Aliço hazırlan,hadi Aret,hadi Can geliyorlar

Çokça doğru olduğu bilinen veriler üzerine şahane bir gazete manşeti atmışsın, magazin haberi gibi imza eksik :)

Herhangi bir kaynak göster de, bugüne kadar tuttuğumuz çoğu mayıs balığının karnından havyar çıkmasını başka bir sebebe yoralım. Dedemizden duyduğumuz, kendimiz balık ayıklarken evde gördüğümüz bilgileri gözden geçirelim de ona göre avlanalım.

Şunun tarafından söylendi, şu şöyle açıkladı tabirlerinin dışında bir çalışma gösterebilirsen zevkle okurum ben de. Öbür türlüsü bu tip bir konu için arka sayfaya bikinili bir hatun koyup "x isimli model boş zamanlarında kayak yapmayı sevdiğini belirtti" gibisinden sayfa dolgusu oluyor...

Senin ne yufka yürekli birisi olduğunu en iyi ben biilirim pehlivan.

Bak burada boyumdan büyük olmayan bir laf edeyim.

Seni sinagrit manyağı yapmazsam Na merdim:D :D :D

Bazen köylerde tavuğun altına biriki ördek yumurtasıda koyarlar.Anaç tavuk pür dikkat bebelerini gezdirirken,bir su birikintisinin yanından geçerken o velet ördek yetmeleri aynen suya atlarlar.

Biçare kalan anne iyice kabarmış tüyleri ilesu kenarında nacar kalır ortalığı velveleye verir.
Sonrasında sudan çıkan ördekciklerini alır ve devam ederler.

Ben selli suya düşüpte o kışş ortasında denize sürüklendiğmde senin halinde aynen öyleydi,ben biliyorum.

Telaştan o güzelim Daiwa Saltigalarıda suya verdindi,halende üzülürüm.

Ama hiç aklımdan çıkmayanı,taa arabaya kadar gidipte,göğüs cizmeni kuşanıpta üstelik onu kemerle üstten boğup gayet kararlı bir şekilde beni kurtarmaya gelme telaşındayken,karşıdan geldiğimi gördüğündeki halin.

O anaç tavuktan bile daha fedakardın,o anaç tavuğun göze alamayacağını çoktan göze almıştın.

Boynuma sarıldındı,o yaşta sevincten ağladığını farkettim,bilmem yanılıyormuyum.

İşte benim Dracom böylesine duygusal vede fedakardır,bu böyle biline.

Sevgimle kal evlat.
 
Senin ne yufka yürekli birisi olduğunu en iyi ben biilirim pehlivan.

Bak burada boyumdan büyük olmayan bir laf edeyim.

Seni sinagrit manyağı yapmazsam Na merdim:D :D :D

Bazen köylerde tavuğun altına biriki ördek yumurtasıda koyarlar.Anaç tavuk pür dikkat bebelerini gezdirirken,bir su birikintisinin yanından geçerken o velet ördek yetmeleri aynen suya atlarlar.

Biçare kalan anne iyice kabarmış tüyleri ilesu kenarında nacar kalır ortalığı velveleye verir.
Sonrasında sudan çıkan ördekciklerini alır ve devam ederler.

Ben selli suya düşüpte o kışş ortasında denize sürüklendiğmde senin halinde aynen öyleydi,ben biliyorum.

Telaştan o güzelim Daiwa Saltigalarıda suya verdindi,halende üzülürüm.

Ama hiç aklımdan çıkmayanı,taa arabaya kadar gidipte,göğüs cizmeni kuşanıpta üstelik onu kemerle üstten boğup gayet kararlı bir şekilde beni kurtarmaya gelme telaşındayken,karşıdan geldiğimi gördüğündeki halin.

O anaç tavuktan bile daha fedakardın,o anaç tavuğun göze alamayacağını çoktan göze almıştın.

Boynuma sarıldındı,o yaşta sevincten ağladığını farkettim,bilmem yanılıyormuyum.

İşte benim Dracom böylesine duygusal vede fedakardır,bu böyle biline.

Sevgimle kal evlat.


Seni nasıl orada bırakırdım ki Vedat Abi, bir delilik yapıp dereye dalacağını biliyordum, hem de griptin, ateşin vardı ve belimize kadar saatlerce suyun içinde kalmıştık 0 derece havada. Dalgıç arkadaşlara da ulaşmak saatler alacaktı, yeter beklemek dedim kuşandım geldim ama sen bildiğimiz gibi inatçı ve mücadeleci olduğun için o özelliklerine aklını da katarak kurtardın kendini.:)

Sen saltigalara falan üzülme, yapıştırdığın levrekle lüferi fotoğraflayamadık, sele kapılıp gittiler, kitabında o günün güzel bir resmi olmamasına üzülüyorum ben. Levrek heyecanıyla su geçirmez fotğraf makinemi bagajda unutmasaydım bu güzel anının herkes için daha fazla anlamı olacaktı...:)

Not: Ağlamamıştım, gözüme toz kaçmıştı heh heh :) Gülümseyerek anlatıyoruz ama çok ciddi ölüm tehlikesi atlattın, birazcık panik yapsan, yumuşak kumda hafif debelensen şu anda seni saygıyla anıyor olacaktık. Baktım karşıdan geliyorsun, kurtulmuş, ağlarım tabi. Yay gibi gerilmişti sinirlerim, hepsi boşaldı seni sağ salim görünce. Ben o gün 90 kiloluk bir trofe tutmuş oldum :)
 
Senin ne yufka yürekli birisi olduğunu en iyi ben biilirim pehlivan.

Bak burada boyumdan büyük olmayan bir laf edeyim.

Seni sinagrit manyağı yapmazsam Na merdim:D :D :D

Bazen köylerde tavuğun altına biriki ördek yumurtasıda koyarlar.Anaç tavuk pür dikkat bebelerini gezdirirken,bir su birikintisinin yanından geçerken o velet ördek yetmeleri aynen suya atlarlar.

Biçare kalan anne iyice kabarmış tüyleri ilesu kenarında nacar kalır ortalığı velveleye verir.
Sonrasında sudan çıkan ördekciklerini alır ve devam ederler.

Ben selli suya düşüpte o kışş ortasında denize sürüklendiğmde senin halinde aynen öyleydi,ben biliyorum.

Telaştan o güzelim Daiwa Saltigalarıda suya verdindi,halende üzülürüm.

Ama hiç aklımdan çıkmayanı,taa arabaya kadar gidipte,göğüs cizmeni kuşanıpta üstelik onu kemerle üstten boğup gayet kararlı bir şekilde beni kurtarmaya gelme telaşındayken,karşıdan geldiğimi gördüğündeki halin.

O anaç tavuktan bile daha fedakardın,o anaç tavuğun göze alamayacağını çoktan göze almıştın.

Boynuma sarıldındı,o yaşta sevincten ağladığını farkettim,bilmem yanılıyormuyum.

İşte benim Dracom böylesine duygusal vede fedakardır,bu böyle biline.

Sevgimle kal evlat.

Seni nasıl orada bırakırdım ki Vedat Abi, bir delilik yapıp dereye dalacağını biliyordum, hem de griptin, ateşin vardı ve belimize kadar saatlerce suyun içinde kalmıştık 0 derece havada. Dalgıç arkadaşlara da ulaşmak saatler alacaktı, yeter beklemek dedim kuşandım geldim ama sen bildiğimiz gibi inatçı ve mücadeleci olduğun için o özelliklerine aklını da katarak kurtardın kendini.:)

Sen saltigalara falan üzülme, yapıştırdığın levrekle lüferi fotoğraflayamadık, sele kapılıp gittiler, kitabında o günün güzel bir resmi olmamasına üzülüyorum ben. Levrek heyecanıyla su geçirmez fotğraf makinemi bagajda unutmasaydım bu güzel anının herkes için daha fazla anlamı olacaktı...:)

Not: Ağlamamıştım, gözüme toz kaçmıştı heh heh :) Gülümseyerek anlatıyoruz ama çok ciddi ölüm tehlikesi atlattın, birazcık panik yapsan, yumuşak kumda hafif debelensen şu anda seni saygıyla anıyor olacaktık. Baktım karşıdan geliyorsun, kurtulmuş, ağlarım tabi. Yay gibi gerilmişti sinirlerim, hepsi boşaldı seni sağ salim görünce. Ben o gün 90 kiloluk bir trofe tutmuş oldum :)

http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=24735&page=4

Eveet, ikinci “esas oğlan” da geldi, gözümüz aydın. :) :p

Bir hasar-küsur olur mu acaba endişesi de, için-için içimi kemirmiyor değildi hani. Ancak, Vedat abinin satırlarından daha hikayenin başını okuduğum anda “nasılsa Kaan orada, telaşa gerek yok” diye kendimi teskin etmeye başladım. Hikayenin sonu bu duygularımı doğruladı çok şükür. ;)

Vedat ağabeyimiz yazmasa da, ben aynen öyle olacağını biliyordum. Yavrularını sele kaptıran anaç tavuk gibi çırpınıp kendini paralayacağını biliyordum. Çünkü “bir tekne kedisi” gibi O’nu izleyeceğini, peşini bırakmayacağını, kendi hayatın pahasına da olsa Trout Babamızı terk etmeyeceğini biliyordum. Gırtlağına kadar çamura-sele saplansan da O’nu bulup sarılarak öpeceğine de adım gibi emindim.


Kaybolacağı endişesiyle aranan dost bulununca ne üşüme, ne de yorgunluk kalmaz. Cansiperane bir azimle ifa ettiğiniz bu mücadele, şimdi sizleri daha sıcak ve daha dingin kılmıştır. Metanet, cesaret ve de hayatla barışık olma budur işte.

Ölümün kıyısından dönen bir insanın tekrar doğrulup muzipçe olta sallaması… En çokta bu sahneyi zihnime nakşettim. Bir torun haşereliği ile bunu yapan “dede”nin saçını sakalını mıncıklamak, yanaklarından öpmek istedim. :)

Hayatın en büyük armağanı olan dostluk ve sevgiyi bu iki güzel insan birbirlerine teklifsizce verdiler. Buna ancak saygı duyulur, buna ancak imrenilinir. Ne diyeyim, ölmek bile, böyle dostluklarda güzel. :) ;)

Dırako, ey gidi dırako, bil ki seni de seviyoruz!!! :) :)
 
Back
Yukarı