Apiko ve Kıskandırmanın Önemi

Konu, 'Kıyıdan Balık Avcılığı' kısmında Admiral tarafından paylaşıldı.


  1. Arkadaşlar yeni başlayacak olanlar için yararlı olacağını düşündüğüm bilgilerimi paylaşmak istiyorum, bu işin a b c sinden başlamak gerekir elbet..


    APİKO : Bir çoğumuz oltasını denize attığında bilmeden ya da kulak dolgunluğu ile kendi tekniğimizi uygulamaya çalışırız.Bunlardan birisi de oltamıza bağlı olan takım ve kurşunu yemleyerek suya bırakır ve boşluğunu alarak gergin tutmaya çalışırız.Bunu neden yaptığımızı yada böyle yapmak gerektiğinin nedenini bilmeyebiliriz.

    Bunun sebebi bedene bağlı olan kösteklerin zemin içerisinde taşlık kayalık yada dibe takılmamasını hedeflerken asıl amacı da yaptığı salınımlar ile balığı kıskandırarak kendine çekmesidir.

    Yani kurşunumuzu en son ve istim üstünde gergin tutma olayının ismi oltayı “Apiko” da tutmak ya da Apikoya almaktır.

    Apikoda olan takım salınarak balığı kendisine çekip balığı kıskandırır..Bazı balıklar sadece bu salınımların üzerine giderler.Her zaman da yemlenmek değildir amaç,balık kıskandığından dolayı parçalamaktır.Bunu en yakın olarak Lüfer balığın da görebilmekteyiz.

    Uzun olta ile teknede yapılan uygulamalarda ise teknenin çapası çekilir ve akıntıya bırakılır,bununda sebebi takımın iğne bölümünü oluşturan altı yedi kulaç olan bölümü akıntıyla yaptığı salınımlarında hem kıskandırması hemde tasmalama zamanı açısından apikoda tutulması çok önemlidir.Diğer avlarda tasmalama zamanı o kadar önemli değildir.Çünkü balık çoğu kez tasmayı kendi atar.

    Bildiğiniz üzere balık yeme her zaman aç olduğu için ya da koku organlarını harekete geçirdiği için atlamaz.

    Bir örnekleme yapmak istenirse eğer kıskandırmaya;

    Levrek, parlak gümüş renklerine aynı zamanda da kırmızı renge karşı çok hassastır.Bir malzemeci dükkanına giripte kaşık almak istersek eğer bize ucunda kırmızı tüy yada kalp şeklinde kırmızı bir plastik olan bir kaşık verecektir.

    Eğer rapala almak istersek de en iyi perfonmans, başı kırmızı olan gövdesi ise beyaza yakın parlak gümüş renkli sahteler olacaktır..

    Bu yüzden takımlarımızı hazırlarken yada yem takarken iğneden daima ucunu boşta sallandırmalıyız.Avcılıkta balığı kıskandırmak çok önemlidir.
     
  2. SahEmre

    SahEmre Emre

    Mesajlar:
    2.481
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Okuma Salina 4.20 Salina 100-200 - Lineaeffe Extreme Cast 4.40 180gr. - Okuma V-System 240 10-40g
    Favori Makine:
    Ryobi Proskyer Nose Power - Shakespeare Mach 1 XT
    En İyi Avı:
    Küçük beyaz; 7 cm. Kuzey batı Antartika Sığlıkları..
    Tabi bu gerdirme sistemini çok kullanıyor ve biliyordum ama adının Apiko olduğunu bilmiyordum, sen söyleyince anlamamıştım tarif edince anlamıştım. Paylaşım için saol Hüseyin abi.
     
  3. ist balıkcısı

    ist balıkcısı

    Yaş:
    47
    Mesajlar:
    653
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    şeyan olta -surf kamış
    En İyi Avı:
    daha öğrenecek çok şey var
    gerdirme işlemi %90 faktör oluyor.mırmır avında çok büyük etki gösteriyor. bu konuyu açıklık getirmen çok yerinde olmuş abi. teşekkürler.
     
  4. derya__kuzusu

    derya__kuzusu Manyak Müjdat :)

    Yaş:
    51
    Mesajlar:
    7.966
    Şehir:
    izmir/bornova
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    yayın 4,5 kg.-4,kg.Lambuka
    Balık lugatımıza bir kelime daha ekledik sayende Hüseyin abi teşekkürler .
     
  5. Spider

    Spider Mert Eren

    Mesajlar:
    1.181
    Şehir:
    Ankara
    Eline diline sağlık Hüseyin Abi,

    Bir kelime daha öğrenmek çok keyifliydi
     
  6. zodi

    zodi

    Yaş:
    50
    Mesajlar:
    353
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    sadece olta
    En İyi Avı:
    1.2 kg çipura. Kilo olarak ta 3 kişi 15 kg istavrit (tekneden)
    Balıkta apiko'yu bilmiyordum Hüseyin Abi. İyi oldu öğrendiğim. Argo'da da kullanılır bu apiko kelimesi. Dikkatlice beklemek anlamına da geliyor.
     
  7. gerçek hayattada böyle bu durum..:) tabi aşırı olmadıkça..;)

    teşekkürler ..
     
  8. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Bu tartışılır. Belkide kişiden kişiye dğişir. Söylenenler doğrudur ama misinayı gergin tutmak en azından benim için bazı koşullarda geçerlidir. Yani bunu her zaman uygulamam. Misinayı genelde rüzgarlı havalarda gergin tutarım. Bahsedilen salınım haraketi rüzgarla gerçekleşir. Ama durgun havalarda misinayı biraz boş bırakmakta heraman fayda vardır. Boşluktan kasettiğim şu. Kamışla atışınızı yaparsınız. Misinanın boşluğunu alırsınız. Kamışın ucu eğilir(kullandığınız kurşunun ağırlığına bağlı olarak bu eğilmenin miktarı ve zamanı azalır yada çoğalır)Sonra kurşun hareket eder ve misinanız bollaşır. İşte boşluktan kastettiğimi budur. Peki bu neden böyle. Çupra mırmır gibi balıklar yemi almadan önce ona mutlaka dokunurlar. Özellikle çupra bu esnada yemin hareket ettiğini görür yada kurşunun ağırlığını hissederse bir daha yanına yaklaşmaz yemin. Bu dokunuşu kamışın ucunda gözlemleyemezsiniz. Ancak misinada görebilirsiniz. Kamışınız gergin dursa bile bu dokunuşu bu gerginlik absorbe edecektir. Bu hareketi gördüğünüzde hazır olursunuz. Ve gelen balığın orjininin ne olduğunu anlayabilirsiniz. Tecrübelerime dayanarak diyebilirimki, evet rüzgarlı havalarda misinanızı gergin bırakın. Ama tık demeyen havalarda misinanız illaki biraz boşluklu olsun.
     
    Son düzenleme: 30 Mart 2007
  9. Eczacı

    Eczacı

    Mesajlar:
    3.057
    Şehir:
    Aydın
    Favori Kamış:
    olta
    Balığı kıskandırıp küstürmeğelim Hüseyin abi :D ,şaka bir yana bu hafta tekne ile Kuşadasından açılıcağız deneyeceğim bu yöntemi sağol abi:)
     
  10. Ben de balık lügatını izmirliler yazıyor sanırdım :D
     
  11. derya__kuzusu

    derya__kuzusu Manyak Müjdat :)

    Yaş:
    51
    Mesajlar:
    7.966
    Şehir:
    izmir/bornova
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    yayın 4,5 kg.-4,kg.Lambuka
    Ben ne demek istediğini anlamadım ama vardır seninde bir bildiğin .:confused:
    Ben balıktan anlamam .Öğrenmeye çalışıyorum .Onun için her öğrendiğim kelime benim için bir hazine .;)
    Hüseyin abiye tekrar teşekkürler .
     
  12. Bazen ağır kurşun kullandığımızda yada pürüzlü dip yüzeylerinde kurşun apikoya alınırken lap diye gelmez,dibe sürter vs,kamış ucu hassas ise,kurşunla askıya alınması aşamasında hafiften eğilebilir,bu bazen kamışın hasaslığından bazen de dip sürtmesinden kaynaklanır.

    Eğer beden ve köstek dip yüzeyinde değilse sizin bahsettiğiniz boşluk apiko durumunu bozmaz.
     
  13. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Tam olarak ben de bunu söylüyorum zaten. Takımınızı attınız. kamışı ayaklığa koydunuz. Makinayı sarıp misinanın boşluğunu aldınız. Kamışın ucu eğilmeye başladı. Hani tabanda küçük kum tepecikleri vardır dlganın ve akıntının yarattığı. Kurşun yavaş yavaş taranır ve hafifçe bu tepeciklerin birirnin üzerinden aşar. Bu esnada kamışınızı ucu tekrar yükselir ve misinanız boşalır. İşte burda bırakmalısınız. Ama durgun havada. Rüzgarın olmadığı bir havada. Bu boşluk size balık asılmadan önce balığın geldiğini haber verir. Ve tecrübeniz varsa ne tür bir balık geldiğini de anlarsınız.balık yemi alıp oynarken köstek serbest olduğu için kurşunun ağırlığını hissetmez ve yemi ağzına alır. Ama eğer hava rüzgarlı ise siz bunu göremezsiniz. Artı rüzgarlı havada eğer misinayı boş bırakırsanız rüzgarın misinayı hareket ettirmesi esnasında kamışınızın ucuda eğilir. Rüzgarlı havalarda Alba Leader gibi sert bir kamışın bile misinanın etkisi ile hareket ettiğini gözlemlemişimdir. Peki rüzgarlı havalarda nasıl balık yakalayacağız. Madem yem hareket ettiğinde çupra ellemiyor nasıl yakalanacak?

    Dikkat ettiğim bir hususu aktarayım hemen. Fırtınalı havalarda genelde çupra yakalanmıyor. Ama misinayı elinizde tutuyorsanız başka. Misinanız oturur vaziyette el hizasında tutuluyor ise rüzgardan fazla etkilenmiyor. Bu sefer dikkat edilecek husus özellikle tek ve sert bir vuruş alındığında ortaya çıkıyor. Aha balık deyip asılmamalısınız yada misinayı hareket ettirmemelisiniz. Böyle yaparsanız genelde başka vuruş olmuyor. Ama denilen şekilde davranırsanız ikinci bir vuruş değil genelde bir asılma ile karşılaşıyorsunuz.

    Bütün bu söylediklerim tamamen benim edindiğim tecrübelerime dayanıyor. Yazmış olduğum ilk mesajda böyle. Kesinlikle doğrudur diyemem, böyle bir iddiada bulunamam. Özellikle sizin yazmış olduklarınıza karşı hiç bir şey diyemem çünkü hepsi doğru. Fakat bilgileri bu şekilde çeşitlendirerek ve bilginin yanında tecrübelerimizi de sunarak belki de diğer arkadaşlarımıza daha faydalı oluruz. Kuru kuruya yazılmış şeyler olmaktan çıkar bu yazılanlar.

    Fakat en önemli husus balık faktörü. Evet bir davranış şekli var bu canlıların. Balığın vuruşundan asılmasından türünü büyüklüğünü kestirebiliyorsunuz. Ama bazen ufacık bir mırmır sizi yerinizden fırlatıp kamışınıza doğru koşmanıza neden olabiliyor. Yada balık burmadığını sandığınız kamışı çektiğinizde ucunda balık olduğunu görüyorsunuz. İşte bu ne apiko ile nede misinayı gevşek bırakmakla açıklanamaz. Bunların sebebini ben bilmiyorum. Nasıl bu canlılar bazen olması gerektiğinden farklı tepkiler doğuruyorlarsa çoğu zamanda bizlerin alışageldiği tekniklerin ve alışkanlıkların işe yaramadığı zamanlar olması gayet doğal. Belkide şu sonucu çıkarabiliriz. Balık olduktan sonra ve birşeyler yemeye niyeli ise siz ne yaparsanız yapın nasıl daranırsanız davaranın zaten yakalanacaktır. Balık olacak ve aç olacak yeme saldıracak. Belkide bizim tüm uğraşılarımızın kısa ve öz açıklaması burada yatıyordur.