Kadir ağbey dediğin gibi kaplamalı örgüler kaplaması dökülür. Sonraki kullanımlarda tüylenmeye başlar tüyleneme başladığında asıl çetrefilli olanı sararken tüylerinden dolayı düzgün sarmaz ve birbirinin tüylerinin üstüne sararak atış performansını düşürür,atarken karışma ve birden boşalma gibi sorunlar olur.
Bunu aşmak için kaplamalı modelden ve kullanılan üründen vazgeçilmesi lazım. Kısa vade idare etmek için kaplaması dökülen tüylenen dynemaya gres yada vazalin gibi katı yağlarla yağlama yaparak idare ediliyor (bu yöntemi ben uygulamadım bi forumda okumuştum)
Ben de bu biligileri örgü dynemalarda ürün araştırması yaparken forumlarda daha önce kullanmış ustalarıntecrübelerinden öğrendim

Ön bilgi edinmeden ürün almak, özellikle performans yapalım derken göz çıkarmıyalım diye çok düşündüm. Berkley whiplas pro ve whiplash crystal aldım. Bu iki dynemanın kullanıcısı olarak şunları söyliyebilirim. Misna üretiminin öncü ve prestijli markası olan berkleyden, spidewire den tutun aklınmıza gelcek bütün marklarda örgüye yapılan kaplama ve boya olayı ilk 1haftada su koyuvermeye başlar. Kaplaması dökülür yada boyası dökülür, rengi açılır. Bu kaçınılmaz aslında rengine kafayı takmıyorsanız sorun yok. 5mt den sonra zaten renkler gerçek tonlarını kaybetmeye başlıyor. Ama illa dynema, illa füme rengi yada siyah reng herneyse renginde ısrarcı olucaksanız

alıcaksınız bir asitatlı kalem yada eding tipi bişey, kalemle istediğiniz renge boyayın.
Kopma konusuna gelince bahsettiğimiz ürünler üstlerinde yazılan değerlere gayet sağdık ve bağzen fazlasını bile yapıyorlar. Bu örgü dynemalar gerçekten monolara göre üstün bir performans sağlıyorlar. Ama tabiyatda herşey doğma, gelişme ve yok olma sırlaması ve döngüsüne dayanarak çalıştığı gibi, dedelerimizin dediği ; denize çelik bile daynmaz benzetmesiyle, uzun vadede herşey doğaya yenik düşecektir. Ama şunuda belirteyim her avdan sonra dönüşte dynemayı makradan söküp , tatlı su dolu kovanın içine yatırıp, ıslak bir bezle dynemanın üzerindeki fazla suyu emdire emdire makara tekrara sararım her av dönüşü bunu yaparım dersen. Bu bahsetdiğim dynemalar uzun süre sizi mononun dezavantajlarından uzak tutucaktır. Dynema örgü misinaların eskiyen ve yıpranan bölgeleri genelde ilk olarak makinanın ucundan çıkan 1-2 mt aralığında oluyor. Atış esnasında asıl yük buraya bindiğinden daha sonrada , sürekli kullanımda olan bölge ilk 5-10 m ve geriye kalan kısımlar deforme olur. Esikmenin belirtisi renklerinin açılması ve beyazlaşması, kaplaması varsa kaplamasının dökülmesi bunlardan sonra bedende pürçeklenme ve saçak yapması bariz gözlenir. Dahada kullanmak istersen hiç beklenmedik bir anda kopar gider.
Başıma gelen bir olayı anlatayım; sahte ile atçek yaparken lodosun getirdiği çerçöpün içinden sahtem gidip bir t-shirt e takıldı ve suda okadar ağar geliyorki çekerken kayların içine girdi ve o radaki ilişkelere geçti. O rapalayı kaybetmemek ve orada bırakmamak için okadar çok uğraştımki asıl allah asıl, asıl allah asıl ne t-shirt yırtılır nede sahtenin halkaları iğnleeri açılır. En sonunda baktım olmuyacak ya makinanın dişlilerini attıracaz,sıyıracaz yada kamışı kırcaz. Elime taktım eldivenlerimi 0,06 mm whiplah crystali elime doladım çektim t-shirt yırttım aldım. Tekrar oradan atmamayım başka yere geçtim denemeler yaparım dedim ilk atışımda sahte havada uçtu gitti.
Dynemanın kalitesini örülen ip sayısına oranla ve dynemanın saflığı ile orantılıdır.
Bilinki dynemalar insan vücudundaki tendomlar gibidir lif lif bu liflerin bir araya gelip bir ip daha sonra bu iplerden 3lü 4lü 5-6 lı olarak yan yana getirilerek örülerek tendom meydana getirirki, asıl gücün kaynağı ilk baştaki liflerdir. Eğer liflerde açılma, tüylenme yada benim yaptığım gibi fazla zorlamalarla lifleri açabilirsiniz. 0,06 mm whiplas ın çekeri 8-10kg dır. Bir insan barfikste kendini 1 kere çekebiliyorsa çok rahat dynemayıda liflerine ayırır. Tabi burada sağa sola dynemayı çekiştirir ken kayalara sürtmüş olabilirim.
Dynemayı çekerinden fazla zorlyarak asılmalarda liflerin sünerek ,tiftiklenerek kopmasının işaretidir. Kayada kesildiğinde ise makasla kesmiş gibi kısa pürçekler olur.
Herşey güzel aldık dynemayı kullanıyoruz peki makaradaki karışmalar neden oluyor ? Öncelikle makaranın sarım noksanlığı yani düzgün saramaması, av esnasında sahteye aksiyon verirken misnayı doğru oranda toparlayamaman yada Dynemanın kalitesinden kaynaklanır. Nekadar az irmek okadar düz bir şerit gibi ip demek. Dynemalar monolar gibi kusursuz yuvarlak şekillerini makraya sarılırken koruyamzlar. Makraya sarılırken daha yatsı şekil alır. Buda asıl olarak dynema misinalarının kullanım yerinin spinin makinalardan ziyade casting yada troling makinların kullanımına uygun olduğu için bu kusurlar meydana gelir.Bu kusurları aşmanın en kolay yolu ya spiningden vazgeçilecek yada örgü kalitesi yüksek misinalarla birlikte sarım kalitesi yüksek makinlar kullanmaktan geçer.
Spining makinalarda atçek şeklinde avlanılacaksa atacağımız 50-60 metrelik mesafede pekfazla karışma olmaz ama spining makinlarda surf casting atışlar yapılacaksa kafa yapısı iyi bir surf makinadan ziyade sarım şekli iyibir makina bulmak çok daha doğru olur.
Kadir ağbey, aslında bukadar yazı sana itafen yazılmış bir yazı değil. Sadece alıntı yapıp bir miktar anlatıcaktım ama örgünü renginden ve kaplamasının dökülmesinden de bahsedince bu konularada başımdan geçmiş tecrübelerime değinmeden geçemedim. Güzel noktalara parmak basmışsın, ellerine sağlık