Herkese merhaba,
Hafta sonlarını adana karataşta yazlık sahilinden diğer bir deyişle balığın en olmadığı yerden
balık avlamaya çalışarak ve bunun sadece ayakta durmanın sürekli ofiste oturan yada araba sürerken kullandığım naciz bedenime spor olacağını düşünerek geçiriyorum. her seferinde bendeki tutkunun da boyutları artıyor balık tutmak bir hobinin ötesine geçiyor, hafta içi geçmek bilmiyor sanki..
çok fazla tecrübeli olmadığımdan sürekli olarak kendimi geliştirmeye, buradan okuyarak öğrendiklerimi uygulamaya çalışıyorum. bütün bir hafta forumda okuduğum ve fotoğraflarını gördüğüm balıkların hayallarini kuruyorum ancak her hafta sonu, küçük bir yada iki tane çupra yada istavrit şansım yaver giderse de biraz daha büyük mırmır ..tekneden avlanmak daha kolay ama herzaman kiralama şansım olmuyor. aslında şuna değinmek istiyorum, bu forumu okuyup eminim benim gibi acemiler her gece yatağında dört dönüyor nasıl büyük balık yakalayacağım diye düşünüyordur, sanırım birinci ve herşeyden önemli kural sabır, sabır sabır. Burdaki raporları okuyunca sani herkes kofanaları, lüferleri çuvallarla götürüyor ama siz ise eliniz boş dönüyormuşçasına bir hisse kapılıyorsunuz demek biraz daha sabretmemiz ve tecrübe kazanmamız lazım, ''ne demişler çalışan kazanır, elması kızarır'' lafı uzatmadan rapora geçeyim.
Kamış: bull fighter 2.40 cm spin kamış
makine:Amozon D4000
Misine: 0,28 safix
yem : karides (cansız)
saat: 06:00-19:30 arası
Avlağa vardığımız da bir kaç balıkçı amca daha önce hiç görmediğim takımlarıyla levrek yakalamaya çalışıyorlardı. mantarlı bir takım, bedenin en altında kurşun ortada da tek iğneye takılmış canlı karides. ben ise neredeyse koleksiyoncusu olduğum sahtelerimi çıkartıp at çek yapıyordum. Tecrübe kokan yaşlı amcalar ise bana bu takımlarla burda iş yapamazsın diye nasihat ediyorlardı, şunu itiraf edeyim günlerce herçeşit her boy her renk sahteyi denememe rağmen tek bir vuruş almadım, sanırım amcalar haklıydı. Benim dışımda da sahte kullanan kimseyi görmedim Karataşta, benim takıma en yakını çapari kullanan amcalardı. bölge kayalık olduğundan iki sahtemi ki biri çok güvendiğim el yapımı su üstü sahtesiydi kayalara takıp yer değiştirdim.
yorulmuş ve sıkılmıştım tek bir vuruş dahi yok saatlerce at - çek .aynı kamışa klasik üç iğneli dip takımını bağladım yanımda bir gün önce soyduğum tuzladığım karidesler, iskeleden atmaya başladım, bu seferde minicik balıklar cep telefonun titreşimi gibi yemlerimi yiyor kaçıyor, yada takılıyor tabi hepsi geri denize iade.. bende sabrımın sonlarına yaklaşıyorum artık. derken birşey tek ve sert bir vuruş yaptı, milimetrik bir şekilde misinayı sarmaya başladım, bir vuruş daha geldi daha sert, bu sefer sarmaya başladım, ancak balık benim çektiğim yöne doğru yüzdüğünden sanırım, gitti kaçırdım diye düşündüm, çünkü kesinlikle herhangi bir ağırlık yada tepki hissetmedim. 3-5 metre kala balık tüm gücüyle dibe doğru zorladı , kamış ucu eğildi ve bir hamle yapıp hızlıca yukarı alabildim, ben ne olduğunu anlamadım, levrek mi desem bu hangisydi falan derken , amcalardan biri geldi karakulak bu dedi, ''sen bunu ölü karidesle nasıl tuttun hayret yıllardır ilk defa görüyorum karidese gelmezdi bu'' dedi, iyiki dedi yoksa sabaha kadar devamnı bekleyecektim orda.

balık benim tuttuğum en büyük balık napayım işte gelişme kaydettiğime sevindim
tabi burdaki ustalarımza göre ançuez sayılır. sonrasında yine nispeten benim minicik çupralarıma göre büyük bir çupra aldım ve av maceramın sonuna geldim. balıkların boyu büyüdükçe yazarım burdan, nelere seviniyorduk nolduk derim bi gün inşallah
hadi herkese rastgele...
Hafta sonlarını adana karataşta yazlık sahilinden diğer bir deyişle balığın en olmadığı yerden
çok fazla tecrübeli olmadığımdan sürekli olarak kendimi geliştirmeye, buradan okuyarak öğrendiklerimi uygulamaya çalışıyorum. bütün bir hafta forumda okuduğum ve fotoğraflarını gördüğüm balıkların hayallarini kuruyorum ancak her hafta sonu, küçük bir yada iki tane çupra yada istavrit şansım yaver giderse de biraz daha büyük mırmır ..tekneden avlanmak daha kolay ama herzaman kiralama şansım olmuyor. aslında şuna değinmek istiyorum, bu forumu okuyup eminim benim gibi acemiler her gece yatağında dört dönüyor nasıl büyük balık yakalayacağım diye düşünüyordur, sanırım birinci ve herşeyden önemli kural sabır, sabır sabır. Burdaki raporları okuyunca sani herkes kofanaları, lüferleri çuvallarla götürüyor ama siz ise eliniz boş dönüyormuşçasına bir hisse kapılıyorsunuz demek biraz daha sabretmemiz ve tecrübe kazanmamız lazım, ''ne demişler çalışan kazanır, elması kızarır'' lafı uzatmadan rapora geçeyim.
Kamış: bull fighter 2.40 cm spin kamış
makine:Amozon D4000
Misine: 0,28 safix
yem : karides (cansız)
saat: 06:00-19:30 arası
Avlağa vardığımız da bir kaç balıkçı amca daha önce hiç görmediğim takımlarıyla levrek yakalamaya çalışıyorlardı. mantarlı bir takım, bedenin en altında kurşun ortada da tek iğneye takılmış canlı karides. ben ise neredeyse koleksiyoncusu olduğum sahtelerimi çıkartıp at çek yapıyordum. Tecrübe kokan yaşlı amcalar ise bana bu takımlarla burda iş yapamazsın diye nasihat ediyorlardı, şunu itiraf edeyim günlerce herçeşit her boy her renk sahteyi denememe rağmen tek bir vuruş almadım, sanırım amcalar haklıydı. Benim dışımda da sahte kullanan kimseyi görmedim Karataşta, benim takıma en yakını çapari kullanan amcalardı. bölge kayalık olduğundan iki sahtemi ki biri çok güvendiğim el yapımı su üstü sahtesiydi kayalara takıp yer değiştirdim.
yorulmuş ve sıkılmıştım tek bir vuruş dahi yok saatlerce at - çek .aynı kamışa klasik üç iğneli dip takımını bağladım yanımda bir gün önce soyduğum tuzladığım karidesler, iskeleden atmaya başladım, bu seferde minicik balıklar cep telefonun titreşimi gibi yemlerimi yiyor kaçıyor, yada takılıyor tabi hepsi geri denize iade.. bende sabrımın sonlarına yaklaşıyorum artık. derken birşey tek ve sert bir vuruş yaptı, milimetrik bir şekilde misinayı sarmaya başladım, bir vuruş daha geldi daha sert, bu sefer sarmaya başladım, ancak balık benim çektiğim yöne doğru yüzdüğünden sanırım, gitti kaçırdım diye düşündüm, çünkü kesinlikle herhangi bir ağırlık yada tepki hissetmedim. 3-5 metre kala balık tüm gücüyle dibe doğru zorladı , kamış ucu eğildi ve bir hamle yapıp hızlıca yukarı alabildim, ben ne olduğunu anlamadım, levrek mi desem bu hangisydi falan derken , amcalardan biri geldi karakulak bu dedi, ''sen bunu ölü karidesle nasıl tuttun hayret yıllardır ilk defa görüyorum karidese gelmezdi bu'' dedi, iyiki dedi yoksa sabaha kadar devamnı bekleyecektim orda.

balık benim tuttuğum en büyük balık napayım işte gelişme kaydettiğime sevindim