- Yaş
- 74
- Şehir
- (İzmir) Adana
- Favori Kamış
- 2,59 cm Shakespeare UglyStik Lite, 2,40cm Dam EMotion 25 IM6X ,
- Favori Makina
- Sahara 3000FD ve Sonora 2500FB - 4000FB
- En iyi avı
- Levrek 1,950 kg
- İsim
- Fikret ALAYLIOĞLU
AV TARİHİ: 09–10 Ekim 2010
AV YERİ: Yumurtalık – ADANA
HAVA: Parçalı bulutlu, öğleden sonra bir saat şiddetli sağanak yağışlı, Gündüz 25–27 derece, gece 14–16 derece
RÜZGÂR: Gündüz 3–5 Batı/Güney Batı, öğleden sonra 5 – 7, Gece 1–3 Kuzey/Kuzey Doğu,
DALGA YÜKSEKLİĞİ: Gündüz 0,5 – 1,0 m, öğleden sonra 1 – 1,5 m, Gece 0, 5 – 1,0m
DENİZ SUYU SICAKLIĞI: 22–24 Derece
GÜNLÜK TAN: 06.14 / 18.36
AY DOĞUŞU / BATIŞI: 08.30 / 18.36 (Yeni ay evresi)
AVLANMA ŞEKLİ: Kıyıdan Şamandıra arkası Silikon ve Rapala ile AT-ÇEK
AVLANMA DERİNLİĞİ: 20 cm – 2.00 m.
AVLANMA SAATLERİ: Sabah 06.00–09.30 Öğlen 13.00 – 16.00
HEDEFLENEN BALIK CİNSİ: LEVREK (Palaz-Levrek)
KULLANILAN MALZEMELER:
SPIN KAMIŞLAR: Shakespeare Ugly Stik Lite Sps 2.59 cm 15–50 gr atarlı – Dam EMotion 25 IM6X 2,40 cm 5–25 gr atarlı –
MAKİNE ve MİSİNALAR:
Dam Quick Slr Spin 840FD Asso Ultra 0,24 mm 9,8 kg çeker, Daiwa Regal 2500-4i Trabucco TForce Spinning 0,20 mm 5.6 Kg çeker
SAHTELER: Çoğunluğu 5,5 – 6,5 cm Adana yapımı silikon zarganalar (Simli renkler, düz renkler) ve 19–21 gr aralığında şamandıralar. Silikon-şamandıra araları 0,26 mm BERKLEY Vanish ( FC ) 5 Kg çeker. Muhtelif ebatta ve modelde sahte balıklar.
Merhaba değerli dostlar;
Aslında verimsiz geçen bir av sürecini sizlerle paylaşmakta biraz tereddüt ettim. Fakat üye olduğum Temmuz ayından bu yana, benim gözlemlediğim kadarı ile yöremizden herhangi bir av raporunun gönderilmediğini düşünerek, Adana ve yakın yöremizdeki arkadaşlar adına, kapıyı aralayayım bari diyerek satırları yazmaya başladım.
Bu sene tüm yurdumuzda olduğu gibi, Adana’da sıcaklıklar çok yüksek derecelerde (gölgede 38–41 derece) sürdü ve Çarşamba gününe kadar 30–32 derece seviyelerinde sürmüştü. Buna bağlı olarak, deniz suyu sıcaklıkları, bu sene Ağustos sonu ve Eylül başlarında SABAH 07.00 sularında (kıyıdan yaklaşık 10 metre uzaklıkta ve 1 metre derinlikte) bilimsel görevlilerce yapılan ölçümlerde 31–32 derece olarak bizzat tarafımca izlenmiştir. Yöremizin tecrübeli avcıları ile yapılan sohbetlerde, bu kadar sıcaklıkta levreğin genel olarak, gece çok kısa sürelerle kıyıya yaklaşıp, avlanarak açığa geri çekildiği kanısı hâkim olmuştu. Bu nedenle havaların bir an önce soğuyarak, av sezonunun başlamasını beklemekteydim.
Sonbaharın başlangıcındaki 30 – 32 derece sıcaklıkların olduğu şu güzel günlerde, yöremiz sahillerinde hemen hemen kimsenin kalmamasını da göz önüne alarak, hafta sonu 2 gün sessiz bir ortamda tatille karışık av yoklamasını hedeflemiş ve Cuma akşam iş çıkışını beklemekteydim. Perşembe gecesi başlayan ve C.tesi gününe kadar aralıklarla devam eden yağmur planımda biraz değişiklik yaptırdı. Cumartesi sabah 04.30 da uyanıp, kedimle vedalaştıktan sonra, saat 05.00 sularında yola koyuldum. Sakin ve zaman zaman yoğun sisli bir hava altında yaklaşık 90 km yol yapıp, 06.00 da av bölgemdeki sezonu kapatmış olan kalacağım tesislere geldim. Bilhassa kışın, sessiz doğasının beni cezp edip, ruhen dinlendirdiği tesislerde henüz hiç kimse ayakta değildi. Yerleşme işini onlar kalktıktan sonraya bırakarak, ben avlanma hazırlığına başladım.
Av sahasında ilk günüm (09 Ekim);
2004 ün sonundan bu seneye kadar neredeyse ara verdiğim (son iki senede oyalanma amaçlı toplam 7–8 öylesine gidişi saymazsak) balık avcılığına tekrar geri dönmeyi hedeflerken, sezon için gerekli malzeme hazırlıklarımı da tamamladığımı düşünmekteyim. Sitedeki yorumlarda tavsiye edilen yeni aldığım bazı sahte modellerinin, sudaki aksiyonlarını ve olursa balığın tepkisini test etmeyi de düşünerek, hemen av malzemelerimi kuşanıp, saat 6,20 sularında atış için kıyıya yürüdüm.
Avlandığım sahil yaklaşık 1 – 1,5 km uzunluğunda bir kumsal olup, uç noktalarına yakın yerlerde sıfırdan başlayıp kıyıya dik uzanan, yaklaşık 100–150 m. uzunlukta, su seviyesinde 2 -3 sıra kayalık, sahilin bazı yerlerinde de kıyıdan yaklaşık 50–60 m açıkta 30–40 m uzunlukta parça kayalar bulunmaktadır. Genellikle bu kayalıklar civarında avlanmaktayım. Yalnız kayalıklar aralarındaki yürüyüş mesafesi biraz sürdüğü için, avın verimli olabileceği sabah ve akşam saatlerindeki 1,5 -2 saatlik zamanda balıkla karşılaşmak için hızlı gidiş gelişler kısmen yorucu oluyor. (Bunu da şehirde fırsat bulamadığım yürüyüş sporuna sayıyorum.
)
Tan yeri ağarırken, ilk atışlara şamandıra arkası, düz renkli ile birlikte simli silikonlarla başlamaya, gün aydınlığında ise birkaç model sahte balıkla devam etmeyi planlamıştım. Yaklaşık 1 saat kadar silikon çalışmasında herhangi bir vuruş ve takip olmadı. Sonra su üstü sahteler kullanmaya başladım, ondanda herhangi bir sonuç alamadım. Saat 9,30 sularında mola verip, biraz dinlenmeye geçtim. Saat 12.00 sularında, suyun en şişkin anından düşüşe geçiş zamanı olduğundan şansımı tekrar denemeyi düşündüm ve tekrar at çeke başladım. Yine herhangi bir vuruş ve takip göremedim. Bu esnada konakladığım yerden yaklaşık 1 km uzaklaşmıştım. Hava birden hızlı bir şekilde kararıp, rüzgâr şiddetlenmeye ve dalga boyları iyice yükselmeye başladı, arkasından şimşek çakmaları ile birlikte göz gözü görmeyen şiddetli bir yağmur başladı. Hemen av sonlandırılıp, şimşeklerden korunmak için kamış mümkün olduğunca yere yakın ve paralel bir vaziyette geri dönüşe başladım. Konakladığım yere varıncaya kadar sırılsıklam olmuştum. Üstümü değişip yağmuru izledim. 1 saat sonra yağmur dindi ve hava tekrar kısmi güneşli oldu. Rüzgâr biraz yavaşlayıp, dalga boyu düşmeye başladı. Hemen silikon zarganalı takımı kullanarak tekrar at çeke başladım, 3-4 atıştan sonra ilk balığı çektim, yaklaşık 25 cm boyunda bir ispendekti, nazikçe iğneden kurtarılarak geri bırakıldı. 3-4 atıştan sonra yine bir vuruş ve yine ayni boyutlarda bir ispendek aldım. Tabii o da serbest bırakıldı. Silon takımdan vazgeçip, su üstü sahte balık kullanmaya başladım. Ne yazık ki sahte de herhangi bir takip alamadım. Rüzgârın tekrar hızlanması ve dalga boyunun yükselmesi nedeni ile avı sonlandırıp bir sonraki sabahı beklemeye karar verdim.
Av sahasında ikinci günüm (10 Ekim);
Sabah tan yeri ağarırken direk sahte balıklar ile at çeke başladım. Rüzgâr hafiflemiş ama yaklaşık 1 m boyunda kaba dalga sahili dövmekte. Su gittikçe bulanıklaşmaya başladı. Rüzgâr hafiflese de tam cephemden geldiği için sahte atımında zorluk çekmekte olduğumdan, ava son verip, bulunduğum doğa ortamının zevkini çıkardıktan sonra saat 2 gibi Adana’ya geri hareket ettim.
Bu raporu yazarken, daha önceki av deneyimlerimde de gözlemlediğim bir hususa dikkat çekmek istiyorum. 5,5 ve 6,5 cm silikon kullanımında, hedef balık genelde ağırlıklı olarak ispendek olmaktadır. Yöremizde silikon zargana kullanımı oldukça fazla yaygın olup, ispendek yakalanması da bu yaygınlıkla eşdeğer olmaktadır. Sahte yemlerin boyutları küçüldükçe, yakalanabilinen balığın da boyutu küçülme eğiliminde olmaktadır diye bir kanım oluştu. Büyük balığın olmadığı veya az olduğu ortamlarda sahte boyutunun küçük olması küçük balığın avlanmasına kısmen avantaj sağlamaktadır diye düşünmekteyim. Genelde de yöremizde izlemlediğim kadarı ile limit altı balıkların geriye bırakılmasına rast gelmediğimden, sahtenin boyutunun yükseltilmesi ile küçük balıkların avlanması kısmen engellenmiş olur diye düşünmekteyim.
Yöremizde karşılaştığım avlanan kişilerin silikon zargana kullanımının çokluğu nedeni ile sahte balık kullanma konusunu, ancak site sayesinde yeterince inceleyebildim. Henüz başarılı bir kullanım olmadı ama bilgilenmekten memnunum.
Herkese limitlere uygun bol avlar ve sağlıklı günler dilerim.
AV YERİ: Yumurtalık – ADANA
HAVA: Parçalı bulutlu, öğleden sonra bir saat şiddetli sağanak yağışlı, Gündüz 25–27 derece, gece 14–16 derece
RÜZGÂR: Gündüz 3–5 Batı/Güney Batı, öğleden sonra 5 – 7, Gece 1–3 Kuzey/Kuzey Doğu,
DALGA YÜKSEKLİĞİ: Gündüz 0,5 – 1,0 m, öğleden sonra 1 – 1,5 m, Gece 0, 5 – 1,0m
DENİZ SUYU SICAKLIĞI: 22–24 Derece
GÜNLÜK TAN: 06.14 / 18.36
AY DOĞUŞU / BATIŞI: 08.30 / 18.36 (Yeni ay evresi)
AVLANMA ŞEKLİ: Kıyıdan Şamandıra arkası Silikon ve Rapala ile AT-ÇEK
AVLANMA DERİNLİĞİ: 20 cm – 2.00 m.
AVLANMA SAATLERİ: Sabah 06.00–09.30 Öğlen 13.00 – 16.00
HEDEFLENEN BALIK CİNSİ: LEVREK (Palaz-Levrek)
KULLANILAN MALZEMELER:
SPIN KAMIŞLAR: Shakespeare Ugly Stik Lite Sps 2.59 cm 15–50 gr atarlı – Dam EMotion 25 IM6X 2,40 cm 5–25 gr atarlı –
MAKİNE ve MİSİNALAR:
Dam Quick Slr Spin 840FD Asso Ultra 0,24 mm 9,8 kg çeker, Daiwa Regal 2500-4i Trabucco TForce Spinning 0,20 mm 5.6 Kg çeker
SAHTELER: Çoğunluğu 5,5 – 6,5 cm Adana yapımı silikon zarganalar (Simli renkler, düz renkler) ve 19–21 gr aralığında şamandıralar. Silikon-şamandıra araları 0,26 mm BERKLEY Vanish ( FC ) 5 Kg çeker. Muhtelif ebatta ve modelde sahte balıklar.
Merhaba değerli dostlar;
Aslında verimsiz geçen bir av sürecini sizlerle paylaşmakta biraz tereddüt ettim. Fakat üye olduğum Temmuz ayından bu yana, benim gözlemlediğim kadarı ile yöremizden herhangi bir av raporunun gönderilmediğini düşünerek, Adana ve yakın yöremizdeki arkadaşlar adına, kapıyı aralayayım bari diyerek satırları yazmaya başladım.
Bu sene tüm yurdumuzda olduğu gibi, Adana’da sıcaklıklar çok yüksek derecelerde (gölgede 38–41 derece) sürdü ve Çarşamba gününe kadar 30–32 derece seviyelerinde sürmüştü. Buna bağlı olarak, deniz suyu sıcaklıkları, bu sene Ağustos sonu ve Eylül başlarında SABAH 07.00 sularında (kıyıdan yaklaşık 10 metre uzaklıkta ve 1 metre derinlikte) bilimsel görevlilerce yapılan ölçümlerde 31–32 derece olarak bizzat tarafımca izlenmiştir. Yöremizin tecrübeli avcıları ile yapılan sohbetlerde, bu kadar sıcaklıkta levreğin genel olarak, gece çok kısa sürelerle kıyıya yaklaşıp, avlanarak açığa geri çekildiği kanısı hâkim olmuştu. Bu nedenle havaların bir an önce soğuyarak, av sezonunun başlamasını beklemekteydim.
Sonbaharın başlangıcındaki 30 – 32 derece sıcaklıkların olduğu şu güzel günlerde, yöremiz sahillerinde hemen hemen kimsenin kalmamasını da göz önüne alarak, hafta sonu 2 gün sessiz bir ortamda tatille karışık av yoklamasını hedeflemiş ve Cuma akşam iş çıkışını beklemekteydim. Perşembe gecesi başlayan ve C.tesi gününe kadar aralıklarla devam eden yağmur planımda biraz değişiklik yaptırdı. Cumartesi sabah 04.30 da uyanıp, kedimle vedalaştıktan sonra, saat 05.00 sularında yola koyuldum. Sakin ve zaman zaman yoğun sisli bir hava altında yaklaşık 90 km yol yapıp, 06.00 da av bölgemdeki sezonu kapatmış olan kalacağım tesislere geldim. Bilhassa kışın, sessiz doğasının beni cezp edip, ruhen dinlendirdiği tesislerde henüz hiç kimse ayakta değildi. Yerleşme işini onlar kalktıktan sonraya bırakarak, ben avlanma hazırlığına başladım.
Av sahasında ilk günüm (09 Ekim);
2004 ün sonundan bu seneye kadar neredeyse ara verdiğim (son iki senede oyalanma amaçlı toplam 7–8 öylesine gidişi saymazsak) balık avcılığına tekrar geri dönmeyi hedeflerken, sezon için gerekli malzeme hazırlıklarımı da tamamladığımı düşünmekteyim. Sitedeki yorumlarda tavsiye edilen yeni aldığım bazı sahte modellerinin, sudaki aksiyonlarını ve olursa balığın tepkisini test etmeyi de düşünerek, hemen av malzemelerimi kuşanıp, saat 6,20 sularında atış için kıyıya yürüdüm.
Avlandığım sahil yaklaşık 1 – 1,5 km uzunluğunda bir kumsal olup, uç noktalarına yakın yerlerde sıfırdan başlayıp kıyıya dik uzanan, yaklaşık 100–150 m. uzunlukta, su seviyesinde 2 -3 sıra kayalık, sahilin bazı yerlerinde de kıyıdan yaklaşık 50–60 m açıkta 30–40 m uzunlukta parça kayalar bulunmaktadır. Genellikle bu kayalıklar civarında avlanmaktayım. Yalnız kayalıklar aralarındaki yürüyüş mesafesi biraz sürdüğü için, avın verimli olabileceği sabah ve akşam saatlerindeki 1,5 -2 saatlik zamanda balıkla karşılaşmak için hızlı gidiş gelişler kısmen yorucu oluyor. (Bunu da şehirde fırsat bulamadığım yürüyüş sporuna sayıyorum.
Tan yeri ağarırken, ilk atışlara şamandıra arkası, düz renkli ile birlikte simli silikonlarla başlamaya, gün aydınlığında ise birkaç model sahte balıkla devam etmeyi planlamıştım. Yaklaşık 1 saat kadar silikon çalışmasında herhangi bir vuruş ve takip olmadı. Sonra su üstü sahteler kullanmaya başladım, ondanda herhangi bir sonuç alamadım. Saat 9,30 sularında mola verip, biraz dinlenmeye geçtim. Saat 12.00 sularında, suyun en şişkin anından düşüşe geçiş zamanı olduğundan şansımı tekrar denemeyi düşündüm ve tekrar at çeke başladım. Yine herhangi bir vuruş ve takip göremedim. Bu esnada konakladığım yerden yaklaşık 1 km uzaklaşmıştım. Hava birden hızlı bir şekilde kararıp, rüzgâr şiddetlenmeye ve dalga boyları iyice yükselmeye başladı, arkasından şimşek çakmaları ile birlikte göz gözü görmeyen şiddetli bir yağmur başladı. Hemen av sonlandırılıp, şimşeklerden korunmak için kamış mümkün olduğunca yere yakın ve paralel bir vaziyette geri dönüşe başladım. Konakladığım yere varıncaya kadar sırılsıklam olmuştum. Üstümü değişip yağmuru izledim. 1 saat sonra yağmur dindi ve hava tekrar kısmi güneşli oldu. Rüzgâr biraz yavaşlayıp, dalga boyu düşmeye başladı. Hemen silikon zarganalı takımı kullanarak tekrar at çeke başladım, 3-4 atıştan sonra ilk balığı çektim, yaklaşık 25 cm boyunda bir ispendekti, nazikçe iğneden kurtarılarak geri bırakıldı. 3-4 atıştan sonra yine bir vuruş ve yine ayni boyutlarda bir ispendek aldım. Tabii o da serbest bırakıldı. Silon takımdan vazgeçip, su üstü sahte balık kullanmaya başladım. Ne yazık ki sahte de herhangi bir takip alamadım. Rüzgârın tekrar hızlanması ve dalga boyunun yükselmesi nedeni ile avı sonlandırıp bir sonraki sabahı beklemeye karar verdim.
Av sahasında ikinci günüm (10 Ekim);
Sabah tan yeri ağarırken direk sahte balıklar ile at çeke başladım. Rüzgâr hafiflemiş ama yaklaşık 1 m boyunda kaba dalga sahili dövmekte. Su gittikçe bulanıklaşmaya başladı. Rüzgâr hafiflese de tam cephemden geldiği için sahte atımında zorluk çekmekte olduğumdan, ava son verip, bulunduğum doğa ortamının zevkini çıkardıktan sonra saat 2 gibi Adana’ya geri hareket ettim.
Bu raporu yazarken, daha önceki av deneyimlerimde de gözlemlediğim bir hususa dikkat çekmek istiyorum. 5,5 ve 6,5 cm silikon kullanımında, hedef balık genelde ağırlıklı olarak ispendek olmaktadır. Yöremizde silikon zargana kullanımı oldukça fazla yaygın olup, ispendek yakalanması da bu yaygınlıkla eşdeğer olmaktadır. Sahte yemlerin boyutları küçüldükçe, yakalanabilinen balığın da boyutu küçülme eğiliminde olmaktadır diye bir kanım oluştu. Büyük balığın olmadığı veya az olduğu ortamlarda sahte boyutunun küçük olması küçük balığın avlanmasına kısmen avantaj sağlamaktadır diye düşünmekteyim. Genelde de yöremizde izlemlediğim kadarı ile limit altı balıkların geriye bırakılmasına rast gelmediğimden, sahtenin boyutunun yükseltilmesi ile küçük balıkların avlanması kısmen engellenmiş olur diye düşünmekteyim.
Yöremizde karşılaştığım avlanan kişilerin silikon zargana kullanımının çokluğu nedeni ile sahte balık kullanma konusunu, ancak site sayesinde yeterince inceleyebildim. Henüz başarılı bir kullanım olmadı ama bilgilenmekten memnunum.
Herkese limitlere uygun bol avlar ve sağlıklı günler dilerim.
Son düzenleme: