Değerli üstadım, bundan 3-4 sene önce bende amatör balık avcılığının balık türleri üzerine yok edici etkisinin olacağını fazla düşünmüyordum. Lakin insanların küçücük kıraçaları pet şişelere ve kovalara tıka basa adeta asma yaprağı gibi bastığını görünce, el kadar 10 cm.lik eşkinaları alıkoyduğunu gördükten sonra, kovalarca 15 cm lik kalkanlar tutulduğunu ve bu sayfalarda kovalarca balığın raporların şahit olduktan sonra bu düşüncemden vazgeçtim. idk
Düşünün bir kere havyarlı bir eşkinayı veya levreği alıkoysanız sadece tek kişilik bir akşam yemeğine sahip olursunuz.Eğer salarsanız ve bu balık havyarını bir kez dökmeyi başarırsa bundan çıkacak binlerce yavrunun sadece %10'u hayatını devam ettirebilirse ve bu yavruların her biri bir kez dökerse bir matematik mezunu olarak bunun hesabını ben bile yapamam.Velhasıl şahsi kanaatim, tek bir balık bile doğanın dengesi üzerinde müthiş bir etki gücüne sahiptir.
Yaşadığım bir olayı anlatmak isterim sizlere,
Yaklaşık iki sene öncesiydi, Ömerli barajında sazan avına gitmiştim.Az ötemizde bizden önce gelmiş birinin 15 cm. civarı bir sazan yakaladığını görünce yanaştım, selam verdim ve kovasına da göz ucuyla bakınca yavru sazanları gördüm, onuda bırakmayacağını anlayınca, "Hocam bu yavru sazanı salacak mısın?" diye kafadan konuya girdim.Ondan sonra aramızdaki konuşma;
-Niye salayım ki
-Çok küçük değil mi?
- ....
-Ama bunlar 8-10 kg. kadar büyüyebiliyor, eğer şimdi salarsan büyüyünce yine buradan yakalama şansın olur.
-Ben uzak yoldan geliyorum, bir daha ne zaman gelirim Allah bilir.
çok sinirlenmiştim ve şunu söyleyip yanından ayrıldım.
- Sen gelmezsen çocuğun gelir tutar.
Bu zihniyete sahip insanlar topluluğuna ne söylesek boş ne de olsa ağaç yaşken eğilirmiş.İşte tam da bu yüzden hiç üşenmeden bu kadar yazıyı yazıyorum ki, belki yeni avlanmaya başlayan genç amatör kardeşlerimizin hafızasında ve vicdanında umarım ufak da olsa bu yazılanlar bir etki yapar.
Çoğumuzun bildiği meşhur deniz yıldızı hikayesini yeri gelmişken paylaşmakta fayda var.
Sabahın ilk ışıkları doğarken adamın biri sahilde yürüyüş yaparken, kumsalda bir çocuğun deli gibi sağa sola koştuğunu ve denize bir şeyler attığını görür. Merak içinde çocuğa doğru yürür ve sahile vurmuş binlerce deniz yıldızı olduğunu görür ve çocuğun bunları denize attığını görür.
-Hayırdır evladım, ne yapıyorsun?
-(Çocuk soluk soluğa ve işine devam ederek) Gece gel-git le kıyıya vurmuş deniz yıldızlarını güneş doğmadan tekrar denize atmaya çalışıyorum amca...
-İyide güneş doğmak üzere ve hala binlerce deniz yıldızı var, senin suya attıkların ne kadar farkedecek ki?
Çocuk tam o sırada elinde atmakta olduğu deniz yıldızına ardındanda adama bakar ve deniz yıldızını adama göstererek suya atıp şu cevabı verir,
-Bak onun için fark etti...