- Yaş
- 50
- Şehir
- İstanbul
- Favori Kamış
- Shakespeare Telebeach Xcede 3.60
- Favori Makina
- Ryobi Ecusima 6000Vi
- En iyi avı
- Mırmır ~ 2 x 1 kg. (=2 kg. - kısmetime çift gelmişti en olmayacak yerden)
- İsim
- T. Koray Peksayar
Geçen haftaki avın (http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=36771) tadı damağımızda kaldığından bu hafta tekrar bir şansımızı deneyelim dedik.
Bu sefer ısrarlara dayanamadık ve ekibi biraz genişletelim dedik, Ercan'ı (balık kurdu) da ekibe dahil ettik
19:30'da meramızda buluştuk ve 20:00 civarı oltalarımızı suyla buluşturduk.
21:00 gibi Özgür'ün de (fish founder) bize katılmasıyla hem muhabbet hem de av coşmaya başladı.
Bu arada teknik ve meteorolojik detayları vererek devam edeyim:
Hedef balık: Mırmır
Hava sıcaklığı: 15 derece Celsius, deniz ise genelde dalgalı
Kamış: Shakespeare Telebeach Xcede 3.60 m 67~167 gr
Makine: Ryobi Ecusima 6000Vi
Misina: Trabucco T-Force Super ISO 0,30
Takım: Geleneksel iki köstekli dip takımı; Pelican SPY florokarbon 0,30 beden / Pelican SPY florokarbon 0,27 beden / Owner mutu light circle no 4
Kurşun: 75 gr
Yem: Boru kurdu
Kaan, Ercan, Oğuz ve benim oltalarıma gelen birkaç gelincik ve ufak iskorpitten sonra oltam çok sağlam bir vuruş aldı.
Balığı kıyıya almamla birlikte ekiple aynı anda bir "Oooooooo !" nidasını basmam bir oldu; gelen 23 cm civarında bir minekop yavrusuydu !
Boğaz'da bu da mı çıkar diye soranlara bu balığın cevabı net: "Evet çıkar.". Kovada kendine geldikten sonra geldiği dalgalara binerek sağ salim yuvasına döndüğünü umuyorum.
Elimde tir tir titremesini hala hissedebiliyorum...
Gelinciklere devam ederken Oğuz "Sağlam birşey geliyor" diye seslendi, balığı çekmesiyle hepimiz tekrar şaşırdık, çünkü yakaladığı balık birbuçuk karışlık bir kefaldi ve 4 numara koskoca iğneyi nasıl yuttuğu muamma !
Arkadan Kaan'ın oltasına gelen irice kaya balığı da itinayla iğneden çıkarılarak salındı.
Tam Özgür'le sohbete dalmış, bir anlığına olatmdan gözümü çekmişken Kaan'ın dürtüklemesiyle irkildim, oltama baktım, boynunu denize doğru saygıyla büküyor.
Hemen koştum, boşluğu aldım, çekmeye başladım. Önce mücadele eden ve ağır ağır gelen balığı önce mırmır sansam da kıyıya aldığımda ekip yine bastı çığlığı, gelen 30 cm civarı bir çivisiz kalkandı.
İlk yardımı yapıldıktan sonra kalkan denize geri salındı.
Fotoğraflarda endişeli ve şapşal gibi çıkmışım. Nedeni kalkanı biran önce fotoğraflayıp geri salma telaşı...
Bu gizemli kalkanın neden bize geldiğini düşündüm ve çözdüm. Geri salınan balıklardan bizim kendilerini taze yemle doyurup bir de kısa süreli yerüstü ağırlamamızın methini duymuş olacak !
Arkasından gelen kayış balıkları ise (Temsili resim: http://img223.imageshack.us/img223/3756/kaybalophidionbarbatum1jc0.jpg) bizi tekrar tekrar şaşırttı.
Ama gecenin en komik olayını yazmadan edemeyeceğim.
İki kez üst üste yanlış yere atış yaptım. Yemlerim düşünce sinirlendim. Üçüncü atışımı düzgün yapmaya uğraştım fakat bu sefer iyice batırmışım.
Tam Kaan atışını yapacakken "senin misinan nerede bir bakayım der" ve kahkahayı basarak "senin misinan denizde değil !" der.
Meğerse ben o kadar ince atış yapayım derken yandaki alçak binanın üstüne doğru yaklaşık 45 metre misina boşaltmışım ! Üstelik misina tam 3 bina geçiyor !
Ne yaptım dersiniz ? Azim ettim, misinayı ucundaki takım ve kurşun dahil kopmadan geri aldım...
Bu olay gerçekten misinamın canlı reklam filmi niteliğinde gibiydi, çünkü avın ilk 1 saatinde başıma geldi ve hiçbir etkilenme olmadan ava devam edebildim.
Ve gecenin skoru:
12 tane gelincik (4'ü geri salındı)
1 tane iskorpit (geri salındı)
1 tane kaya balığı (geri salındı)
1 tane minekop (yavruydu dolayısıyla geri salındı)
1 tane çivisiz kalkan (limit altı -40 cm altı- olduğu için geri salındı)
2 kayış balığı (geri salındı)
1 kefal (geri salındı)
Kıssadan çıkacak hisse şu ki sularımızı daha da temiz tutabilir, daha fazla korumacı avcılığı yerleştirebilirsek balık çeşidi ve sayısı da artacak...
Rastgele !
Hepinize sevgiler,
T. Koray Peksayar
Bu sefer ısrarlara dayanamadık ve ekibi biraz genişletelim dedik, Ercan'ı (balık kurdu) da ekibe dahil ettik
19:30'da meramızda buluştuk ve 20:00 civarı oltalarımızı suyla buluşturduk.
21:00 gibi Özgür'ün de (fish founder) bize katılmasıyla hem muhabbet hem de av coşmaya başladı.
Bu arada teknik ve meteorolojik detayları vererek devam edeyim:
Hedef balık: Mırmır
Hava sıcaklığı: 15 derece Celsius, deniz ise genelde dalgalı
Kamış: Shakespeare Telebeach Xcede 3.60 m 67~167 gr
Makine: Ryobi Ecusima 6000Vi
Misina: Trabucco T-Force Super ISO 0,30
Takım: Geleneksel iki köstekli dip takımı; Pelican SPY florokarbon 0,30 beden / Pelican SPY florokarbon 0,27 beden / Owner mutu light circle no 4
Kurşun: 75 gr
Yem: Boru kurdu
Kaan, Ercan, Oğuz ve benim oltalarıma gelen birkaç gelincik ve ufak iskorpitten sonra oltam çok sağlam bir vuruş aldı.
Balığı kıyıya almamla birlikte ekiple aynı anda bir "Oooooooo !" nidasını basmam bir oldu; gelen 23 cm civarında bir minekop yavrusuydu !
Boğaz'da bu da mı çıkar diye soranlara bu balığın cevabı net: "Evet çıkar.". Kovada kendine geldikten sonra geldiği dalgalara binerek sağ salim yuvasına döndüğünü umuyorum.
Elimde tir tir titremesini hala hissedebiliyorum...
Gelinciklere devam ederken Oğuz "Sağlam birşey geliyor" diye seslendi, balığı çekmesiyle hepimiz tekrar şaşırdık, çünkü yakaladığı balık birbuçuk karışlık bir kefaldi ve 4 numara koskoca iğneyi nasıl yuttuğu muamma !
Arkadan Kaan'ın oltasına gelen irice kaya balığı da itinayla iğneden çıkarılarak salındı.
Tam Özgür'le sohbete dalmış, bir anlığına olatmdan gözümü çekmişken Kaan'ın dürtüklemesiyle irkildim, oltama baktım, boynunu denize doğru saygıyla büküyor.
Hemen koştum, boşluğu aldım, çekmeye başladım. Önce mücadele eden ve ağır ağır gelen balığı önce mırmır sansam da kıyıya aldığımda ekip yine bastı çığlığı, gelen 30 cm civarı bir çivisiz kalkandı.
İlk yardımı yapıldıktan sonra kalkan denize geri salındı.
Fotoğraflarda endişeli ve şapşal gibi çıkmışım. Nedeni kalkanı biran önce fotoğraflayıp geri salma telaşı...
Bu gizemli kalkanın neden bize geldiğini düşündüm ve çözdüm. Geri salınan balıklardan bizim kendilerini taze yemle doyurup bir de kısa süreli yerüstü ağırlamamızın methini duymuş olacak !
Arkasından gelen kayış balıkları ise (Temsili resim: http://img223.imageshack.us/img223/3756/kaybalophidionbarbatum1jc0.jpg) bizi tekrar tekrar şaşırttı.
Ama gecenin en komik olayını yazmadan edemeyeceğim.
İki kez üst üste yanlış yere atış yaptım. Yemlerim düşünce sinirlendim. Üçüncü atışımı düzgün yapmaya uğraştım fakat bu sefer iyice batırmışım.
Tam Kaan atışını yapacakken "senin misinan nerede bir bakayım der" ve kahkahayı basarak "senin misinan denizde değil !" der.
Meğerse ben o kadar ince atış yapayım derken yandaki alçak binanın üstüne doğru yaklaşık 45 metre misina boşaltmışım ! Üstelik misina tam 3 bina geçiyor !
Ne yaptım dersiniz ? Azim ettim, misinayı ucundaki takım ve kurşun dahil kopmadan geri aldım...
Bu olay gerçekten misinamın canlı reklam filmi niteliğinde gibiydi, çünkü avın ilk 1 saatinde başıma geldi ve hiçbir etkilenme olmadan ava devam edebildim.
Ve gecenin skoru:
12 tane gelincik (4'ü geri salındı)
1 tane iskorpit (geri salındı)
1 tane kaya balığı (geri salındı)
1 tane minekop (yavruydu dolayısıyla geri salındı)
1 tane çivisiz kalkan (limit altı -40 cm altı- olduğu için geri salındı)
2 kayış balığı (geri salındı)
1 kefal (geri salındı)
Kıssadan çıkacak hisse şu ki sularımızı daha da temiz tutabilir, daha fazla korumacı avcılığı yerleştirebilirsek balık çeşidi ve sayısı da artacak...
Rastgele !
Hepinize sevgiler,
T. Koray Peksayar
Son düzenleme: