- Şehir
- Ankara
- Favori Kamış
- SHIMANO VENGEANCE SPIN 2,10
- Favori Makina
- Spro Red Arc Tuff Bady
- En iyi avı
- turna 102 cm 8,5 kg
- İsim
- Mustafa Hakan BAŞAR
Uzun bir aradan sonra tüm gönüldaşlara dostlara selamlar.Yeni sezonun ilk ala raporumuzu sizlerle paylaşmaktan dolayı mutluyuz....
AV YERİ : Yolunu bile bir daha zor çıkaracağım bir kaç yer
AV TARİHİ : 12-13 NİSAN 2008
HAVA VE SUYUN DURUMU :Mevsim Normallerinin Üstünde sıcak bir hava sular aşırı debili
AVLAKTA KALINAN SÜRE :Ortalama 36 saat
KULLANILAN EKİPMAN :Bilumum Spin At çek takımlari
YAKALANAN TÜRLER VE BOYLARI :1 adet Gökkuşağı 47 cm 1 Adet Abant Alası 45 cm
YAPILAN AVIN HİKAYESİ :Haftalar öncesinden planladığımız kuzey batı Anadolu gezisi için beklenen gün gelip çatmıştı.Cumartesi günü gündelik işlerimizi hallettikten sonra öğle vakitlerine yola çıktık.Uzun süren bir yolculuktan sonra bir yüksek bir dağın tepesinde yer alan yıllar önce orman yangınlarında su almak üzere oluşturulmuş küçük bir göletin başındaydık.Hızlı bir şekilde takımlarımızı kuşandık çeşitli yapay yemlere çalışmaya başladık.Gölün orta kısımlarındaki nadir balık aksiyonları birazcık neşemize yerine getirmişti Hava kararmaya yakın ilk hareket Tuncer den (remorg) geldi 50-60 metre ileriye kondurduğu yeme anında tepki veren Abant alasının ne oldu bana diyen tarzda huysuz sağa sola zıplamalarına rağmen ustalıkla kıyıya yanaştırınca remorg’un keyfine diyecek yoktu.Hava kararmadan kamp alanını ayarladık akümüzü çıkardık seyyar lambalarımızı ateşimizi yaktık çadırımızı kurduk.Önceden siparişini verdiğimiz sahanda köy yumurtalı ön sıcak,nar ekşili çoban salata ve ara sıcak olarak tereyağında kızartılmış Abantaküs,balıktan geriye kalan yağın içerisinde kızartılmış biber ve domatesten oluşan menünün güzelliği ve lezzeti bizlere "yok böyle bir şey " dedirtecek cinstendi.Ortamın oksijeni bol havasını orman kokusunu vahşi hayatın seslerini dinlerken sabah olmuştu. Türcan abinin şimdi show vakti diyerek bizleri ayaklandırmasıya kendimizi ellerimizde şamadıralı oltalarla göl kenarında bulduk şamandıraların su içerisindeki yansımaları suda çok hoş bir görüntü sergiliyordu.Hiç ummadığımız anda gölde bir sağa sola anında ok gibi fırlayan şamandıranın hareketi drag yarışlarını hatırlatır cinstendi göle doğru fırlayan kamışı havada uçarak yakalayan Türcan abinin soğukkanlı bir şekilde çalışmayan kalamaya rağmen gölün kıyısına kadar getirdiği azgın gökkuşağının suda şapırdatarak çıkardığı sesler resmen gölde yankılanıyordu.Son hamleyle zar zor bulduğumuz kepçeyle su kenarına aldığımız Gökkuşağın azgınlığı su dışındada bir müddet devam etti.Sonra ateş başında demlenen çayımız meşhur köy yumurtasından hazırlanmış sucuklu menemen ve diğer kahvaltılıklardan oluşan menüyü afiyetle yedikten sonra göl kenarına tekrar indik bir gün önceki hareketlerden gölde bu sefer eser yoktu.Gece dolunaya yakın olan ay halinin balıkları etkilemiş olabileceğini düşünerek kampı topladık.Şimdi keşif vaktiydi.Giderken yok üzerinde gördüğümüz bir kaç kaynağı yoklamaya karar verdik.Ormanın her yerinden gelen küçük kolların birleştirerek oluşturduğu derelerin girdiği Kanyonların parkuru müthiş derecede ürkütücü idi.Sular aşırı debiliydi girebildiğimiz yerlere olta sallamaya devam ettik bir ara 3 numara mepsime saldıran güzel bir kırmızı benekli alayı su kenarına kadar getirmeme rağmen kayanın 10 metre yukarısına kadar çıkaramadım havada parantaler atarak kaçan alabalığın arkasından şapka çıkartmaktan başka çare yoktu.Değişik bir kaç kaynağı daha tavaf ederek gün içerisinde Serkan’ın Tuncer’in kaçırdığı 2 alabalıktan sonra su debilerinin yüksek olması nedeniyle konuşlandığımız yerlerin balıkları dışarıya almak için bizleri çok zorladığı varsayımıyla avı noktalamaya karar verdik.Sezonun ilk alabalık macerasını böylelikle sona ermişti.Yolculuğumuz sırasında sayısız su kaynakları gördük fakat yaza doğru bir çoğunun kuruyacak olması bizleri yanıltıyorda olabilirdi en iyisi Haziran ayında tekrar gelelim diyerek sözleştik ve dönüş yoluna koyulduk.Türcan abiyi evinde Şefe teslim ettik hüzünlü bir vedanın ardından Ankara asfaltına doğru yola koyulduk.. Bu macerada bana eşlik eden sevgili dostlarım Tuncer,Serkan ve Türcan abiye sonsuz teşekkürler iyiki varsınız.....

Ala-ca karanlık

Gökala ve Ben

Tuncer ve Abantaküsü

Dere Manzara

Derelerde Kırmızı Benekli Kovaladım

Türcan ve Alası

Dere Manzara

Suda Fırlayan şamandıra

Abantaküs akşam yemeği olmayı bekliyor
AV YERİ : Yolunu bile bir daha zor çıkaracağım bir kaç yer
AV TARİHİ : 12-13 NİSAN 2008
HAVA VE SUYUN DURUMU :Mevsim Normallerinin Üstünde sıcak bir hava sular aşırı debili
AVLAKTA KALINAN SÜRE :Ortalama 36 saat
KULLANILAN EKİPMAN :Bilumum Spin At çek takımlari
YAKALANAN TÜRLER VE BOYLARI :1 adet Gökkuşağı 47 cm 1 Adet Abant Alası 45 cm
YAPILAN AVIN HİKAYESİ :Haftalar öncesinden planladığımız kuzey batı Anadolu gezisi için beklenen gün gelip çatmıştı.Cumartesi günü gündelik işlerimizi hallettikten sonra öğle vakitlerine yola çıktık.Uzun süren bir yolculuktan sonra bir yüksek bir dağın tepesinde yer alan yıllar önce orman yangınlarında su almak üzere oluşturulmuş küçük bir göletin başındaydık.Hızlı bir şekilde takımlarımızı kuşandık çeşitli yapay yemlere çalışmaya başladık.Gölün orta kısımlarındaki nadir balık aksiyonları birazcık neşemize yerine getirmişti Hava kararmaya yakın ilk hareket Tuncer den (remorg) geldi 50-60 metre ileriye kondurduğu yeme anında tepki veren Abant alasının ne oldu bana diyen tarzda huysuz sağa sola zıplamalarına rağmen ustalıkla kıyıya yanaştırınca remorg’un keyfine diyecek yoktu.Hava kararmadan kamp alanını ayarladık akümüzü çıkardık seyyar lambalarımızı ateşimizi yaktık çadırımızı kurduk.Önceden siparişini verdiğimiz sahanda köy yumurtalı ön sıcak,nar ekşili çoban salata ve ara sıcak olarak tereyağında kızartılmış Abantaküs,balıktan geriye kalan yağın içerisinde kızartılmış biber ve domatesten oluşan menünün güzelliği ve lezzeti bizlere "yok böyle bir şey " dedirtecek cinstendi.Ortamın oksijeni bol havasını orman kokusunu vahşi hayatın seslerini dinlerken sabah olmuştu. Türcan abinin şimdi show vakti diyerek bizleri ayaklandırmasıya kendimizi ellerimizde şamadıralı oltalarla göl kenarında bulduk şamandıraların su içerisindeki yansımaları suda çok hoş bir görüntü sergiliyordu.Hiç ummadığımız anda gölde bir sağa sola anında ok gibi fırlayan şamandıranın hareketi drag yarışlarını hatırlatır cinstendi göle doğru fırlayan kamışı havada uçarak yakalayan Türcan abinin soğukkanlı bir şekilde çalışmayan kalamaya rağmen gölün kıyısına kadar getirdiği azgın gökkuşağının suda şapırdatarak çıkardığı sesler resmen gölde yankılanıyordu.Son hamleyle zar zor bulduğumuz kepçeyle su kenarına aldığımız Gökkuşağın azgınlığı su dışındada bir müddet devam etti.Sonra ateş başında demlenen çayımız meşhur köy yumurtasından hazırlanmış sucuklu menemen ve diğer kahvaltılıklardan oluşan menüyü afiyetle yedikten sonra göl kenarına tekrar indik bir gün önceki hareketlerden gölde bu sefer eser yoktu.Gece dolunaya yakın olan ay halinin balıkları etkilemiş olabileceğini düşünerek kampı topladık.Şimdi keşif vaktiydi.Giderken yok üzerinde gördüğümüz bir kaç kaynağı yoklamaya karar verdik.Ormanın her yerinden gelen küçük kolların birleştirerek oluşturduğu derelerin girdiği Kanyonların parkuru müthiş derecede ürkütücü idi.Sular aşırı debiliydi girebildiğimiz yerlere olta sallamaya devam ettik bir ara 3 numara mepsime saldıran güzel bir kırmızı benekli alayı su kenarına kadar getirmeme rağmen kayanın 10 metre yukarısına kadar çıkaramadım havada parantaler atarak kaçan alabalığın arkasından şapka çıkartmaktan başka çare yoktu.Değişik bir kaç kaynağı daha tavaf ederek gün içerisinde Serkan’ın Tuncer’in kaçırdığı 2 alabalıktan sonra su debilerinin yüksek olması nedeniyle konuşlandığımız yerlerin balıkları dışarıya almak için bizleri çok zorladığı varsayımıyla avı noktalamaya karar verdik.Sezonun ilk alabalık macerasını böylelikle sona ermişti.Yolculuğumuz sırasında sayısız su kaynakları gördük fakat yaza doğru bir çoğunun kuruyacak olması bizleri yanıltıyorda olabilirdi en iyisi Haziran ayında tekrar gelelim diyerek sözleştik ve dönüş yoluna koyulduk.Türcan abiyi evinde Şefe teslim ettik hüzünlü bir vedanın ardından Ankara asfaltına doğru yola koyulduk.. Bu macerada bana eşlik eden sevgili dostlarım Tuncer,Serkan ve Türcan abiye sonsuz teşekkürler iyiki varsınız.....

Ala-ca karanlık

Gökala ve Ben

Tuncer ve Abantaküsü

Dere Manzara

Derelerde Kırmızı Benekli Kovaladım

Türcan ve Alası

Dere Manzara

Suda Fırlayan şamandıra

Abantaküs akşam yemeği olmayı bekliyor
Son düzenleme: