Ankara Gölbaşı Mogan Gölünde Ani Balık Ölümleri

Konu, 'Göller, Barajlar ve Akarsular' kısmında osmanaltunel tarafından paylaşıldı.

  1. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    MOGAN VE EYMİR GÖLLLERİ HAKKINDA BAZI BİLGİLER

    BÖLÜM 1
    MOGAN VE EYMİR GÖLLERİ İÇİN YAPILAN ARAŞTIRMALAR VE GÖLLERİN ÖZELLİKLERİ

    BÖLÜM 2
    MOGAN GÖLÜNÜN 14 TEMMUZ 2007 SON DURUMU

    1. BÖLÜM

    YAPILAN ARAŞTIRMALAR VE GÖLLERİN ÖZELLİKLERİ


    Konuya başlamadan önce Gölbaşımız’daki göller hakkında bilgi amacıyla bazı bilgiler vermek istiyorum ve tamamı resmi bilgilerdir.Bu bilgiler Gölbaşı belediyesi arşivlerinden alınmıştır.Anladığım kadarı ile 2001 yılından sonra ciddi bir araştırma yapılmamış çünki yazının en son güncelleştirme tarihi mayıs 2007 olmasına rağmen 2001 yılındaki son araştırma raporundan sonra bir araştırma raporu gözükmemektedir.
    Mogan ve Eymir gölleri havzası, su kaynakları ile birlikte yüzey şekilleri, yer ve toprak yapısı, iklim özellikleri ve canlı varlıkları ile çok hassas bir dengeye sahip ekolojik bir sistemdir. Havza ekosistemi, Orta Anadolu’da Tuz gölüne kadar uzanan, Güney ve Güneydoğu Ankara bölgesi ekosistemi ile bir bütünlük oluşturmaktadır.
    Göllerin içinde bulunduğu vadinin devamında İmrahor vadisi yer almaktadır. Vadi içinden geçen İncesu deresi göllerden gelen sular dışında Elmadağ’dan inen derelerle beslenmektedir. Göllerin bulunduğu vadi, İmrahor vadisi ve Elmadağ vadiler sistemi, su rejimi dışında hava koridoru olma özellikleri nedeniyle, hava kirliliği ve iklim stabilizasyonu açısından Ankara kenti için büyük önem taşımaktadır. Havza içinde göllerin devamlılığını sağlayan su rejimi dere ve akarsularla birlikte sulak alanlara ve aküfer alanlarının işlerliğine bağlıdır. Mogan gölünün derelere ve derelerle beslenen güneyindeki sulak alan ( Çökek bataklığı)na bağımlılığı daha fazla olmakla birlikte Eymir gölünün devamlılığı büyük ölçüde Mogan gölünden gelen fazla sulara bağlıdır. Mogan gölünün fazla suları iki göl arasındaki Gölbaşı yerleşimi içinden geçen bir kanalla, Eymir gölü güneyindeki sulak alana aktarılmaktadır. Bu alanda yayılımı gösteren sular, yeraltından ve yerüstünden Eymir gölüne ulaşmaktadır. Göller arasında yeraltından gerçekleşen su akımı aküfer tabakanın işlerliğine bağlı bulunmaktadır.
    Sulak alanlar, yerüstünden su akışı dışında, aşağıdaki aküfer tabakaya ulaşan suların filtre olup göle ulaşmasını sağlamaktadırlar. Ayrıca taşkın kontrolü, tortu, sediment, ve besin alıkoyma, mikroiklim stabilizasyonunu sağlamakta ve canlıların yaşama ortamını oluşturmaktadırlar. Sulak alanlar, havza ekosistemi içinde alt bir sistem olarak ortaya çıkmaktadırlar.
    Havza içindeki bu su rejimi, göllere, akarsu ve derelere sulak ve aküfer alanlara yapılan direk müdahaleler dışında, bu alanlar çevresindeki doğal yapıya olan müdahalerle de bozulabilmektedir (Aydoğuş 1995).
    Tektonik olaylarla meydana gelen çökme sonucu oluşmuş olan Mogan-Eymir-İncesu deresini izleyen çukurluk vadi, başlangıcı da bir akarsu vadisi iken, sonradan derelerin getirdiği materyallerin, Mogan çukurluğunun önünü (bugün Gölbaşı yerleşiminin bulunduğu yer) doldurması sonucu Mogan gölü, Eymir Çukurluğunun önünü doldurması sonucu ise Eymir gölü oluşmuştur. Bu nedenle bu göllere jeolojik oluşum bakımından alüvyonel baraj gölleri denmektedir. Mevcut bazı sınırlı bilgilere göre bu göllerin 1900’lü yıllarda oluştuğu tahmin edilmektedir. Mogan ve Eymir gölleri ile bağlantılı olup Eymir gölünün beslenmesi sadece Mogan gölünden olmaktadır. Bu iki göl arasındaki kot farkı 3 metredir, yüzey suyu akımı eğim nedeni ile Eymir gölüne doğrudur. Mogan Gölü bir kanallla Eymir’e, Eymir gölüde İncesu deresine bağlanmıştır. İki göl birbirinden farklılıklar göstermektedir. Bu farklı özelliklere bağlı olarak her iki gölün su kayıpları, kirlilikleri, ötrifikasyon oranları da farklı olmuştur. Örneğin Mogan gölü kendini besleyen dereler tarafından getirilen sedimanlar ve fazla buharlaşma (daha geniş bir su alanına sahip olduğu için) nedenleriyle derinliğini kaybetmiştir. Ayrıca Eymir gölüne kıyasla göl etrafında erozyonun fazla olması sedimantasyonu artırmış ve olumsuz gelişmeler bu gölü doğrudan etkilemiştir.
    Ağaçlandırılması ve yapılanmaya açılmamış olmasına rağmen, Eymir gölü Mogan’dan beslendiği ve hacmine bağlı taşıma kapasiteleri daha düşük olduğu için çok daha hızlı kirlenerek Mogan’a kıyasla ötrofik bir göl haline gelmiştir.
    1900’lü yılların başında Mogan gölü alanının Gölbaşı yerleşimi de dahil bugünkü bataklık alanları kapladığı tahmin edilmektedir. 1957 yılı haritaları Eymir gölüne kadar olan düzlüğün bir sulak alan karakteri taşıdığını gösterir. 1965 senesinde yapılan ölçümlerde gölün derinliğinin 5-6m civarında olduğu tespit edilmiştir. Bulgular; göl alanının oluştuğu 1900’lerden bugüne giderek küçüldüğünü, derinliğinin azaldığını, kirlilik oranlarının arttığını, bataklaşma ve sığlaşmanın izlendiğini ortaya koymaktadır.
    Mogan gölü 972 m’lik bir kota sahiptir. Tatlısu tersi yer tabakaları ile çevrelenmiş bir çöküntü çukuru halindeki Mogan Gölünün suyu tuzlu karakterdedir. Eymir gölü ise Mogan gölüne oranla daha düşük bir kota sahiptir. Etrafı dar, dik yamaçlı ve rüzgarlara karşı korunmuş bir vadi tabanında yer alan gölün, çevresi ağaçlandırılmıştır. Eymir gölünde Mogan ovası düzlüğü son bulmakta ve buradan itibaren başlayan İncesu vadisi Mogan ovası ile Ankara ovasını birbirine bağlamaktadır. Gölbaşı yerleşmesi ile bölünmüş olan Mogan ve Eymir gölleri birbiri ile bağlantılı olup, Mogan gölü çıkışından Ankara-Konya devlet karayoluna kadar uzanan kanal, bir regülatör vasıtası ile Mogan gölünün fazla sularını Eymir gölüne iletmektedir (Anonim 1995).
    Göllerde insanlar gibi doğar, yaşlanır ve ölürler. Göllerin ölümü bataklık hale dönüşmeleri ve ötrifikasyonla olmaktadır. Besin tuzlarındaki fazlalık nedeniyle besin zincirinin bozulması, kendi kendini yok etme, yaşlanma olarak da adlandırılmaktadır. Ötrifikasyon doğada varolmakla birlikte insanoğlu doğaya yüklediği atıklarla bunu hzılandırmaktadır. Mogan ve Eymir göllerinde bu böyle gerçekleşmiştir. Kent tarihi ve altyapı bölümlerinde detaylı olarak değinildiği gibi Mogan gölü çevresi yıllardır altyapısız hızlı ve başıboş bir büyümenin yükünü taşımanın bedelini bu şekilde yansıtmaktadır (Yener ve ark. 1999).
    ODTÜ ile ASKİ arasında imzalanan protokole göre hazırlanan “Gölbaşı Mogan-Eymir Gölleri İçin Su Kaynakları ve Çevre Yönetim Planı Projesi” kapsamında Temmuz 1993-Haziran 1995 tarihleri arasında yapılan ölçüm ve analizlere göre, her iki gölün aşırı derecede beslenmiş hipertrofik karakterde olduğu saptanmıştır. Ancak, konum ve derinlikleri nedeniyle göllerdeki ötrofikasyon özelliklerinin farklı olduğu, Mogan Gölü’nün sığlığı ve makrofitlerin hakimiyeti gibi nedenlerden dolayı OECD göl sınıflandırması kriterlerine uymadığı belirtilmektedir. Eymir Gölü’nde birincil üretimin genelde fitoplanktonlar tarafından gerçekleştirilmesi nedeniyle askıdaki klorofil-a konsantrasyonlarının yüksek seviyede olduğu, derinliği ve diğer özellikleri itibariyle OECD göl sınıflandırması kriterlerine uyduğu ortaya konmaktadır. Her iki gölde de ancak hipertrofik göllerde rastlanabilecek azot ve fosfor konsantrasyonları olduğu ve hız sınırlayıcı bitki besin maddesinin ise fosfor olarak tespit edildiği ifade edilmektedir.
    Göllerle ilgili bir diğer araştırma ise, Mart 1997-Nisan 1998 tarihleri arasında ODTÜ Biyoloji Bölümü tarafından yapılan yüksek lisans çalışmasıdır. Bu çalışmada, Mogan Gölü’nü besleyen derelerden çok yüksek düzeyde
     
  2. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    DEVAMI

    kirletici taşındığı, ancak başta Çökek Bataklığı olmak üzere mevcut sazlık alanlarda kirleticilerin tutulması nedeniyle Göle etkisinin yüksek olmadığı ifade edilmektedir. Araştırmada, yıllık ortalama 0.063 mg/lt toplam fosfat ve 0.00847 mg/lt klorofil-a konsantrasyonu,yüksek ışık geçirgenliği ve buna bağlı çok yüksek berrak su özelliği nedeniyle Mogan’ın ötrofik bir göl olmadığı belirtilmektedir. Başlangıçta ifade edilen araştırmada, mevcut kirlilik sorunlarının ortadan kaldırılabilmesi için, diğer önlemlerle birlikte Mogan Gölü dibindeki su bitkilerinin derinleştirme suretiyle uzaklaştırılması gerektiği ifade edilmişken, bu araştırmada su altı bitkilerinin zenginliğinin diğer faydalı yönleriyle birlikte sistemin ışık geçirgenliğinin ve berraklığının garantisi olduğu önemle vurgulanmaktadır.
    Her iki araştırmada da Eymir Gölü’nün ötrofik olduğu belirtilmektedir. Örneğin, ODTÜ Biyoloji Bölümünce yapılan ölçüm ve analizlerde, toplam fosfat (0.304 mg/lt) ve klorofil-a (0.01895 mg/lt) konsantrasyonlarının yüksekliği, ışık geçirgenliğinin düşüklüğü(107 cm.) ve ötrofik göllerde su kalitesini bozan sazan ve kadife balığı stokunun (%99) fazlalığı nedeniyle Eymir’in ötrofik olduğu ifade edilmektedir. Eymir Gölü’nü besleyen en önemli yüzeysel su kaynağı,Mogan’ın taşıntılarını aktaran kanaldır. Bu kanal aynı zamanda Mogan Gölü’ndeki kirliliği de Eymir’e taşıdığından, dışsal kirlilik yaratan unsurların minimize edildiği Eymir Gölü’ndeki kirliliğin ortadan kaldırılabilmesi için, öncelikle Mogan Gölü’ndeki kirlilik ile iki göl arasında bulunan kirletici faktörlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir. Mogan Gölü ise evsel,endüstriyel ve tarımsal kaynaklı kirleticilerle doğrudan ya da yüzeysel akış yoluyla kirletilmektedir. İklimsel, topoğrafik, jeolojik faktörler, bitki örtüsü ve tarımsal faaliyetler sonucu meydana gelen erozyonla taşınan sedimanlar, briket imalathaneleri, taş ocakları ( Not: briket imalathaneleri ve taş atölyeleri artık kalktı ) ve göle yakın bazı tesisler başta olmak üzere çeşitli işletmelerden kaynaklanan evsel ve endüstriyel nitelikli atıksular ile tarımsal amaçlı faaliyetlerin neden olduğu kirleticiler, Mogan Gölü’nde kirlilik yaratan dış kaynaklı unsurlardır. Dış kaynaklı kirleticilerin çoğu Gölbaşı Havzasından derelerle taşınmaktadır. Fosfat, potasyum,azot,toplam katı madde,biyokimyasal ve kimyasal oksijen ihtiyacı gibi kirlilik parametrelerinin tespit edildiği yüzeysel su kaynaklarının başında ise, Çölova,Yavrucak, Başpınar, Sukesen ve Gölcük dereleri gelmektedir. Azot ve fosfor gibi bitki besi maddeleri konsantrasyonlarının yüksek oluşu, göl kıyısındaki sazlık alanların ve köklü su bitkilerinin (makrofit) hızla büyümesine ve yayılmasına, aynı zamanda sediman taşınımının da etkisiyle dipteki çamur miktarının her geçen gün daha da artmasına neden olmaktadır. Mogan Gölü’nde su kalitesini olumsuz olarak etkileyen bu durum, iç kaynaklı kirlilik unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konunun detaylıca ortaya konması amacıyla Hacettepe Üniversitesi’nce hazırlanan “Mogan Gölü Dip Çamurunun İncelenmesi Projesi” Mayıs 1998 ’de tamamlanmıştır.
    Proje kapsamında,Mogan Gölü’nün güncel batimetri haritası hazırlanmış ve üstten alta doğru “Üst Mırık”,”Üst Kabuk”,”Alt Mırık”,”Alt Kabuk” ve “Temel Kaya” olmak üzere 5 farklı sertlikte sediman zonunun varlığı belirlenmiştir. Göl tabanı boyunca homojen olmayan bir dağılım gösteren ve ortalama 0.5-1 m. kalınlığa sahip olan üst mırık zonunun yüksek düzeyde kirletici içerdiği tespit edilmiştir. Teknik ve ekonomik olarak en uygun çözümün, yalnızca dip çamurunun üst mırık seviyesinden temizlenmesi olacağı sonucuna varılmıştır.
    Temizleme işleminin spiralle kazıma ya da vakum-pompaj tekniklerinden biriyle yapılmasının ekolojik çeşitlilik açısından uygun olacağı ve yapılan ölçüm ve analizlerde radyasyon içermediği tespit edilen dip çamurunun özellikle tarım ve ağaçlandırmada doğal gübre olarak kullanılabileceği öngörülmektedir. Temizlik maliyetinin ise, 15-25 milyon ABD Doları arasında olacağı tahmin edilmektedir.
    Bölgede su kirliliğine neden olan ve özellikle Eymir Gölü’nü etkileyen bir diğer önemli husus ise,iki göl arasında bulunan çöp sahasıdır. Mevcut durumda transfer istasyonu olarak kullanılan, önceleri düzenli depolamanın da yapıldığı alan gerekli teknik altyapı donanımlarının yapılmaması nedeniyle yüzeysel su kaynakları ile yeraltı sularını kirletmeye devam etmekte, çevre ve insan sağlığını tehdit etmektedir (Ünsal 2001).
     
  3. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    2 . BÖLÜM

    MOGAN GÖLÜ’NÜN BU GÜNKÜ DURUMU

    Bir ay kadar evvel yaptığım bir araştımada bazı balık ölümlerini tespit etmiştim ve bunu sizlerle paylaşmış ve özellikle yasak avcılık yapıldığı için ( ağlarla ) sizlerden yardım istemiştim sizlerde mutlaka hatırlıyorsunuzdur. Dün akşam turgay ağabeyimiz ( 06 TURNA 06 ) bir duyum almış ve beni uyardı Mogan gölünde toplu balık ölümleri oluyormuş senin bu konuda bilgin varmı bir araştır dedi hassas yaklaşımı için kendisine teşekkür ediyorum. Bende yaklaşık on gündür göle pek gitmemiştim hatta tesadüf dün kıyıdan şöyle bir geçtim dikkatimi çeken bir şey olmamıştı buna rağmen bugün özellikle bu konuyu araştırmak için tekrar Mogan gölüne gittim bu araştırmayıda ben görsel olarak yaptım bir uzman değilim ve bu araştırma benim kişisel tahminlerim olacaktır bunun altını özellikle çiziyorum bilimsel bir araştırma değil ama görünen köy’de klavuz istemez .Mogan gölünden eymir gölüne doğru giden kanalın başlangıcından itibaren Konya yoluna doğru giden sahil şeridi üzerinde yaklaşık 7 km. mesafede araştırma yaptım ve sahili didik didik ederek bir şeyler kaçırmadan neler bulabileceğimi görmek istedim ve gördüklerim beni pekte memnun etmedi özellikle kanal başlangıcının olduğu bölgede sahille buluştuğum anda kelimenin anlamıyla facia gibi bir görüntü ile karşılaştım yaklaşık 60-65 cm. arası bir turna sırtını dönmüş bir şekilde yatıyordu peşi peşine 1 km.lik mesafede yaklaşık olarak 40 a yakın balık ölüsü ile karşılaştım % 95 turna ölümleriydi bunlar kadife 2 adet gördüm sazan ise 5-6 adet kalanların tamamı turna idi su eskisi gibi kötü kokmuyordu( 1 ay evvel kıyıda kokudan durulmuyordu) hava rüzgarlıydı belki ondandır ölen balıkların çoğu limit üstü balıklar 50cm-95 cm. arası balıklar çoğunluktaydı.
    Kanalın ağzında bir saate yakın gözlem yaptım o süre içerisinde yüzlerce yavru balık gözlerimin önünde telef oldu fakat su orada nerede ise 40-50 cm. derinlikte fakat Konya yolu istikametine gittikçe balık ölümü yok denecek kadar az 4 km. civarıda o bölgeyi gezdim sadece 5-6 adet balık ölüsü vardı tabii çoğunluk yine turna ve hatırı sayılır büyüklükte araştırma yaparken Turna meps Nickli arkadaşımızın oğlu ile karşılaştım dediğine göre o bölgede bulunan parktaki temizlik görevlilerinin elleri ile balık yakaladıklarını ve götürdüklerini söylediler yakaladığınız balıkları yemeyin diye uyardıktan sonra yanlarından ayrıldım biraz ilerde suyun kıyısında bir hareket gördüm ve oraya gittim bir tane Turna kıyıda sersem sersem geziyordu suya girerek elimle yakaladım yaklaşık 43 cm. civarı idi başka zaman elimle Turna yakalasam havamdan geçilmezdi ama böyle bir ortamda elle hele hele Turna yakalamak inanın beni hiç sevindirmedi çünki balık sersemlemişti ve bunun nedeni ne olabilirdi diye düşünüyordum yakaladığım balığı suya bırakmadım bıraksam zaten ölecekti bende balığı Turna Meps nickli arkadaşımızın oğluna verdim yeme dedim ama yermi atarmı bilmem.
    Aylardır buradan arkadaşlarımıza Gölbaşında balık yakalamayın yakalarsanızda yemeyin diye uyarıyordum kimse bana inanmıyordu keşke haksız çıksaydım ama gerçek gerçektir tekrar ediyorum tam bir bilimsel araştırma yapılmadan lütfen Mogan ve Eymir göllerinde balık yakalamayın ve yemeyin spor olarak yakala bırak yapacaksanız sözüm yok ama lütfen yemeyin.
    Araştırmamın sonucuna gelirsek yaptığım tespitler şunlar:
    1 - ) Son bir ayda göldeki su seviyesi yaklaşık olarak 35-40 cm. azalmış.
    2 - ) Su azalmasına bağlı olarak oksijen azalması ve bunun sonucu olarakta özellikle Turna ölümleri( Sazan ölümlerinin az olmasından dolayı oksijendir diyorum) Çünki Turna oksijeni en çok arayan balıktır.Sazan bu konuda daha dayanıklıdır.
    3 - ) Metan gazı azda olsa etkiliyor ( Ani hava değişimleri dipteki mırık altında bulunan gazı tetikliyor)
    4 - ) Suyun azalması ve ısınması göl içindeki bitkilerin çoğalmasını sağlamış buna bağlı olarakta bitkilerin oksijeni emmesi ayrıca suyun renginide değiştirmiş.
     
  4. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    SIRA RESİMLERDE YORUMLAR SİZİN BENDE YORUM YOK.

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  5. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14


    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  6. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  7. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  8. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  9. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  10. KRAL_BALIKÇI

    KRAL_BALIKÇI

    Yaş:
    60
    Mesajlar:
    3.893
    Sevgili Osman
    Bölgeye en yakınımız sen olduğun için sana söyleme geregi duydum.İlğilendiğin için teşekkürler. Bir an önce birşeyler yapmak gerekli .Ankarada ahkam kesenler mutlaka bunları görüyorlar görmemezlikten geliyorlar.Ankaranın göbeğinde balık dururken bazı akadaşlarımız Ankara dışına balığa gidiyorlar.:mad:
    Buradaki hayatı kurtarabilmek için tüm Ankaralılar olarak ne yapmamız gerekli ise onu yapmamız gerekliliğine inananlardan biriyim.Bana düşen görevi hiç bir çıkar gözetmeksizin yapmayada hazırım.
     
  11. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  12. kovboy

    kovboy MESUT

    Yaş:
    48
    Mesajlar:
    1.380
    Şehir:
    ist
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    89cm turna 4,350kg
    yazık olmuş balıklara neden ölmüşler acaba
     
  13. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  14. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14


    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
  15. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    Buda elimle yakaladığım Turna

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14

    [​IMG]
    Shot at 2007-07-14
     
  16. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    İlgine teşekkür ederim yapacağını biliyorum buradan arkadaşların yorumlarına bakıp ortak bir karar alarak hareket etmek lazım.
     
  17. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    Benim keşfim raporda yazıyor muhtemelen su azalmasından dolayı oksijen azalması gibi geldi ama bilimsel bir çalışma gerekli gibi.
     
  18. Abi bilgilendirme için çok saolasın durum gerçekten vahim görünüyor:(
    umarım önlem alınır ve eski günlere döner:(
     
  19. hauki

    hauki mustafa cecen

    Yaş:
    37
    Mesajlar:
    1.716
    Şehir:
    finlandiya-jarvenpaa-tr alanya
    Favori Kamış:
    olta ve zipkin
    En İyi Avı:
    görup de tutamadigim balikti
    osman abi bence mogan artik olmus...resimlere bakilirsa cok asiri bitki var ve sudaki fazla bitki hem oksijeni azaltir ve curuyen bitkiler suda cesitli gazlarin aciga cikmasi ve batalik olusumu icin zemindir ve ayrica bitkiler suyun ph ni yani sertligini cok dusurur ve bu durumda dusuk ph li asidik bir su yapisi ortaya cikar...ve yerel balik turlerimiz pf orani yuksek sular sever 6.5-8.5 arasi eger ph 5.5 veya asagisina inerse artik buda baliklarda solunum zorlugu ve olume yol acar..ve kotu su sartlari baliklarda mantar funguz ve diger parazirsel hastaliklarida tetikleyerek kotu sonuclar ortaya cikarir...bence yapilmasi gerekn bu gollere can verecek yeni bir dere cay vs.su lazim ve is makineleri yardimi ile kiyiya yakin yerlerde bulnan bitkileri ve sazlari sokerek yani kisaca mogan golunun kanini tazeleyerek 1-2 yil icerisinde cok sey degistirilebilir..veyahut farkli bolgelerde derin sondaj ile su cikarilip gole biraz olsun can verilebilir...unutmamak gerekirki bir sise icerisinde icme suyu 1-2 hafta beklese sararir ve kokmaya baslar ve isilmez bir durum alir buda baliklar icin aynidir...osman abi cok onemli konulara deginip cok guzel arastirmalar yapiyorsunuz eli opulecek insansiniz...baska insanlar bu olayi gorse a baliklar oluyo toplayip eve goturelim diye dusunur...paylasim icin tesekkurler...
    saygilarimla
     
    Son düzenleme: 14 Temmuz 2007
  20. osmanaltunel

    osmanaltunel

    Mesajlar:
    3.695
    Şehir:
    ANKARA / Gölbaşı
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Turna 140 cm. Gölbaşı
    İlgin için teşekkür ederim yapılacakları el birliği ile yapmaya çalışacağız.