Boğazın gırgır avcılığına kapatılması için dilekçe.

  • Konuyu başlatan Konuyu başlatan REİS
  • Başlangıç Tarihi Başlangıç Tarihi
Cevabı dikkatle okursanız, çok acı bir gerçeği üzülerek görürsünüz.

Görevi, balık varlığını ve sürdürülebilir avcılığı korumak olan kuruluşun başındakiler, boğazdaki gırgır avcılığından hiçbir şekilde rahatsız değiller.

Bizim, gırgır avını yasakladıklarını sandığımız konu ise, başka bakanlığın (Ulaştırma Bak.) mevzuatına göre mecburi bir kısıtlamadan ibaretmiş.

Boğazda, bir trafik şeridi var, bir de balık avlama alanları.
Balıkçıların trafik şeridine girmeleri yasak. Bazan görürsünüz, olta ile avlanan tekneler, kıyıdan biraz açılınca hemen sahil muhafaza gelir ve onları dağıtır. Bu, teknelerin trafik yoluna girdikleri varsayımından kaynaklanır.
Aynı şekilde gırgır avcılığının sınırlanması da bu trafik şeridi yüzünden olmuş, yoksa balıkların sıkışık bir alanda imha edilircesine yakalanması, Tarım Bakanlığı yetkililerinin umurunda bile değilmiş.
Cevaptan bir acı gerçek daha anlaşılıyor.
O yetkililer daha önce ne yaptıklarının da farkında değillermiş, kullandıkları terimlerin ne manaya geldiğini bilmiyorlarmış, gırgırcıların verdiği dilekçe üzerine uyanmışlar ve tebliğde mevcut trafik ayrım düzeni ifadesinin çok geniş bir alanda gırgır avcılığını imkansız hale getireceğini farkedip bunu trafik ayrım şeridi olarak değiştirmişler.

Şu cevaptaki ifadeler, bir itiraf niteliğinde, bu işin başındakiler maalesef işi bilmiyorlar ve neyi niçin yaptıklarını da bilmiyorlar, birileri dürtünce uyanıyorlar, balıkların korunması ise hiç dertleri değil, onlar olaya tamamaen gırgırcıların göziyle bakıyorlar.

Peki bu durumda bize ne yapmak düşüyor?
Mücadelenin hedefini iyi tespit etmek, değil mi?
O halde haydi bakalım fikir jimnastiğine.
Bu işin peşini bırakmak yok.
Birileri, uyuyanları uyandırabiliyorsa biz de bir şekilde uyandırabiliriz demektir.
Eğer olmuyorsa, işin başına en azından, ziraat mühendislerini değil, su ürünleri mühendislerini getirebilmek için gayret göstermeliyiz.
Vakit geçiyor ve denizlerimizle balıkçılığımızın durumu ortada.
Bunu, Ankara'da masa başında oturanlar değil, sabaha kadar olta başında bekleyenler en iyi anlar.

Yılmak yok, mücadelemiz sürecek.

Kazanıncaya kadar.

Selam ve sevgiler.
 
balıkçılarda da gördüm. istavrit kadar incecik yavruları çinekop diye satıyorlar kilosu 20TL. Gırgırların marifeti tabi ki.

Bu ve benzeri durumları mümkünse bir cetvel koyarak fotoğraflayıp her yetkiliye soracağız, hani bu balıkta asgari boy, tebliğe göre şu kadardı, bu neyin nesi diye.
Herkes görevini tam olarak yapmalı, yapmıyorsa karşılığını görmeli.

Bizim görevimiz de belli. Kaytarmak yok.
 
Cevabı dikkatle okursanız, çok acı bir gerçeği üzülerek görürsünüz.

Görevi, balık varlığını ve sürdürülebilir avcılığı korumak olan kuruluşun başındakiler, boğazdaki gırgır avcılığından hiçbir şekilde rahatsız değiller.

Bizim, gırgır avını yasakladıklarını sandığımız konu ise, başka bakanlığın (Ulaştırma Bak.) mevzuatına göre mecburi bir kısıtlamadan ibaretmiş.

Boğazda, bir trafik şeridi var, bir de balık avlama alanları.
Balıkçıların trafik şeridine girmeleri yasak. Bazan görürsünüz, olta ile avlanan tekneler, kıyıdan biraz açılınca hemen sahil muhafaza gelir ve onları dağıtır. Bu, teknelerin trafik yoluna girdikleri varsayımından kaynaklanır.
Aynı şekilde gırgır avcılığının sınırlanması da bu trafik şeridi yüzünden olmuş, yoksa balıkların sıkışık bir alanda imha edilircesine yakalanması, Tarım Bakanlığı yetkililerinin umurunda bile değilmiş.
Cevaptan bir acı gerçek daha anlaşılıyor.
O yetkililer daha önce ne yaptıklarının da farkında değillermiş, kullandıkları terimlerin ne manaya geldiğini bilmiyorlarmış, gırgırcıların verdiği dilekçe üzerine uyanmışlar ve tebliğde mevcut trafik ayrım düzeni ifadesinin çok geniş bir alanda gırgır avcılığını imkansız hale getireceğini farkedip bunu trafik ayrım şeridi olarak değiştirmişler.

Şu cevaptaki ifadeler, bir itiraf niteliğinde, bu işin başındakiler maalesef işi bilmiyorlar ve neyi niçin yaptıklarını da bilmiyorlar, birileri dürtünce uyanıyorlar, balıkların korunması ise hiç dertleri değil, onlar olaya tamamaen gırgırcıların göziyle bakıyorlar.

Peki bu durumda bize ne yapmak düşüyor?
Mücadelenin hedefini iyi tespit etmek, değil mi?
O halde haydi bakalım fikir jimnastiğine.
Bu işin peşini bırakmak yok.
Birileri, uyuyanları uyandırabiliyorsa biz de bir şekilde uyandırabiliriz demektir.
Eğer olmuyorsa, işin başına en azından, ziraat mühendislerini değil, su ürünleri mühendislerini getirebilmek için gayret göstermeliyiz.
Vakit geçiyor ve denizlerimizle balıkçılığımızın durumu ortada.
Bunu, Ankara'da masa başında oturanlar değil, sabaha kadar olta başında bekleyenler en iyi anlar.

Yılmak yok, mücadelemiz sürecek.

Kazanıncaya kadar.

Selam ve sevgiler.

ağızına diline o koca yüreğine sağlık babacım. çok haklısın yılmak yok...
 
Boşuna dememişler "Balık baştan kokar" diye. Duyarsız umarsız vicdansız yetkililer balığın başında maalesef.
 
IEM'den gelen yazı

Herkese Merhaba,

Bir kaç saat önce tarafımıza aşağıdaki yazı gönderilmiştir. Bilginize.

Konu ile alakalı veya alakasız, sonuçta ticari balıkçılığı ilgilendirdiğinden ve ilgide hazır burada olduğundan faydalı olabilir.

SAYIN SİTE YÖNETİCİLERİ
Ben İstanbul Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü personeliyim.
Sitenize gelen raporları incelediğimde kendime kızdım ve demekki biz varlığımızı ve varoluş gayemizi topluma duyuramamışız diye üzüldüm. Çünkü; sitenizde İstanbul Boğazında yapılan yasak avlanma(trol) ile ilgili Sahil Güvenlik Komutanlığı'na bilgi verildiği ancak bir netice alınamadığı ifade edilmektedir.
Oysa İstanbul Boğazı Karadeniz çıkış ile Adaların batısından geçen Tuzla Yelken kayalıklarına kadar olan deniz alanınıda(Anadolu ve Rumeli yakasında 144 km uzunluğundaki kıyı şeridi ile 560 km2 lik deniz alanaı) meydana gelen her türlü suç(Akaryakıt Kaçakçılığı. İnsan Kaçakçılığı, Tarihi esr kaçakçılığı v.b), yasak avlanma, boğulma,intihar v.b gibi olaylara bakma yetki ve sorumluluğu yasalarla İstanbul Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü'ne verilmiştir. Ve bu yöndeki etkin mücadelemiz devam etmektedir.Son bir yıl içerisinde 18 ayrı olayda yaklaşık 700 ton kaçak akaryakıt ele geçirilmiş.olaya karışan 18 araç ile akaryakıta mahkeme kararı ile el konulmuş. Şaıslar ise sevk edildikleri adli makamlarca tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır.
Yasak avlanma ile devam eden mücadelemizde 65 ayrı tekneye 1380 sayılı yasaya muhalefet(yasak avlanma) ile 4922 sayılı denizde can ve mal emniyetini tehlikeye düşürmekten işlem yapılmış.Toplam yapılan işlem sayısı 110'dur.Mahkeme kararı ile trol avlarına el konulmuş,bazı teknelere de mahkeme kararı ile el konulmuştur.Bu şahısları mahkemesi halen tutuksuz olarak devam etmektedir.
Mücadelemizin neticeye ulaşabilmesi için öncelikle bu insanlarımızın balık nesline verdikleri zarar konusunda eğitilmesi gerekmektedir.Eğer mevcut bu durumu önleyemesek 30-40 yıl sonra çocuklarımız yiyecek balık bulamayacak ve bizleride hayırla yad etmeyeceklerdir. Bu sebeple halkımızın ve siz arkadaşlarımızın bu konuda desteğine her zaman ihtiyacımız var.Sizleri yanımızda görmek bizlere kıvanç verecektir.
24 saat kesintisiz vatandaşımızın hizmeteindeyiz.Aşağıdaki veb adresi ve telefonlardan bize ulaşabilirsiniz.Ayrıca sitemizin yenileme çalışmaları devam etmekte olup çalışmalarımızı buradan takip edebilirsiniz.
İhbarlarınız için !!!
0(212) 534 59 20
0(505) 891 40 60
0(212) 249 08 53
0505 318 34 13
ihbar.deniz@iem.gov.tr
sualti.deniz@iem.gov.tr
limaniskelekrk.deniz@iem.gov.tr
Liman ve İskele Krk Amirliği
Adres : Liman ve İskele Karakol Amirliği Fener iskelesi yanı Balat-Fatih / İstanbul
Telefon Numaraları: 0(212) 534 59 20
Fax : 0(212) 534 59 20
0(505) 891 40 60
limaniskelekrk.deniz@iem.gov.tr
Deniz Limanı Şube Müdürlüğü
Adres: Rıhtım caddesi No:34 Karaköy Yolcu salonu Beyoğlu / İstanbul
Telefon Numaraları: 0(212) 249 08 53
0505 318 34 13
bim.deniz@iem.gov.tr
Sualtı Gurup Amirliği
0(212) 534 59 20
Fax : 0(212) 534 59 20
sualti.deniz@iem.gov.tr

Pendik Polis Noktası
0(216) 494 43 04
0(505) 891 40 66
Zeytinburnu Polis Noktası
0(212) 679 90 01
0(505) 891 40 63
Haydarpaşa Polis Noktası
0(216) 310 30 70
0(505) 891 40 65
Ambarlı Polis Noktası
0(212) 875 28 04
0(505) 891 40 62
Sayın site yöneticileri bu istemimizi tüm üyelerinize duyurursanız gücümüze güç katmış olursunuz.Birlikten kuvvet doğar.
Sağlıcakla kalın.Avlarınızda bol şanslar
 
Son düzenleme:
Fevkalade bir yaklaşım.

Adı yok ama (kurum olarak alıp) Allah hepsinden razı olsun diyorum.

İtiraf etmeliyim ki deniz polisini çok etkisiz sanıyor ve kendilerine ne bir ihbarda ne de bir serzenişte bulunmayı düşünüyordum.

Bu fikre sahip olmamın sebepleri arasında, 46 yıldır ehliyetim olmasına ve denizde çok zaman geçirmeme rağmen bugüne kadar bir Allah'ın kulunun kontrol yapıp belge sorduğunu görmemem kadar deniz polisinin imkanlarının yeterli olmadığını bu yüzden her tarafa yetişememekte mazur görülmeleri gerektiğini düşünmem de vardı.

Şİmdi sayın ve saygıdeğer yetkili buraya yazdığına göre, yazılanları da okuyor diye düşünerek ve iğneyi kendine çuvaldızı başkasına batır daha doğru şekliyle başkasına çuvaldızı batırmadan önce kendine bir iğne batır felsefesinden hareketle,

1-İstanbul'dan kıyı raporları başlığı altında dile getirilen, bir amatörün 8 kg-10 kg hatta 20 kg balık tutmasını da denetlemeyle tespit etmelerini

2-Denizdeki amatör ruhsatlı teknelerde bulunup zaman zaman profesyonelden çok balık tutanları

3-Yasaklanmış olmasına rağmen tuttukları balıkları satanları (Bunları Kuleli'de görmek mümkün)

denetlemelerini ve sonuçları bizimle paylaşmalarını samimiyetle diliyorum.

Bu, daha önce görmediğimiz duyarlık için tekrar teşekkür ediyor ve Allah yardımcıları olsun diyorum.

Selam ve sevgiler.

Not: Bu yazıyı diğer forumlara da taşıyacağım inşallah.
 
Back
Yukarı