Ne zaman kaç senesinde yaşandığının önemi yok,önemli olan yaşanmış olması Cumartesi akşamı motorumla yenimahalleden sahile çıktım Zeytinburnu Et ve Balık kurumunun önünde her zamanki gibi lüfere yatanlar vardı.Vakit erken olduğundan durup iki çift laf ve istikbarat yapmak amacıyla durdum.Balık yoktu burda konuştuğum üç genç arkadaş ben ayrılırken. Abi sen nereye gidiyorsun? ben: Kumkapıya Orda ne balığı var? Ben:Kısmetse eşkina O neki? Ben:Bir çeşit kayalığa gelen balık Bizde seninle gelelim Ben:Sırtımda taşımıycam arabanız var gelin dedim. Kalyon otelin berisine yerleştim.Önceden telefonla ayırttığım kurtları gidip aldım.Bu arkadaşlarda yanıma yerleştiler.Abi yemi nerden alıcaz?İlerde yemciler var dedim.Gidip baktılar yem kalmamış.İnsanın içi elvermiyor, çocuklar ben size biraz yem vereyim, buraya kadar geldiniz bari hevesinizi alın dedim.Bunlar abi bizde senin o iğnelerindende yok.Tamam iğnede vereyim.Biraz sonra abi biz bu takımı bağlıyamıyoruz.İyi hadi size kıyak olsun hazır takımlarımdan vereyim (yanlış anlaşılmasın hediye).Abi biz atarken koparırız ilk atışı sen yap.Tamam atayım.Tabi bunlar olurken bir yandanda bilgilendiriyorum ustayız ya egomuzu tatmin ediyoruz.Neyse kendi oltalarımıda attım bekliyoruz.Biraz sonra bunlarda bir feryadı figan koptu.Abi koş bizim olta gidiyor.Kaptım kamışıki eşkina değil aynen karagöz asılması,balığı dışarıya aldım abartısız 1,5 kg karagöz bunlar aval aval balığa bakıyorlar.Kısmetli adamlarmışsınız hadi bakalım birdahakini kendiniz çekeceksiniz ona göre.Daha sonra iki tanede eşkina yakaladılar.Tabi bende iskorpit'ten başka bir şey yok.Saat 1'e doğru toparlanmaya başladılar bende teşekkürleri minnetlerini kabul edip birkaç ustaca laf söyleyip sırtlarını sıvazlamanın sırasının gelmesini bekliyorum.Ama öyle olmadı dönüp bakmadılar bile arabalarına binip gittiler!