden çıkarıldıktan sonrada havada 24
    saat yaşayabilen , dip balığı olarak da bilinen, harika lezzeti olan yassı bir balık türüdür.

    Denizlerimizin ( Karadeniz, Marmara, Ege ve Ak deniz ) tamamında yaşayabilen bu yassı ve çok sakin olan balık, çeşitli avlama metotları ile denizlerimizde balıkçılar tarafından avlanmaktadır. Bu metotları şöyle sıralayabiliriz :

    1- Kalkan ağı :

    Göz aralığı: 10-15cm. derinliği de; 1,5/2.0 kulaç , üst kısmında küçük yuvarlak mantar ve alt kısmında dibe inmesini sağlayan ağırlıkları ve fanyası olan adına kalkan ağı denilen bir avlanma şeklidir.

    2- Parakete:

    Uzunluğu 500/1000mt.olan bir sicim üzerine sonsuz sayıdaki oltalar bulunan ve adına parakete denilen bir avlanma şeklidir. Bu oltalarda küp küp kesilmiş zargana veya istavrit takılır ve her 100mt.'de sicime ağırlık bağlanarak bu olta düzeneğinin dibe inmesini sağlanır.

    Her iki metottada dibe bırakılan ağın ve paraketelerin uçlarına, yerleri belli olsun diyerek birer şamandıra bağlanır.

    3- Trol ağı

    Bu sistemde 15 kulaç uzunluğunda torba şeklinde ağ denize bırakılır. Torbanın sol ve sağında tahta kapaklar bulunur. Ve bu kapaklar çelik halat ile motora bağlanmıştır. Bu kapakların görevi balıkların ağın içine doğru gitmesini sağlamasıdır.
    Bu arada teknenin hızı: 0.5 / 1.0 mil kadardır.


    Kalkan balığının en belirgin özelliği, bir dip balığı olması nedeniyle 10 metre kadar sığ sularda yaşayabildiği gibi 90 metre olan derin sularda da çok rahat yaşayabilmektedir. Bu balık, kendisi gibi denizin dibinde yaşayan küçük balıkları, yumuşak kabuklu yengeçleri yiyerek beslenir. Kalkan balığı hareketini tüm yanal tırtıklı yüzgeçleri ve kuyruğu ile yapmaktadır. Bu balık kumluk bölgelerde kum içerisinde kendini saklayarak yaşar,sadece dışarıda olan gözleri ile bir teleskop gibi etrafı tetkik eder. Derin sulardaki kalkanlar ise çamurumsu ortamda yaşamlarına devam ederler.

    Yuvarlağa yakın olan gövdesinde Kefal veya Hamsi gibi dökülen pullar bulunmaz, bunun yerine kendisine özgü kahve renginde bir deri ve bu deri üzerinde iğne şeklinde düğmeler bulunmaktadır.

    Yaz ayları boyunca denizin ortalama olarak 20 metre derinliklerinde yumurtalarını döker ve erkek kalkan da bu yumurtaları döller.
    Normal bir kalkan balığı ortalama olarak 8-10 milyon yumurta dökmektedir. 10. gün sonunda yumurtalardan yavrular çıkar ve 10cm.boy uzunluğuna erişinceye kadar sığ sularda Plankton ile beslenerek büyürler. Bu küçük boydaki kalkanlara balıkçı dilinde yavru kalkan denilmektedir. Aradan 5 tam yıl geçtikten sonra normal boylarına 40cm.geldiklerinde çiftleşerek çoğalabilmektedir.

    Kalkan balığının tavası harika olur, bunun yanı sıra ızgarası ve buğulaması da tercih edileblir. Eti beyaz olduğundan omega 3 yağları barındırmaktadır. Az avlanmasından dolayı pahalı bir balıktır bu nedenle İstavrit veya Hamsi balıkları gibi çok satılmazlar.

    Bu balığın Latince adları Scophthalmus maximus veya Scophthalmus maeotica'dır.
    1380 sayılı su ürünleri kanununun 2/1 nolu sirkülerinin 15.maddesinde de belirtildiği üzere avlanma boy uzunluğu minimum :40cm.dir. Bunun altındaki boylarında avlanması kesinlikle yasaktır ve ceza maddeleri uygulanmaktadır.


    Avlanan kalkan balığı, balık halinde kilo olarak satılır ve aynı işlem balık pazarlarında da geçerli bir yoldur.

    Denizlerimizde yakalanan bu balığın bir adedi ortalama olarak 2-3 kilo
    gelmektedir.1970 yıllarında yakalanan kalkan balıklarının üzerinde midyeler oluşur ve 8-10 kilo gelirdi. Geçen zaman içerisinde bilinçsizce avlanma neticesinde adeta şimdilerde yok olmama mücadelesi vermektedir.

    NOT: Şimdilerde, Karadeniz su ürünleri fakültelerinde de yavru kalkanlar yetiştirilip yüzlercesi denizlere bırakılmaktadır. Bu fevkalade çalışmalarından dolayı Sayın hocalarımıza teşekkür ediyorum.

    kaynakça: Nuri Deniz