Sevgili Murat, bu işin haklısı haksızı yok. Ben ne kadar haklıysam, sende o kadar haklısın.
Ama madem konu buralara geldi, konuyla ilgili biraz eski defterleri karıştıralım.
Bizim bu açık yüzlü makineler, amerika ve avrupa'da hemen hiç bir zaman bay makine olamadılar. Amerika'da çıkrıklar, Avrupa'da fly makineleri yada benzeri merkez pinli makineler genelde makine denince akla gelen ürünler oldular. Elbette bu makinelerin pazara daha geç girmeside bunda son derece etkili oldu.
Fakat asya pazarında, bu makineler bir şekilde daha dominant oldular. Bunların içinde de, en langır lungur modelden en şahane modele kadar her tür ürünle piyasayı dolduran Daiwa - Vintage öne çıkmış oldu.
Daiwa'nın bu açık yüzlü makine işine girdikten yıllar sonra ürettiği bir seri, Dynamic serisidir. Bu seri, bilhassa sağlamlığı ile göz dolduran ve o pazarda makinenin şahı olarak bilinen bir ürün olmuştur. Fakat Daiwa, diğer serileri gibi kısa sürede bu makineyi ekarte etmiş, başkalarını, daha yeni modellerini üretmeye başlamıştır.
Bunların içinde uzak doğu pazarı başta olmak üzere yaygın olan bir model, Dynamic EX serisiydi. Resmini görünce, sanırım sende bir "Hımmm, vay canına..." durumu oluşturacaktır:
Evet, Banax SX*000 serisi, nerden geliyor, nedir, ne değildir, sanırım bu resim anlatmaya kafi gelir. Banax'ın eski ve kaliteli bir uzak doğulu üretici olarak, o dönemin uzak doğusunun modası olan "hemen kopyala" formülünü uygulamaması acayip olurdu elbette. Banax, tahminen Daiwa Dynamic EX Serisinin ucuz bir kopyasını sürdü piyasaya.
Bu makinelerin iyi bir trend yakalaması, Daiwa'nın EX serisinden surf makineler çıkarmasına yol açıyor sonrasında. 80'lerde şöyle bir makine piyasada aranan bir ürün oluyor ki, bundan almıştım bende:
Bu makine, grafit gövdeli ilk makinelerdendir. Alışılmışın dışında, Daiwa'nın sararken kafa sallamayan nadir ürünlerindendir. 2 Bilyalı olsada, gayet düzgün bir sarımı vardır.
İlk nesil açık yüzlü makineler, hantal ve acayip şeylerdi. Üstelik pahalıydılarda. İkinci nesil olanlar ise, öncelikle ucuzluk için ortaya çıkmış görünüyor. Ama gelişen teknolojiyle birlikte ucuza tatminkar ürünler çıkabilmiş.
İşte bu dönemde, ülkemize tek tük makine ve kamış girerken, piyasaya sessizce acayip makine ve kamışlar egemen oluyor. O karambolde, Banax'ın bu modelleri, Türkiye pazarı için kalbur üstü makine olarak, elle gösterilebilecek iyi mamüllerden birisi oluyor hasbel kader. Zira pazarda ulaşılabilir fiyatlara bunun dengi olacak mamül pek yok. DAM'da bilhassa kamış piyasasında önde gidiyor.
İşte o zaman aldığı ivmeyle, bu SX serisi bugünlere geliyor. Ama bugün, seçenekler çok daha fazla, daha fazla marka ve model piyasada mevcut. İşte o yüzden sanırım, bu markalar bir tür fenomen olmuş durumda. 10 yıl önce sen ik SX makineni alırken, piyasada alabileceğin daha iyi model büyük ihtimalle yoktu. Olan tek tük bir kaçıda ulaşılamaz fiyattaydı. Ama bugün, piyasada bir sürü marka ve model mevcut, işte olan biten bundan ibaret.