Boğazda mevsim harici devam eden sarıkanatları nasıl yakalarız, uygun güncel sahteler

Sevgili Koray

Şu an balık özellikle alaca karanlıkta en yoğun olmak üzere kuvvetli akıntı olan yerlerde, Kandilli akıntı burnunun en ucunda av vermekte.

Şu şekilde atmalısın.Direk önünden değilde olabildiğince uzak ama akıntıya karşı çapraz şekilde.

Sanırım Serdar Pandelum atış tekniğinden bahsetmiştir.Evet bu teknikle daha uzağa atmak mümkün olsada,asla ve sakın ola kalabalık yerlerde bunu deneme,başına iş alırsın.

Sen anlattığım gibi yap yeter.

Sevgiler


Vedat amca verdiğin değerli bilgiler için çok teşekkür ederim. Serdar abinin dediği atış tekniğinin adı Overhead'dı sanırsam linki de http://nickaway.com/PDF files/Overhead.pdf bu. Senin dediğin şekilde atmaya çalışacağım, mevsiminde herkes tutuyor. Asıl yetenek mevsim harici tutmak :)
 
Faruk abi rapalayı ayağımın dibine kurşunu da ileri doğru koyduğumda kafa üstü atışla iyi denilebilecek mesafelere ulaşıyorum. Tuzla'da mesela bu mesafe fazlasıyla yetiyor. Ama boğazda mevsim harici balıkları almaya yeterlimi bilemiyorum. Bahsettiğim konu bu:

http://www.balikavi.net/forum/showthread.php?t=7437&highlight=Rekorunuz

Sevgili Koray
konuyla ilgili tüm açıklamaları doyurucu olarak serdar skoylu arkadaşımız anlatmış bence onun söylediklerini uygulaman birazda antreman şart tabiki
 
Vedat amca verdiğin değerli bilgiler için çok teşekkür ederim. Serdar abinin dediği atış tekniğinin adı Overhead'dı sanırsam linki de http://nickaway.com/PDF files/Overhead.pdf bu. Senin dediğin şekilde atmaya çalışacağım, mevsiminde herkes tutuyor. Asıl yetenek mevsim harici tutmak :)



Sevgili Koray

Overhead casting atışı bahsettiğim gibi pendulum atışının daha kolay şeklidir.Bunlar uzağa atmaya taratan ancak özel olarak geliştirilmil kamışlar ve çıkrıklarla yapılan atışlar ve ayrıca turnuva kurşunu kullanılan,fiili balık avından ziyade yarışmalarda uygulanan tekniklerdir.

Aticı için geniş bir alan lazım gelmektedir.Dolayısıyla Boğaz avlarında bu fırsatı bulamaz ve uygulayamazsınız.

Sevgiler
 
Vedat Abi koymuş noktayı.
1- İp misina
2- Lüfer- Sarıkanat katili sahteler.

Teşekkürler..

Lüfer pek sahte seçmez. Olay ip misinadan ziyade, FC misina aslında.

Lüfer sahte seçmez, seçmezde, hava, su filan basbaya sahte seçer. Konu, sahtenin düzgün gitmemesi, derinliği şaşırması, atışı kısaltması vs. vs. gibi tali etmenler olur. Bazen bir kaç metre, balık var ile yok arasındaki çizgiyi tayin eder.
 
Atış olarak, orada geçen overhead.

Olay kurşunu nereye koyduğunuzla alakalı değil sadece. İlgili konuyu okumuşsanız:

1. Takımın boyu çok uzun, kamış boyu olmayacak.
2. Kurşun ayağınızın dibinde, daha doğrusu birazcık arkada olacak.
3. Kamışın ucu yere bakacak, göğe değil.

Eğer tekrar izah etmek gerekirse:

1. Kamışı elinizde havaya diktiğinizde kurşun başınızın hizasında kalacak.
2. Kurşun olabildiğince ayaklarınıza yakın ve gergin duracak. Bunu sağlamak üzere, kamışı iyice yere yaklaştırmanız gerekir zaten.

Eğer siz, tipik upuzun çapariyi vs. öyle yapıp atış yapmaya kalkarsanız, büyük ihtimalle mesafe filan alamaz haliyle.
 
Atış olarak, orada geçen overhead.

Olay kurşunu nereye koyduğunuzla alakalı değil sadece. İlgili konuyu okumuşsanız:

1. Takımın boyu çok uzun, kamış boyu olmayacak.
2. Kurşun ayağınızın dibinde, daha doğrusu birazcık arkada olacak.
3. Kamışın ucu yere bakacak, göğe değil.

Eğer tekrar izah etmek gerekirse:

1. Kamışı elinizde havaya diktiğinizde kurşun başınızın hizasında kalacak.
2. Kurşun olabildiğince ayaklarınıza yakın ve gergin duracak. Bunu sağlamak üzere, kamışı iyice yere yaklaştırmanız gerekir zaten.

Eğer siz, tipik upuzun çapariyi vs. öyle yapıp atış yapmaya kalkarsanız, büyük ihtimalle mesafe filan alamaz haliyle.

Birde solun devreye girmesini ilave etmek lazım.

Uygun an kollanıp sol el ile kamışın ucu şiddetle sol kolu altına getirilires ilave birkaç metre kazanmak olasıdır.
 
Birde solun devreye girmesini ilave etmek lazım.

Uygun an kollanıp sol el ile kamışın ucu şiddetle sol kolu altına getirilires ilave birkaç metre kazanmak olasıdır.

Bir kaç metreden daha fazlası oluyor genelde üstadım. Fakat bunu tam kamışın yüke doyduğu anda yapmak ciddi mesafe artışı getiriyor en çok. Erken yapınca bilhassa, o hamle kamışı eğmeye gidiyor. Geç yapınca da yeterince uzun olmuyor.

Bu atışta bolca pratik yapıp makul mesafeler mümkün olsada, çembersel ve sarkaç atışların performansını almak pek olası değil.

Dar yerler için, malzemenize güveniyorsanız, bir atış tekniği daha vardır. Kurşunu yere koyarak değil, kamışı geriye verirken iyice geriye atarak yapılır. Baya süratle geriye doğru giderken kurşun, ani bir hareketle bu şekilde kafaüstünden aşırılır. Genelde sonuç, patlayan misina veya üç parça olan kamış olur ama, olurda sağlam çıkarsa malzeme, atış mesafesi çok ciddi şekilde, iki misline yakın artar çoğu zaman.
 
Lüfer pek sahte seçmez. Olay ip misinadan ziyade, FC misina aslında.

Lüfer sahte seçmez, seçmezde, hava, su filan basbaya sahte seçer. Konu, sahtenin düzgün gitmemesi, derinliği şaşırması, atışı kısaltması vs. vs. gibi tali etmenler olur. Bazen bir kaç metre, balık var ile yok arasındaki çizgiyi tayin eder.

Lüfer gayet güzel sahte seçiyor valla.
Hem boy hem model olarak.
 
Bir kaç metreden daha fazlası oluyor genelde üstadım. Fakat bunu tam kamışın yüke doyduğu anda yapmak ciddi mesafe artışı getiriyor en çok. Erken yapınca bilhassa, o hamle kamışı eğmeye gidiyor. Geç yapınca da yeterince uzun olmuyor.

Bu atışta bolca pratik yapıp makul mesafeler mümkün olsada, çembersel ve sarkaç atışların performansını almak pek olası değil.

Dar yerler için, malzemenize güveniyorsanız, bir atış tekniği daha vardır. Kurşunu yere koyarak değil, kamışı geriye verirken iyice geriye atarak yapılır. Baya süratle geriye doğru giderken kurşun, ani bir hareketle bu şekilde kafaüstünden aşırılır. Genelde sonuç, patlayan misina veya üç parça olan kamış olur ama, olurda sağlam çıkarsa malzeme, atış mesafesi çok ciddi şekilde, iki misline yakın artar çoğu zaman.

Sol kolun taymingi ayarladığında devreye girmesi konusunu,forumlar önceside sıkca vurguladığımı hatırlıyorum.

Bu durum sadece Boğaz surf atışlarında ilave mesafe kazanmayla sınırlı kalmayıp,Spin atçek avındada ilave mesafe kazandırıcı bir durumdur.

Bahsettiğin diğer atış şekillerine,boğazda kullanılan çoğu kamışın dayanabileceğini sanmıyorum aten.
 
sahte suda görünemiyorsa, lüfer ne yapabilir ki?

bakılacak şey lüferin tercihi değil, suda nasıl görüneceği.

örneğin renkten vs bahsediyoruz. ama lüfer zaten renk köru, siyah beyaz görüyor dünyayı. bu nasıl renk seçiyor olabilir ki?
 
sahte suda görünemiyorsa, lüfer ne yapabilir ki?

bakılacak şey lüferin tercihi değil, suda nasıl görüneceği.

örneğin renkten vs bahsediyoruz. ama lüfer zaten renk köru, siyah beyaz görüyor dünyayı. bu nasıl renk seçiyor olabilir ki?

Renk körümü.Araştırmışssındır şunu bir ilmen açıklasana
 
Sevgili Deniz

Sırasıyla güzel sorularına cevap vereyim sonrasındada genel olarak aldığını bahsettiğin sahtelerle ilgili birkaç noktayıda ilave edeyim.

1)Hayır.
Mevsim göçünde ve özellikle gece veya sabaha karşı avlarda lüfer sülalesi kıyılara kadar yaklaşır hatta gözle bile görülebilinir.
Bu durumda hiç ağırlıksız,tercihan batan yada az batan sahtelerle,gündüz saatlerinde kullanılan sahtelerin aksine daha büyük boy sahtelerle atçek spin kamışı kullanarak güzel balıklar alabilirisiniz.
Ancak boğazda genel temayül kurşun takviyeli takımla avlanmaktır.

2)Bu sorunun cevabı 1.sorunun cevabında yer almaktadır.Ancak böylesine durumlar her gece görülmeyebilir.Anadolu tarafında Kuleli asker lisesinin önleri,Kandilli vapur iskelesinin yalılar önü.Kanlıca sahil yolu,Çubuklu önleri,hayal kahvesi önlerini sayabiliriz.
Avrupa yakasında ise beşiktaş vapur iskelesinin sol tarafı,Emirgan,boyacıköy,kalender orduevi Banyo durağı cevrelerini sayabilirz.

3)Evet kullanılır ancak biraz daha büyükleri etkin olacaktır.

4)Gündüz boğazda kurşunlu takımlarda 7-8 cm ler bazen 5 cm'ler.
Gece avında 9-10 cm sahteler.Levrekte daha büyükleri 17 cm'ye kadar.

Boğazda ima sahte kullanmak bence pek yerinde bir karar değildir.Keza diğerleride.Pahalı sahtelerdir illaki takabilirsiniz ve üzülürsünüz.Pahalı ve şöhretli sahteleri kullanmakla daha fazla balık alabileceğinizi sanmamalısınız.Tedirgin olursunuz ve buda aksiyonunuza menfi tesir eder ve düşü skorda kalabilirsiniz.
Rapala marka rapalaların boğaza uygun modelleri pek kullanılmamaktadır diğer max Rap X rap Yo-zuri tipleri sırtıda ve levrejk avlarında uygun olacaklardır.Crystal Minnowun küçük boyları boğazda iyi iş görür Keza Pins minnowları 176-177 serileri ile bembeyazı gece avında iş görmektedirler

Sevgimle kal

çok çok teşekkür ederim abi
eline emeğine sağlık cevapların için.
saygılar
 
Renk körümü.Araştırmışssındır şunu bir ilmen açıklasana

bir sorum daha olacak.
çok kişi sahtenin göbek altındaki iğneyi çıkartıp sadece arka iğneyi bırakarak atış yapıyor.
böylece misina daha az dolaşıyor iğneye.
doğru bir hareket midir?
 
lüferin gözlerinde renkli görmeyi sağlayan hücreler yok. yeşil renge çok hassas. ayrıca çok hızlı görüyor. kırmızı ışıği göremiyor.
 
lüferin gözlerinde renkli görmeyi sağlayan hücreler yok. yeşil renge çok hassas. ayrıca çok hızlı görüyor. kırmızı ışıği göremiyor.


Bu durumu ortaya koyan bilimsel bir kaynak varmı.Ben bunu soruyorum.
 
sahte suda görünemiyorsa, lüfer ne yapabilir ki?

bakılacak şey lüferin tercihi değil, suda nasıl görüneceği.

örneğin renkten vs bahsediyoruz. ama lüfer zaten renk köru, siyah beyaz görüyor dünyayı. bu nasıl renk seçiyor olabilir ki?

çinekop bile sezon da ortalama 3-4 kere renk değiştirirken ( rapala seçimi ) lüfer nasıl renk körü oluyor abi :)
 
bir sorum daha olacak.
çok kişi sahtenin göbek altındaki iğneyi çıkartıp sadece arka iğneyi bırakarak atış yapıyor.
böylece misina daha az dolaşıyor iğneye.
doğru bir hareket midir?

Orta iğnenin çıkarılmasındaki esas neden,dipli avlanılırken orta iğnenin çıkarılması sayesinde sahtenin deniz tabanındaki objelere daha az takılmasını temin içindir.
 
Lüfer renk körü olsa, renkleri yalnızca siyah beyaz ve grinin tonlarında görse de bu sahteninin renklerini seçemeyeceği anlamına gelmez. Tüm renklerin siyah beyaz ve gri değerleri farklıdır, bunun dışında bir de parlaklık değerleri vardır (siyah beyaz televizyon günlerini anımsayın). Görme yetisini yitiren insanların işitme yetilerinin artması gibi, renkleri algılama yetisi kaybolan lüferin grileri ve parlaklığı algılama yetisi gelişmiş olabilir. Sözün özü, lüfer bizim sahteleri renkli görmese de birbirlerinden farklı yanlarını sezebilir ve tercihte bulunabilir..
 
Back
Yukarı