- Şehir
- istanbul
- Favori Kamış
- balığın cinsi ve mevsime göre
- Favori Makina
- balığın cinsi ve mevsime göre
- En iyi avı
- Yayın 10 kg
- İsim
- Serbulent Bay
Bir önceki hafta hava muhalefeti nedeniyle teknemizle boğaza çıkamamıştık, bu haftasonu havanın güzel olacağı bilgisini aldıktan sonra, bizleri tutmak mümkün değildi ve nitekim kararlaştırdığımız üzere 7 Kasım C.tesi sabahı mahalleden arkadaşım, Volkan ve yeğenleri ile sabah saat 06,00 da kendimizi boğazın ortasında buluverdik 
Öncelikle Yemlik Zargana için oltalarımızı ipekle donatıp Kireçburnu sahillerini dolaştık ve bizlere yeteceğini düşündüğümüz kadar Zarganamızı aldıktan sonra, rotamızı Beykoz koyu ve çakarı arası olarak belirledik, avlağımıza vardığımızda diğer teknelerde hiçbir hareketin olmaması bizi endişelendirsede, haydi bakalım diyerek takımlarımızı boğazın serin sularıyla kavuşturduk ama malesef bizim akibetimizde etrafımızdaki teknelerden farklı olmadı, avlağı değiştirmeye karar verip, Anadolu kavağı açıklarına geçtik, burada bir miktar eşek istavriti tutabildik ama o da çabuk kesti, bizde soluğu Yoros kalesinin eteklerindeki koyda aldık, burada da durum pek iç açıcı değildi, son olarak telli baba açıklarına geçtik, burada bir miktar izmarit yakaladık, ben her kısır avımda olduğu gibi yine bir adet kırlangıç yakaladım, fotolarını çektikten sonra ait olduğu boğazın sularına geri iade ettim.
Balığın olmaması bir miktar keyfimizi kaçırsada, bahardan kalma harika bir havada İstanbul' a boğazın ortasından merhaba demek, o eşsiz manzara eşliğinde çayımızı yudumlamak, çıtır çıtır tazecik ekmeğimiz ile tekmil kahvaltılıkların tadına bakmak, şarkılarla türkülerle beraber boğaz sularını turlamak,
Herşeye değdi doğrusu..
Sizi bu eğlenceli gün ve avımızın fotoları ile başbaşa bırakıyorum,
Teknemize geçer geçmez hazırlıklara başladık

İlk olarak Zargana için ipeklerimizi suya saldık ve başladık kıyıları dolaşmaya


İlk zarganamızı teknemize aldık

Şu manzara eşliğinde,



Şu sofrada olmak, zaten bizim için yetti de arttı bile.

İstavrit çaparisine gelen Kırlangıç,


Ait olduğu yere, boğaza geri iade edildi,

İstavrit çaparimize bu seferde izmarit dadandı.

Öncelikle Yemlik Zargana için oltalarımızı ipekle donatıp Kireçburnu sahillerini dolaştık ve bizlere yeteceğini düşündüğümüz kadar Zarganamızı aldıktan sonra, rotamızı Beykoz koyu ve çakarı arası olarak belirledik, avlağımıza vardığımızda diğer teknelerde hiçbir hareketin olmaması bizi endişelendirsede, haydi bakalım diyerek takımlarımızı boğazın serin sularıyla kavuşturduk ama malesef bizim akibetimizde etrafımızdaki teknelerden farklı olmadı, avlağı değiştirmeye karar verip, Anadolu kavağı açıklarına geçtik, burada bir miktar eşek istavriti tutabildik ama o da çabuk kesti, bizde soluğu Yoros kalesinin eteklerindeki koyda aldık, burada da durum pek iç açıcı değildi, son olarak telli baba açıklarına geçtik, burada bir miktar izmarit yakaladık, ben her kısır avımda olduğu gibi yine bir adet kırlangıç yakaladım, fotolarını çektikten sonra ait olduğu boğazın sularına geri iade ettim.
Balığın olmaması bir miktar keyfimizi kaçırsada, bahardan kalma harika bir havada İstanbul' a boğazın ortasından merhaba demek, o eşsiz manzara eşliğinde çayımızı yudumlamak, çıtır çıtır tazecik ekmeğimiz ile tekmil kahvaltılıkların tadına bakmak, şarkılarla türkülerle beraber boğaz sularını turlamak,
Herşeye değdi doğrusu..
Sizi bu eğlenceli gün ve avımızın fotoları ile başbaşa bırakıyorum,
Teknemize geçer geçmez hazırlıklara başladık

İlk olarak Zargana için ipeklerimizi suya saldık ve başladık kıyıları dolaşmaya


İlk zarganamızı teknemize aldık

Şu manzara eşliğinde,



Şu sofrada olmak, zaten bizim için yetti de arttı bile.

İstavrit çaparisine gelen Kırlangıç,


Ait olduğu yere, boğaza geri iade edildi,

İstavrit çaparimize bu seferde izmarit dadandı.
