Yer:iST.
Hava:Güneşli açık
Yem:Muhtelif kaşıklar,silikonlar,rapalalar
Avın hikayesi
İşlerin yoğunluğundan dolayı bu sezon turna açılışını baya bir geçiktirdim,sonunda 23
nisanın tatil olmasını fırsat bilerek açılışı yapayım dedim.
Tüm hazırlıkları tamamlayıp saat 06:00 gibi her zaman ki avlak alanına doğru yola koyulduk
daha sonra yolda fikir değiştirip sabah suyunu başka bir avlakta yapmaya karar verdik.
Bu avlaktan ümitliydim yalnız bu avlağa ulaşmak öyle kolay değildi aracı müsait bir yere
bırakıp orman içinden epeyce bir yol yürümek gerekiyordu.
Bunu göze alıp ormanın içinden avlağa doğru yola koyulduk hızlı adımlarla avlağa yaklaşır
yaklaşmaz köpek sesleri iyice artmaya başladı tahmin ettiğimiz gibi gölün yanında ki tesisin
köpekleri bizi pekte dost canlısı olarak karşılamadı.
Yaklaşık 10 tane köpek daha gölün girişinde üzerimize var güçleriyle havlayarak koşmaya
başladı. Neyse ki bu gibi durumlara çok alışık olduğumuz için hiç istifimizi bozmadan
üzerlerine doğru yürümeye devam ettik bu kararlı tavrımız karşısında afallayan köpekler
üzerimize doğru koşmayı bırakıp ,havlamalarına devam edip tesise doğru geriye çekilmeye
başladılar.
Biz bu arada hızlı adımlarla çoktan gölün kıyısına varmıştık, hemen takımları çıkarıp bir an
önce atçek denemelerine başlamak istiyordum.
Öylede yaptım (sanki hayatında ilk kez balığa giden çocuk gibi)hemen kamışı acelece açtım,
klipsin ucuna çelik teli heyecanla taktım,telin ucuna en güzel rapalamı ışık hızıyla bağlayıp
gölün serin sularına doğru ilk atışımı yaptım.
Bu arada köpeklerinde havlamaları iyiden iyiye kesilmiş bizi bir tehidit olarak algılamaktan
vazgeçmişlerdi.
Gölün sessizliğini attığımız rapalaların sudaki şapırtı sesleri bozuyordu.
İlkönce her zaman olduğu gibi sessizce kısa atışlarla kıyıları taradım,daha sonra uzun
atışlarla balığı bulmaya çalıştım
Bu şekilde epey bir atıştan sonuç alamayınca, yemi değiştirip silikona döndüm yaklaşık yarım
saat çeşitli silikon denemelerinden de sonuç alamayınca bu sefer kaşık denemelerine
başladım;
İyiki de başlamışım daha 4.atışta hediye uğurlu sarı kaşığıma günün ve sezonun heyecanla
beklenen ilk vuruşu geldi.
Bu arada güzel bir tasmayla kaşığı iyice çenesine oturttum turna sert kafa darbeleriyle güzel
bir balık olduğunu belli etti.
Bu şekilde suda çeşitli aksiyonlarla kendini kurtarmak için çok çok debelendi çok çalıştı fakat
benim onu kaçırmaya hiç niyetim yoktu.
Yaklaşık 5 dakikalık bir mücadelenin sonucunda kendini kurtarmak için yapmadığı aksiyon
kalmayan turna artık pes etti ve kıyıya alındı.
Kıyıya alınan bu turna sanki bir anda bütün yorgunluğu alıp gitmişti yeni bir heyecanla
atışlara devam ettik yaklaşık yarım saat sonra hemen hemen aynı bölgeden suyun orta
kısmında kalmış bir sazlık kümesinin önüne attığım aynı kaşığa günün ikinci vuruşu geldi.
Bu turnada sert kafa darbeleriyle kurtulmak için çok uğraş verdi çok taklalar attı,sağa sola
doğru çok gidip geldi çok enerji harcadı fakat kendini kurtaramadı ve sonunda oda teslim
oldu ve kıyıya alındı sanki öbür turnanın kopyası gibi birşeydi .
Bu turnadan sonra sayısız atıştan sonuç alamadık güneşte iyice kızmaya başlayınca artık
dönme zamanının geldiğini farkettik ve günü biri 59 cm diğeri 60 cm iki turnaya kapatıp eve
doğru yola koyulduk.
Aslında daha fazla vuruş alabilirdik fakat yağan yağmurladan dolayı gölün bazı bölümlerinde aşırı bir bulanıklık vardı sanırım bu vuruşları etkiledi.
Hepiniz sağlıcakla kalın..
Gölden görüntüler

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Birazda balıkları görelim


Turnaları kandıran üzerinde diş izleri olan meşhur kaşığımıda unutmayayım
Hava:Güneşli açık
Yem:Muhtelif kaşıklar,silikonlar,rapalalar
Avın hikayesi
İşlerin yoğunluğundan dolayı bu sezon turna açılışını baya bir geçiktirdim,sonunda 23
nisanın tatil olmasını fırsat bilerek açılışı yapayım dedim.
Tüm hazırlıkları tamamlayıp saat 06:00 gibi her zaman ki avlak alanına doğru yola koyulduk
daha sonra yolda fikir değiştirip sabah suyunu başka bir avlakta yapmaya karar verdik.
Bu avlaktan ümitliydim yalnız bu avlağa ulaşmak öyle kolay değildi aracı müsait bir yere
bırakıp orman içinden epeyce bir yol yürümek gerekiyordu.
Bunu göze alıp ormanın içinden avlağa doğru yola koyulduk hızlı adımlarla avlağa yaklaşır
yaklaşmaz köpek sesleri iyice artmaya başladı tahmin ettiğimiz gibi gölün yanında ki tesisin
köpekleri bizi pekte dost canlısı olarak karşılamadı.
Yaklaşık 10 tane köpek daha gölün girişinde üzerimize var güçleriyle havlayarak koşmaya
başladı. Neyse ki bu gibi durumlara çok alışık olduğumuz için hiç istifimizi bozmadan
üzerlerine doğru yürümeye devam ettik bu kararlı tavrımız karşısında afallayan köpekler
üzerimize doğru koşmayı bırakıp ,havlamalarına devam edip tesise doğru geriye çekilmeye
başladılar.
Biz bu arada hızlı adımlarla çoktan gölün kıyısına varmıştık, hemen takımları çıkarıp bir an
önce atçek denemelerine başlamak istiyordum.
Öylede yaptım (sanki hayatında ilk kez balığa giden çocuk gibi)hemen kamışı acelece açtım,
klipsin ucuna çelik teli heyecanla taktım,telin ucuna en güzel rapalamı ışık hızıyla bağlayıp
gölün serin sularına doğru ilk atışımı yaptım.
Bu arada köpeklerinde havlamaları iyiden iyiye kesilmiş bizi bir tehidit olarak algılamaktan
vazgeçmişlerdi.
Gölün sessizliğini attığımız rapalaların sudaki şapırtı sesleri bozuyordu.
İlkönce her zaman olduğu gibi sessizce kısa atışlarla kıyıları taradım,daha sonra uzun
atışlarla balığı bulmaya çalıştım
Bu şekilde epey bir atıştan sonuç alamayınca, yemi değiştirip silikona döndüm yaklaşık yarım
saat çeşitli silikon denemelerinden de sonuç alamayınca bu sefer kaşık denemelerine
başladım;
İyiki de başlamışım daha 4.atışta hediye uğurlu sarı kaşığıma günün ve sezonun heyecanla
beklenen ilk vuruşu geldi.
Bu arada güzel bir tasmayla kaşığı iyice çenesine oturttum turna sert kafa darbeleriyle güzel
bir balık olduğunu belli etti.
Bu şekilde suda çeşitli aksiyonlarla kendini kurtarmak için çok çok debelendi çok çalıştı fakat
benim onu kaçırmaya hiç niyetim yoktu.
Yaklaşık 5 dakikalık bir mücadelenin sonucunda kendini kurtarmak için yapmadığı aksiyon
kalmayan turna artık pes etti ve kıyıya alındı.
Kıyıya alınan bu turna sanki bir anda bütün yorgunluğu alıp gitmişti yeni bir heyecanla
atışlara devam ettik yaklaşık yarım saat sonra hemen hemen aynı bölgeden suyun orta
kısmında kalmış bir sazlık kümesinin önüne attığım aynı kaşığa günün ikinci vuruşu geldi.
Bu turnada sert kafa darbeleriyle kurtulmak için çok uğraş verdi çok taklalar attı,sağa sola
doğru çok gidip geldi çok enerji harcadı fakat kendini kurtaramadı ve sonunda oda teslim
oldu ve kıyıya alındı sanki öbür turnanın kopyası gibi birşeydi .
Bu turnadan sonra sayısız atıştan sonuç alamadık güneşte iyice kızmaya başlayınca artık
dönme zamanının geldiğini farkettik ve günü biri 59 cm diğeri 60 cm iki turnaya kapatıp eve
doğru yola koyulduk.
Aslında daha fazla vuruş alabilirdik fakat yağan yağmurladan dolayı gölün bazı bölümlerinde aşırı bir bulanıklık vardı sanırım bu vuruşları etkiledi.
Hepiniz sağlıcakla kalın..
Gölden görüntüler

Uploaded with ImageShack.us

Uploaded with ImageShack.us
Birazda balıkları görelim


Turnaları kandıran üzerinde diş izleri olan meşhur kaşığımıda unutmayayım
