- Şehir
- tekirdağ
- Favori Kamış
- pelikan 15-40 gr atarlı kamışım
- Favori Makina
- pelikan 28 robin makinam
- En iyi avı
- 2 kilo kalkan ve 4,5 kg levrek.
- İsim
- cüneyt
Selam balık dostlarım, levreği aldım.
Hikayesine gelince. Akşam Özcan hocamla (öğretmen) kahveye çıkarken Cüneyt havada esinti var gel iskeleye doğru gidelim, deniz nasıl bakalım dedi. Olur hocam, neden olmasın dedim.
İndik iskeleye hava güzel esiyor, denizde de istediğimiz gibi çırpıntı var ve suda bulanık.
Cüneyt "kahveden çıkarken bakalım" dedi. Olur hocam dedim. Kahveye çıktık, oyun falan oynadık, oyun bende kaldı ama neyse dedim. Kahveden saat 22:30 da çıktık ve tekrar iskeleye indik, bakdık hava aynen devam. Tam istediğimiz gibi. Cüneyt saat gece 12'de gelelim 1 saat atar balık yapmazsa kaçarız dedi. Olur hocam dedim ve evlere dağıldık.
Eve gittim, hocam aradı. "Sabah 6 da gitsek" dedi. Ben de hocam saat 6 da gün aydınlanıyor, en azından saat 5'te deniz kıyısında olmalıyız dedim. "Tamam" dedi. Sonra da "ben saati 04:50'ye kuruyorum sende ona göre ayarla kendini" dedi ve ben de tamam hocam dedim. Hiç sorun değil dedim.
Neyse saatlar kuruldu ve 12 gibi yattım. Saati gelince çaldı ve kalktım. Hocamı aradım, "kalktım" dedi ama "Cüneyt, hava çok sakin yaprak kıpırdamıyor" dedi. Bende camı açıp baktım ve "aynen öyle, ne yapacağız hocam" dedim. Cüneyt, "gider atarız biraz olmazsa kaçarız" dedi. Peki hocam dedim ve hemen hazırlanıp çıktım. Özcan'la doğru deniz kıyısına gittik. Ben akşamdan yozuri patlıcan moru rapalamı bağlamıştım ve 2 parçalı kamışımı kurup başladık atmaya. Hocamla yan yana atıyorduk. Ben dedi "iskeleye doğru gideceğim" Ok dedim ve ben aynı yerde 20 dakka kadar attım. Baktım bir şey yok, ben de iskele tarafına doğru 10-15 metre yer değiştirdim. Başladım tekrar atmaya.
Rapalayı bir sağa atıyorum bir sola atıyorum, bir düz atıyorum. Yok balık. Tam "balık yok galiba dedim" içimden ki yine de atmaya devam ettim. 15 dak sonra bir de baktım bir bir ağırlık var, çekiyor. Bir de baktım balık su üzerine atıyor kendini. Cüneyt dedim, şansızlığını kırdın. 5 dakika uğraştıktan sonra kıyıya aldım balığı ve solungaçlarına parmaklarımı geçirip balığın fazla mücadele etmesini engelleyip iğneleri çıkardım. Sonra da balığı kaldırıp iskele tarafındaki Özcan hocama seslenip balığı hava kaldırıp gösterdim. 2 kiloya yakın bir balıktı. Sonrada resim çekmek geldi aklıma. İyi ki cep telefonumu yanıma almışım.
İşte fotoğraflar.


müreftede iskele ışıkları ve ay ve balık

deniz sakindi ama balığı bize verdi


balık ve bennn
[/URL
[URL=http://img27.imageshack.us/my.php?image=dsc00176rkd.jpg]

buda özcan hocam ve mürefte iskele etrafı

buda evdeki son hali balığın



büyük bir kuyruğu vardı

Başa yazmayı unuttum ama buda dip not olsun sonuna
Makinam pelikan:
ve 2 parçalı rapala atmak için pelikan kamış çok hafif çok güzel.
Rapalam yozurinin patlıcan moru ve misinam remixsonun 0,30'u
Güzel bir sabah ve güzel bir gün olacak inşallah
Hikayesine gelince. Akşam Özcan hocamla (öğretmen) kahveye çıkarken Cüneyt havada esinti var gel iskeleye doğru gidelim, deniz nasıl bakalım dedi. Olur hocam, neden olmasın dedim.
İndik iskeleye hava güzel esiyor, denizde de istediğimiz gibi çırpıntı var ve suda bulanık.
Cüneyt "kahveden çıkarken bakalım" dedi. Olur hocam dedim. Kahveye çıktık, oyun falan oynadık, oyun bende kaldı ama neyse dedim. Kahveden saat 22:30 da çıktık ve tekrar iskeleye indik, bakdık hava aynen devam. Tam istediğimiz gibi. Cüneyt saat gece 12'de gelelim 1 saat atar balık yapmazsa kaçarız dedi. Olur hocam dedim ve evlere dağıldık.
Eve gittim, hocam aradı. "Sabah 6 da gitsek" dedi. Ben de hocam saat 6 da gün aydınlanıyor, en azından saat 5'te deniz kıyısında olmalıyız dedim. "Tamam" dedi. Sonra da "ben saati 04:50'ye kuruyorum sende ona göre ayarla kendini" dedi ve ben de tamam hocam dedim. Hiç sorun değil dedim.
Neyse saatlar kuruldu ve 12 gibi yattım. Saati gelince çaldı ve kalktım. Hocamı aradım, "kalktım" dedi ama "Cüneyt, hava çok sakin yaprak kıpırdamıyor" dedi. Bende camı açıp baktım ve "aynen öyle, ne yapacağız hocam" dedim. Cüneyt, "gider atarız biraz olmazsa kaçarız" dedi. Peki hocam dedim ve hemen hazırlanıp çıktım. Özcan'la doğru deniz kıyısına gittik. Ben akşamdan yozuri patlıcan moru rapalamı bağlamıştım ve 2 parçalı kamışımı kurup başladık atmaya. Hocamla yan yana atıyorduk. Ben dedi "iskeleye doğru gideceğim" Ok dedim ve ben aynı yerde 20 dakka kadar attım. Baktım bir şey yok, ben de iskele tarafına doğru 10-15 metre yer değiştirdim. Başladım tekrar atmaya.
Rapalayı bir sağa atıyorum bir sola atıyorum, bir düz atıyorum. Yok balık. Tam "balık yok galiba dedim" içimden ki yine de atmaya devam ettim. 15 dak sonra bir de baktım bir bir ağırlık var, çekiyor. Bir de baktım balık su üzerine atıyor kendini. Cüneyt dedim, şansızlığını kırdın. 5 dakika uğraştıktan sonra kıyıya aldım balığı ve solungaçlarına parmaklarımı geçirip balığın fazla mücadele etmesini engelleyip iğneleri çıkardım. Sonra da balığı kaldırıp iskele tarafındaki Özcan hocama seslenip balığı hava kaldırıp gösterdim. 2 kiloya yakın bir balıktı. Sonrada resim çekmek geldi aklıma. İyi ki cep telefonumu yanıma almışım.
İşte fotoğraflar.


müreftede iskele ışıkları ve ay ve balık

deniz sakindi ama balığı bize verdi


balık ve bennn
[/URL[URL=http://img27.imageshack.us/my.php?image=dsc00176rkd.jpg]


buda özcan hocam ve mürefte iskele etrafı

buda evdeki son hali balığın



büyük bir kuyruğu vardı

Başa yazmayı unuttum ama buda dip not olsun sonuna
Makinam pelikan:
ve 2 parçalı rapala atmak için pelikan kamış çok hafif çok güzel.
Rapalam yozurinin patlıcan moru ve misinam remixsonun 0,30'u
Güzel bir sabah ve güzel bir gün olacak inşallah