Benim Arslan Partnerlerim ve geçen haftaki avları

Ben Neden Yazmadım ?

Çok değerli Vedat ustam, av raporlarını okurken bir raporunda bir arkadaşa verdiğin cevapta : "Sizin baba diye tabir ettiğiniz ve beni de aynı kefeye koyduğunuz" gibi cümleler okudum ve bu beni biraz kırdı açıkçası.

Gündeme getirip, tartışma yaratmak hiç istemem ama bizler sizleri yalnızca av raporlarından tanıyoruz. Kim nasıl ve ne kadar doğru avcıdır pek bilemeyiz.

Nedir, ne değildiri tartışmakta yersizdir, herkes kendine göre avcıdır bence.

Asıl üzüldüğüm sizdeki hissettiğim kibirdir. Şahsi olarak bilmem ama balık yakalama konusunda kibirli bir yapınız olduğunu sezinledim. (Belki yanlış sezinledim, yanlışsam düzeltiniz)

Sizin bence en büyük hedefiniz ne dev orkinoslardır, ne de dev sarıkuyruklar. Hedefiniz ilk önce balık yakalama konusundaki kibirinizi yenmek olmalıdır diye düşünüyorum. (yanlış olabilirim, yazılardan anlaşıldığı kadar yorum yapıyorum)

Ben kimseyi forum ortamında kırmak, incitmek istemeyen biriyim ve çok dikkat ederek yazmaya çalışıyorum. Kırıyorsam özür dilerim peşinen.

Bu rapora gelince "Benim Arslan Partnerlerim" başlık.

Ben senin öğrencin olsam, senden uygulamalı ders alabilme fırsatım olsa ve birşeyler öğrenebilsem. Hiç şüpheniz olmasın ki sizin isminizi öne çıkararak en güzel şekilde yakaladığım balıkları bu işe gönül vermiş her platformda (özellikle bu forumda) raporlar ilan ederdim.

Birkaç tenkit alabilme ihtimalinden korkarak, raporlamayan öğrencileriniz ne kadar arslandır bilemiyorum. Ben sizin yerinizde olsam "Arslan Partnerlerimi" yeniden değerlendirirdim.

Tabi ki siz benden daha görmüş geçirmiş, tecrübe ve bilgisi her konuda beni aşacak bir büyüğümsünüz. Ne kadar verimkar, ne kadar fedakar ve biz yaşı daha genç acemilere ne kadar yol gösterici olduğunuzu biliyorum.
Sizi üzmek en son isteyeceğim şey.

Son olarak arslan partnerlerinizi tebrik etmiyorum. Benim için fotograftakiler balık yakalamış olan tanımadığım kişiler. Ustalarını onure etmekten bile acizler...

Umarım kırmadım, sevgilerimle...

Sevgili Volkan

Hemen her raporuma cevap yazdın.Verdiğin cevaplar sordukların samimiydi.Ancak hayat gailesi seni pek sevdiğini sandığım bu hobini yeterince yerine getirmekten alıkoymaktaydı,bunu sezinledim.

Sana bildirmedim ama içimden bir dahaki levreksezonunda gidip bu hevesli gençle avlanayım,tespit edebileceğimi sandığım bazı noktalarda yardımcı olayım dedim.

Zira aynı iş gailesi senin hemen her rapora cevap verme gayretine rağmen,bazılarını tam okuyamamana ve tamamını doğru anlamadığın intibaınıda bana vermişti.

Nitekim işte yukarda bana yazdığın bu mesajda haklılığım tam manasıyla ortaya çıkmıştır.

Ben balıkcılık konusunda kibirliyim evet ama sana itiraf edeyimki aynı zamanda bu konuda çok iddialı,en uzun,yarım asrı çoktan geçmişl,yüzlerce amatör avcı yetiştirmiş,denizde olduğu gibi,karadanda avda,açık sularda avdada,nehirdede göldede barajdada avlanan,hepsinin üzerinden layıkıyla gelen,işte şimdi en büyük iddiama geliyorum,şimdide ileridede asla ve asla aynısını göremeyeceğiniz bir çılgın ihtiyarım.

Bana herşeyi diyebilirsiniz,bir yere kadar tolere eder im.Ama benim balıkcılığıma laf ederseniz,bana en büyük hakareti ettiğnizi var sayarım.

Bu bakımdan beni hiç anlamadığını,okuduklarından pek birşey anlamadığını,şuur altında nahoş bazı kanaatlerinin bulunduğunu,elmayla,armutu kaıştıran bir yapıda olduğunu ne yazıkki biraz geç anlamış oldum.

Sana kırıldım ve özrünü kabul etmiyorum.

Sevgilerimle
 
Sevgili Volkan

Hemen her raporuma cevap yazdın.Verdiğin cevaplar sordukların samimiydi.Ancak hayat gailesi seni pek sevdiğini sandığım bu hobini yeterince yerine getirmekten alıkoymaktaydı,bunu sezinledim.

Sana bildirmedim ama içimden bir dahaki levreksezonunda gidip bu hevesli gençle avlanayım,tespit edebileceğimi sandığım bazı noktalarda yardımcı olayım dedim.

Zira aynı iş gailesi senin hemen her rapora cevap verme gayretine rağmen,bazılarını tam okuyamamana ve tamamını doğru anlamadığın intibaınıda bana vermişti.

Nitekim işte yukarda bana yazdığın bu mesajda haklılığım tam manasıyla ortaya çıkmıştır.

Ben balıkcılık konusunda kibirliyim evet ama sana itiraf edeyimki aynı zamanda bu konuda çok iddialı,en uzun,yarım asrı çoktan geçmişl,yüzlerce amatör avcı yetiştirmiş,denizde olduğu gibi,karadanda avda,açık sularda avdada,nehirdede göldede barajdada avlanan,hepsinin üzerinden layıkıyla gelen,işte şimdi en büyük iddiama geliyorum,şimdide ileridede asla ve asla aynısını göremeyeceğiniz bir çılgın ihtiyarım.

Bana herşeyi diyebilirsiniz,bir yere kadar tolere eder im.Ama benim balıkcılığıma laf ederseniz,bana en büyük hakareti ettiğnizi var sayarım.

Bu bakımdan beni hiç anlamadığını,okuduklarından pek birşey anlamadığını,şuur altında nahoş bazı kanaatlerinin bulunduğunu,elmayla,armutu kaıştıran bir yapıda olduğunu ne yazıkki biraz geç anlamış oldum.

Sana kırıldım ve özrünü kabul etmiyorum.

Sevgilerimle

Peki Vedat amca. Ben sezinlediğimi yazdım, senin gibi... açıkça ve mertçe.
Yanılıyor olabilirim de dedim. Sana kibirlisin demedim.
Dedem yaşlarında bir ustayı da üzdüğüm için çok üzüldüm.
Sen dilediğini düşünebilir ve yazabilirsin.
Ben bu konuda yazmaktan vazgeçiyorum.
Ellerinden öpüyorum.
Sana kırılmadım demen en iri levreği yakalamaktan daha değerli artık.
Raporlarını takip edeceğim, sezsizce. Kırılganlığım geçmiştir demeni bekleyeceğim. Keşke bugün bilgisayarım bozulsaydı. cyr
 
Sevgili Nuri

Keşke seninle daha sık karşılıklı yazışabilseydik.Gayemin ve senin gayenin ne olduğunun detaylarını daha güzelce ortaya koyabilir,meraklılara,gençlere savunduğumuz kulvarların güzelliklerini,daha bir güzel anlatabilir ve belkide aşılayabilirdik.

Bu sitenin en fazla mesaj yazan üyelerinden biriyken,neden daha az yazar hale gelmenin sebepleri üzerinde,inanki geçen gün düşündüm.

Hatta böyle düşünürken kendimin bu sene içersinde sayıdada sana yetişeceğimide aklımdan geçirdim.

Son zamanlarda bana karşı saygı ve sevgi kelimelerini bir tarafa b ırakarak,genelde tenkit ağırlıklı yazdığının farkındayım.Bandırmalıda öyle.

Bu durum beni üzmektedir.

Ben çizgimden asla sapmadım,geçmişte neysem şimdide böyleyim.

Fikir değiştiren ve bunu alenen yazmaya başlayanlar ise sizsiniz.

Ben partnerlerimi ortaya koyarken örnek olarak koydum.Yazmaları,yada yazmamaları konusunda,doğrusu yazmalarını isterdim.

Ancak bana o kadar bağlılardırlarki,sair bazı platformlarda yakın tarihte örnekleri görülen sataşma ve hakaretlere asla dayanamazlar.

Ben ise potansiyel olarak heran başımı bela sokacak bir adamım,sırf bu bakımdan benimde yazmama karşıdırlar,bana bir site kurmuşlardır,sadece oraya yazmamı istemektedirler.

Oysa ben yeni yetişen hevesli gençlere bu işi etiğini,gediğini öğretme çabasında olan,bu çabasından nerdeyse fiili balık avına yakın ölçüde haz duyan birisiyim.

Sen ise edebi üslubunla doğa sevgisini,insan değerini ortaya koyarken,balık avı keyfininde limitlerini,yeterini ortaya koymaktasın.

Bu bakımdan sana saygı ve sevgim vardır,beni tenkit etsende böyledir,değişmem,sadece üzülürüm.

Partnerlerim birkaç sene öncesinde makaralı oltayı dahi ellerine almamış sayılır kişilerdi.
Bugün üstün avcı konumuna gelmişlerse,beni harfiyen dinlediklerindendir.Buraya kerelerce gelip adeta ders çalışır gibi,anlattıklarımı,gösterdiklerimi bellemişler,tatbikata koymuşlar ve netice almışlardır.

Bunu lanse etmenin,örnek göstermenin ve bu arada aynı heves ve isteğe sahip her meraklıyıda benzer konuma getirmek için elimden geleni yapacağımının beyanı,lütfen söyle,neresi kötüdürki bana böyle yazarsın.

Cevabını ve konu hakkındaki görüşlerini merak etmekteyim.

Sevgimle kal


Partnerler özelinde konuya katkı sağlayacak kişilere açık davetiye vermiş olalım:

Evet desinler, onaylasınlar. Kim olumlamış, kim candan sahiplenmiş. Sayıp toplayalım, bu alemdeki yerleri belli/aşikar olsun. Konu devamına yazsınlar ayan-beyan. Fazla değil, partner sayısınca kişi olsun; alınlarından öpeyim, binlerle özürüm de peşin. Tek kelime de edersem ağzım kurusun.:o

Hayal köprüsünün ayaklarından birisi işte burada, ya diğeri?

Şahsınıza tahsisli site? Fikir ve emeklerinizi dahi içimizden çekip almanın gayretindeyseler birileri, şimdi söylemek lazım onlar biz olabildiler mi, yahut olmak isterler mi? Hayır, koca bir hayır. O halde herkes kendi yerinde, taş ta kendi yerinde ağırdır.

Zor olsa da; ben neredeyim sorusunu kendimize sormaktan korkuyoruz. Neredeyiz? Bu sorunun sorulma vakti de, bu soruyla yüzleşme vakti de, bu soruyla cevap verme vakti de henüz geç değil.

Bir partner paylaşımı daha assan foruma, ardından üçüncüsünü, beşincisini de assan: Yüreğimizde, dünyamızda cılız bir aks-i seda bulabilecek mi?

Bakmak, bakıpta görmek isteyenler için bir ayna olabilir mi diye birkaç kelamdı. Hak için, hakikat için. Volkan’ın da kastıydı…

Lütfen, ne olur üstadım şu üzülme ve kırılma ifadeleri de bir tarafta dursun.

Saygı ve sevgim o koca yüreğine.;)
 
Peki Vedat amca. Ben sezinlediğimi yazdım, senin gibi... açıkça ve mertçe.
Yanılıyor olabilirim de dedim. Sana kibirlisin demedim.
Dedem yaşlarında bir ustayı da üzdüğüm için çok üzüldüm.
Sen dilediğini düşünebilir ve yazabilirsin.
Ben bu konuda yazmaktan vazgeçiyorum.
Ellerinden öpüyorum.
Sana kırılmadım demen en iri levreği yakalamaktan daha değerli artık.
Raporlarını takip edeceğim, sezsizce. Kırılganlığım geçmiştir demeni bekleyeceğim. Keşke bugün bilgisayarım bozulsaydı. cyr

Evlat..

Bilmediğin veya düşünemediğin bazı gerçekler var..

Bir atasözü..

"Marifet, iltifata tabidir" diye..söyler.

Bu "yaşlı kurt" bırak iltifatı, hak etmediği halde fazlası ile hakarete uğramış birisidir. Kalan ömrü ne kadar olursa olsun, onun yapmak istediklerine yetmeyecektir. O bunu farkındadır ve çabuk davranmaya çalışmaktadır.

O gerçekte marifetli biridir. Adil davranmak gerekirse iltifatı da haketmektedir. Bu sırada hakaret görünce, aç ruhunu doyurmak için kendi övünme çabası göstermektedir. Bu bir refleks tepkisidir..

Sen de bunu "kibir" sanırsın. Bir de bunu söylersin. Bunu görmemen ne büyük cahilliktir.

Ama ben kefilim ki, tecrübesizliğinin sonunda ulaştığın noktada göstermiş olduğun samimi pişmanlık ifadeleri, onun kalbini yumuşatacaktır. Çünkü o çok yufka yüreklidir. Bir daha böyle hatalar yapmamanı dilerim.

O "yaşlı kurt"un içindeki hazineyi, o gitmeden almaya bakmanı tavsiye ederim.

O "çılgın ihtiyarın" veya benim tabirim ile "yaşlı kurt" un ellerinden öpüyorum.
 
Evlat..

Bilmediğin veya düşünemediğin bazı gerçekler var..

Bir atasözü..

"Marifet, iltifata tabidir" diye..söyler.

Bu "yaşlı kurt" bırak iltifatı, hak etmediği halde fazlası ile hakarete uğramış birisidir. Kalan ömrü ne kadar olursa olsun, onun yapmak istediklerine yetmeyecektir. O bunu farkındadır ve çabuk davranmaya çalışmaktadır.

O gerçekte marifetli biridir. Adil davranmak gerekirse iltifatı da haketmektedir. Bu sırada hakaret görünce, aç ruhunu doyurmak için kendi övünme çabası göstermektedir. Bu bir refleks tepkisidir..

Sen de bunu "kibir" sanırsın. Bir de bunu söylersin. Bunu görmemen ne büyük cahilliktir.

Ama ben kefilim ki, tecrübesizliğinin sonunda ulaştığın noktada göstermiş olduğun samimi pişmanlık ifadeleri, onun kalbini yumuşatacaktır. Çünkü o çok yufka yüreklidir. Bir daha böyle hatalar yapmamanı dilerim.

O "yaşlı kurt"un içindeki hazineyi, o gitmeden almaya bakmanı tavsiye ederim.

O "çılgın ihtiyarın" veya benim tabirim ile "yaşlı kurt" un ellerinden öpüyorum.

Bilmediğimiz veya düşünemediğimiz bazı gerçekler, elde değenekle kafalara vurulunca bilinir ve düşünülür hale gelemiyor sayın abim, mazur gör.:o
 
Partnerler özelinde konuya katkı sağlayacak kişilere açık davetiye vermiş olalım:

Evet desinler, onaylasınlar. Kim olumlamış, kim candan sahiplenmiş. Sayıp toplayalım, bu alemdeki yerleri belli/aşikar olsun. Konu devamına yazsınlar ayan-beyan. Fazla değil, partner sayısınca kişi olsun; alınlarından öpeyim, binlerle özürüm de peşin. Tek kelime de edersem ağzım kurusun.:o

Hayal köprüsünün ayaklarından birisi işte burada, ya diğeri?

Şahsınıza tahsisli site? Fikir ve emeklerinizi dahi içimizden çekip almanın gayretindeyseler birileri, şimdi söylemek lazım onlar biz olabildiler mi, yahut olmak isterler mi? Hayır, koca bir hayır. O halde herkes kendi yerinde, taş ta kendi yerinde ağırdır.

Zor olsa da; ben neredeyim sorusunu kendimize sormaktan korkuyoruz. Neredeyiz? Bu sorunun sorulma vakti de, bu soruyla yüzleşme vakti de, bu soruyla cevap verme vakti de henüz geç değil.

Bir partner paylaşımı daha assan foruma, ardından üçüncüsünü, beşincisini de assan: Yüreğimizde, dünyamızda cılız bir aks-i seda bulabilecek mi?

Bakmak, bakıpta görmek isteyenler için bir ayna olabilir mi diye birkaç kelamdı. Hak için, hakikat için. Volkan’ın da kastıydı…

Lütfen, ne olur üstadım şu üzülme ve kırılma ifadeleri de bir tarafta dursun.

Saygı ve sevgim o koca yüreğine.;)

Sevgili Nuri

Bilmem zamanın vede hevesin benimle karşılıklı yazışmaya yetermi.

Yettiğini varsayarak devam ediyorum.

Forumların kuruluş gayesi üzerinde düşünelim.
Geçmiş10 sene zarfındada ,benim bu gayeyle ilgili olarak müspet yada menfi
davranışlarımı ortaya koyalım.

Şayet sen bunların önemli bir kısmına hayalcilik dersen,peşinen söyliyeyim yanlış edersin.Bunlarında nedenlerini anlatmalıyım.

Ne yapmışım,neyi yanlış yapmışım.Haşa bende kulum yanlış yapmak banada mahsustur elbet.

Sen bardağın boş kalan kısmına bakma Nuri,bu haksızlıktır.

Elbette üzülürüm,bilge bir kişinin böylesine dar zihniyeti ortaya koyması beni yıpratırda.

Ben doğa sevgisine haiz,korumacı ve kollamacı hüviyete ermiş,et için değil spor için avlanmayı yeğlemiş,ustalarına nihai noktada hep bağlı kalmış,kullandıkları her teçhizatta,yurdumun balıkcıısına örnek olacak şekilde bezenmiş avcılar yetiştirdim.

Eziklik edebiyatından kurtulmamız lazım.

Heves edene aynı ilgiyi ve gayreti göstermezsem na merdim.

Tenceresinde pişir,kapağında ye zihniyetinden sıyrılmamız lazım.Bu toplum bu şekilde kalkınır.
Ben işi balıkcılık yönünden ele almışım ve bu hale gelmişiz.Her yetiştirdiğim,yada faydalı olabildiğim gencin yaptıklarının arkasındayım.

Onlar bu özellikleriyle,hani arada bakarızda imreniriz ya,o yabancı balıkcılarının,hem bilgi ve hemde fiiliyatta tuttuklarıyla,çoktan önlerine geçmişlerdir.

Ben İngiliz forumlarınada fiilen yazdım bir süre.Bu muhafazakar milletin bana verdikleri paye Efsane Avcı konumudur.

İsteyene bulurda,okuturumda.

Ancak bana hayalci demenin,kibirli demenin,partnerlerimi yermenin,hak etmediğim yermeler olduğunada inanırım.

Sevgiler
 
Evlat..

Bilmediğin veya düşünemediğin bazı gerçekler var..

Bir atasözü..

"Marifet, iltifata tabidir" diye..söyler.

Bu "yaşlı kurt" bırak iltifatı, hak etmediği halde fazlası ile hakarete uğramış birisidir. Kalan ömrü ne kadar olursa olsun, onun yapmak istediklerine yetmeyecektir. O bunu farkındadır ve çabuk davranmaya çalışmaktadır.

O gerçekte marifetli biridir. Adil davranmak gerekirse iltifatı da haketmektedir. Bu sırada hakaret görünce, aç ruhunu doyurmak için kendi övünme çabası göstermektedir. Bu bir refleks tepkisidir..

Sen de bunu "kibir" sanırsın. Bir de bunu söylersin. Bunu görmemen ne büyük cahilliktir.

Ama ben kefilim ki, tecrübesizliğinin sonunda ulaştığın noktada göstermiş olduğun samimi pişmanlık ifadeleri, onun kalbini yumuşatacaktır. Çünkü o çok yufka yüreklidir. Bir daha böyle hatalar yapmamanı dilerim.

O "yaşlı kurt"un içindeki hazineyi, o gitmeden almaya bakmanı tavsiye ederim.

O "çılgın ihtiyarın" veya benim tabirim ile "yaşlı kurt" un ellerinden öpüyorum.

Ahmet Bey, yaşınızı göremediğim için nasıl hitap etmem gerektiğini bilemedim.
O yüzden bey takısını pek sevmesemde kullanıyorum.

Ahhh ah, şu iletişim ne kadar da zor aslında.
Bu konuda yazmayacağım dedim ama niyetim sanırım farklı yorumlandı, açıklama gereği hissettim.

Benim kimsenin tuttuğu balıkta gözüm yoktur. Kimseyi de "partner" olarak kıskanıyor değilim. Balığa zevk için gidiyorum. En büyük balığı tutmak gibi bir hırsım amacım söz konusu değildir. Onun için bu işi mükemmel derecede becerenlere karşı bir hasetlik falan da beslemiyorum.

Vedat amcaya ne demeye çalıştım peki ?

Yazılarından, balık yakalama konusunda kibir sezinledim ve çok sevdiğim biri olarak, samimiyetine ve içtenliğine güvenerek, dini inançlarım gereği ebediyete göç etmeden bu hastalıkla mücadele etmesi gerektiğini belirtmeye çalıştım. (Hattim olmayarak)

Oysa bana ne ki, ben kimim ki. Yaşım kaç başım kaç. Bir tebrik mesajı bir övgü yazsam nice hoyra geçecekti belki de.
Çok düşündüm yazmadan, yanılıyorsam peşinen özür bile dilemiştim, kırmamak adına elimden geldiğince çaba da sarfetmiştim kendimce.
Oysa karşılığında kırmak için elinden geleni yapan bir mesaj aldım. Hassas kalbim kırılmıştı ama ben tamir edebilirdim. Önemli olan kendimce uyarmaya çalıştığım sevdiğim, değer verdiğim ustamın kalbinin kırılmamasıydı ama onu da beceremedim.

Ben bu değerli ustanın, hissettiğim kötü bir yanını yazmasaydım; nerede kalırdı benim dostluğum, sevgim, samimiyetim ve içtenliğim. DOST ACI SÖYLER...

Şu an inan ki çok üzgünüm ancak hiç pişman değilim. İyi ki de yazdım, vicdanım rahat.

Cahillikle, şuur altımdaki nahoş düşüncelerle, elmayla armutu karıştırır yapıda bir insan olmakla itham edilmem beni ziyadesiyle üzmüş ve incitmiştir.

Kimseden hiçbir beklentim de yoktur, belki bu yazımdan sonra da başka şeylerle itham ediledebilirim. Bunun da bilinciyle yazıyorum.

Birbirimizi görmesek, yüzyüze tanışmasakta bazı insanlarla gönül bağı kurmuşum farketmeden ve bu insanlarla ilgili bu dünyada veya ebedi dünyada kendilerine zarar verecek birşey hissedersem çekinmeden yazacağım.

Bilgilerinize...
 
Bu bir sitemse ki öyle, iyi de niye böyle? Yani yazanlar -ben de onlardan biriyim herhal?- neden yazmazlar veya yazamazlar mı? Aslında yazarlar, pek ala da yazarlar da ama yazmazlar işte.

Peki neden?

“Partnerler” yıllardır isimlerini duya-duya ezberledik, kendilerini değilse de resimlerini hafızalarımıza kazıdık/kazıdın. Birkaç akmaz kokmaz, suya sabuna dokunmaz paylaşımla son zamanda Efe Ruhi hariç, bir arslan partnerin ne yer ne içer, hayata dair sözü nedir, biz amatörler ile hangi konuda kesişir, hangilerinde ayrılır kendi ağızlarından bir kelimecik duymadık.

Bizlere hiç dokunmadılar, biz de onlara. Onlar bizlerin dünyasında en iyi ihtimalle kıskanılacak ve ulaşılmaz şahsiyetler olarak yer ettiler hep. Kendi sıkletlerinde rekor balıklar, fiyaka/caka. Yüksek kalite donanımlar, nadide-trofe avlar.

Arada bir hayatımıza teğet geçen fotolarla kesiştiğini sandığımız vaki olsa da aslında ne onlar biz, ne de biz onlar olamadık. Uzak diyarların, hani şu belki taa Kore’den herhangi bir büyükbalık avcısı gibi ne sevincimizin davetsiz misafirleri, ne hüznümüze dert ortağı olmadılar.

Sen arada köprü; uzaktakini güya yakın etmeye çabalarsın lakin beyhude, o köprünün diğer ayağı ötelerde bir hayale istinat etmiş, hepsi bu.

-Hayır, böyle değil.!!!

-Üstadım, üzgünüm...
.

Sayın Nuri kardeşim. Her ne kadar beni konu dışında tutmuş olsan da cevap verme isteği duydum. Partner kavramını sen sanırım yanlış anlıyorsun. Evet biz Sayın Hocamın partnerleriyiz ama her birimizin belli bir deniz deneyimi ve bilgi birikimi vardır. Ancak bu bildiklerimize Hocamın bize öğrettiklerini birleştirince farklı sonuçlar ve avlar elde etmekteyiz. Mesela Hocam teknesini bana bırakıp gidiyor ve ben Mustafa ile avlanıyorum. Mustafa da bunu paylaşıyor. Bizim avlarımız yada diğer partnerleri av yaptıkça Hocam da bu sonuçtan fevkalade zevk almakta ve sevinç duymakta. Şimdi onun bunları paylaşmasında hiçbir sakınca görmediğimiz gibi ben diğer arkadaşlarım Hocamın yazdıklarının üzerine yazmamayı tercih etmekteler. Hocamız bizlerin yanında oldukça da bu böyle olmaya devam edecektir.
Hoşkal Nuri
Düzeltme notu: Şimdi konuştum Hocam Saroz'dan yeni haberlerle geliyor. Tabii ki yine o yazacak Sinan ve Muharrem yazmayacak.
 
Evlat..

Bilmediğin veya düşünemediğin bazı gerçekler var..

Bir atasözü..

"Marifet, iltifata tabidir" diye..söyler.

Bu "yaşlı kurt" bırak iltifatı, hak etmediği halde fazlası ile hakarete uğramış birisidir. Kalan ömrü ne kadar olursa olsun, onun yapmak istediklerine yetmeyecektir. O bunu farkındadır ve çabuk davranmaya çalışmaktadır.

O gerçekte marifetli biridir. Adil davranmak gerekirse iltifatı da haketmektedir. Bu sırada hakaret görünce, aç ruhunu doyurmak için kendi övünme çabası göstermektedir. Bu bir refleks tepkisidir..

Sen de bunu "kibir" sanırsın. Bir de bunu söylersin. Bunu görmemen ne büyük cahilliktir.

Ama ben kefilim ki, tecrübesizliğinin sonunda ulaştığın noktada göstermiş olduğun samimi pişmanlık ifadeleri, onun kalbini yumuşatacaktır. Çünkü o çok yufka yüreklidir. Bir daha böyle hatalar yapmamanı dilerim.

O "yaşlı kurt"un içindeki hazineyi, o gitmeden almaya bakmanı tavsiye ederim.

O "çılgın ihtiyarın" veya benim tabirim ile "yaşlı kurt" un ellerinden öpüyorum.

Sevgili Ahmet

Hakkımdaki yorum ve kanaatlerine teşekkür ediyorum.

Sevgimle kal
 
Sevgili Nuri

Keşke seninle daha sık karşılıklı yazışabilseydik.Gayemin ve senin gayenin ne olduğunun detaylarını daha güzelce ortaya koyabilir,meraklılara,gençlere savunduğumuz kulvarların güzelliklerini,daha bir güzel anlatabilir ve belkide aşılayabilirdik.

Bu sitenin en fazla mesaj yazan üyelerinden biriyken,neden daha az yazar hale gelmenin sebepleri üzerinde,inanki geçen gün düşündüm.

Hatta böyle düşünürken kendimin bu sene içersinde sayıdada sana yetişeceğimide aklımdan geçirdim.

Son zamanlarda bana karşı saygı ve sevgi kelimelerini bir tarafa b ırakarak,genelde tenkit ağırlıklı yazdığının farkındayım.Bandırmalıda öyle.

Bu durum beni üzmektedir.

Ben çizgimden asla sapmadım,geçmişte neysem şimdide böyleyim.

Fikir değiştiren ve bunu alenen yazmaya başlayanlar ise sizsiniz.
Ben partnerlerimi ortaya koyarken örnek olarak koydum.Yazmaları,yada yazmamaları konusunda,doğrusu yazmalarını isterdim.

Ancak bana o kadar bağlılardırlarki,sair bazı platformlarda yakın tarihte örnekleri görülen sataşma ve hakaretlere asla dayanamazlar.

Ben ise potansiyel olarak heran başımı bela sokacak bir adamım,sırf bu bakımdan benimde yazmama karşıdırlar,bana bir site kurmuşlardır,sadece oraya yazmamı istemektedirler.

Oysa ben yeni yetişen hevesli gençlere bu işi etiğini,gediğini öğretme çabasında olan,bu çabasından nerdeyse fiili balık avına yakın ölçüde haz duyan birisiyim.

Sen ise edebi üslubunla doğa sevgisini,insan değerini ortaya koyarken,balık avı keyfininde limitlerini,yeterini ortaya koymaktasın.

Bu bakımdan sana saygı ve sevgim vardır,beni tenkit etsende böyledir,değişmem,sadece üzülürüm.

Partnerlerim birkaç sene öncesinde makaralı oltayı dahi ellerine almamış sayılır kişilerdi.
Bugün üstün avcı konumuna gelmişlerse,beni harfiyen dinlediklerindendir.Buraya kerelerce gelip adeta ders çalışır gibi,anlattıklarımı,gösterdiklerimi bellemişler,tatbikata koymuşlar ve netice almışlardır.

Bunu lanse etmenin,örnek göstermenin ve bu arada aynı heves ve isteğe sahip her meraklıyıda benzer konuma getirmek için elimden geleni yapacağımının beyanı,lütfen söyle,neresi kötüdürki bana böyle yazarsın.

Cevabını ve konu hakkındaki görüşlerini merak etmekteyim.

Sevgimle kal

arada benide jiglemişin be abi:p

2007 yılından beri forumlardayım ve sizin gibi bilge kişilikli forum tabiriyle üstad sıfatı uygun görülmüş sayılı insanlarla birlikte olmak bizler üyeler olarak büyük bir kazanç olsa gerek bugüne kadar belkide yüzlerce konunuzdan insanlar bilgi hazinelerine bilgi kattılar belkide sayenizde hayalini bile kuramayacağı balıkları tuttular bu konuda ne kadar övünseniz azdır her güzel şey layıkıyla övgüye değerdir ve bunu fazlasıyla hakettiğinizi zannediyorum gelelim şimdi madalyonun öbür yüzüne :o övgüyü hakettiğiniz kadar bazen yergiyide hakettiğiniz eleştirildiğiniz zamanlar oldu kimse senin huysuzluğunu kişiliğini eleştirmedi eleştirmekte haddine değildir zaten sadece yapmış olduğunuz avlardaki limit fazlalığını ve bazende kullanmış olduğun avlanma yöntemlerini (60lı uskumru çaparileri falan )bazende hırsınıza yenik düşmenizi eleştirdi ve bunları dile getirenler senin gözünde yok sayıldı söyle bir takkeyi önüne al ve son zamanlarda forumlarda düşmüş olduğun durumları bir düşün bizim eleştirilerimiz seni hiç üzmesin senin kötü durumlara düşmen bizleri sevindirmez aksine üzer vedatlar orhanlar kolay yetişmiyor bu insanlar sizlerin bilgisinden ve tecrübesinden daha çok faydalanacaklar yeterki sizler kendi kıymetinizin değerini bilin ve yeni yetişenlere örnek davranışlar sergileyin :)

sağlıcakla kal abi:)
 
Sevgili Nuri

Bilmem zamanın vede hevesin benimle karşılıklı yazışmaya yetermi.

Yettiğini varsayarak devam ediyorum.

Forumların kuruluş gayesi üzerinde düşünelim.
Geçmiş10 sene zarfındada ,benim bu gayeyle ilgili olarak müspet yada menfi
davranışlarımı ortaya koyalım.

Şayet sen bunların önemli bir kısmına hayalcilik dersen,peşinen söyliyeyim yanlış edersin.Bunlarında nedenlerini anlatmalıyım.

Ne yapmışım,neyi yanlış yapmışım.Haşa bende kulum yanlış yapmak banada mahsustur elbet.

Sen bardağın boş kalan kısmına bakma Nuri,bu haksızlıktır.

Elbette üzülürüm,bilge bir kişinin böylesine dar zihniyeti ortaya koyması beni yıpratırda.

Ben doğa sevgisine haiz,korumacı ve kollamacı hüviyete ermiş,et için değil spor için avlanmayı yeğlemiş,ustalarına nihai noktada hep bağlı kalmış,kullandıkları her teçhizatta,yurdumun balıkcıısına örnek olacak şekilde bezenmiş avcılar yetiştirdim.

Eziklik edebiyatından kurtulmamız lazım.

Heves edene aynı ilgiyi ve gayreti göstermezsem na merdim.

Tenceresinde pişir,kapağında ye zihniyetinden sıyrılmamız lazım.Bu toplum bu şekilde kalkınır.
Ben işi balıkcılık yönünden ele almışım ve bu hale gelmişiz.Her yetiştirdiğim,yada faydalı olabildiğim gencin yaptıklarının arkasındayım.

Onlar bu özellikleriyle,hani arada bakarızda imreniriz ya,o yabancı balıkcılarının,hem bilgi ve hemde fiiliyatta tuttuklarıyla,çoktan önlerine geçmişlerdir.

Ben İngiliz forumlarınada fiilen yazdım bir süre.Bu muhafazakar milletin bana verdikleri paye Efsane Avcı konumudur.

İsteyene bulurda,okuturumda.

Ancak bana hayalci demenin,kibirli demenin,partnerlerimi yermenin,hak etmediğim yermeler olduğunada inanırım.

Sevgiler

Yani, ben şimdi ne diyeyim sana ey “hayalci”? Az insaf, evet biraz insaf et ne olur. Denmeyeni denmiş saymak hayal değil de nedir? Hakikaten o delişmen yüreğini vasfetmeye pek uygun düşen “çılgın ihtiyar”ı gururla ve övünerek ilan edersin de bunun bir başka ifadesi olan “kibri” burnu büyük diye anlamak istemene ne demeli? E bir bak; Volkan ne dedi zavallı çocuk? O baba yüreğine zincir vurup mahkum ettin O'nu bir kelimeye. Öncesi yok haşa, lakin işte bu kibirdir apaçık. Hak ise şayet; Volkan’ın hakkı daha azizdir bilesin.

Evet açık-net yazayım: Anlamadın. Ancak bu bir kusur değil, eksiklik hiç değil. Anlamak istemedin demeye dilim varmıyor zira niyetin halis. O halde sebep?

Sebep şu; yıllardır tedirginliğini yaşadığın, belki duymaya korktuğun partnerlerinin tılsımına halel gelir mi hassasiyetiydi. Sebep; türlü cefalar çekip, yürek paraladığını ama bir türlü de şirin ve sevimli görünmelerine fayda sağlayamadığını er-geç bilmendi. Tek kıllarına zarar gelmesin istersin de bu aşırı korumacılığın hiç yok yere onları gönle sokmaya yetmedi bir de gönüllerden ırak etti bunu da gördün.

‘Onların balığına muhtaçsın’ ithamıyla en amansız ve namert saldırıları göğüsledin, vuruldun, itildin. Buna rağmen yıllardır kendini cephede hep ön safta tuttun. Partnerlerim dedin hak dedin. Can verdin, hayat oldun. Ama işte bir kere daha söylüyorum bu bir hayal ve asla gerçek olamadı. Belki sen gerçek olmasını istedin, günlerini, hayatını bu amaca vakfettin ancak, onlar yoklar ki? Dünya çapında ve ünü sınırları çoktan aşmış devasa avcılar olsalar da -ki öyleler, Allah için- yine de yoklar. Katılmak istemeyeni de katma ne olur.

Gerçek burada ve şimdiyle mücehhezdir, oysa hayal olana zaman ve mekan yok.

Senin hayalin; bu hayali gerçek kılmak istemek ise, inan ki ağızsız-dilsiz, kuyruğu kesik pisicik Dudu kadar gönlümde yeri yok. Yalandan taş mı bassam yüreğime?

Enerjini, aklını, dünyanı buna vermiş olman, sonu trajik olsa da bu hayalin gerçek olmasına yetmedi nazarımda. Partnerler bunu istemiyor yahu, görmüyor musun? Onların dünyası ayrı, umutları, fikri ayrı, sen candan istesen de bizimle kesişmiyor zorla değil ya. Biz çok mu istiyoruz sanki? Eh, pek değil gördüğün üzere.

Üzülme üstadım ve dahi üzme ne olur. Olmayacak şeyi isteyipte kendini harap etme, vallahi yazık. Bırak herkes kendi dünyasında öyle mutlu. Allah aşkına, kimsenin partnerlerle bir derdi yok, partnerler yüzünden bizimle derdin niye olsun? Kötü diyen olmadı ki dert ettin kendine. Bir sitemin vardı ilgi duyulmuyor diye, belki de meraktı acaba neden. Birileri de ayna tuttu kendi lisanınca. O dünyayı yansıtmak yerine sana tutulan aynaya bakmış olsaydın keşke. Bunda bir zarar yok ne de kötülük.

Ben niye arslan partnerinle tıpkı sen gibi konuşamıyorum? Sebep nedir ki, hadi isim de vermiş olayım Muharrem Reis’in bir selam vermişliği mi var bana? Bundan açık daha ne söylenir ki? Bana darılır mı, sitem eder mi? Sever mi Volkan’ı, üzülür mü O'nun için, O’na kardeşim der mi? Bir kez nolur, bir kez duysaydık, ah bir duyabilseydik keşke.

Yüreğimdesin her daim ve de ancak partnersiz Vedat’ı bilirim. Şair beni söylemiş:

“pamuktan ellerini geçir yürek halkama
ister ayağın katına çek
istersen yerlere at.”
 
Yani, ben şimdi ne diyeyim sana ey “hayalci”? Az insaf, evet biraz insaf et ne olur. Denmeyeni denmiş saymak hayal değil de nedir? Hakikaten o delişmen yüreğini vasfetmeye pek uygun düşen “çılgın ihtiyar”ı gururla ve övünerek ilan edersin de bunun bir başka ifadesi olan “kibri” burnu büyük diye anlamak istemene ne demeli? E bir bak; Volkan ne dedi zavallı çocuk? O baba yüreğine zincir vurup mahkum ettin O'nu bir kelimeye. Öncesi yok haşa, lakin işte bu kibirdir apaçık. Hak ise şayet; Volkan’ın hakkı daha azizdir bilesin.

Evet açık-net yazayım: Anlamadın. Ancak bu bir kusur değil, eksiklik hiç değil. Anlamak istemedin demeye dilim varmıyor zira niyetin halis. O halde sebep?

Sebep şu; yıllardır tedirginliğini yaşadığın, belki duymaya korktuğun partnerlerinin tılsımına halel gelir mi hassasiyetiydi. Sebep; türlü cefalar çekip, yürek paraladığını ama bir türlü de şirin ve sevimli görünmelerine fayda sağlayamadığını er-geç bilmendi. Tek kıllarına zarar gelmesin istersin de bu aşırı korumacılığın hiç yok yere onları gönle sokmaya yetmedi bir de gönüllerden ırak etti bunu da gördün.

‘Onların balığına muhtaçsın’ ithamıyla en amansız ve namert saldırıları göğüsledin, vuruldun, itildin. Buna rağmen yıllardır kendini cephede hep ön safta tuttun. Partnerlerim dedin hak dedin. Can verdin, hayat oldun. Ama işte bir kere daha söylüyorum bu bir hayal ve asla gerçek olamadı. Belki sen gerçek olmasını istedin, günlerini, hayatını bu amaca vakfettin ancak, onlar yoklar ki? Dünya çapında ve ünü sınırları çoktan aşmış devasa avcılar olsalar da -ki öyleler, Allah için- yine de yoklar. Katılmak istemeyeni de katma ne olur.

Gerçek burada ve şimdiyle mücehhezdir, oysa hayal olana zaman ve mekan yok.

Senin hayalin; bu hayali gerçek kılmak istemek ise, inan ki ağızsız-dilsiz, kuyruğu kesik pisicik Dudu kadar gönlümde yeri yok. Yalandan taş mı bassam yüreğime?

Enerjini, aklını, dünyanı buna vermiş olman, sonu trajik olsa da bu hayalin gerçek olmasına yetmedi nazarımda. Partnerler bunu istemiyor yahu, görmüyor musun? Onların dünyası ayrı, umutları, fikri ayrı, sen candan istesen de bizimle kesişmiyor zorla değil ya. Biz çok mu istiyoruz sanki? Eh, pek değil gördüğün üzere.

Üzülme üstadım ve dahi üzme ne olur. Olmayacak şeyi isteyipte kendini harap etme, vallahi yazık. Bırak herkes kendi dünyasında öyle mutlu. Allah aşkına, kimsenin partnerlerle bir derdi yok, partnerler yüzünden bizimle derdin niye olsun? Kötü diyen olmadı ki dert ettin kendine. Bir sitemin vardı ilgi duyulmuyor diye, belki de meraktı acaba neden. Birileri de ayna tuttu kendi lisanınca. O dünyayı yansıtmak yerine sana tutulan aynaya bakmış olsaydın keşke. Bunda bir zarar yok ne de kötülük.

Ben niye arslan partnerinle tıpkı sen gibi konuşamıyorum? Sebep nedir ki, hadi isim de vermiş olayım Muharrem Reis’in bir selam vermişliği mi var bana? Bundan açık daha ne söylenir ki? Bana darılır mı, sitem eder mi? Sever mi Volkan’ı, üzülür mü O'nun için, O’na kardeşim der mi? Bir kez nolur, bir kez duysaydık, ah bir duyabilseydik keşke.

Yüreğimdesin her daim ve de ancak partnersiz Vedat’ı bilirim. Şair beni söylemiş:

“pamuktan ellerini geçir yürek halkama
ister ayağın katına çek
istersen yerlere at.”

Ne güzel ,senin gibi bilge bir kişilikle,üzülmeden atışmak ne güzel.

Hayli yüklü olduğuna inandığım beyin kıvrımlarımda,olmayanı ortaya koymanda ne güzel.

Bak benim gayem sadece şu.

Heves eden,imrenen,olamayacağını sanıpta üzülen,doğa sevgisine haiz gençleri ortaya çıkarıp,bu aradada bu mutluluğa erdiğini varsaydığım emek verdiklerimide örnek göstererek,hani,sanki,aynı mutluluğa eriştirebilirmiyim gayesidir.

Ben tatmin olmayan bir sevme ve övünme güdüsüne sahibim.

Başkaca gururum falanda yoktur.

Dünya zengini olsamda, bir çukurda ameleyle soğan ekmeği keyfle yerim.

Hazmedemem,ulu milletimin.devletimin başkalarından geri kalmasını.

Ucundan tuttuğum doğa,balık avlama sevgisidir,bundada dünya umurumda olmaz onları dahi ezer geçerim,partnerlerimle.

Sevgim ve saygımla kal aziz insan.
 
arada benide jiglemişin be abi:p

2007 yılından beri forumlardayım ve sizin gibi bilge kişilikli forum tabiriyle üstad sıfatı uygun görülmüş sayılı insanlarla birlikte olmak bizler üyeler olarak büyük bir kazanç olsa gerek bugüne kadar belkide yüzlerce konunuzdan insanlar bilgi hazinelerine bilgi kattılar belkide sayenizde hayalini bile kuramayacağı balıkları tuttular bu konuda ne kadar övünseniz azdır her güzel şey layıkıyla övgüye değerdir ve bunu fazlasıyla hakettiğinizi zannediyorum gelelim şimdi madalyonun öbür yüzüne :o övgüyü hakettiğiniz kadar bazen yergiyide hakettiğiniz eleştirildiğiniz zamanlar oldu kimse senin huysuzluğunu kişiliğini eleştirmedi eleştirmekte haddine değildir zaten sadece yapmış olduğunuz avlardaki limit fazlalığını ve bazende kullanmış olduğun avlanma yöntemlerini (60lı uskumru çaparileri falan )bazende hırsınıza yenik düşmenizi eleştirdi ve bunları dile getirenler senin gözünde yok sayıldı söyle bir takkeyi önüne al ve son zamanlarda forumlarda düşmüş olduğun durumları bir düşün bizim eleştirilerimiz seni hiç üzmesin senin kötü durumlara düşmen bizleri sevindirmez aksine üzer vedatlar orhanlar kolay yetişmiyor bu insanlar sizlerin bilgisinden ve tecrübesinden daha çok faydalanacaklar yeterki sizler kendi kıymetinizin değerini bilin ve yeni yetişenlere örnek davranışlar sergileyin :)

sağlıcakla kal abi:)

Sevgili Mustafa

Sanırım konuların derinliklerine inmekte zorlanmaktasınİfadelerin sathi ve pek emek sarfedilmeden ortaya konmuş gibi.

Esasen bu yüzden güzel bir konumuda adminemiz kilitlemişti.

Benim forumlarda düştüğüm durum derken insaflı olmalısın.Muflis bazılarının üyeleri gına getirecek,üstelik forum sahibi tarafından korunan saldırmaları beni değil orta yada uzun vadede o ve onları kötü duruma sokar.

Sanırım beni halen tam anlayamadın.

En büyük belirtisi ise beni Orhanla bir tutman.

Ben bunu iltifat yada hakikat değil,hakaret kabul ederim:mad: :mad:


Sevgimle kal
 
Sevgili Mustafa

Sanırım konuların derinliklerine inmekte zorlanmaktasınİfadelerin sathi ve pek emek sarfedilmeden ortaya konmuş gibi.
derinlere inmeyi gerek görmemişim demekki abi:o cancanlı süslemeli laflarıda pek sevmem ondan olsa gerek:o
Esasen bu yüzden güzel bir konumuda adminemiz kilitlemişti.
forumunda bir kuralı var kurallar işlemiştir
Benim forumlarda düştüğüm durum derken insaflı olmalısın.Muflis bazılarının üyeleri gına getirecek,üstelik forum sahibi tarafından korunan saldırmaları beni değil orta yada uzun vadede o ve onları kötü duruma sokar.
orası burası değil heralde :o
Sanırım beni halen tam anlayamadın.

En büyük belirtisi ise beni Orhanla bir tutman.
sizlerin çekişmesi didişmesi beni hiç ilgilendirmez sadece forumlardaki üstad sıfatı olarak örnek verimiştir:o
Ben bunu iltifat yada hakikat değil,hakaret kabul ederim:mad: :mad:

işte şimdi birbirimizi anlamadığımızı anladım :obu aralar günah çıkarmaya başlayan sen değilmisin ki bende yanlışlar yaptım hırsıma yenik düştüm diyen ben değildim heralde :o Sevgimle kal

kızsanda darılsanda biz yine seni sevmeye devam edeceğiz :)
 
kızsanda darılsanda biz yine seni sevmeye devam edeceğiz :)

Bende elbet sizleri sevmeye devam edeceğim.

İçimden bir ses,özellikle bazılarınızın hakiki dost olduklarınızı bana söylemekte

Sevgimle kal
 
Gerçekten mükemmel avlar vedat abi seni ve partnerlerini canı yürekten kutluyor saygılarımı sunuyorum en güzel avlar sizlerin olsun rastgele...
 
Gerçekten mükemmel avlar vedat abi seni ve partnerlerini canı yürekten kutluyor saygılarımı sunuyorum en güzel avlar sizlerin olsun rastgele...

Teşekkürler sevgili Anıl.Keşke Çanakkale günlerinde tanışmış olup birlikte güzel avlar yapabilseydik.

Neyse ileride yapabiliriz belkide

Sevgimle kal
 
Umarım bir gün o şerefe layik olurum vedat abi kesinlikle yolum düşerse sizler gibi değerli üstadlarımızın bilgi havuzlarından faydalanmak isteriz ... Saygılarımla abicim
 
Umarım bir gün o şerefe layik olurum vedat abi kesinlikle yolum düşerse sizler gibi değerli üstadlarımızın bilgi havuzlarından faydalanmak isteriz ... Saygılarımla abicim

Herzaman beklerim sevgili Anıl
 
Back
Yukarı