- Şehir
- Bursa/İstanbul
- Favori Kamış
- Cormoran Bull Fighter 2.10
- Favori Makina
- Okuma Avenger AV30
- En iyi avı
- Yayın (8 kg)
- İsim
- Ruşen
Merhaba sportif balıkçılığa gönül vermiş değerli ağabeylerim ablalarım ve arkadaşlarım.
Uzun bir süre forumda aktif olarak katılımda bulunmadığımdan kendimi tekrar tanıtma ihtiyacı hissediyorum. Görüyorum ki bir çok üye kazanmış forum geçen bu sürede.
Adım Ruşen. Yaşım 23. Aslen Bursa'lıyım. Öğrenim görmek için bundan 2 yıl evvel İstanbul'a geldim. Burada Mahmutpaşa'da özel bir yurtta kalıyorum.
Bursa'da bulunduğum zamanlarda her fırsatta balığa gitmek için fırsat kollayan ben, gerek eşlik edecek bir arkadaş eksikliği, gerekse de İstanbul'un (bence)kaotik durumu sebebiyle geçtiğimiz haftaya kadar hiç balığa gitmemiştim.
Kalabalıktan hoşlanmadığım için ve de daha çok akarsularda bana bir nevî terapi gibi gelen kuş/böcek sesleri eşliğinde avlar yapmaya alışkın olduğumdan çok çekici gelmiyordu bana beton yığınları ve kalabalıklar içerisinde av yapmak. Ama yine de biri ''haydi balığa!'' dese hiç durmaz, giderdim.
Ve geçen hafta yurttan bir arkadaşımdan (ona anlatırdım yaptığım avları) bu sözü duydum. Ertesi gün için anlaştık. Doğru Karaköy'e
. Aslında forumdan araştıracaktım bize uygun takımları ama arkadaşımın aceleciliği ve bütçemizin çok büyük olmaması sebebiyle satış görevlisinin yardımını umarak çıktık yola.
Sitemizin sponsorlarından Spot Balıkçılık'ı ararken Kısık Balıkçılık'ı bulduk. Bu da olur dedik ve girdik içeri. Ayırdığımız 50'şer TL ile 100-200 gr atarlı AlbaStar Leader 3233 350 cm kamışı, 0,35mm misina sarılı Pioneer Magneto MN-6000 makinayı ve istavrit için bir kaç çapari ve sıyırtma takımını alarak çıktık. Koşar adım Sarayburnu'na
''Etrafımızdakilere zarar vermeyelim'' düşüncesi ile tenha bir yer seçtik
Hemen 35 gr kurşun eklediğim yeşil ipli 10'lu çapariyi bağladım ve birazda korkarak savurdum oltamı suya doğru. Yolda gözlemlediğim şekilde çekmeye başladım ve çok geçmeden balığı oltada hissettim. İri sayılabilecek bir istavritti gelen. Sonrasında bir kaç boş atış ve arkadaşımın atış esnasında iki kez takım kopartması ile avı sonlandırdık
İşte ilk ve tek balığımız:
Buraya kadar ''konu yanlış bölüme açılmış'' gibi görünebilir fakat yazmaya başlarken amacım sadece kamış ve makina tavsiyesi almaktı. Biraz uzunca bir giriş yapınca av raporu haline geldi mesajım. Fotoğrafı da ekleyince bir av raporu oldu sanırım
Şu an sahip olduğum takımı av maceramızı anlatıp gaza getirdiğim başka bir arkadaşa verip yeni bir takım almayı düşünüyorum. Forumdan araştırdığım kadarıyla İstanbul boğazı için 4,00 metre ve üzeri kamışlar öneriliyor. Başta yapmadığım araştırma, tecrübeli üyelerden fikir alma işini bu sefer yapmak, daha iyi ve ihtiyaçlarıma uygun bir takım almak istiyorum. Hedef balık Sarayburnu ve civarındaki tüm balıklar.
Burada kullanılabilecek yöntemler ve tavsiyeler yanında, hafif, uygun atarlı, fiyat/performans oranı yüksek, kapalı boyu çok fazla olmayan, taşıması kolay maksimum 100 TL'ye alabileceğim kamış ve makina önerisi bekliyorum sizlerden.
Ayrıca forumdan üyelerle tanışmak, beraber av yapmak, tecrübelerinden faydalanmak ve organizasyonlara katılmak istiyorum.
Şimdiden Teşekkürler.
Uzun bir süre forumda aktif olarak katılımda bulunmadığımdan kendimi tekrar tanıtma ihtiyacı hissediyorum. Görüyorum ki bir çok üye kazanmış forum geçen bu sürede.
Adım Ruşen. Yaşım 23. Aslen Bursa'lıyım. Öğrenim görmek için bundan 2 yıl evvel İstanbul'a geldim. Burada Mahmutpaşa'da özel bir yurtta kalıyorum.
Bursa'da bulunduğum zamanlarda her fırsatta balığa gitmek için fırsat kollayan ben, gerek eşlik edecek bir arkadaş eksikliği, gerekse de İstanbul'un (bence)kaotik durumu sebebiyle geçtiğimiz haftaya kadar hiç balığa gitmemiştim.
Kalabalıktan hoşlanmadığım için ve de daha çok akarsularda bana bir nevî terapi gibi gelen kuş/böcek sesleri eşliğinde avlar yapmaya alışkın olduğumdan çok çekici gelmiyordu bana beton yığınları ve kalabalıklar içerisinde av yapmak. Ama yine de biri ''haydi balığa!'' dese hiç durmaz, giderdim.
Ve geçen hafta yurttan bir arkadaşımdan (ona anlatırdım yaptığım avları) bu sözü duydum. Ertesi gün için anlaştık. Doğru Karaköy'e
Sitemizin sponsorlarından Spot Balıkçılık'ı ararken Kısık Balıkçılık'ı bulduk. Bu da olur dedik ve girdik içeri. Ayırdığımız 50'şer TL ile 100-200 gr atarlı AlbaStar Leader 3233 350 cm kamışı, 0,35mm misina sarılı Pioneer Magneto MN-6000 makinayı ve istavrit için bir kaç çapari ve sıyırtma takımını alarak çıktık. Koşar adım Sarayburnu'na
''Etrafımızdakilere zarar vermeyelim'' düşüncesi ile tenha bir yer seçtik
İşte ilk ve tek balığımız:
Buraya kadar ''konu yanlış bölüme açılmış'' gibi görünebilir fakat yazmaya başlarken amacım sadece kamış ve makina tavsiyesi almaktı. Biraz uzunca bir giriş yapınca av raporu haline geldi mesajım. Fotoğrafı da ekleyince bir av raporu oldu sanırım
Şu an sahip olduğum takımı av maceramızı anlatıp gaza getirdiğim başka bir arkadaşa verip yeni bir takım almayı düşünüyorum. Forumdan araştırdığım kadarıyla İstanbul boğazı için 4,00 metre ve üzeri kamışlar öneriliyor. Başta yapmadığım araştırma, tecrübeli üyelerden fikir alma işini bu sefer yapmak, daha iyi ve ihtiyaçlarıma uygun bir takım almak istiyorum. Hedef balık Sarayburnu ve civarındaki tüm balıklar.
Burada kullanılabilecek yöntemler ve tavsiyeler yanında, hafif, uygun atarlı, fiyat/performans oranı yüksek, kapalı boyu çok fazla olmayan, taşıması kolay maksimum 100 TL'ye alabileceğim kamış ve makina önerisi bekliyorum sizlerden.
Ayrıca forumdan üyelerle tanışmak, beraber av yapmak, tecrübelerinden faydalanmak ve organizasyonlara katılmak istiyorum.
Şimdiden Teşekkürler.
Son düzenleme: