Balıkçılığımızın Korunması İçin Teklifler

Konu, 'Makaleler' kısmında REİS tarafından paylaşıldı.

  1. REİS

    REİS Mahir Ersin

    Yaş:
    75
    Mesajlar:
    2.389
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Olta
    En İyi Avı:
    Torikler-Kofanalar
    Selam dostlar

    Çeşitli konu ve başlıklarda, balıkçılığımızın korunması için fikirler beyan ediliyor, yasal av yapanlar dahil herkes suçlanıyor,hepimiz doğru yanlış fikirlerimizi açıklıyoruz.
    Böyle bir başlık altında fikirlerimizi sergilesek iyi olur diye düşündüm.
    Buyurun ben başlıyorum ve katılımlarınızı bekliyorum.

    www.balikta.com 'dan alıntıdır.

    1-Amatör ve profesyonel bütün balıkçılar, ciddi bir kursa tabi tutulsun.kursa katılmayana ruhsat verilmesin.
    2-1950'li yıllarda faaliyet gösteren, Hidrobiyoloji Araştırma Enstitüsü gibi bir kurum ihdas edilsin ve ciddi araştırmalar yapıp, raporlar yayınlasın.
    Bu raporlar, bütün balıkçılık kooperatiflerine, amatör dernek ve bizimki gibi sitelere gönderilsin.
    3- 2. maddedeki kurumun yapacağı; denizlerimizdeki balık miktarı,üreme zaman ve sahaları, her denizin ayrı ayrı özel durumları ve benzeri araştırmalar sonucunda alınacak tedbirler belirlensin ve kesin olarak uygulanmak üzere ilgililere duyurulsun.
    4-Denetim görevlilerinden sivil ya da üniformalı, rüşvet alıp yasadışına göz yuman olursa çok ağır biçimde cezalandırılsın(İster asın,ister kesin, karışmam):p
    5-Avrupa ülkelerinin Tuna yoluyla Karadeniz'e, Türk şirketlerinin de iç sularla denizlerimize zehirli atıklarını göndermeleri, engellensin. :confused:
    6-Rusya'da yapılan ve Karadeniz'de plankton çoğalmasını dolaylı olarak olumsuz etkileyen barajlar, kaldırılsın.:eek:
    7-Değişen iklim şartları, eski (Balıkların çok olduğu 1950-60'lı yıllardaki )haline döndürülsün.:rolleyes:
    8-Açık denizde avlanmak için yapılmış gırgırlar, açık denize çıkmaya mecbur edilsin.
    9- Boğaz ve Marmara'da sadece küçük olta ve ağ balıkçılarının çalişmasına (hiç değilse bir süre için) izin verilsin.
    10- Amatörlerin tutabileceği balık miktarı en fazla 3 kg.la sınırlandırılsın.(Bir eve 3 kg balık da fazla ama neyse)
    11-Amatör, profesyonel ayırmadan sınırı aşanlara ağır cezalar verilsin, bunun için de mutlaka etkili denetim yapılsın.
    ...
    Bunları yapabilirsek, o özlediğimiz eski bol balıklı günlere dönebiliriz.
    Çünkü o zaman birçok şey bugünkinden farklıydı.
    Bu kadar çok balıkçı teknesi yoktu, tekneler bu kadar büyük ve teçhizatlı değildi, nüfus bu kadar fazla, dolayısıyla balık ihtiyacı da bu kadar fazla değildi.
    selam ve sevgiler hepinize.

    M.Mahir ERSİN
    1945 Anadoluhisarı-İSTANBUL
     
  2. erdemyılmaz

    erdemyılmaz ERDEM YILMAZ

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    2.357
    Şehir:
    İSTANBUL
    Favori Kamış:
    DURUMA GORE BİLDİGİM HER TÜRLÜ YASAL MALZEME
    En İyi Avı:
    EŞKİNE 1,5 KG.,56 CM. TURNA
    ben bu konuyu hatırlıyorum uygulamamız biraz zor ama uygulayabilirsek çok şey degişir
     
  3. REİS

    REİS Mahir Ersin

    Yaş:
    75
    Mesajlar:
    2.389
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Olta
    En İyi Avı:
    Torikler-Kofanalar
    Yersen Hocam:p
    herkes tek noktaya takılıp kalmış, aşırı avcılık diyor başka bir şey demiyoruz.
    Ben de kenarda bunlar da var demek istedim.
    Sen de kafanı yor, bu sadece bizim meselemiz değil.
     
  4. skoylu

    skoylu Serdar KÖYLÜ

    Mesajlar:
    7.941
    Şehir:
    GEBZE
    Favori Kamış:
    Olta, başkası olmaz..
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
    Öncelikle, bir kaç yanlış anlaşılmayı düzelteyim. Profesyonel balıkçı, en azından benim için deniz kurutan bir canavar değildir. Arkadaşların tepkilerinin de bazı profesyonellerin sınırları zorlaması nedeniyle olmakta sanıyorum. Yani onların "balık tuttukları" için değil, yasadışı şekidle balık tuttuklarını sanıyor olmaları asıl tepkileri. Yoksa, mesela, karadenize gitmiş, tonlarca balığı tutup kumkapıya yanaşmış bir tekneye kimsenin bir şey dediği yok. Ama biraz şüpheli olan, kıyıya çok yakın, yasak bölgenin yakınında kalan vs. durumlarda tepkiler kabarıyor ki, bu aslında son derece olumlu bir gelişme.. En azından adamsendecilikten bin kere iyidir.. Biz "şüpheli" durumu ihbar ederiz, şüpheli durumun doğruluğunu ilgili merci belirler..


    1-Amatör ve profesyonel bütün balıkçılar, ciddi bir kursa tabi tutulsun.kursa katılmayana ruhsat verilmesin.

    Profesyonel olanlar zaten alıyor, mecburen.. Ama amatöre de bu hüküm konulmalı. Fakat, bu iş öyle kursla filan olmaz, tutmaz. Bu lafı edince, ortaya o kadar bürokrasi çıkar ki, kimse bu işe girmez.. Daha etkili, pratik bir yol şu olabilir.

    Herkese nama yazılı bir balıkçı tezkeresi verilir. Bu tezkere bir yıllık olur, bir sürküler sezonunu kapsar. Fiyat ucuz tutulur. Tezkere muhteviyatında, sirküler, balıkların boylarını gösteren açık bir şema vs. bulunur. Tezkereyi alan herkes, bu muhteviyatı kabul ettiğini beyan etmiş olur..

    Böylece gereksiz kursa gidilecek, kurs takip edilecek kaydı küreği tutulacak vs. vs. bürokrasisi ortadan kalkar..

    Ama bu hususun etkili olabilmesi için denetimin iyi olması gerekir.

    2-1950'li yıllarda faaliyet gösteren, Hidrobiyoloji Araştırma Enstitüsü gibi bir kurum ihdas edilsin ve ciddi araştırmalar yapıp, raporlar yayınlasın.
    Bu raporlar, bütün balıkçılık kooperatiflerine, amatör dernek ve bizimki gibi sitelere gönderilsin.
    3- 2. maddedeki kurumun yapacağı; denizlerimizdeki balık miktarı,üreme zaman ve sahaları, her denizin ayrı ayrı özel durumları ve benzeri araştırmalar sonucunda alınacak tedbirler belirlensin ve kesin olarak uygulanmak üzere ilgililere duyurulsun.
    4-Denetim görevlilerinden sivil ya da üniformalı, rüşvet alıp yasadışına göz yuman olursa çok ağır biçimde cezalandırılsın(İster asın,ister kesin, karışmam)

    Bu işte bir diğer hususta, belli koşulları sağlayan kişilere, fahri denetçi yetkisi verilerek sağlanabilir.


    5-Avrupa ülkelerinin Tuna yoluyla Karadeniz'e, Türk şirketlerinin de iç sularla denizlerimize zehirli atıklarını göndermeleri, engellensin.
    6-Rusya'da yapılan ve Karadeniz'de plankton çoğalmasını dolaylı olarak olumsuz etkileyen barajlar, kaldırılsın.
    7-Değişen iklim şartları, eski (Balıkların çok olduğu 1950-60'lı yıllardaki )haline döndürülsün.

    İyi dilekler, katılırım ama sanırım biraz hayal..

    8-Açık denizde avlanmak için yapılmış gırgırlar, açık denize çıkmaya mecbur edilsin.
    9- Boğaz ve Marmara'da sadece küçük olta ve ağ balıkçılarının çalişmasına (hiç değilse bir süre için) izin verilsin.

    Bunun yanında, mevcut sürkülerde bazı örneklerini gördüğümüz mevzular var. İşte şu dere ağzına şu mesafe gibi.. Ama mevcut durumda, bu yeterli olmuyor.. Zaten boğazda av yasak.. Fakat bu sanırım trafik sorunu yüzünden konmuş bir yasak. Ama bu pek önemli değil, boğaz genel olarak üreme yeri değil, göç yolu. Belii bazı bölgeler belirlenip üreme alanı olarak seçilmesi lazım. Hatta bu bölgelerde oltayı bile yasaklamak lazım.. Bu koca marmara değil elbette. Mevki, koordinat olarak vs. balık üreme bölgeleri tayin edilmeli. Bu bölgelerde o hidrobiyoloji enstitüsü çalışanları özel faaliyette bulunmalı. Ne bileyim, yapay resif oluşturmalı, yavru üretip buralara salmalı vs. vs. Oksijen için fıskiye vs. konmalı.. Bu bir süre sonra orada üreyen balıkların açıklara yayılmasını sağlar. Bugün doğal olarak böyle bir hale gelen yeri biri bir keşfediyor, amaninnn, hemen vuruyor trolü, gır gırı... Yuvanın canına okuyor. Böyle bir yuvalığımız olmadığı içinde yeterli koruma sağlayamıyoruz.

    Bu yöntem, meksika'da, karayiplerde vs. denenmiş, başarılı olmuş bir yöntem. Bir küçücük bölgeyi bu şekilde adamak, diğer bölgelerdeki avı hakikaten çok çok iyi regüle edebiliyor. Bizim denizlerimizde kıyıda 1-2 km'lik şeritler, bazı koylar vs. pek uygun. Sonuçlardan, amatörüde, profesyoneli de memnun kalıyor..



    10- Amatörlerin tutabileceği balık miktarı en fazla 3 kg.la sınırlandırılsın.(Bir eve 3 kg balık da fazla ama neyse)
    11-Amatör, profesyonel ayırmadan sınırı aşanlara ağır cezalar verilsin, bunun için de mutlaka etkili denetim yapılsın.

    Ağır ceza olamsı gerekmiyor aslında, olursa itirazım yok.. Mesele, denetlensin.. Bununda ilk yolu, satışta denetim yapmak. Balık tutanı orada denetlemek pek masraflı ve zor. Balık halleri değil sadece, balıkçı tezgahları asıl denetlenmesi gereken yer. Zabıta'ya eğitim verilmeli, balık satacak her türlü müesseseye de ayrı bir ruhsat düzenlenmeli. Zabıta, akdeniz orkinosu ile mavi kanatlı orkinosu ayırabilmeli. Kolyoz ile istavriti bilmeli.. Denetlemeye taa buralardan başlamalı. Talep olursa, arz da olur. Adam ufak tefek balığı tutunca satamayacaksa neden tutsun?

    Bu elbette "yeterlidir" anlamı taşımıyor. Diğer hususlarda denetlenmeli. Fakat işin doğrusu şu. Bu denetleme tabana yayılmalı. Porfesyonel olsun amatör olsun otokontrol mekanizması getirilmeli. Bu yasayla filan değil, STK'larla olabilir ancak..

    Dahası bunu bir eylem planı olarak görmek zaruri. Denizler, göller, dereler hepsi bize emanet, babamızdan kalmadı, torunlarımızdan emanet aldık. İnsanlar kıraça tutan kızdıkları kadar, denize poşete atana da kızmalı. Vatandaş olarak başka türkiye olmadığını bilmeli, ülkemize sahip çıkmayı öğrenmeliyiz. Benden sonra tufan diyerek geldiğimiz hal meydanda..
     
  5. smyrna

    smyrna Sevil Kurtoğlu

    Yaş:
    53
    Mesajlar:
    7.772
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    olta
    En İyi Avı:
    olacak inşallah
    Peki balıkçılık, yalnızca balık avına belirli kurallar konularak kurtarılabilir mi ? Deniz kirliliği de bir etken değil mi ? Bunun için ne yapılabilir ? Küresel ısınma ne kadar etken ? Bunun için neler yapılabilir ? O kadar geniş bir yelpaze ki ! Neresinden başlamak gerek şaşırdım :( Bunlar hemen aklıma ilk gelenler, hatırlamadığım kimbilir neler çıkacak ?
     
  6. John Dory

    John Dory Emre

    Mesajlar:
    632
    Şehir:
    istanbul - bodrum
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz 70 cl, İstanbul Boğazı
    Bu konuda çok şey yazılıp çizilebilir. Yapılması gereken şeyler o kadar çok ki!... Mahir amca çok güzel konulara değinmişsiniz. Tabii bunların bir kısmının uygulanması çok zor (6 ve 7 gibi) :)
    Avcılık kadar çevresel sorunları da çok iyi irdelemek ve denizlerimizi kirletici unsurları engellemek gerekiyor. Denizlerimiz kirli olduktan sonra istersek tamamen balıkçılığı yasaklayalım, fayda etmez. Ülkemizde binlerce kasaba ve şehir evsel ve sanayii atıklarını hiçbir arıtmaya tabii tutmadan doğrudan denize bırakıyor. Öncelikle bunun önünü kesmek lazım.
    Balıkçılığın sınırlandırılması açısından bana en makul gelen proje deniz parklarının oluşturulması. Örneğin Saros körfezi, Marmara denizi'nin belli kısımlarının amatör avcılık dahil her şekilde avcılığa kapatılması. Bu sayede buralarda canlanan deniz yaşamı diğer bölgeler için ciddi bir dinamik oluşturacaktır. Sanırım bunun kasten olmasa da en güzel örneği İmralı adasında yaşandı. Bu ada ve çevresi her şekilde avcılığa yasaklanınca burası ciddi bir dinamik oluşturdu Marmara için. Aynı şeyi diğer askeri bölgelerde de görmek mümkün. Bu bölgelerde avcılık yapmak pek mümkün olmadığı için, genelde askeri bölgelerin yakınları balık yatağı olur. İşte bu daha geniş çaplı bir proje olarak değerlendirebilir diye düşünüyorum.
     
  7. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Aslında Serdar ve Emre konuyu özetlemişler. Bende tamammen birebir düşünüyorum onlarla. Ekleyeceğim bir şey yok.

    Benim lafım kendi ülkesini talan ettikten sonra başka ülkelerin sınırlarında balık avlamaya çalışarak kurşunlanan sonra da zır zır ağlayanlara. Keşke benim ülkemde de yasak avlanana benzer uygulamalar yapılsa. Ve birde sözde yasal avlandığını söyleyerek teknesini yasak avlananlarla aynı yere bağlayıp hiç birşey yapmayanlara. Bunun altını özellikle çiziyorum. Yasal avlandığını söylediğiniz bir kaç kişinin kaçak avlananlarla aynı yere tekne bağlaması ve hiç sesini çıkarmayıp milletin gözünde örnek teşkil etmesi benim için kabul edilebilir bir durum değil. Diğer etkenlerin yerinde bahsi geçen ticari balıkçıların neredeyse tamamı bir şekilde bu işe bulaşmış durumda.

    Askerde görmüşsünüzdür. Yap denildiği zaman yapmayan yapamadığını söyleyen biri dayağı yiyince öyle güzel yapar ki verilen görevi... Nasılsan öyle yönetilirsin.
     
    Son düzenleme: 27 Aralık 2006
  8. ZANDER

    ZANDER

    Mesajlar:
    1.066
    Şehir:
    BREGENZ
    Favori Kamış:
    RON THOMSON HARD CORE ; Yayin icin ,Abu Garcia Cardinal 505 FR Freilauf Rolle Modell 2006 makina
    En İyi Avı:
    Sazan 17 kilo . Turna 11 kg 110 cm.
    Daha öncede onlarca kez belirtmistim, tekrar edeyim bence sakincasi yok.

    Öncelikle bilincli bir toplum olmayla baslar her sey.

    Yoksa yüzlerce yasa cikartsan kimin umurunda.

    Her eline oltayi alan ben balik tutmaya gidiyorum diyememeli, (özellikle ic sularda).

    Bu isinde okulu var, kurslari var, kurslarda yanliz balik tutmak igne baglamak ögretilmiyor!!! Yaninda yüzlerce yararli bilgide veriliyor.

    Profösyonel avcilar icin cok ciddi kurallar konmali vede uygulanmali, su an eldeki kanunlar dahi uygulanmadigindan, Buda cok zor görünüyor.

    Özellikle ic sularda balik sayimlari yapilmali, havzalardaki balik miktarinda azalma oldugunda , yasaklar gec kalinmadan konabilmeli.

    Her avci aksam evine dönerken ogün kac balik yakaladigini yazi ile belirtip göl kenarlarina konan posta kutularina atmali, bu yil sonunda yapilacak balik sayimi icin son derece önemlidir.

    Sazan baliklarinin avi , bir yada iki adet ile sinirlandirilmalidir.

    Alabaliklardaki boy limitleri yükseltilmeli ve gerekirse bir kac yil icin hic av yapilmamali.

    Turna baliklarinin sayi limitini olabildigince asagiya cekmek gerekir, bir avcinin 2, 3 balik neyine yetmiyor? Mutlaka mahalleyimi doyurmali?


    Cevre sartlarini zaten hepimiz biliyoruz.

    Kisaca benim simdilik yazabileceklerim bunlar, hele bunlar yapilsin , kalanini sonra yazarim :)
     
  9. skoylu

    skoylu Serdar KÖYLÜ

    Mesajlar:
    7.941
    Şehir:
    GEBZE
    Favori Kamış:
    Olta, başkası olmaz..
    En İyi Avı:
    Büyük beyaz; 7 mt. Güney Afrika Açıkları..
    Çevre kirliliği çok ciddi bir etmen.. Önlenmesi lazım muhakkak.. Fakat bu öncelikle başka bir tartışmanın konusu. Ama o önlenmeden alacağımız tedbirlerin pek anlamlı olmayacağı da kesin..

    Fakat, burada unutulan bir husus şu. Çevreyi bugün temizlemeye çıksanız 50 yıl sürer.. Bu sürede kalan 3-5 tür balığın neslinin kurumasına yeter. Eğer bir takım acil önlemler almazsak 20 yıl sonra alabileceğimiz hiç bir önlem kalmayacak..

    Bugün alınacak önlemler aslında pek bir fevkaladelik gerektirmiyor. Mevcut düzenlemeler adam gibi uygulansa o da yeterli. Ama geçen yıl ve ondan önceki yıllarda da olduğu gibi gene bu düzenlemeler ayakaltında çiğneniyor. Bu da daha kapsamlı önlemler almayı zorunlu kılıyor..
     
  10. karayel

    karayel Yakup ERDEM

    Yaş:
    55
    Mesajlar:
    2.068
    Şehir:
    Sinop
    Favori Kamış:
    şeytan otası
    En İyi Avı:
    kaya balığı (1.5 gram) :)
    Ah Balıkçılık, Vah Balıkçılık...

    Şu anda sürekli ertelenen yada belediyelerin uyup uymadıkları denetlenmiyen çevre yasası bir an önce tam olarak uygulamaya geçirilmelidir.
    Aradaşların da belirttiği gibi olmassa olmaz şart budur. Biz yeni kirleticileri doğal sulara bırakmadığımız anda denge yavaş yavaş korunacaktır.

    Geçmiş 20 yılın av verileri kullanılarak her tür ve her saha için yıllık av miktarını sınırlayan kota uygulamasına geçilmelidir. Kota büyük teknelere daha düşük oranda av izni verilirse daha anlamlı olur. Aksi taktirde takım büyütme yarışı aynen devam eder.

    Üreme sezonu ifadesi, üreme öncesi peryodu da kapsayacak şekilde yeniden tanımlanmalıdır. Üreme öncesi dönemde sınırsız avlanma nedeniyle tüm balıkları avlarsak, üreme döneminde üreyecek balık kalmayabilir.

    Her tür için minimum avlama boyları yeniden düzenlenmeldir. Bu sadece bir kere üremiş olma şartına değil aynı anda ekonomik boya ulaşmış ve hızlı büyüme devresini aşmış olma şartına da bağlanmalıdır. Tezgahta, güvertede limanda bu boydan küçük su ürünü bulundurmak şiddetli bir şekilde cezalandırılmalı ve bu konu ısrarla takip edilmelidir.

    Av sahalarında münavebe yöntemi uygulanmalı, özellikle dip canlılarını korumak açısından sahalar düzenli olarak dinlendirilmelidir.

    Marmara ve Boğazlarda Gırgır ve Karides algarnasıyla (kirişli trolü ile) avcılık yasaklanmalıdır. Karides algarnası Marmaranın içinde serbest olduğu sürece kaçak çalışan trol teknelerinin önüne geçmek mümkün değildir.
     
  11. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Aklıma gelen bir küçük ilaveyi söylemek istedim.

    Denetleyenler, şahıs olarak ve denetlemeden sorumlu olan kurum olarak, belirtilen haller ve standartlar dışında kaçak ve yöntemine uygun olmayan balık avcılığından birinci derecede sorumlu tutulmalıdırlar.

    Yok benim teknem bozuk, adamım izinli personelim yok gibi mazeretlerin öne sürülmesinin önüne geçilmeli, kurallara uymayan teknelerin ve balıkçıların yakalanması için ayrıca pirim sistemi de getirilmelidir.
     
  12. Yukarıda değindiğiniz konuların hemen hemen hepsinde denetlememinin bir zorunluluk olduğu anlaşılıyor.
    Ancak ülkemizde denetleme mekanizmasının ne derece işleyip ne derece çalıştığı bilinmemektedir.
    Birazdan yapacağım öneri ne kadar olumlu nekadar olumsuz olur bilmiyorum.
    Lakin ülkemizde bir çok sivil toplum örgütünün Fahri Denetleme birimleri var biz balıkçıların (Amatör yada Profesyonel) böyle bir denetleme birimi var mı ?
    Benim araştırmalarıma göre malesef yok
    Tarım Bakanlığının gözetiminde Fahri Denetleme birimi kurulsa, atanacak denetmen istenilen vasıflarda olsa ve yapılacak bir mülakat yada sınav neticesinde kendisine Fahri Balıkçılık (Amatör-Profesyonel) Denetmeni ünvanı verilse sizce nasıl olur.
     
  13. erdemyılmaz

    erdemyılmaz ERDEM YILMAZ

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    2.357
    Şehir:
    İSTANBUL
    Favori Kamış:
    DURUMA GORE BİLDİGİM HER TÜRLÜ YASAL MALZEME
    En İyi Avı:
    EŞKİNE 1,5 KG.,56 CM. TURNA
    yakup hocam birşey soracagım şu algarnayı açarmısınız biraz çünkü geçenlerdebie olay oldu 5.org günü saat 03:00 gibi biz kandilliye gittik birazaçıkta bir tekne vardı ama sanki baglanmış gibi ama sabaha karşı ışıkları yandı hızla uzaklaştı ordan birisi algarna çeviriyor iki kere yakalandı akıllanmaı dedi bu algarnayı burdan veya konunun dagılmaması için özelden yazarsanız sevinirim
     
  14. karayel

    karayel Yakup ERDEM

    Yaş:
    55
    Mesajlar:
    2.068
    Şehir:
    Sinop
    Favori Kamış:
    şeytan otası
    En İyi Avı:
    kaya balığı (1.5 gram) :)
    Erdem özelden yazmaya gerek yok, buraya yazılırsa diğer arkadaşlar da konu hakkında bilgilenir.
    Algarna 10-15 metreye kadar genişlik 60 cm 1 metre arasında yüksekliği bulunan kızaklı bir demir çerçevenin arkasına çuval gibi ama uzunca bir ağ takıp dibi kazıyarak karides ve kalkan pisi gibi yassı balık avcılğında kullanılan bir araçtır. Asıl adı kirişli troldür.
    [​IMG]
    Tekneden halatlarla salınır, ve yakaşık saatte 2-3 mil hızla (3.6-5.4 km) sürüklenir. Yani tekne yerinde durmaz.

    Bahsettiğin tekne algarna çekseydi hareket halinde olurdu.
    Tabi algarna bir çevirme aracı değil, sürükleme aracıdır. Belki algarna değil de alamana demişlerdir. Buna voli yada difana ağı da derler. O bölgede kullanımı serbest bir ağdır.

     
    Son düzenleme: 27 Aralık 2006
  15. erdemyılmaz

    erdemyılmaz ERDEM YILMAZ

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    2.357
    Şehir:
    İSTANBUL
    Favori Kamış:
    DURUMA GORE BİLDİGİM HER TÜRLÜ YASAL MALZEME
    En İyi Avı:
    EŞKİNE 1,5 KG.,56 CM. TURNA
    valla hocam algarna dediklerine eminim bilmiyorum ben ordakileryasak dedi daha önce iki kereyakalandıgın söylediler anladıgım kadarıyla ordaki vatandaşlar yanlış biliyor veya ben son dakkasına yetiştim ?????biz ordaykan 10-15 dakka durdu sonra gitti şimdi bayagı merak ettim ordayasak ne yaptıklarını
     
  16. karayel

    karayel Yakup ERDEM

    Yaş:
    55
    Mesajlar:
    2.068
    Şehir:
    Sinop
    Favori Kamış:
    şeytan otası
    En İyi Avı:
    kaya balığı (1.5 gram) :)
    Onların çoğu Marmarayı talan eden kaçak trollerdir.
    Ağ çekimi bittiğinde balıklar güverteye dökülür, içinde kasalanıp satılacak olanların 10 katı denize (ölü olarak) atılacak küçük balık bulunduğu için el ile balık seçerler.
    Bu balık seçme işlemi sırasında bazen saatlerce demirde kalabilirler.

     
  17. erdemyılmaz

    erdemyılmaz ERDEM YILMAZ

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    2.357
    Şehir:
    İSTANBUL
    Favori Kamış:
    DURUMA GORE BİLDİGİM HER TÜRLÜ YASAL MALZEME
    En İyi Avı:
    EŞKİNE 1,5 KG.,56 CM. TURNA
    olabilir hocam
     
  18. Mehmet PEKMEZCİ

    Mehmet PEKMEZCİ

    Mesajlar:
    736
    Şehir:
    İzmir
    Favori Kamış:
    olta
    Irıpı unutmayın. Irıp yapan teknelerde o şekilde davranırlar yani hocamın anlattığı şekilde. Gerçi o tarafta ırıp yasak mı değil mi onu bilemiyorum.
     
  19. REİS

    REİS Mahir Ersin

    Yaş:
    75
    Mesajlar:
    2.389
    Şehir:
    İstanbul
    Favori Kamış:
    Olta
    En İyi Avı:
    Torikler-Kofanalar
    Katılan arkadaşlarıma ve yeni katılacaklara teşekkürler.
    Ben konuyu,iki sebeple açtım.
    Birincisi, tabii ki gerçek manasında, balıkçılığımızı korumak ve kurtarmak için neler yapılabilir?
    İkincisi maksat ise hemen her yazıda her başlık altında dostlarımız tek sebebe, aşırı avcılığa takılıp kalmışlar , temcit pilavı gibi aynı şeyi söyleyip duruyorlar.
    İşte ikinci sebep, ne kadar istesek ve iyi niyetle gayret etsek de yapamayacağımız, üstesinden gelemeyeceğimiz etkenlerin de balıkçılık üzerindeki tesirlerine dikkat çekebilmekti.
    İklimi değiştirmeye, Allah'tan başka kimin gücü yeter?
    Rusya, Karadeniz'e mil taşıyan birçok akarsu üzerine müteaddit barajlar yapmış, kim söküp atabilir.?
    Gemilerin boyu 300 metreye ulaşmış, Boğazdan geçerken suyun altını üstüne getiriyor,kim engelleyebilir?
    Elektronik teknolojisi ışık hızıyla ilerliyor.10 km ileriyi tarayan, altındaki balığı sersem eden veya ürkütüp kaçıran radarlar imal edilmiş ve gırgır teknelerinde kullanılıyor.kim yasaklayabilir?
    Şimdi devam ediyor mu bilmiyorum, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı, yıllarca ve yıllarca Marmara'da gerçek su bombalarıyla atış talimleri yaptı, kim ağzını açabilir?
    ...
    Elimizde olan ve olmayan pek çok sebep ortada dururken, her gördükleri balıkçıyı yasak avlanıyor diye şikayet eden ve balıklar aşırı avcılık sonucu tükendi diyen, hatta benim 50 yıllık balıkçılık hayatımda bir gece (İki kişi) yakaladığım 175 kofananın hikayesini anlatırken, sen tutmasan belki bize de kalırdı diye serzenişte bulunan ... dostlarıma, konunun, sandıkları kadar basit olmadığını anlatmaya ve değerli fikirlerinizi almaya çalıştım.
    ...
    Ahmet(Birahas) kardeşimi kutluyorum.
    En yeni ve çarpıcı teklifi o getirmiş.
    Gerçekten denetlemeyle görevli kişiler, balıkları ve av araçlarını doğru dürüst tanımıyorlar.

    Erdem'in dediği gibi (O tekne orada algarna çeviriyor diyenler) ne algarnayı biliyorlar, ne de orada, akıntının 5-6 mil aktığı yerde teknenin demir atamayacağını.
    Olsun, salla gitsin, nasılsa yiyen bulunur.
    Ben 1987 yılında bir program vesilesiyle, İstanbul'da zabıta yetkilileriyle görüşmüştüm.
    -Nedir bu iş, tezgahlarda kolyozlar uskumru, tirsiler ada lüferi, hatta kayabalıkları kum levreği adıyla satılıyor, bunlara nasıl müsaade ediliyor ? dediğimde , yetkili boynunu büktü,
    -Vallahi, MAhir bey, zabıta kendi aldığı balığı tanımıyor ki nasıl denetim yapsın ? demişti.

    Şimdi o aklıma geldi de Ahmet'in teklifini çok gerçekçi ve faydalı buldum.
    Ama nasıl uygulanabilir bilmiyorum.
    Baksanıza bizim sitede balığa gönül vermiş dostlar bile, neyin yasak, neyin serbest olduğunu hakkıyla bilmiyorlar.

    Bu konuyu irdelemeye devam edelim. Mutlaka iyi şeyler bulacağız.

    Hepinize selam ve sevgiler.
    .
     
  20. erdemyılmaz

    erdemyılmaz ERDEM YILMAZ

    Yaş:
    43
    Mesajlar:
    2.357
    Şehir:
    İSTANBUL
    Favori Kamış:
    DURUMA GORE BİLDİGİM HER TÜRLÜ YASAL MALZEME
    En İyi Avı:
    EŞKİNE 1,5 KG.,56 CM. TURNA
    mahir amcacım zaten kesin birşey yok ben merak ettim birde tekne giderken ordakilerin söylediklerini aktardım ayrıca tekne bogazadogru degil hemen soldaki koy gibi olan yerdeydi neyse ben bunu bayagı merak ettim valla çünkü ordakiler o tekneye bayagı bir iyi niyet dileklerini sundular