- Yaş
- 74
- Şehir
- (İzmir) Adana
- Favori Kamış
- 2,59 cm Shakespeare UglyStik Lite, 2,40cm Dam EMotion 25 IM6X ,
- Favori Makina
- Sahara 3000FD ve Sonora 2500FB - 4000FB
- En iyi avı
- Levrek 1,950 kg
- İsim
- Fikret ALAYLIOĞLU
Dönüş yürüyüşü esnasında gece bıraktıkları ağlarını henüz temizleyip, çıkan balıkları küçük bir kasa ile taşıyan iki ticari balıkçı ile karşılaştım. Selamlaştıktan sonra balıklarını görmek istedim. Yaklaşık 6 -7 kg. civarında ve içlerinde daha kıpırdayan temiz büyüklükteki balıkları seyrettim. Birden içimden gelen “Satar mısınız?” sözcüğü ağzımdan dökülüverdi. Kanımca uzun zamandır balık tutamamamın verdiği reflekssel bir davranışın ve balıkların tazeliğinin etkisi ile böyle bir düşünce oluşuvermişti. Balıkçılar hepsini alırsan olur dediler ve hepsine 65.00 TL fiyat biçtiler. Önce 60,00 teklif ettim ama adamlar tereddüt edip karar vermek için birbirlerinin yüzüne bakarken tamam deyip, söylenen fiyatında makul olduğunu düşünerek fiyatı kabul ettim. Yıllardır para ile balık almadığımdan, kasadaki balık cinslerinin fiyatı konusunda bir fikrimde yoktu. Satın aldığım balıkları, uzun bir zamandır boş gidip boş gelen balık torbama doldurdum. Torbam, bu kadar balığı ilk defa ağırlamanın etkisi ile tatlı bir esneyişe geçti. Parayı vermek için cebime baktığımda bozuk olarak 70.00 TL olduğunu gördüm ve balıkçılarda da para üstü olarak 5.00 TL olmadığından, parayı verip helalleşerek tesise doğru yürüyüşüme devam ettim. Tesise yaklaştığımda arkadaşıma telefon ederek uyanmasını sağlayıp, satın aldığım balıkları temizlemek üzere deniz kenarına gelmesini söyledim. Satın aldığım balıkları temizlemeye başlamadan önce bir iki poz fotoğrafını çekmeyi de ihmal etmedim.
Gümüş olta
(satın aldığım) ile tutulan balıkların görüntüsü
Fotoğrafı çekerken içlerinde 25-30 cm. boyutundaki tek kum lagosunun oldukça canlı çırpınışı dikkatimi çekti. Kum lagosunun neslinin tükenmekte olması nedeni ile avının yasak olduğunu duymuştum. Balığı elime alıp hemen denize soktum. Elimde tuttuğum balığın suya girince hareketlerine biraz daha canlılık geldiğini hissedince parmaklarımı yavaşça araladım, önce yalpalayarak olduğu yerde küçük yüzgeç hareketleri yapan balığın sığ suda iki poz fotoğrafını da çekerken “ Haydi canlan ve yüzerek açıklara git, yok olmaya başlayan neslini sürdür” diye seslendim kendisine. 3-5 dakika daha solungaçlarını genişçe açıp kapadıktan sonra yavaş yavaş açığa doğru yüzmeye başladı. Umarım yaşamını sürdürmeyi başarmıştır ve başarmaya devam edecektir.
Yaşadığını düşündüğüm kum lagosunun sığ sudaki iki fotoğrafı
Karışık duygular içinde balıkları temizlemeye başlayınca ilk balığın (Muskar) yumurtalı olduğunu gördüm. Akabinde yine aralarındaki 2 levreğinde yumurtalı olduğunu görünce, dünden buyana yaşadığım balık tutma hırsımdan dolayı utanç duydum. Utanç ile birlikte balık tutamama sıkıntısı “Ya bende balık tutabilseydim ve büyük olasılıkla yumurtalı çıkacaktı” diyerek buruk bir sevince dönüştü ve Mart ayının sonuna kadar balık tutmaya gelmeyeceğime de karar verdim.
Tüm balıkları temizledikten sonra arkadaşım ile paylaşıp, birer yorgunluk çayı içtikten sonra yavaş yavaş Adana’ya dönüş hazırlığına başladık. Saat 15.00 gibi eve gelip, balıkları buzluğa yerleştirip, götürdüğüm tüm malzemeleri temizleyip yerleştirdikten sonra bir duş alıp bu satırları yazmaya başladım.
İşte bir balık güncem, hem güzelliklerle, hem de üzüntülerle bu şekilde satırlarıma döküldü. Umarım benim yaşadığım bir günlük levrek tutma hırsını, Mart sonuna kadar diğer üyeler yaşamaz.
Herkese sevgi ve saygılarımı sunar, herkese doğru zamanda doğru ve güzel avlar dilerim.
Not: Para ile (GÜMÜŞ OLTA) satın aldığım balıkları, bu raporumdaki bazı duygularımı ifade edebilmek için eklemekle, inşallah site kurallarına aykırı bir davranışta bulunmamışımdır.
Gümüş olta
Fotoğrafı çekerken içlerinde 25-30 cm. boyutundaki tek kum lagosunun oldukça canlı çırpınışı dikkatimi çekti. Kum lagosunun neslinin tükenmekte olması nedeni ile avının yasak olduğunu duymuştum. Balığı elime alıp hemen denize soktum. Elimde tuttuğum balığın suya girince hareketlerine biraz daha canlılık geldiğini hissedince parmaklarımı yavaşça araladım, önce yalpalayarak olduğu yerde küçük yüzgeç hareketleri yapan balığın sığ suda iki poz fotoğrafını da çekerken “ Haydi canlan ve yüzerek açıklara git, yok olmaya başlayan neslini sürdür” diye seslendim kendisine. 3-5 dakika daha solungaçlarını genişçe açıp kapadıktan sonra yavaş yavaş açığa doğru yüzmeye başladı. Umarım yaşamını sürdürmeyi başarmıştır ve başarmaya devam edecektir.
Yaşadığını düşündüğüm kum lagosunun sığ sudaki iki fotoğrafı
Karışık duygular içinde balıkları temizlemeye başlayınca ilk balığın (Muskar) yumurtalı olduğunu gördüm. Akabinde yine aralarındaki 2 levreğinde yumurtalı olduğunu görünce, dünden buyana yaşadığım balık tutma hırsımdan dolayı utanç duydum. Utanç ile birlikte balık tutamama sıkıntısı “Ya bende balık tutabilseydim ve büyük olasılıkla yumurtalı çıkacaktı” diyerek buruk bir sevince dönüştü ve Mart ayının sonuna kadar balık tutmaya gelmeyeceğime de karar verdim.
Tüm balıkları temizledikten sonra arkadaşım ile paylaşıp, birer yorgunluk çayı içtikten sonra yavaş yavaş Adana’ya dönüş hazırlığına başladık. Saat 15.00 gibi eve gelip, balıkları buzluğa yerleştirip, götürdüğüm tüm malzemeleri temizleyip yerleştirdikten sonra bir duş alıp bu satırları yazmaya başladım.
İşte bir balık güncem, hem güzelliklerle, hem de üzüntülerle bu şekilde satırlarıma döküldü. Umarım benim yaşadığım bir günlük levrek tutma hırsını, Mart sonuna kadar diğer üyeler yaşamaz.
Herkese sevgi ve saygılarımı sunar, herkese doğru zamanda doğru ve güzel avlar dilerim.
Not: Para ile (GÜMÜŞ OLTA) satın aldığım balıkları, bu raporumdaki bazı duygularımı ifade edebilmek için eklemekle, inşallah site kurallarına aykırı bir davranışta bulunmamışımdır.
Son düzenleme: