draco
Üye
- Şehir
- İstanbul
- Favori Kamış
- Vercelli Alba Surf, Yamaga Blanks EARLY 94MHR
- Favori Makina
- JDM Shimano Stella SW8000PG, Daiwa Certate 3012H
- En iyi avı
- Tuttuğum ilk ispari. o olmasa burada olmazdım.
- İsim
- Kaan
Selamlar, bugün de bir kaçamak yaptım. Baktım hava 6-7 esecek poyrazdan, sahillerde olta atan seyrek olur, balık da fena olmaz diye saati yine 5 e kurdum geceden. 6.30 gibi av yerindeydim ama o da ne, hava hakikatten de 6-6 patlatıyordu. 6 üstü rüzgar demeyin
Ölsen kokmazsın o ayazda. Eller tabi saniyesinde uyuştu, kamış monte edildi ama sahte bedeni, klips mlips bağlamak için insanın biraz parmaklarını hissetmesi gerekiyor. Zaten dolmalık da değil, kapuskalık lahana kıvamında giyinmişim, elimden bir şey düşüyor, eğilip almaya çalışıyorum kıyafet tabakasının kalınlığından eğilemiyorum. Bir ara yere düşürdüğüm klipsi "oğlum tut" diyerekten sabah koşusuna çıkmış bir hatunun golden retrieverına aldırttım dersem sanırım biraz abartmış olurum.
Neyse, taktım 200 gram kurşunu ama pek ümidim yok dibi bulabileceğime dair. Az sonra yanıma 3 ruh hastası balıkçı daha geldi, başladık birlikte atmaya ama çekememeye. Disiplinin adı bugün at-çekeme idi. Boş sahte bile insana kofana heyecanı yaşatıyordu. Ben boşu çektikten sonra 6 aydır eline olta almamış sevgili ortağım Ali "abi ağır geliyor kütük gibi ya, iyi balık var" diye seslendi. Beriki, yani "ben" durur mu; yapıştırmış cevabı: "Akıntı Lüferidir o koçum!"
20 saniye sonra bana en güzel cevabı iri bir lüferi kaldırırken taşa vurdurmak suretiyle suya "culopp" diye düşürerek verdi Ali! O "ah ah" derken ben "hah-hah" diyordum. "O lüfer çalışıyordu, neden vurdurdun bak konjektörü yaktı" falan dedim, gülmekten katıldık, kaçan balık unutuldu at-çekeme ye devam ettik. Bugün allahtan termosu unutmamıştım, 2-3 atış 1 çinekop derken 1 litre çay gitti. Valla sabah ayazında içini ısıtıyor insanın.
Saat 10 gibi kovaya baktım 5 çinekop, 2 çinekop aday adayı kovada (fena dalmışlardı malesef 9 cm lik sahtelere), mola verdim, Ali gitti, bizim dışımızdaki 1-2 deli de gitti, kaldım bir başıma. Attım, sardım, aldım. Attım ,sardım, aldım.
Attım, sardım, dibe taktım.
100 metre misina, şok, en sevdiğim sahtem sulara gömülünce, "yeter bu kadar rüzgar, sinüzit var ama zatürreye gerek yok diyerek toplanarak dönüşe geçtim.
Böyleyken böyle. Bu havada bu kadar. Buna da şükür. Çocuklarımız bunları da göremeyecek malesef. "Oğlum bak şu fotoya, eskiden çiftlikler dışında denizde de vahşi balıklar vardı, ara sıra tutardık" demekten korkuyorum...
Saygılar.
Avın teknik detayları;
Av saati: 06.45-10.30
Av yeri: Boğaz Avrupa yakası üst taraflar
Rüzgar: 40-50 km poyraz
Kamış: Awa-Shima Aqualis Skycaster 4.20 250 gr
Makina: Shimano Aceration SW8000pg
Kurşun: 200 gr (muhtemel 220 tartar)
Sahteler:
1) River2Sea Target minnow 9 cm sedef beyazı ve mavi-kırmızı sahteler
Misinalar:
0,28 mm Awa-Shima Ion Power Red ISO- makina
0,25 mm Awa-Shima Fluor-x sahte bedeni

Neyse, taktım 200 gram kurşunu ama pek ümidim yok dibi bulabileceğime dair. Az sonra yanıma 3 ruh hastası balıkçı daha geldi, başladık birlikte atmaya ama çekememeye. Disiplinin adı bugün at-çekeme idi. Boş sahte bile insana kofana heyecanı yaşatıyordu. Ben boşu çektikten sonra 6 aydır eline olta almamış sevgili ortağım Ali "abi ağır geliyor kütük gibi ya, iyi balık var" diye seslendi. Beriki, yani "ben" durur mu; yapıştırmış cevabı: "Akıntı Lüferidir o koçum!"
20 saniye sonra bana en güzel cevabı iri bir lüferi kaldırırken taşa vurdurmak suretiyle suya "culopp" diye düşürerek verdi Ali! O "ah ah" derken ben "hah-hah" diyordum. "O lüfer çalışıyordu, neden vurdurdun bak konjektörü yaktı" falan dedim, gülmekten katıldık, kaçan balık unutuldu at-çekeme ye devam ettik. Bugün allahtan termosu unutmamıştım, 2-3 atış 1 çinekop derken 1 litre çay gitti. Valla sabah ayazında içini ısıtıyor insanın.
Saat 10 gibi kovaya baktım 5 çinekop, 2 çinekop aday adayı kovada (fena dalmışlardı malesef 9 cm lik sahtelere), mola verdim, Ali gitti, bizim dışımızdaki 1-2 deli de gitti, kaldım bir başıma. Attım, sardım, aldım. Attım ,sardım, aldım.
Attım, sardım, dibe taktım.
100 metre misina, şok, en sevdiğim sahtem sulara gömülünce, "yeter bu kadar rüzgar, sinüzit var ama zatürreye gerek yok diyerek toplanarak dönüşe geçtim.
Böyleyken böyle. Bu havada bu kadar. Buna da şükür. Çocuklarımız bunları da göremeyecek malesef. "Oğlum bak şu fotoya, eskiden çiftlikler dışında denizde de vahşi balıklar vardı, ara sıra tutardık" demekten korkuyorum...
Saygılar.
Avın teknik detayları;
Av saati: 06.45-10.30
Av yeri: Boğaz Avrupa yakası üst taraflar
Rüzgar: 40-50 km poyraz
Kamış: Awa-Shima Aqualis Skycaster 4.20 250 gr
Makina: Shimano Aceration SW8000pg
Kurşun: 200 gr (muhtemel 220 tartar)
Sahteler:
1) River2Sea Target minnow 9 cm sedef beyazı ve mavi-kırmızı sahteler
Misinalar:
0,28 mm Awa-Shima Ion Power Red ISO- makina
0,25 mm Awa-Shima Fluor-x sahte bedeni
