100 metre dibe inince 130 saran bir makina olsun da 125 cm. sarsın; ne farkeder; her halükarda belki de elindeki makinadan fazla saracak...
Fiyat meselesine gelince zaten burada ben fiyat konusuna değinmiyorum; o apayrı bir konu...
Ancak şu var; bir makina ne kadar çok sarıyor ise torku o kadar düşecek; yani sarmak daha zorlaşacak; devir düşüp sarım miktarı azalınca bunun tam aksi olacak ve orantılı olarak sarım kolaylaşak...
Şimdi Emblem yük bindikçe kolay sarıyor diyeceksin biliyorum; ancak bu benim mantığıma aykırı bir durum; elbet fizik kanunlarına da...
Sizin mantığınızı biliyoruz, öğrendik yıllardır bu forumlarda vs. Bu mantıkla siz devri zamanında düyanın yuvarlak olamayacağını, dönüyor olamayacağını da söylüyordunuz. Öyle ya, dünya yuvarlak olsa üstündekiler dökülürdü, dönüyor olsa, sabah kalkınca yastık ayak tarafımıza gelirdi di mi?
Ama senin o ortaçağdan kalma safsata bulaşmış mantığın yüzünden gelişmemiş olan aklın, ortadaki bazı şeyleri göremiyor elbette. Tork dediğin şeyin iki dişlinin oranından daha fazla bir sürü şey tarafından belirlendiği gibi mesela. İnsan algısının mutlak değil, göreceli olduğu gibi mesela.
Bu nedenle sana o mevzunun fizik açısından izahını yapmaya uğraşmayacağım sevgili abim, boşa zaman israfı olur. Ama sen ve diğer meraklılar için bir iki not düşeyim.
Makinede harcadığın kuvvet, aslolarak yerçekimi ve sürtünmeye karşı verdiğin bir mücadeledir. Yerçekimi sabit bir şey. Ama sürtünme, bir katsayıya tabidir. Katsayı nedir? Katsayı, adı üstünde, katlayan, yani çarpan bir değerdir.
Sürtünme katsayısı, uygulanan yüke göre değişir. Yani yük arttıkça bu katlayan değer de artar. O nedenle, bir arabayı 100km hızda götürmek için 50 beygir motor yeterken, 400km hızla götürmek için 1000 beygir ancak işe yarar. Hız sadece 4 kat artarken, gereken güç 20 kat artmıştır. Çünkü sürtünme, ki arabayı durmaya zorlayan güç sadece budur, yük ve hız arttıkça artar.
Eğer senin elindeki makine, yüksek devir ve yük altında dahi minimum sürtünme sağlayabiliyorsa, ağır kurşun, balık vs. olsa dahi, devri yüksek olsa dahi, sana hissettirmez, yağ gibi, kolayca sarar çıkarırsın.
Bunlar dediğim gibi senin için yazılmış şeyler değil, anlamaya çalışma, sende bu sikleti tartacak terazi yok aziz ve muhterem abim.
Ama sana kolayca yapabileceğin bir şey söyleyebilirim. Kafanı o şimanov çamurundan çıkar, güzel bir makine al, gör bak ne kadar haklıymışım. Görmenin elbette somut bir faydası yok. Asıl fayda, şu fani dünyada kalan günlerimizi daha konforlu bir makine geçirmek olacaktır sadece.