Alt yüzgeçlerdeki dikenler. Tıpkı trakonya da olduğu gibi. Ama özellikle insanlar için çok bir tehlike arzetmiyor şansımıza. İstavrit yediği zehirli şeylerden aldığı zehrin bazısını, bu dikenler yoluyla kullanabilir.
Fakat, bir takım dinoflagella'lar vardır, bir nevi plankton. İstavrit bunları yemeyi çok sever, velakin zehirlidirler. Ve bazen istavrit bu zehri vücudunda biriktirebilir. O zamanda, sanki balon balığıymış gibi zehirli olabilir; bazı balon balıkları da zehrini bu planktonlardan alır zaten. İstavrit kendisi bu zehre bağışıklıdır, ama onu yiyen bilhassa insan için durum biraz vahim olabilir.
Aslında kabuklular, midye, istiridye vs. tarafından insana gelen ve paralitik kabuklu zehirlenmesi denen bir şey vardır. Bu vakaya yol açan saksitoksinler öldürücü bile olabilir.
Kabukluları kenara koyarsak, bu zehri biriktimekle meşhur istavridin tehlike açısından ortada olduğu kaçınılmaz. Balık yemiş, ölmüş, zehirlenmiş denen pek çok vakada sorumlu bayat balıklar değil, taptaze olsa da böyle durumlarda olan balıklardır.
Bu aslen, denizden çıkan neyin yenip yenmeyeceğini neden imamlara değil, ilgili bilimsel çalışanlara sormak gerektiğinin biraz uç bile olsa, bir örneğidir.