Geç bir kalem abi şu yalayılıcığı da, takdir edeyim seni bir kez olsun.
Dedim ya, abarttım gene. Spin kamış alınca, spin makine malum. Bizim malzemeci shimano satacam diye baya bir iyi kastı doğrusu. Hele hel exage denen süprüntüyü. Bilfiil gösterdim, bak dedim, bu kafa böyle kapanır, bu rotor böyle kaçırır falan. Hani öyle olmasa alayım da... Ver ordan şu dayvayı, bak bu nasıli kaçırıyor mu?
Hah, bunu deyince almak elzem oldu bir şekilde aldık. Evdeki yüz kusur makinenin yanına bir tane ekledik, olan bu oldu.
Ama o yüz kusur makine ve bir kaç mislini de elinden geçirmiş biri olarak derim ki, bu alet senin eksajeni suya bile götürmez, tenezzül etmez.
Neyse. Sen git, döküntülerini vitrinden al, biraz cilala, parlat, yağla filan. İtinayla vitrinine geri koy şöyle. Boş ver makina, balıkmış filan. Hoş sana özenmiyor değilim, ama benim niyetim süs biberi yetiştirmek, en azından hacet olunca faideli olur.
Hoş, ben acı sevmem, benim süs biberi yetiştireceğim yok, seni de adam gibi bir makine sahibi olup şu fani dünyada bir keyf süreceğin yok. Bu ayrı mesele.
Neyse, nerde kalmıştık? Ha, evet, exage döküntünün tekidir, hepsi bu. Ötesi mi, havagazı filan olur. Ha, regal mi? Az kaldı, köpekbalığı sezonu başlıyor, o zaman göreceğiz ne malmış hep beraber. O zamana kadar, sana methylan tavsiye ederim, pek başarılı vitrin mallarını parlatmakta.