bodrum'un kuzey kıyılarından 3 günlük rapor ve gözlemler

Durum
Daha fazla cevap için açık değil.
Yaş
54
Şehir
istanbul
İsim
Özgür
herkese slm,
havaların ısındığı ve çoğumuzun tatil planı yaptığı şu günlerde dün akşam itibarı ile bodrum yarımadasının kuzey sahillerinde 'tamamen kıyı balıkçılığı' yapmış olduğum 3 günlük avı tamamlayıp eve dönüş yapmış bulunmaktayım.bu 3 gün dahilinde oluşmuş bilgileri bu bölgede avlanmayı düşünen arkadaşlarla paylaşmak amaçlı bu konuyu açtım.nokta avlık bilgisi vermeyecek olmama rağmen samimiyetine güveneceğim arkadaşlara özelden her türlü bilgiyi vermeye hazırım.
av bölgem daha evvelde bahsettiğim üzere bodrum yarımadasının kuzey sahilleri.yani torba'dan yalıkavak'a kadar olan neredeyse tüm noktalar.
herşeyden evvel bu konuya farklı bir noktadan yaklaşmak istiyorum.
bu bölgede avlanan arkadaşlarımız ve dolayısı ile kendilerine özel avlıkları olabilir ama bu sezon gittiklerinde o avlaklarda balık tutmanın imkansızlaşmış olduğunu görebilirler.bunun sebebi eskiden boş olan her alana ev yapan zihniyet bu yaz itibarı ile kıyısında ev olsun olmasın deniz kıyısının neredeyse tümünü işgal eden bir bölümüne yüzen şamandıralar yerleştirmiş durumda.evet kıyıda bir baraka denizin 30 metre açığında 200 metre kıyıya paralel yüzen şamandırlar.amaç yurdumun insanının daha açığa giderek risk almasını engellemek olan bu uygulama haddini aşmış bir durumda.ayrıca sahiller belediyelerindir ve halka açıkdır.bu hüküm net bir şekilde kural koyucunun kitabında yer almaktadır.ama gelin görün ki,yine uygulama maksimum delinmiş bir noktada.kıyıya yaklaşık 1 km geride olan 3-5 ev belediyeye başvurarak x isimli kağıt üzerinde spor klübü 'yüzme,yelken vs...' kurarak anında sahile üye olmayanlar giremez ibaresini yerleştirmiş ve ayrıca sahile, yüzüne bakınca 3 adım geri gideceğiniz özenle seçilmiş insan azmanı kişileri bu kuralı uygulatmak için yerleştirmişler.bu sistemi uygulamayan yerlerde ise zaten çevrelenmiş duvar ve veya çitlerden sahile inebilmek pek mümkün olmamaktadır.
tüm bunları neden anlattığımı soracak olursanız neredeyse en verimli avlaklarım bu tarz yerlerin göbeğinde kalmış ve buralardan olta atmam pek mümkün olmamıştır.
ikinci en önemli konu ise,özellikle şu sıralar kıyılarda bulunan sandalların motorlarına dadanan hırsızlar sebebiyetiyle neredeyse tüm koylarda sivil ve formalı jandarma max güvenliği sağlamak amaçlı sürekli kol gezmekde, gbt yapmakda,ayrıca gece karanlığı sahilde kafa lambalı birini görünce bu saatte balık mı tutulurmuş kesin hırsız kamufle olmuş tavrı ile size hoyratça davranmaktadır.bir gece boyunca 4 farklı yer değiştirdim ve 4 farklı karakoldan 2şer farklı devriyeye derdimi anlatmak zorunda kaldım.hatta öyle bir noktaya geldi ki ufak balıkçı sığınağından gece teke süzeyim diyerek projektörüm kovam ve kepçemle gittiğimde nereyse karakola alınıyordum.
bundaki başka bir sebep tüm balık ekipmanlarının üzerine ayağınız flip flop terlik ve deniz şortunuzla kimliğinizi yanınıza almayı unutabiliyorsunuz.
bu durum dış ve bakir koylara gidince durum daha da tehlikeli oluyor.jandarma sizi resmen basıyor burdaki düşünce de boş sahilde mülteci kaçıran bir şebeke üyesi olma durumunuz.
yani anlıyacağınız 3 gecenin 2 gecesi farklı jandarmalara derdimi anlatmaya çalışarak geçti ve son gece artık benim fanatik bir kıyı balıkçısı olduğumu kabullendiklerinden beni o bölge sorumlusu seçtiler ve sen nasıl olsa buralarda sabahlarsın,şüpheli birilerini görürsen bize hemen haber durumunu aldı da birazcık da olsa avdan zevk alabildim.
giriş bölümünü bu kadar uzun tuttukdan sonra av la ilgili detaylara gelelim.
asıl amacım çipra peşine koşmakdı ve tüm takımları bu doğrultuda hazırladım.
tüm takımlarda floro misina kullanıldı ve kalınlıkları 0,22'yi geçmedi kullanılanların.
neredeyse tüm markalarla hazırlanmış takımlar içinde en çok memnun kaldıklarım tubertini ve oscar inv. oldu.hatta neredeyse dünya para verdiğim floro rağmen oscar güzel iş yaptı.
takımlarda köstek bağlantılarında fosforlu boncuk kullanıldı.en çok memnun kaldığım boncuk 'gece ışığı içine en kısa sürede alarak ve uzun sürede denizde parlaklık verdiği üzere' remixon' 4mm olan fosforlu boncuklar.
fırdöndü seçimim her zaman ki gibi okuma idi ve tam not aldı.
kurşun olarak bir gün sürekli çapalı kullanmak zorunda kaldım çapalı kurşınların tamamını sitemiz üyesi sevgili camonetti 'ersan abi' nin el yapımlarını kullandım.
makinelerin birinde remixon 0,14 dynema yeşil,diğerin crystal 0,08 sarılı idi.
ip misinaya kullanmamak için uzun süre direnen biri olarak,benim gibi bu direnci gösteren tüm arkadaşlara hemen ama hemen dynema'ye geçmelerini tavsiye ederim.inanının avlanma zevkiniz çift kat artacak.
iğne olarak mustad ,sesame'nin bazı modelleri, kullanıldı.
ama ava gitmeden tiplerinden etkilendiğim hayabusa markalı 'seri nosuna bakmam lazım' iğne muhteşemdi.bundan sonra bu markanın değişik modellerinide deniyeceğim.kamış ve makina markasına girmeyi düşünmüyorum,ama balık kıyıda olduğundan linnea ekstrem cast 440'mı kılıfından bile çıkarmadığımı belirtmek isterim.
tüm bu bilgileri dağınık vermemdeki sebep hedef balık çipra olmasına rağmen avlaklarımın da çifliklerden çok ama çok uzak olması ve istenilen boy çipraların sahile henüz inmemelerinden dolayı,av süresinde aldığım vuruşlara göre değişik takımlar hazırlayıp denememden kaynaklanmakda.
avlakdan avlağa derinlik değişgenlik göstermiş olsa bile 20 metre max'dan 5 metre ye kadar taramalı av yaptım.
yem olarak istanbulda tuzladığım boru kurtları yanımda idi.ben gerçekden çok memnunum tuzlanmışından.sebebine gelince ince köstekli bir takımda uzun takılmış ölü boru kurdu serbest dolaşarak suda canlı hissiyatı uyandırıyor.ama köstekler kalın olursa bu serbest dolanım çok azalıyor.
ayrıca ne yazıkki canlı olmamak kaydı ile dondurulmuş mamun bulabildim.çözüldüklerinde iğne neredeyse durmuyorlar ama cıvığı bile güzel iş yapıyor.
ekmekli dip kıbrıs,ve canlı yemli bırakmalar.
canlı yemli bırakmaları 2 gece farklı yerde denedim 0,50 mono misina ile ama yem tüketildi balık alamadım.
yukarıda bahsettiğim üzere balıkçı barınaklarında jandarma yüzünden canlı teke süzebilmem pek mümkün olmadı.
neredeyse tam gece avlandım lakin gelen balıklar saat dilimlerine göre en güzel sabah suyuydu,zaten kayda değer olanlarınıda bu saatler içinde kovaya koyabildim.
tüm bu bilgiler dahilinde ne tuttun diyecek olursanız :),
neredeyse tamamı denize iade,
iri ispariler 'tatlarını sevmediğimden',
iri sayılabilecek 4-5 adet mırmır,
yoluna şaşrmış 2 adet iri boyutlu barbun,'kendileri mideye indiler'
olmazsa olmaz kefaller
ve çipra için çıkılmış bu turda,gitmeme değdi dedirtecek,
biri yaklaşık 1,250 gr'lik diğeri de yaklaşık kiloluk 2 adet paşa 'yani levrek :)' yakalanarak yeşilinden efe eşliğinden midedeki yerlerini aldılar.
avlandığım noktalarda foto almadım.
levreklerde trofe olmadıklarından açıkcası evde resimlemedim,
ama genelde,keyifli ve zevkli bir 3 av günüydü.tabi bu avı zevkli kılan en önemli unsur sevgili levreklerdi.
sizleri sıkmadığımı umar bu konuda ve bilgim dahilinde her konuda yardımcı olmaya çalışacağımı ifade ederim,
sevgiyle kalın
 
Son düzenleme:
İzlenimlerini paylaştığın için teşekkürler abi. Levrekleri Mamunla mı yakaladınız yoksa boru kurtlayırlamı ?
 
anlatımınız harika vallahi...gitmeden yaşadık anlatımınızla. sonuç iyi olmuş en azından.
 
Selam Mehmet,

Eline sağlık, azimli ve sonuçları iyi üç av günü, keyfi çıkmış belli. Herşey iyi güzel de, ben olsaydım 1,250 kg hariç, o yaklaşık kilolukları sana geri saldırırdım ama... neyse...

Ayrıca moderatörlüğünü kutlarım. Rasgelsin...:)
 
sevgili ersan abi,
bu kış levrek peşinde donduğumuz neredeyse zatürre olacağımız günleri sanırım çok çabuk unuttuk :)
yasal boyutlar içindeki levreği tabiki saldım ama yeşilinden efe ile mideme :):)
bu arada grauvell dh telesurf 450 kamışın hayırlı olsun,trofelik avlara imza atsın,
 
Son düzenleme:
Durum
Daha fazla cevap için açık değil.
Back
Yukarı