seckint
Member
- Şehir
- Istanbul / Beylikdüzü
- Favori Kamış
- 4.20 surf kamış
- Favori Makina
- okuma synex
- En iyi avı
- 3,5 kg Martı
- İsim
- Seçkin
Merhaba arkadaşlar, öncelikle hepinizin geçmiş bayramını kutlarım
bayram tatili süresince bulunduğum yerlerde av yapma şansım oldu
öncelikle kullanılan takım ve yemler
genelde kuru sülünez kullanıldı, canlısı gibi iş yapıyor
iğne olarak 4 nolu çapraz iğne kullandım
köstekler yaklaşık 10 cm uzunlukta ve köstek aralıkları da yaklaşık 10 cm civarı, orda öyle avlıyorlar
kurşun 30 gr ila 50 gr arası
ilk günün akşamında sipariş ettiğim kuru sülünez ve kuru madya ile biraz deneme yaptım herhangi bir vuruş dahi olmadı, bayram ziyaretlerinde komşumuz olan bir abi yarın sabah balığa gidicez gelirmisin dediğinde gözlerim açıldı hemen
ertesi gün sabah 6 da buluşmak üzere sözleştik, av yapacağımız yer yakındı 10 dk sonra avlaktaydık, kayalıklardan avlanacaktık ama denizin dip yapısı kum olduğundan dip takımı ile avlandık, bende kuru sülünez komşuda ise taze canlı sülünez vardı, yarım saat içinde ben 1 adet mırmır aldım, komşumuz 2 adet birden çekti ama biri suya düştü, damadı ise 1 adet mırmır aldık, bir müddet vuruş olmayınca daha evvel karakulak (minekop) aldıkları yere gittik
iğnelere yemleri taktık takım denize düşer düşmez anında balık vurmaya başladı, ilk balığı komşumuz aldı lokum çektim dedi ama daha önceden öğrendiğim sivriburun gümüş balığıydı bu, daha sonra damadı bir valık çekti gelirken lüfer geliyormuş gibi oltaya ağırlık veriyordu geldiğinde ise amaaan yalandıraymış dedi balığı ilk defa görüyordum yassı bir balık akvaryum balığı gibi, daha sonra ben birkaç sivriburun gümüş aldım daha sonra arada mırmır gümüş derken damadın oltaya bir ağırlık bindi ne geliyor dedim olta kırılacak gibi oldu, bir çekti ki oda ne levrek
ben hemen sahte balık çıkardım 10-15 dk deneme yaptım ama tık yok, damat aldı levreği benim işim tamam dedi güneşte iyice yakmaya başladığından avı sonlandırdık
2. ve 3. günlerde de levrek hariç aynı balıklar tutultu, genel olarak sivriburun gümüşler 13 ila 20 cm arasındaydı, mırmırlar aşağı yukarı 15 ila 18 cm arasıydı, bir çoğunu geri saldık, yalandıra dedikleri balık boyuda 13-15 cm uzunluğundaydı, birde arada sırada mendik dedikleri balık geldi, isimler çok farklı geldi bana.
Yalnız balık o kadar çoktu ki takım suya iner inmez tasmayı atmazsanız yem kalmıyor iğne ucunda
sabahları av yapıp kalan zamanlarda gözlük ve paletlerimle suyu inceledim, suda mırmırlar, ispariye benzeyen balıklar (kuyruktaki siyah şerit yoktu bunlarda, oltayada hiç gelmedi) tepsi kadar sargozlar, mürekkep balıkları, 40-50 cm civarındaki kefaller, 1 adet baracüda dedikleri balık (ufak balıkları kovalıyordu
çok sayıda lapin, ve adını bilmediğim kahverengi şeritleri olan balık, kıyıda kayaları mesken edinmiş hatta kayasına yaklaşan kefallere saldıran ufak bol dikenli balıklar, ve istavrit sürüsü gibi kıyıları mesken tutmuş sivriburun gümüşler, yalnız bir balığı tam göremedim sadece kuyruğunu gördüm kuyruğunun uç kısmı siyah, siyah yerin birleştiği yer mavimsiydi baya büyük bir balıktı kıyıya yakın yerdeydi kefal olabilirmi acaba? ama baya iriydi 50 cm den fazlaydı boyu, su hafif bulanıktı hızlıca geçti gitti derinlere
bu tatilde baya fazla su altı ile ilgilendim ve gir gide hevesim artıyor hadi hayırlısı
fazla resim çekemedim malesef
Resimler
buna mendik diyorlar, sanırım çipura yavrusu ama emin değilim
buda yalandıra dedikleri balık
ve meşhur sivriburun gümüş, akdenizi istila etmiş
bayram tatili süresince bulunduğum yerlerde av yapma şansım oldu
öncelikle kullanılan takım ve yemler
genelde kuru sülünez kullanıldı, canlısı gibi iş yapıyor
iğne olarak 4 nolu çapraz iğne kullandım
köstekler yaklaşık 10 cm uzunlukta ve köstek aralıkları da yaklaşık 10 cm civarı, orda öyle avlıyorlar
kurşun 30 gr ila 50 gr arası
ilk günün akşamında sipariş ettiğim kuru sülünez ve kuru madya ile biraz deneme yaptım herhangi bir vuruş dahi olmadı, bayram ziyaretlerinde komşumuz olan bir abi yarın sabah balığa gidicez gelirmisin dediğinde gözlerim açıldı hemen
ertesi gün sabah 6 da buluşmak üzere sözleştik, av yapacağımız yer yakındı 10 dk sonra avlaktaydık, kayalıklardan avlanacaktık ama denizin dip yapısı kum olduğundan dip takımı ile avlandık, bende kuru sülünez komşuda ise taze canlı sülünez vardı, yarım saat içinde ben 1 adet mırmır aldım, komşumuz 2 adet birden çekti ama biri suya düştü, damadı ise 1 adet mırmır aldık, bir müddet vuruş olmayınca daha evvel karakulak (minekop) aldıkları yere gittik
iğnelere yemleri taktık takım denize düşer düşmez anında balık vurmaya başladı, ilk balığı komşumuz aldı lokum çektim dedi ama daha önceden öğrendiğim sivriburun gümüş balığıydı bu, daha sonra damadı bir valık çekti gelirken lüfer geliyormuş gibi oltaya ağırlık veriyordu geldiğinde ise amaaan yalandıraymış dedi balığı ilk defa görüyordum yassı bir balık akvaryum balığı gibi, daha sonra ben birkaç sivriburun gümüş aldım daha sonra arada mırmır gümüş derken damadın oltaya bir ağırlık bindi ne geliyor dedim olta kırılacak gibi oldu, bir çekti ki oda ne levrek
2. ve 3. günlerde de levrek hariç aynı balıklar tutultu, genel olarak sivriburun gümüşler 13 ila 20 cm arasındaydı, mırmırlar aşağı yukarı 15 ila 18 cm arasıydı, bir çoğunu geri saldık, yalandıra dedikleri balık boyuda 13-15 cm uzunluğundaydı, birde arada sırada mendik dedikleri balık geldi, isimler çok farklı geldi bana.
Yalnız balık o kadar çoktu ki takım suya iner inmez tasmayı atmazsanız yem kalmıyor iğne ucunda
sabahları av yapıp kalan zamanlarda gözlük ve paletlerimle suyu inceledim, suda mırmırlar, ispariye benzeyen balıklar (kuyruktaki siyah şerit yoktu bunlarda, oltayada hiç gelmedi) tepsi kadar sargozlar, mürekkep balıkları, 40-50 cm civarındaki kefaller, 1 adet baracüda dedikleri balık (ufak balıkları kovalıyordu
bu tatilde baya fazla su altı ile ilgilendim ve gir gide hevesim artıyor hadi hayırlısı
fazla resim çekemedim malesef
Resimler
buna mendik diyorlar, sanırım çipura yavrusu ama emin değilim
buda yalandıra dedikleri balık
ve meşhur sivriburun gümüş, akdenizi istila etmiş