Polat, tebrik ederim çok güzel noktalara temas etmişsin.
Şuur, şuur, şuur.( Şİmdi bilinç deniyor.)
Şuursuz hiçbir şeyden hayır gelmez.
Profesyonel balıkçı,
denizde balık bitmez diyor, oysa ben ne yazık ki biten bir değil birçok balık biliyorum.
Küçük balıkçı ve amatör balıkçı,
benim tutacağım üç beş balıktan ne olacak diyor.
Bir ölçüde doğru ama deniz yıldızlarının hikayesini unutmayalım, hani binlerce deniz yıldızı sahile vurmuş da orada yürüyen iki arkadaştan biri, bir deniz yıldızını alıp denize atınca öteki,
ne farkeder demiş, burada binlerce var, yıldızı atanın cevabı gerek bize, -
bak, onun için farketti.
Midyeleri kazıdılar, denizde izmarit kalmadı, hani kimsenin beğenip yemediği izmarit, daha önce uskumru, 80'li yıllarda orkinos, boğazın dibi felaket, dip balıkları dibe inemiyor. Bu yüzden dibe ağ atarak avlanan küçük balıkçılar, kelimenin tam manasıyla aç, oltacılar yaşama savaşında.
Balıkçılık İdaresi Ankara'da uyuyor, dört yılda bir tebliğ çıkarıp bir daha arkalarına bakmıyorlar.
Çubuklu'da gırgırlar neredeyse mantar yakasını rıhtımın üzerine bırakacak, boğaz gibi dar bir su yolunda 20-30-40 m. teknelerle avcılık mı olur, oluyor işte, kimsenin umurunda değil.
Birçok gırgırın tayfası kaçmış, boşa gezip para kazanamadıkları için, dayananlar, ne bulursa temizleme derdinde.
Kaçak trollar harıl harıl çalışıyor Sahil Güvenlik botunun gözü önünde, ne askeri umursuyor ne sivili, adeta
balık bitse de kurtulsak der gibiler.
...,
Diyecek çok şey var da...Allah sonumuzu hayreylesin.