Baba Oğul Söyleşileri

Konu, 'Genel Konular' kısmında FANGIRI tarafından paylaşıldı.

  1. FANGIRI

    FANGIRI

    Yaş:
    71
    Mesajlar:
    33
    Şehir:
    izmir
    Favori Kamış:
    OLTA
    En İyi Avı:
    DENİZ TURNASI 2 KG.
    BABA OĞUL SÖYLEŞİLERİ

    Bir baba evlenmek üzere olan oğluna
    "Sana son tavsiyemi mutfakta anlatmak istiyorum" demiş.

    Mutfak işlerini ve yemek yapmayı pek bilmeyen delikanlı "Olur" demiş çekine çekine. Baba, ocağa aynı büyüklükte üç kap koymuş, hepsini suyla doldurup altını yakmış. Oğlundan sırasıyla iki havuç, iki yumurta ve iki kavrulmamış kahve çekirdeği istemiş... herbirini ayrı ayrı kaplara yerleştirip yirmi dakika süreyle kaynatmış. Yemek masasında üç tabak duruyormuş.
    Kaynattığı havuçları, yumurtaları ve kahve çekirdeklerini büyük bir özenle tabaklara yerleştirmiş.
    Sonra oğluna dönüp sormuş: "Ne görüyorsun?"

    Oğlu düşünürken açıklamaya başlamış.
    "Havuçlar haşlandıkça aslını kaybedip yumuşamış. Yumurtalar görünüşte baştaki gibi sert duruyorlar ama içleri katılaşmış. Kahve taneleri ise olduğu gibi duruyor, başta neyseler sonunda da öyleler.. "

    Sonra asıl tavsiyesine sıra gelmiş:
    "Evlilikte aşk ve şefkat birlikte olmalıdır. Aşksız bir evlilikte her iki eş de şu gördüğün havuçlar gibi birbirlerini tüketirler, eskitirler, pörsütürler. Şefkatsiz bir evlilikte ise eşler birbirlerine ne kadar tahammül etseler de, yumurtalar gibi içten içe katılaşırlar, birbirlerinden uzaklaşırlar. Aşkın da şefkatin de olduğu bir evlilikte ise, şartlar ne olursa olsun, eşler tıpkı şu kahve taneleri gibi, birbirlerinin yanında kalırlar, kendi kişiliklerini yitirmezler. Kahve tanelerinin tekrar kaynatılmaya hazır olmaları gibi, onlar da birbirleriyle baş başa uzun yıllar geçirmeye isteklidirler.

    Oğlu aldığı bu dersten tam çok etkilenmişken.....
    "Asıl ders bu değil!" demiş baba.

    Oğlunun elinden tuttup, ocağın üzerinde bıraktığı kapların içinde kalan suları göstermiş.
    "Havuçlardan ve yumurtalardan arta kalan suya bak... İkisinde de bir tat yok "

    Kahve çekirdeklerini çıkardığı kaptaki suyu yavaşça bir fincana boşaltmış. Mis gibi taze kahve kokmuş ortalık. Fincanı oğluna uzatıp.
    "İçmek istersin herhalde" demiş.

    Oğlu kahvesini yudumlarken konuşmasını sürdürmüş.
    "Kahve çekirdekleri gibi birbirlerini tüketmeyen eşlerin paylaştığı yuva da işte böyle olur. Mis gibi, temiz ve huzur verici. Başka herkesin fincanına koyup yudumlayacağı taze kahve gibi... Çünkü onlar birbirlerini harcamayarak, birbirlerine aşkla ve şefkatle davranarak hayata kendi tatlarını, kokularını ve renklerini katmayı başarırlar."

    Kahve taneleri gibi olabileceğimiz bir yaşam geçirmemiz dileğiyle.....

    Biryerde okudum. sizlerle paylasmak istedim slm.
     
  2. teşekkürler sayın ağabeycim,

    keşke zamanı geri alabilsek ama bu kafa yapısıyla..:) sevgiyle kalın..
     
  3. Eczacı

    Eczacı

    Mesajlar:
    3.057
    Şehir:
    Aydın
    Favori Kamış:
    olta
    Bülent bey teşekkürler :)
     
  4. mrwolf

    mrwolf a

    Yaş:
    37
    Mesajlar:
    210
    Şehir:
    ANKARA
    Favori Kamış:
    .
    En İyi Avı:
    .
    abi gerçekten çok teşekkürler.süper bir hikaye.
     
  5. steelrock

    steelrock Burak

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    2.792
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Mercan-Ağırlığı mühim değil,ben onun gelişini sevdim...
    Teşekkürler Bülent bey...
     
  6. passion

    passion

    Mesajlar:
    1.117
    Şehir:
    izmir
    Favori Kamış:
    olta
    paylaşımın için tşkler
     
  7. hasretim03

    hasretim03

    Mesajlar:
    128
    Şehir:
    Ankara
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    Sazan 7 kilo
    Bülent abi paylaşımın için teşekkürler. Etkileyici.
    "Kahve taneleri gibi olabileceğimiz bir yaşam geçirmemiz dileğiyle....."
    İnşallah bu temennin herkes için geçerli olur