yunusların çilesi ve orkinos

Konu, 'Genel Konular' kısmında orcunhoca tarafından paylaşıldı.

  1. orcunhoca

    orcunhoca

    Mesajlar:
    1.054
    Şehir:
    istanbul/kuşadası
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    şansa bir ahtapot 1 kg. babakalede 400 gr. karagöz,80-90 cm pala.
    Yunusların çilesi

    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yunus yakalaması için altı firmaya izin vermiş. Bir de gerekçe bulmuşlar: Yunuslar engelli çocukların tedavisinde kullanılacakmış!



    Hiç yelken yaparken güleç yüzlü yunuslarla oynaştınız mı? İnsanlara yakın olmaya bayılırlar. Ama balıkçı yunusa düşmandır! Balıklarını yediğini düşünür. Bilmek istemez ki balıkların birbirini yemesi üzerine kurulmuş doğal dengede, asıl kendisi yunusların yiyeceğine ortak olmaktadır. Yine bilmez ki eğer yunus çoksa diğer balıklar da, yani insanın rızkı da artıyor demektir.
    Balık çiftliği sahibi de yunusa düşmandır! Nasıl oluyorsa artık, onca ağın içine girip kafeslerdeki balıkları yediğinden şikayetçidir! Bilmez ki asıl balık çiftlikleri yunusların denizlerini işgal etmekte, kirletmekte, yaşama alanlarını yok etmektedir. Yani biri şikayetçi olacaksa, o yunusun kendisidir.
    Tarımcılar ise yunusların baş düşmanıdır! Çünkü balıkçılar ve balık çiftliği sahipleri tarımcıların velinimetidir! Tarımcılar bir türlü anlayamazlar ki yunus yoksa balık da yoktur. Tarımcıların aldıkları kararlara dayanarak balıkları gırgırlarla, trollerle talan eden balıkçılar ve denizleri yaşanmaz hale getiren balık çiftlikleri denizleri bitirmekte, bundan en çok yunuslar zarar görmektedir.
    Kısacası, balıkçılar ancak yunuslar varsa denizlerin sağlıklı ve bereketli olacağını anlayamadıkları gibi, balıkçıları korumak için yola çıkan tarımcılar da bu gerçeği bilmezden gelirler!
    Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yunus yakalaması için altı firmaya izin vermiş. Türkiye'nin taraf olduğu Bern Sözleşmesi yunusları koruma altına almış kime ne? Bir de gerekçe bulmuşlar: Yunuslar engelli çocukların tedavisinde kullanılacakmış!

    Tartışmalı bir konu
    Yunusla terapi tıpta tartışmalı bir alan.
    Türkiye'de, usulüne ve bilime uygun kurulmuş bu tür merkezler var mı? Yok!
    Peki ne var? Marmaris'te bir turizm tesisi ve onun kolları dövmeli, Almanlar ve Ruslarla işbirliği yaparak turistik yunus gösterileri düzenleyen işletmecileri! Bu parlak fikirli girişimcilerin mesleklerine ve etkinlik gösterdikleri alanlara bakıyorsunuz; inşaatçılık, emlakçılık, turizm, yat turizmi! Doktorluk yok!
    Yunuslar tuğla örmeyi, yat kaptanlığı yapmayı, emlak alım satımı ile adam kandırmayı bilmezler. Kendi hallerinde, kendi denizlerinde dolanır, kardeşleriyle oynaşırlar. Hep iyimser ve gülümseyen yüzleriyle.
    30 yunus yakalanacakmış! Bırakın gerekli izinlerini ve bilimsel temelini, kendisi bile olmayan merkezlerde, "engelli çocukların tedavisinde!" kullanılmak üzere! Türkçesi, sirk gösterilerinde şaklabanlık yaptırılmak üzere!
    İkisi yakalanmış, İskenderun'da bir otelin iki karışlık havuzunda, yakalanmanın ve tutsak edilmenin "stresinden kurtulmayı!" bekliyorlardı. Yavru olan öldü! Yavrusu ölen, kardeşlerinden ayrılan, gözleri yaşlı anne yunusu apar topar Dalaman'a götürdüler!
    Yunusların çilesi insan!

    Orkinos

    Bizde tonbalığı derler. Balıkçı torik niyetine satar!
    "Muhterem Zoolog!" Yalçın Doğan yazdı. Türk-Japon orkinos savaşları başlamış!
    Japonya bizi, usulsüz olarak ve çok miktarda orkinos yakalamakla suçluyor. Biz yadsıyoruz. Yadsıyoruz da durum biraz karışık!
    Orkinos avı uluslararası kotaya bağlı. Türkiye'nin kotası yok. Olsun! Biz yine de yakalıyoruz. Balık yasağı başlayınca işsiz kalan gırgırlara, uluslararası sularda orkinos avlama izni veriyoruz! Olmayan kotamızdan!
    Ne kadar orkinos avlanıyor biliyor muyuz peki? Rivayet muhtelif.
    Her teknenin bilinen bir faksı varmış. Yakaladığı orkinosu bu fakstan tarım il müdürlüğüne bildiriyormuş. Ona tanınan miktar dolunca artık yakalamıyormuş! Peki teknede denetim, balığın çıkarıldığı yerde denetim var mı? Yokmuş!
    Orkinos gırgırcının insafına kalmış! Japon bunu anlamıyor.
    Kafa yok ki!

    milliyet gazetesinden alıntıdır.
     
  2. arm59

    arm59

    Mesajlar:
    304
    Şehir:
    Tekirdağ/Antalya
    Favori Kamış:
    Olta:Dam,daiwa,banax
    En İyi Avı:
    Sazan 4,5 kg.(1994)
    Yunuslar ''otistik'' çoçukların tedavisinde kullanılıyor. Ama günümüzde otistik hastalığının sebebi bile bilinmezken yunuslarla otistik tedavisi nasıl olur tartışma götürür.
    Aynı havuzda hasta çoçukla yunusların yüzmesine dayalı bir tedavi yöntemi.Çaresiz aileler çoçukları için herşeye yapmaya hazırken yunusları kullanarak sömürmek ne kadar etik olur acaba?
     
  3. zodi

    zodi

    Yaş:
    50
    Mesajlar:
    353
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    sadece olta
    En İyi Avı:
    1.2 kg çipura. Kilo olarak ta 3 kişi 15 kg istavrit (tekneden)
    Bu konuya verilecek cevap;

    *** Neremiz doğru ki?

    İşleri güçleri yolunda gitsin diye, -her alanda- bilimden uzak çalışanları nefretle kınıyorum.
     
  4. orcunhoca

    orcunhoca

    Mesajlar:
    1.054
    Şehir:
    istanbul/kuşadası
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    şansa bir ahtapot 1 kg. babakalede 400 gr. karagöz,80-90 cm pala.
    Türkiyem çöle dönüşecek, sularında tek bir balık kalmayacak kıymetini o zaman anlayacak insanlarımız. maalesef.
     
    Son düzenleme: 26 Mart 2007
  5. REİS

    REİS Mahir Ersin

    Yaş:
    77
    Mesajlar:
    2.389
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Olta
    En İyi Avı:
    Torikler-Kofanalar
    Çok duygusal ve bir o kadar da gerçeklerden uzak bir yazı.:(

    Allah bilir, o yazıyı yazan, bir kere bile balığa çıkmamış, bir ağ atmamış, ağ atan balıkçılarla konuşmamıştır.

    Tipik bir gazeteci yaklaşımı.
    Otur masanın başına, al eline kalemi(daktiloyu, bilgisayarı:p) yaz aklına geldiği gibi.

    Yunus olmazsa balık olmazmış, denizler yunuslarınmış, mış mış da mış mış.

    Orkinos için kota yokmuş :p:p:p

    Hadi o kafasına göre yazmış, ne sirkülerden haberi var ne balıkçılıktan.
    Peki biz niye hemen atlayıp alkış tutuyoruz.

    Sirküleri(37/1) okuyun bakalım, orkinoslara kota var mı?
     
  6. orcunhoca

    orcunhoca

    Mesajlar:
    1.054
    Şehir:
    istanbul/kuşadası
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    şansa bir ahtapot 1 kg. babakalede 400 gr. karagöz,80-90 cm pala.
    sevgili mahir abi, konunun önemli kısmı gazetecinin üslubu veya bu yazıyı nasıl yazdığı değil bana kalırsa. benim bilinçsiz insanım sorun. kota olsa ne olur ki yurdum insanı bilinçsizse. kurallara uyan balıkçı kaç tane. biz amatörler ne kadar uğraşırsak uğraşalım, mesleği balık tutmak olan insanlar bilinçlenmedikçe, gözleri doymadıkça bu iş böyle sürüp gider.
     
  7. REİS

    REİS Mahir Ersin

    Yaş:
    77
    Mesajlar:
    2.389
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Olta
    En İyi Avı:
    Torikler-Kofanalar
    Orçun

    Temel bilgiler yanlış olunca, bu temel üzerine inşa edilen bina da hatalı ve yıkılmaya mahkum oluyor.
    Ben de bunu anlatmaya çalıştım.

    Bilinç, tabii ki her zaman, her konuda, herkes için gerekli.
    Buna kimse itiraz edemez.

    Söz konusu yazı, hiçbir gerçeği yansıtmıyor, yanlış bilgilere dayanarak nasıl doğru yorum yapacağız?
     
  8. orcunhoca

    orcunhoca

    Mesajlar:
    1.054
    Şehir:
    istanbul/kuşadası
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    şansa bir ahtapot 1 kg. babakalede 400 gr. karagöz,80-90 cm pala.
    yazının doğruluğu tartışılır. milliyet gazetesinden bir alıntı yaptım bu konuda. söz konusu yazarın denize, balıklara, avcılığı yakınlığı tartışılır. bilgiler de tartışılabilir. ben sizlerin düşüncesini almak için açmıştım bu konuyu. yunuslar veya orkinoslar hakkında korunması yönünde yazarın görüşlerine katılabilirim. ülkemdeki yanlışlardan söz ettiği için dikkatimi çekti bu yazı. tabi bir de konu balık olunca ister istemez okudum :) son günlerde trollerin yapmış olduğu yağma çok fazla kafama takılmakta. aynı zamanda canımı sıkmakta. bir çok konuda olduğu gibi denizlerimiz konusunda da duyarsızlık mevzu bahis. siz tecrübeniz nedeniyle bizlerden çok daha iyi bilirsiniz yapılan yağmanın büyüklüğünü. bu kadar amatör arkadaşım balığa çıkarken gelen raporların verimsizliği canımı sıkan. her tarafımız denizlerle kaplı neredeyse, balık yok. bundan 15 sene öncesini hatırlarım av hayatımın başladığı. denizlerin kurumakta olduğunu herkes gibi ben de görüyorum. siz daha öncelerini de karşılaştırma imkanını da buluyorsunuz. söz konusu yazar en azından ilgilenme inceliğini göstermiş. bilgisini bilemiyorum ama en azından ben buna saygı duyuyorum.