Aşiri Avlanma

Konu, 'Kıyıdan Balık Avcılığı' kısmında trança tarafından paylaşıldı.

  1. trança

    trança Ali Algül

    Mesajlar:
    12
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    daiwa,bando,balzer,arca,line effe..farklı görevlerde favoriler
    En İyi Avı:
    kaba lüferler yaklaşık 600 gr şar ve palamut takoz gibi 900 gr, liça 5 kg, çıplık 2 kg , levrek 6 kg
    bu konuyu kıyı balıkçılığına yazmak istedim çünkü kıyı avcıları bundan daha haberdar. Öncelikle yıllardan beri her geçen gün balık çeşitliliğinde ve sayılarında azalma gözlemekteyiz.Bunun en başında gelen sebeblerden en fazla yüzdeye sayip aşırı avlanmadır (%80).Bir zamanlar benim avatarımda olan resim gibi torikler karaya vururdu ve kepçelenirdi.sarıkanatlar takoz istavritler kofanalardan kaçar karaya atlardı,onlarda elle toplanırdı.boğazda orkinozlar yakalanırdı.Şimdi durum nedir....bir japon icadı radar ve solar japon denizlerini kuruttuğu gibi bizimkinide yavaş yavaş kurutuyor...(adamlar artık yunus balina avlıyolar)Denizler kurumaya başladı şimdi ne oldu ağ çapları küçüldü artık sarıkanat yok çinekop yok büyümeden yapraklar doğru hale....İlk kez bu kış çinekop avından zevk alamadım neden mi.Hiç çinekopa denk gelemedim daha yapraklıktan çıkamamış neden mi;artık balık yumurtlama ve göç zamanı değiştide ondan sebeb;çevre ve aşırı avlanma.Balık sezonun açılmasına yakın zamanlarda balık sürüleri boğaza girmesin diye balığa şok verenler,midye için dibi tarayıp deniz dibini darmadağan edenler,yasak olmasına karşın göz göre göre boğazda ağ atanlar(yeterki sahil güvenlik görmesin)..Artık kalkan bile uyanmış karadenize girmiyo,bizimkilerde kalkanın yanına gidiyo...Bir avrupa ülkesi kendinde olmasına rağmen siparişi Türkiye'ye
    veriyor (istiridye midye hamsi vs)..çünkü onlar bu işi biliyor....
     
  2. cem76

    cem76

    Mesajlar:
    258
    Şehir:
    istanbul
    Favori Kamış:
    olta,zıpkın
    En İyi Avı:
    levrek 14 kilo,kırlangıç 5 kilo,kalkan 8 kilo,karagöz 6 kilo
    aynı şeylere değinmiştim bende geçen hafta rapor başlıklı konumda sonuna kadar size katılıyorum.marmara ve boğazlar kesinlikle büyük gırgırlara kapatılmalı kıyı taşlarına kadar çeviriyolar artık geçen hafta lodos bi durdu fenerbahçe önleri bi anda yüzlerce gırgır doldu bi kanat balık aktıya daha yayılamadan illa katledicekler zorkinos bile gelip marmata içinde avlanıyo zorkinos en büyük gırgır şimdi bir tane daha yapıldı 75 metre sadece sonarı 600 bin dolar ekoyu öle bi açıyoki denizdeki balık dibe yapışıyo açık deniz tekneleri gelip marmarada avlanıyo ayrıca gırgırın alt büzme kısmı çelik halat dibede zarar veriyo kayaları koparıyo gözümle gördüm.marmara balığım yumurtlama üreme alanı ama fırsat vermiyolarki bu balık üreyemezse nasıl var olucak bunu düşünen yok 3 tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denize tarım ve orman bakanlığı bakıyo bi denizcilik politası bile yok.bu kadar büyük paraların döndüğü bi sektörde kim balığı doğayı düşünüyoki adam filo yapıyo parasını çıkarmaya bakıyo haber çıkmıştı zorkinos boğazda lüfer çevirdi 55 000 tane yakaladı boğaz içinde balık sıkıştığında katlediyolar zaten fırsat bile verilmiyo.
     
  3. bybarisdavulcu

    bybarisdavulcu

    Mesajlar:
    128
    Şehir:
    ANKARA
    Favori Kamış:
    OLTA
    En İyi Avı:
    LEVREK 950gr.
    bu insanlar acaba gelecek nesile nasıl bir hesap vermeyi planlıyorlar çok merak ediyorum? para hırsı yüzünden hem kendi geleceklerini hemde bu ülke insanının geleceğini hiçe sayıyorlar:confused: peki gün gelecek bu balıkları bulamazlarsa ne yapacaklar? ki bu zaman çok yakındır.
     
  4. skoylu

    skoylu Serdar KÖYLÜ

    Mesajlar:
    7.941
    Şehir:
    GEBZE
    Favori Kamış:
    Olta, başkası olmaz..
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
    Akşam kannalrın birinde haberlerde balıkçıları gösteriyorlardı.

    Mevcut gemiler karadeniz için öyle büyükmüş ki, ağlarını serince denizde geçecek yer kalmıyormuş. Ve hamsi bitmiş karadenizde. Evet, resmen bitmiş. Balıkçılar mızıldanıyorlardı..

    Hafta sonu etkinlikte, garibimin biri bizim gezdiğimiz yerlerde 4 dönüyordu. Kesin av arıyordu. Bu da nasıl biçare kaldıklarına iyi bir işaret aslında..

    Evet, evlerine ekmek göterecekler. Balık yakalasınlar.. Fakat, bu iş oldu mu şimdi? Doğru düzgün bir avcılık sistemimiz olmadığı için, 4 ay sürecek av işini, 1.5 ayda tükettiler. Zamana yaysalar para kazanacakları balıkları, kilosu 2 milyona (tezgah fiyatı) sattılar. Para mı kazandılar? Hiç sanmıyorum.. Adam gibi bir düzenleme yapsalardı, kilosu hem onları memnun eder, hem bizi üzmezdi. Şimdi ne oldu?

    Ne olacağını söyleyeyim.. Uyanık balıkçılar mazot kaçıracak.. Biraz daha az cesaretli olanları da yasak yer, kaçak vs. demeyecek, talana devam diyecek..

    Zaman çok yakın filan değil.. Zaman geldi, biz içindeyiz.. Koskoca Akdeniz kıyısından, Ege'den, karadeniz'den haberler alıyoruz.. 150 km sahili olan bir küçük devlet değil, koca üç denize açılan bir yerden bahsediyoruz.. Ve bakın görün işte.. Daha ne olmasını bekliyordunuz? Balık yaşaması için gereken kritik kütlenin altında.. Yani uçurumdan düşmüş.. Bir son hamle ile bir yerinden yakalayamazsak... Yerçekimi ivmesi vs. nedir bilen biri kolayca hangi gün, son balığı tutacağımızı hesap edebilir.. Tutulacağını değil, tutacağımızı. Kaza bela olmazsa, en yaşlı olanlarımızın bile bunu dünya gözüyle göreceğini sanıyorum :(
     
  5. erdemyılmaz

    erdemyılmaz ERDEM YILMAZ

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    2.357
    Şehir:
    İSTANBUL
    Favori Kamış:
    DURUMA GORE BİLDİGİM HER TÜRLÜ YASAL MALZEME
    En İyi Avı:
    EŞKİNE 1,5 KG.,56 CM. TURNA
    1-2 hafta önce beşiktaştaydık akşam satlerinde 1-2 gırgır karadenize dogru gitti hava karardıktan sonra bir gırgır döndü halice girmek üzereyken döndü peşine o tarfta nekadar gırgır varsa yallah sanki bizans ordusuna karşı sefere çıkıyorlar bir gitmeleri var allah allah şehir hatlarına çarpacaktı biri haber almışlar herhalde balık var diye tamam ekmek parası için yapıyorlar bu işi bu kadar aşagı çekende genelde kanddileri şimdi oturdugu yerden habere bakıyorlar haber gelsede çevirsek ee abiler zamanında bu işi düzgün yapsaydınızda orda bir habere kalmasaydınız
    hamsi olayı için daha önce yazmıştım sokaklar balık kokmaya başlamış kasası 3-5 liraya satılmaya başlamış diye haberlerde adamlar ucuz olmasından dert yanıyordu be adam madem balık bol sen bunu tutarsan bolca fiyatı zaten düşecek neden hergün ag atıyorsun gün aşırı yapın sırayla yapın bir şekilde ayarlayın balıkların kasası 3e 5e gitmesin bir günde 2 lira kazanacaksan 2 günde fiyat düşmeyecegi için 3-4 kazanacaksın ben böyle düşünüyorum bilmem yanlışmı zaten bunun yüzünden degilmiydi çinekopun fiyatı düşmesin diye kamyonla denize dökülmesi
     
  6. unal

    unal

    Mesajlar:
    8
    Şehir:
    manisa
    Favori Kamış:
    olta
    İlk görev yerim Trabzonda yaşlılar kıyıya vuran hamsileri kova ile toplayıp fındıklıkların altına gübre olarak kullandıklarını anlatırlardı. Yakında tuzlu su akvaryumu meraklısı arkadaşlar ender bir tür olarak hamsi besleyecekler. Benim Trabzonda bulunduğum tarihlerde ise bizim karasularını kurutan balıkçılarımızın Ukrayna ve Rusya karasularında kalkan avı yapmaya gittikleri sırada balıkçılarımıza ateş açan alçak (!) Rus sahil güvenlik gemilerinden yakınılırdı. Tamam ekmek parası. Ülkemizde ki ekonomik durum kötü.Ekmek aslanın ağzında ama bizim balıkçı arkadaşların yaptığıda ekmek yediği tekneye bıçak atmak tabirine uyuyor.Belki tabir çok ağır oldu.Eminim balıkçılıkla geçinen arkadaşlar denizi benim tahmin dahi edemeyeceğim kadar seviyorlar.Bu durum yani doğal kaynakları yağmalamak tüm dünyada bir sorun.Ancak günü kurtarmak için hepimizin ortak mirasının bu şekilde tüketilip yağmalanması insanı üzüyor.
     
  7. diren

    diren Diren

    Yaş:
    47
    Mesajlar:
    3.321
    Şehir:
    İstanbul ama daha çok Kocaeli
    Favori Kamış:
    şeker kamışı
    En İyi Avı:
    Hayallerim, aşkım ve çipuram.
    Balıkların azalmasında yanlış avlanma teknikleri kadar çevresel etkilerin de payı olduğunu yinelemek gerek bence. Örneğin Boğazlar, yalnız %7’sinde hayat olan ve bu nedenle 110 türün koruma altına alındığı, Karadeniz eko-sistemindeki (canlıların yaşamlarını sürdürdükleri alan) yaşamın devamı açısından çok önemli bir işleve sahip. Bu öneme karşın, bir yandan hızla artan tanker trafiği ve buna bağlı olarak çoğalan kazalar nedeniyle, öte yandan balast suları ve gemi boyaları gibi deniz yaşamını tehdit eden diğer kirlilik etkenleriyle, Karadeniz ve Boğaz eko-sistemi aşırı derecede ve sürekli olarak kirletilmekte. Boğazlar Bölgesi’ni etkileyen gemi kaynaklı bir diğer sorun da, dünyanın diğer denizlerinde seyreden bazı gemilerin sintine suları ile birlikte bu bölgeye taşınan bazı yabancı/egzotik türlerin yol açtığı ekolojik yıkım. Örneğin 1987’de Kuzey Amerika kıyılarından gemilerin sintine sularıyla Karadeniz’e taşınan Mnemiopis leidy adlı deniz alası cinsi, bütün balık larvaları dahil olmak üzere hemen her planktonik organizmayı tükettiği için çok önemli bir tehlike yaratmaya başlamış. Tuna Nehri'nin taşıdığı tonlarca atıkla Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin her yıl denize kontrolsüz olarak bıraktıkları atıklar da gözönünde bulundurulduğunda, balık sayısının azalmasına değil de hala balık bulunmasına şaşırası geliyor insanın.
     
  8. trança

    trança Ali Algül

    Mesajlar:
    12
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    daiwa,bando,balzer,arca,line effe..farklı görevlerde favoriler
    En İyi Avı:
    kaba lüferler yaklaşık 600 gr şar ve palamut takoz gibi 900 gr, liça 5 kg, çıplık 2 kg , levrek 6 kg
    diren arkadaşım çevre ile alakalı bi kaç kelimede ben ekleyeyim.petrolün zararına örnek verirsek;evvela petrol su üzerinde filtre oluşturduğu için hem ışık hemde oksijen yönünden deniz ortamına bunların geçmesini engeller bu sayede balıkların besin kaynağı olan planktonların(bitki kökenli) ölmesine sebeb olur.petrol çökelerek deniz tabanın dengesini bozar,balıkların solungaçlarına yapışarak ölmelerine sebep olur.özellikle sanayi bölgelerinde sanayi atıklarının meydana getirdiği yüzey ve dip kirliliği yüzünden balıklar buralarda barınamaz..gene sanayilerden kaynaklanan sıcak sular(soğtma suları) balık yumurtalarının olgunlaşmadan çıkmasına yok açar..ağır metallere örnek verirsek bu gibi metaller küçük canlılar tarafından emilerek, büyük canlılar da bunları tüketmesiyle insanlara lara kadar süren bu süreçte olan ağır metal birikimi gözlenir.sonuçta çesitli kanserler ortaya çıkar..en sağlıklı besinler olan deniz ürünleri bile bu tehdit altında kalarak karizmasını yitirmesine sebep olunmaktadır...özellikle balıklar yumurtlamaya denizle derelerin birleştiği yerlere yaparlar fakat atıksu karışmamış dere sayısı devamlı azalmaktadır..
     
  9. diren

    diren Diren

    Yaş:
    47
    Mesajlar:
    3.321
    Şehir:
    İstanbul ama daha çok Kocaeli
    Favori Kamış:
    şeker kamışı
    En İyi Avı:
    Hayallerim, aşkım ve çipuram.
    Ali arkadaşım, katkıların ne iyi oldu, sağolasın. Bu ağır metal birikimini duymuştum. Bilgim beni yanıltmıyorsa, ağır metaller canlıların yağ hucrelerinde depolanıyor, canlıda ne kadar çok yağ hücresi varsa o kadar da çok ağır metal biriktirebiliyor. Bu birikim (akümülasyon) LD-50 (Letal doz-üzerinde araştırma yapılan belli sayıdaki canlıların % 50'sini öldüren doz) değerini aşması durumunda ekolojik yıkımdan söz edilebiliyor. Buradan ağır metal kirliliği bulunan bölgelerde yapılacak avlanmada balıkların yağlanma dönemlerine dikkat edilmesi gerektiği sonucuna varılabilir mi, emin değilim ama tartışılabilir. Tartışma başlığının dışına çıktıysam herkesten özür diler, anlayışları için teşekkür ederim.
     
  10. baskentli1

    baskentli1 İsmaiL

    Mesajlar:
    325
    Şehir:
    Ankara
    Favori Kamış:
    En ucuzu :)
    Favori Makine:
    Honda CBR 600F :)
    En İyi Avı:
    Turna 9,5 KG
    Abi bak ben coştum yine, Ankarada Benim devamlı boş boş gidip geldiğim gölde Tırıvırı ile 15 cm sazanları katledenleri şaplaklasam (tokatlasam) Haksızmıyım :(
    Gidiyorum geliyorum hep boş hep boş tamam amatörüm ama faturayı onlara kesecem valla :S
     
  11. trança

    trança Ali Algül

    Mesajlar:
    12
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    daiwa,bando,balzer,arca,line effe..farklı görevlerde favoriler
    En İyi Avı:
    kaba lüferler yaklaşık 600 gr şar ve palamut takoz gibi 900 gr, liça 5 kg, çıplık 2 kg , levrek 6 kg
    LD 50 yada nole loel değerleri genelde kısa süreli doz larda etkilidir.yani belli bir zamanda ağız yada solunum yoluyla bunu alan canlı grubunun hayatta olup olmadığına bakılır.ağır metal birikmesi ise uzun yıllar sonucunda etkisi açığa çıkar..midyeler denizde emilim yaparak besin sağladığı için en fazla ağır metal taşıyan gruptur ..besin zincirine göre midyeden başlar insana kadar sürer.. yani canlılarda uzun yıllar sonra zararlı etki gösterir(birikerek etkiyi arttırma).evet balıklarda iç organlarda etlerinde ve yağlarında birikime neden olur...
     
  12. diren

    diren Diren

    Yaş:
    47
    Mesajlar:
    3.321
    Şehir:
    İstanbul ama daha çok Kocaeli
    Favori Kamış:
    şeker kamışı
    En İyi Avı:
    Hayallerim, aşkım ve çipuram.
    Bu yazınızı okuyunca, bir kez daha iyi ki buraya üyeyim dedim. Ağır metal ve LD-50'ye ilişkin bilgilerim 10-15 yıl öncesine, üniversite yıllarına ait bilgilerdi (mesleğini yapmayan biri olarak eksiklerimi, yanlışlarımı hoş görün). O günlerden bugüne bilgiler de bu kadar kalıyormuş. :)
    Paylaştığınız yazılardan, bu konuda bilginiz derin olduğu sonucunu çıkartmak zor değil. O zaman bir konuda daha bilginizi rica edeceğim: "organlarda etlerinde ve yağlarında birikime neden olur" cümleniz, ağır metal sadece yağ dokularında birikmiyor anlamında mı? Yoksa organlarındaki ve etlerindeki yağlarda birikime neden olur anlamında mı?
    Teşekkürler.
     
  13. trança

    trança Ali Algül

    Mesajlar:
    12
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    daiwa,bando,balzer,arca,line effe..farklı görevlerde favoriler
    En İyi Avı:
    kaba lüferler yaklaşık 600 gr şar ve palamut takoz gibi 900 gr, liça 5 kg, çıplık 2 kg , levrek 6 kg
    balıklarda tüm canlılarda olduğu gibi iç organlardan besin taşınması yoluyla diğer dokularada ulaşmaktadır .örneğin karedenizde yapılan çalışmalarda çinekop izmarit gibi balıkların kaslarında ağır metale raslanmaktadır.evet bende 3 yıl önce toksikoloji sınavlarına girdiğim halde bu konuları unutmaktayım sonuçta eğitim uygulamalı değil ezber..