Raporlarını senelerdir takip ettiğimiz sayın Vedat Abi ve Orhan Abiyi görüp tanışma, onlarla sophpet etme amacı ile haftalar önce plan yapmaya başladık. Hava durumu ve istanbuldaki iş durumu bize 22 Ekim akşamına kadar onları ziyarete gitme şansı vermedi fakat kırdık şeytanın bacağını ve koyulduk yola.
Ben, büyük sazancı Mehmet abi ve Ali....
Tek hedef sağ-salim Sivriceye varmaktı. ( yol iz bilmeyiz elimizde google maps den alıntı yol harisatı )
saat sabah 5 gibi Bektaşköy limandaydık ( Sivrice ) tam denize sıfır çektik arabayı. İlk hamlemiz kendimizi hemen dışarı atmaktı. 22:00 da cıkmıştık istanbuldan ve cok yorulmuştum direksiyon başında. tam adımımı attım
solumda kalan limandan bir düdük sesi geldi, uzun uzun çaldı. ( İçimden dedim Vedat abidir bu yatağında yatarken uyandırdık adamı) hiç ses etmedim. Aldım tulumu bagajdan vurum kafayı yattım, Gün ışırken kaltım biraz levreğe rapala attım. O anda yatağından kalkmış limanın ağızında rapala atan Vedat abiyi gördüm..''Günaydın Vedat abi '' diye seslenince o da cevap verdi. Sonra çay içmeye davet etti bizi Conta Kaptanın kahvesine. Gittik tanıştık ordaki büyüklerimizle. Sonra konu geldi düdük sesine: Vedat abinin önceki teknesini götüren araç bizim aracın aynı renk ve modeliymiş meğerse ondan da uyarılmışız haklı olarak ( İyiki çifteyle uyarılmadık
) Çayımızı içtik, Kahvaltımızı yaptık.
Sonra Orhan Abi aradı ve kahvede onunla buluştuk. ilk kez karşılaştık ve tanıştık zaten geleceğimizden haberi vardı. Biraz lafladık ve işleri nedeniyle ayrılmak zorunda kaldı yanımızdan ( öğlen buluşmak üzere söz vererek ) VEdat abi de biraz dinlenmek için eve gitti. Bizde limanın arkasında kayalıklardan kaşık-rapala çalıştık biraz ama hiç balık alamadık. hava cok bozuktu Gün Doğusu esiyordu ve tekneyle cıkmak zor görünüyordu.
Öğlen Orhan abi aradı ve kendisinin imalatı köfte ve patatesleri büyük Ahçı Conta kaptanın sunumuyla bize öğle yemeği ikram etti ( Cok teşekürler tekrar, ellerine sağlık Conta kaptan ) yemekten sonra oturup biraz Yeşil Efe nin tadına baktılar ( Söförler kolaya takılıyor) Vedat abinin de bize katılmasıyla küçük masamızda büyük sohpet başladı. Çogu üyemizin kavgalı olarak bildiği ( ben dahil ) bu büyük üstadların hoş sohpetiyle güzel saatler geçirdik konu elbetteki sadece balık değil bu dostluklarını da konuştuk uzun uzun... Herkese duyurulur kıskanılacak bir dostlukları var ( Elbette her bireyin farklı fikirleri oldugundan bazı konularda onlarda fikir birliğine varamayabilirler ama hepsi bukadar)
Aksam üzeri hava düzeldi biraz VEdat abiyle birliklte 45km uzaklıktaki başka bir köyden yem almaya gittik ( Göz ) bu arada Mehmet abi ve Vedat abi arabada koyu sazan sohpetine daldılar meşhur ERİK KAYALIŞKA sıda onları hiç yalnız bırakmadı. gittik-geldik limana Ardından takımlar hazırlandı ve denizdeyiz. İpekle zargana aldık ve uzun olta denedik biraz Vedat abinin 70-80m derinlikteki kayalık bölgeye varana kadar fakat ne Sinarit ne Akya nede bir başka Avcı bizim zarganaya dalmadı
...
Avımız güzel bir merada başladı.. Oltalar suda... Hooop ilk vuruş Ali' ye geldi. Güzel bir Istakaroz, ardından Vedat abi ardından da ben.... teknede sesler birbirine karıştı '' abi gelmiyo.... kopma oğlum nolur kopma....ahh ahh gidiyor...'' çok güzeldi o anlar (ama mağlesef heyecandan tüm makineler kıyıda Mehmet abinın yanında kalmıştı
) cok güzel :Istakarozlar aldık sonra da geri dönüş yolunda Kalamar denedim fakat ay olmadıgı için vuruş da yoktu.... Kıyıya geldik sofrayı kurduk...Mezemiz kısıtlıydı fakat temiz hava Kayalışka-Lakerda iyi gitti valla.... Sonra vurduk kafayı yattık.
Sabah tekrar VEdat abiyle çapari denedik ama mağlesef balık yoktu. pazar sabahı 10:00gibi Orhan abiyle kahvede buluştuk tekrar.Bir gün öncesine göre biraz dinlenmiş, dinç görünüyordu. C.tesi günü misafirleri vardı ve zeytin toplama işleri onu çok yormuştu . İçilen çayların ardından vedalaşıp ordan ayrıldık ve Vedat abinin evine kısa süreliğine konuk olduk. Saygıdeğer eşi Nevide Hanım ve güzel kedi ve köpekleriyle sıcacık bir karşılama oldu bizim için. İkram edilen çam sakızlı türk kahvesinden sonra vedalaşıp koyulduk İstanbul yoluna......
Sivricede bizi ağırlayan herkese özellikle Vedat abi ve Orha abi başta olmak üzere Conta kaptan ve diğer tüm büyüklerime tekrar tekrar teşekürlerimi sunuyorum... Askerden sonra tekrar görüşmek üzere....
Sivriceden güzel kareler. umarım yükleyebilirim...
[img=http://img691.imageshack.us/img691/264/zeki001.th.jpg]
[img=http://img691.imageshack.us/img691/5513/zeki002.th.jpg]
[img=http://img300.imageshack.us/img300/4479/zeki008.th.jpg]
[img=http://img7.imageshack.us/img7/1277/zeki009.th.jpg]
[img=http://img402.imageshack.us/img402/1567/zeki010.th.jpg]
[img=http://img7.imageshack.us/img7/7105/zeki012.th.jpg]
[img=http://img686.imageshack.us/img686/4935/zeki013.th.jpg]
[img=http://img686.imageshack.us/img686/2127/zeki014.th.jpg]
[img=http://img300.imageshack.us/img300/1566/zeki015.th.jpg]
[img=http://img691.imageshack.us/img691/4451/zeki016.th.jpg]
bu arada resimdeki istavrit azmanı 1.kg üzerinde ve köydeki balıkçılardan biri tarafından ağ ile yakalanmış. ben bu kadar büyünü görmemiştim daha önce paylaşmak istedim
Ben, büyük sazancı Mehmet abi ve Ali....
Tek hedef sağ-salim Sivriceye varmaktı. ( yol iz bilmeyiz elimizde google maps den alıntı yol harisatı )
saat sabah 5 gibi Bektaşköy limandaydık ( Sivrice ) tam denize sıfır çektik arabayı. İlk hamlemiz kendimizi hemen dışarı atmaktı. 22:00 da cıkmıştık istanbuldan ve cok yorulmuştum direksiyon başında. tam adımımı attım
solumda kalan limandan bir düdük sesi geldi, uzun uzun çaldı. ( İçimden dedim Vedat abidir bu yatağında yatarken uyandırdık adamı) hiç ses etmedim. Aldım tulumu bagajdan vurum kafayı yattım, Gün ışırken kaltım biraz levreğe rapala attım. O anda yatağından kalkmış limanın ağızında rapala atan Vedat abiyi gördüm..''Günaydın Vedat abi '' diye seslenince o da cevap verdi. Sonra çay içmeye davet etti bizi Conta Kaptanın kahvesine. Gittik tanıştık ordaki büyüklerimizle. Sonra konu geldi düdük sesine: Vedat abinin önceki teknesini götüren araç bizim aracın aynı renk ve modeliymiş meğerse ondan da uyarılmışız haklı olarak ( İyiki çifteyle uyarılmadık
Sonra Orhan Abi aradı ve kahvede onunla buluştuk. ilk kez karşılaştık ve tanıştık zaten geleceğimizden haberi vardı. Biraz lafladık ve işleri nedeniyle ayrılmak zorunda kaldı yanımızdan ( öğlen buluşmak üzere söz vererek ) VEdat abi de biraz dinlenmek için eve gitti. Bizde limanın arkasında kayalıklardan kaşık-rapala çalıştık biraz ama hiç balık alamadık. hava cok bozuktu Gün Doğusu esiyordu ve tekneyle cıkmak zor görünüyordu.
Öğlen Orhan abi aradı ve kendisinin imalatı köfte ve patatesleri büyük Ahçı Conta kaptanın sunumuyla bize öğle yemeği ikram etti ( Cok teşekürler tekrar, ellerine sağlık Conta kaptan ) yemekten sonra oturup biraz Yeşil Efe nin tadına baktılar ( Söförler kolaya takılıyor) Vedat abinin de bize katılmasıyla küçük masamızda büyük sohpet başladı. Çogu üyemizin kavgalı olarak bildiği ( ben dahil ) bu büyük üstadların hoş sohpetiyle güzel saatler geçirdik konu elbetteki sadece balık değil bu dostluklarını da konuştuk uzun uzun... Herkese duyurulur kıskanılacak bir dostlukları var ( Elbette her bireyin farklı fikirleri oldugundan bazı konularda onlarda fikir birliğine varamayabilirler ama hepsi bukadar)
Aksam üzeri hava düzeldi biraz VEdat abiyle birliklte 45km uzaklıktaki başka bir köyden yem almaya gittik ( Göz ) bu arada Mehmet abi ve Vedat abi arabada koyu sazan sohpetine daldılar meşhur ERİK KAYALIŞKA sıda onları hiç yalnız bırakmadı. gittik-geldik limana Ardından takımlar hazırlandı ve denizdeyiz. İpekle zargana aldık ve uzun olta denedik biraz Vedat abinin 70-80m derinlikteki kayalık bölgeye varana kadar fakat ne Sinarit ne Akya nede bir başka Avcı bizim zarganaya dalmadı
Avımız güzel bir merada başladı.. Oltalar suda... Hooop ilk vuruş Ali' ye geldi. Güzel bir Istakaroz, ardından Vedat abi ardından da ben.... teknede sesler birbirine karıştı '' abi gelmiyo.... kopma oğlum nolur kopma....ahh ahh gidiyor...'' çok güzeldi o anlar (ama mağlesef heyecandan tüm makineler kıyıda Mehmet abinın yanında kalmıştı
Sabah tekrar VEdat abiyle çapari denedik ama mağlesef balık yoktu. pazar sabahı 10:00gibi Orhan abiyle kahvede buluştuk tekrar.Bir gün öncesine göre biraz dinlenmiş, dinç görünüyordu. C.tesi günü misafirleri vardı ve zeytin toplama işleri onu çok yormuştu . İçilen çayların ardından vedalaşıp ordan ayrıldık ve Vedat abinin evine kısa süreliğine konuk olduk. Saygıdeğer eşi Nevide Hanım ve güzel kedi ve köpekleriyle sıcacık bir karşılama oldu bizim için. İkram edilen çam sakızlı türk kahvesinden sonra vedalaşıp koyulduk İstanbul yoluna......
Sivricede bizi ağırlayan herkese özellikle Vedat abi ve Orha abi başta olmak üzere Conta kaptan ve diğer tüm büyüklerime tekrar tekrar teşekürlerimi sunuyorum... Askerden sonra tekrar görüşmek üzere....
Sivriceden güzel kareler. umarım yükleyebilirim...
[img=http://img691.imageshack.us/img691/264/zeki001.th.jpg]
[img=http://img691.imageshack.us/img691/5513/zeki002.th.jpg]
[img=http://img300.imageshack.us/img300/4479/zeki008.th.jpg]
[img=http://img7.imageshack.us/img7/1277/zeki009.th.jpg]
[img=http://img402.imageshack.us/img402/1567/zeki010.th.jpg]
[img=http://img7.imageshack.us/img7/7105/zeki012.th.jpg]
[img=http://img686.imageshack.us/img686/4935/zeki013.th.jpg]
[img=http://img686.imageshack.us/img686/2127/zeki014.th.jpg]
[img=http://img300.imageshack.us/img300/1566/zeki015.th.jpg]
[img=http://img691.imageshack.us/img691/4451/zeki016.th.jpg]
bu arada resimdeki istavrit azmanı 1.kg üzerinde ve köydeki balıkçılardan biri tarafından ağ ile yakalanmış. ben bu kadar büyünü görmemiştim daha önce paylaşmak istedim
Son düzenleme yönetici tarafından yapıldı:









