12-13 NİSAN 2014 LÜFER AVI (Boğaç&Alico)

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan ALİCO
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Tebrikler Aliço reis, raporlarını özlemişiz, elinize sağlık :)

İsa sağolasın Var olasın. ellerin dert görmesin. Oltan hiç boş kalmasın Rasgele
 
Tebrikler Ali abi, zahmete deymiş. :) Devamı rast gelsin...

Sağolasın Fatih.

Güzel ve bereketli avlar diliyorum. Rasgelsin.
 
tebrikler, uzun zamandır raporunu okumamıştık.. keyifli avlar Ali abi ;)

Sağolasın Özden.

Daha güzel ve bereketli avlarımız olsun inşallah....
 
Tebrikler Ali kardeşim, Lüferlerini takip etmeye devam ediyoruz , sevgiler.:)
 
Serdar deniyoruz bakalım hayırlısı diyelim bu hafta ben ona nasıl bir takım indireceğimi biliyorum en fazla 0,22 gibi gelecekse öyle gelsinn sular çok berrak ve net o yüzden balık takımı tamamen görüyor gibime geliyor.

Üstadım bir kaç tavsiye.

Fırdöndüleri, kahverengi veya donuk siyah, küçük yeni tiplerle değiştir. Yeni tip derken, eski tip fırdöndülerin bu renk olanı yok.

thumb-ava12swivel.jpg


Elektrik bandı denen şeyler vardır. Bunların kırmızı veya kahverengisi ile kurşunu kapla. Bu bantlar sudan etkilenmez, ucuz ve esnektir.

Lüfer sürü balığıdır, tek başınayken strese girer, yeme filan bakmaz. Yani, bir yerde bir tane yakaladıysan, orada sürü %99 vardır. Bu şekilde tek lüfere kalıyorsan, bu yeminin, takımının o an ve mekan için uygun olmadığını gösterir. Tahminim dipte akıntı yok, yem düzgün aksiyon yapamıyor, hatta dibe yatıyor olabilir. Uygun bir mantarla ağırlığını kaldırmak faydalı olabilir. Ama "uygun bir mantar" piyasada satılmıyor, birinin oturup yapması gerekiyor.

Birde yemleme çok şeyi değiştirebilir (bkz: balığın beslenme alışkanlığı). Elbette gene bu yemlemeden kastımız bilinen klasik yemleme değil. Aynı şekilde, balığın suyuna yem eklemek olsa da, yemin dibe ulaştığından emin olmak ve yemleme düzeneğinin balığı ürkütmediğini garantilemek lazım.
 
Üstadım bir kaç tavsiye.

Fırdöndüleri, kahverengi veya donuk siyah, küçük yeni tiplerle değiştir. Yeni tip derken, eski tip fırdöndülerin bu renk olanı yok.

http://images.nitrosell.com/product_images/4/885/thumb-ava12swivel.jpg

Elektrik bandı denen şeyler vardır. Bunların kırmızı veya kahverengisi ile kurşunu kapla. Bu bantlar sudan etkilenmez, ucuz ve esnektir.

Lüfer sürü balığıdır, tek başınayken strese girer, yeme filan bakmaz. Yani, bir yerde bir tane yakaladıysan, orada sürü %99 vardır. Bu şekilde tek lüfere kalıyorsan, bu yeminin, takımının o an ve mekan için uygun olmadığını gösterir. Tahminim dipte akıntı yok, yem düzgün aksiyon yapamıyor, hatta dibe yatıyor olabilir. Uygun bir mantarla ağırlığını kaldırmak faydalı olabilir. Ama "uygun bir mantar" piyasada satılmıyor, birinin oturup yapması gerekiyor.

Birde yemleme çok şeyi değiştirebilir (bkz: balığın beslenme alışkanlığı). Elbette gene bu yemlemeden kastımız bilinen klasik yemleme değil. Aynı şekilde, balığın suyuna yem eklemek olsa da, yemin dibe ulaştığından emin olmak ve yemleme düzeneğinin balığı ürkütmediğini garantilemek lazım.

600 gr kurşun oturmuyor dediğim yerde dip akıntısı yok.
yem canlı sardalya şıkır şıkır yüzüyor
Uygun bir mantarla kaldırmak derken metre 34 gösteriyor. ağırlığı kaldırmak
yemlemek için yemi rumeli fenerinden atmaya başlarsak belki düşer bizim oralarda diplere, 1400 dd/dak suları yenemeyen makina ve yemleme
Ürkütmemek değil asıl mesele benim takımı oturtamamak gibi derdimm yok gerekirse bağlarım 900 gr 1 kg kurşun dibi yine bulur. zaten sardalyadan başka birşey yemiyor maalesef. denemediğimizi zannetme şakşak istavritinden zarganasına denendi. o yüzden serdar 600 gr - 900 g diyorum ağırlığı düşün 0,60 el oltası üstünde sonra balık vursun tasma atacaksın o kadar derinde hiç mi demessin mübarek bu sanat zor iş diye. sulardan tekneyi tutmak başlı başına dert ki ne dert..... nasıl dip akıntısı olmasın 600 diplemiyor bile bazen
 
Tebrikler Ali kardeşim, Lüferlerini takip etmeye devam ediyoruz , sevgiler.:)

Sağolunuz varolunuz.

dahasına ve bereketlilerine rasgelsi. Oltalar her daim dolu olsun inşallah...
 
600 gr kurşun oturmuyor dediğim yerde dip akıntısı yok.
yem canlı sardalya şıkır şıkır yüzüyor
Uygun bir mantarla kaldırmak derken metre 34 gösteriyor. ağırlığı kaldırmak
yemlemek için yemi rumeli fenerinden atmaya başlarsak belki düşer bizim oralarda diplere, 1400 dd/dak suları yenemeyen makina ve yemleme
Ürkütmemek değil asıl mesele benim takımı oturtamamak gibi derdimm yok gerekirse bağlarım 900 gr 1 kg kurşun dibi yine bulur. zaten sardalyadan başka birşey yemiyor maalesef. denemediğimizi zannetme şakşak istavritinden zarganasına denendi. o yüzden serdar 600 gr - 900 g diyorum ağırlığı düşün 0,60 el oltası üstünde sonra balık vursun tasma atacaksın o kadar derinde hiç mi demessin mübarek bu sanat zor iş diye. sulardan tekneyi tutmak başlı başına dert ki ne dert..... nasıl dip akıntısı olmasın 600 diplemiyor bile bazen

Boğaz ve marmara'da, 35m'de dip akıntısı olan tek bir yer var, iki adanın arasında kalan bir yer. Bunun dışında jetlerin etkinliği yüzeyden iki kulaça kadar. Ana jetin, yani karadenizden gelen akıntının 20m'nin altında olmadığı da biliniyor genel olarak. Yani, aslolarak 35m'de akıntı zayıf bölge için.

Fakat, bu yukardaki kuvvetli jet, özellikle misinadan tutup takımı rahatça alıp götürebilecek kadar sağlam bir akıntı.

Sonuç olarak, dipte akıntı var yada yok, bizzat senin söylediğinden anlıyoruz ve görüyoruz ki, 600gr kurşunu dibe ulaştırmak imkansız nerdeyse. Bu sonuç, tecrübeyle sabit.

Asıl mesele, dipte akıntı var mı, bolca var mı? Bu şüpheli. Olabilir, ama olmayadabilir. Sorun, eğer akıntı yoksa yemin çok cezbedici olmayacağı. Eğer akıntı yoksa, bu sorun önümüze çıkacaktır.

Üstadım, sanırım senin bir downrigger düzeneği kullanman zamanı gelmiş, geliyor. Şöyle düşün, 5kg bir gülle atıyorsun suya. Atmak değil tabi mesele, bir de onu geri sarmak var elbette, işte downrigger denen şey bu sarma işini yapıyor. İlgilenirsen detaylarını yazarız. Zamanında bu aletler yokken de bu iş yapılıyordu zira.

Tabi bu bir alet alıp takmakla bitmez. Nasıl tasma atacağız? Çember iğne kullanırız, kendisi tasma atar !? Bakmak lazım olabilirliğine.

Basit çözüm şöyle olabilir belki. 3 kulaç kalın FC'den 3-4 kat misina ucuna okkalı bir maçula bağlanır. Geri kalanı sağlam ve kalın bir ip (çamaşır ipi mesela) ile halledilir. Bu salınır aşağıya, dibe oturur. Sonra gezen kurşunlu bir tür aparatla, o ipin üzerinden asıl takım indirilir. Gezer aparat, tasma atmayı filan mümkün kılar. Yani bir tür asansör tekniği. Yüksek sesle düşünüyorum şu anda gerçi, belirteyim.

Sorunları gayet güzel buluyorsun üstadım. Biraz kafa yorarsak, çözümleri de buluruz. Bu gibi düzeneklerle yemleme filan olası ama,değer mi, değmez mi, bunlar başka tartışmalar.
 
Serdar abi dediğin alet belki balık yakalamayı sağlayacak ama elle yakalamanın zevkini verecek mi? Amatör oltacı için geçerli sorulardan biri de bu bence. Deep drop gibi bazı av türlerinde makine kullanmak kaçınılmaz ama bir uzunoltayı makineye çektirmek de bana hiç güzel bir av çeşidi gibi gözükmedi.
 
Ali abi ellerinize sağlık. Su götürmez bir gerçek ki, sizler kimse balık yakalayamazken, denemekten yorulmadan, sıkılmadan bu işi hakkıyla götüren kişilersiniz. Eminim çok daha iyi raporlar bizleri bekliyor olacak. Saygılarımla :)
 
Serdar abi dediğin alet belki balık yakalamayı sağlayacak ama elle yakalamanın zevkini verecek mi? Amatör oltacı için geçerli sorulardan biri de bu bence. Deep drop gibi bazı av türlerinde makine kullanmak kaçınılmaz ama bir uzunoltayı makineye çektirmek de bana hiç güzel bir av çeşidi gibi gözükmedi.

Benim bahsettiğim sistemde gene elinle tutman gerekiyor.

Ben bu tekniği, sağlam akan derelerde (nehir vs) uygulardım. Kalın bir ipe, sağlam bir taş alır suya atar, sonrada taşın akıntı tarafına geçerdim. Aynı şekilde asansör yaparak çok balık almışlığım vardır. Bilhassa o suyun çarpıp oyduğu çukura inince, tatlısuda nasıl devler olduğunu tecrübe ederdik. Normalde o suda atacağın hiç bir yem, dibi bulmaz, anında kıyıya gelir.

Burada tek yaptığın, takımın ağırlığıyla değil, dibe inmiş olan başka bir ağırlıkla dibe ulaşıyor olman. Kaldı ki, downrigger zaten balık tutmak için değil, sadece bu iş için kullanılır. Yani ağırlığı çeker, balığı değil. Bu makineyi de kullanmak bir rahatlıktır, fakat şart değildir.
 
Konuyu daha iyi anlamak için, şöyle bir çizim buldum ortalıkta:

LP_Fixed_Slider_Diag.jpg


Hatta daha basit çizimle:

tips.h1.gif
 
Anladım, kullanışlı bir yönteme benziyor yalnız pratikte bazı sıkıntılar yaşanabilir. Balığın yoğunlaştığı alanlarda avcılık yaparken diğer tekneler bu sabit hata olta takabilirler. İstanbul'un Boğaz çıkışı gibi ilişkenli meralarda bu hat dipte çeşitli yerlere da takılabilir. Dibi düzgün ve tenha yerler için kullanışlı bir yöntem olabilir.
 
Anladım, kullanışlı bir yönteme benziyor yalnız pratikte bazı sıkıntılar yaşanabilir. Balığın yoğunlaştığı alanlarda avcılık yaparken diğer tekneler bu sabit hata olta takabilirler. İstanbul'un Boğaz çıkışı gibi ilişkenli meralarda bu hat dipte çeşitli yerlere da takılabilir. Dibi düzgün ve tenha yerler için kullanışlı bir yöntem olabilir.

Kesinlikle...

Konu şu. Şu anda bir takım sorunlar var zaten. bu bir çözüm ve kendi sorunlarını taşıyor.

Ama sorunlar demek, bulunacak çözümler demektir. Sorun çıktıkça, bakılır, halledilir. Önemli olan da budur.
 
Ali abi ellerinize sağlık. Su götürmez bir gerçek ki, sizler kimse balık yakalayamazken, denemekten yorulmadan, sıkılmadan bu işi hakkıyla götüren kişilersiniz. Eminim çok daha iyi raporlar bizleri bekliyor olacak. Saygılarımla :)

İnan sağolasın varolasın diline eline sağlık olsun..

inşallah cümlemiz güzel avlara imzalar atarız...
 
Benim bahsettiğim sistemde gene elinle tutman gerekiyor.

Ben bu tekniği, sağlam akan derelerde (nehir vs) uygulardım. Kalın bir ipe, sağlam bir taş alır suya atar, sonrada taşın akıntı tarafına geçerdim. Aynı şekilde asansör yaparak çok balık almışlığım vardır. Bilhassa o suyun çarpıp oyduğu çukura inince, tatlısuda nasıl devler olduğunu tecrübe ederdik. Normalde o suda atacağın hiç bir yem, dibi bulmaz, anında kıyıya gelir.

Burada tek yaptığın, takımın ağırlığıyla değil, dibe inmiş olan başka bir ağırlıkla dibe ulaşıyor olman. Kaldı ki, downrigger zaten balık tutmak için değil, sadece bu iş için kullanılır. Yani ağırlığı çeker, balığı değil. Bu makineyi de kullanmak bir rahatlıktır, fakat şart değildir.


Gündüz pek yazamadım Ancak ara sıra baktım konuya şimdi;

mesele aslında şöyle 1400 dd/dak en az yukarı doğru çıkıyorsun. elinde su tutmaması adına ve C şekline gelmesin diye tam apikoda yanında tutmam adına ağır kurşun yere değiyor ve yatıyor. olabildiğince kalın misina el oltasına 0,60-0,80 gibi ki genelde 0,70kullanan ben
bu sefer silikon misina kullandım ki hareket etmesin otursun diye
nasıl yani bu takımdan başkasını denemek o bölgede imkansız gibi.
20 metre öteden gemi geçiyor.
bir yandan dümen bir yandan apikoda bekle
bir yandan gazı ayarla, dümeni kaçırma
tekneyi yürütme kurşunu kaldırma
bu arada 34 metrede takımın arkasında yüzen sardalyayı hissetmeye çalış,
ve tabi arkasından gelen lüferin yemi almasını arkasından tasma atmayı hesapla ,
tek kurşunun var atılacak ya tasma yada gitti sardalya eee bas takımı yukarı 600 gr kurşunu çek sularla işaret parmağına otursun misina. yem tak tekrar sal salarken yem ölmesin sürekli kurşunu değil oltayı kaçır elden bu sefer sağ ele otursun misina,

tamam zaten çok nazlı kandırmakta bir o kadar zorlanıyoruz. ve sürekli ucuna ne takalım diye düşünüyoruz. bize lazım olan sadece ve sadece ben diyim yem + takımın inceliği+ iğne

değiştirecem takımı diyorum ya DEĞİŞTİRECEM 0,22 invisible + 1/0 iğne yerine çok minik bir iğne ile takım yapacağım ve ayaklık zaten yok o sularda ve beden boyunuda 1,5 kulaçlara çekeceğim. o zaman işte resim çektirecek gibi. Görelim bakalım nasıl olacak

yoksa benim aklıma yatan başka bir metod başka bir stil yok.

Tek nokta kalıyor hamlayan parmaklar onada herhalde bu hafta ısındırmışızdır zannediyorum....

Önerilere her zaman açığım ancak uzun metodlardan ziyade benim bu şartlarda hızlı çalışmam lazım yoksa üzerimizden gemi geçer.....


Dediğim metrajarla takımlarla sadece HAYAL edelim olayı....

Sevgiler
 
Gündüz pek yazamadım Ancak ara sıra baktım konuya şimdi;

mesele aslında şöyle 1400 dd/dak en az yukarı doğru çıkıyorsun. elinde su tutmaması adına ve C şekline gelmesin diye tam apikoda yanında tutmam adına ağır kurşun yere değiyor ve yatıyor. olabildiğince kalın misina el oltasına 0,60-0,80 gibi ki genelde 0,70kullanan ben
bu sefer silikon misina kullandım ki hareket etmesin otursun diye
nasıl yani bu takımdan başkasını denemek o bölgede imkansız gibi.
20 metre öteden gemi geçiyor.
bir yandan dümen bir yandan apikoda bekle
bir yandan gazı ayarla, dümeni kaçırma
tekneyi yürütme kurşunu kaldırma
bu arada 34 metrede takımın arkasında yüzen sardalyayı hissetmeye çalış,
ve tabi arkasından gelen lüferin yemi almasını arkasından tasma atmayı hesapla ,
tek kurşunun var atılacak ya tasma yada gitti sardalya eee bas takımı yukarı 600 gr kurşunu çek sularla işaret parmağına otursun misina. yem tak tekrar sal salarken yem ölmesin sürekli kurşunu değil oltayı kaçır elden bu sefer sağ ele otursun misina,

tamam zaten çok nazlı kandırmakta bir o kadar zorlanıyoruz. ve sürekli ucuna ne takalım diye düşünüyoruz. bize lazım olan sadece ve sadece ben diyim yem + takımın inceliği+ iğne

değiştirecem takımı diyorum ya DEĞİŞTİRECEM 0,22 invisible + 1/0 iğne yerine çok minik bir iğne ile takım yapacağım ve ayaklık zaten yok o sularda ve beden boyunuda 1,5 kulaçlara çekeceğim. o zaman işte resim çektirecek gibi. Görelim bakalım nasıl olacak

yoksa benim aklıma yatan başka bir metod başka bir stil yok.

Tek nokta kalıyor hamlayan parmaklar onada herhalde bu hafta ısındırmışızdır zannediyorum....

Önerilere her zaman açığım ancak uzun metodlardan ziyade benim bu şartlarda hızlı çalışmam lazım yoksa üzerimizden gemi geçer.....


Dediğim metrajarla takımlarla sadece HAYAL edelim olayı....

Sevgiler

bir yandan dümen bir yandan apikoda bekle, bir yandan gazı ayarla, dümeni kaçırma, tekneyi yürütme kurşunu kaldırma ...

Eh işte, ustayla, üstadla, kendini usta sanan bu harmanda belli olur üstadım. Göl gibi suda herkes tutar balığı. Seni usta yapan ve bilfiil saygımızı ve sonsuz takdirimizi toplayıp alkışlatan şey, işte bu zaten üstadım.

Bahsettiğim şey, biraz tüfek çıktı, mertlik yalan oldu tarafı gerçi. Fakat, yeni, bilinmeyen bir teknik değil. Bilhassa yurtdışında, okyanus kıyısında balık arıyorsan, bakman gereken yer gelgit akıntıları ki cidden güçlü akıntılar. Ve o noktalarda özellikle, bahsettiğim sistemler, tekne trafiğinde vs. yıllardır kullanılıp güzel neticeler alınıyor.

Beni düşündüren tek şey, bizim balıkların küçük olması. Büyük olsalar, olay çok basit aslında. Burada mesele, balık vurunca, takımın dibe yatan gülleyi taşıyan ipten kurtulabilmesi. Büyük balık bunu kolayca halledebiliyor. Ama bizim ufak şeyler, heleki birde lüfer gibi vurduğunu anlamak bile ayrı bir maharet olan balık olunca, başını iki elinin arasına alıp çokca düşünmek gerekiyor.
 
Mera Istanbul da balik tutma sanatinin son noktasi ...Sular bilmem kac mil akiyor ....Iki koca gun benim oltama bile vurmadi:D
 
üstad

iğne+ misina beden? 0,35 ten düşürücem takımı 0,22 invisible ye ne olur dersin. sardalyaıda dahada yaşatmak adına minik bir iğne ???
 
Mera Istanbul da balik tutma sanatinin son noktasi ...Sular bilmem kac mil akiyor ....Iki koca gun benim oltama bile vurmadi:D

bu hafta gelir sanada merak etme. gerekeni yapacam ben ona düşünüyoruz işte sesli sesli...

Ayrıca genetizim biliyorsun 19...
 
Back
Yukarı