Herkese selamlar,
Balık aşkını dizginleyemediğimiz şu günlerde sık sık balığa çıkıyor ve güzel avlar yapıyoruz.
Dün yine iş çıkışı kendimizi tarabyada bulduk. iş yerinden 3 sıkı dost, tekneci arkadaşımızı beklerken sıcak çayımızı içip birşeyler atıştırdık. hava güzel mi güzel, gök yüzünde yıldızlar pırıl pırıl... boğaz sanki havuza dönmüş, ne bir dalga ne bir esinti..bir de balık olsa offf.. deymeyin keyfe
yaptığımız planda 18.30'da tekneye binecekken, güzel istanbulun lanet trafiği bize tam 1.5 saat kaybettirdi ve tekne ancak 20.00 gibi gelebildi. Olsun gene de ümitliyiz. balık bir sararsa kovayı doldurmaya yarım saat bile yeterli
Sohbet muhabbet derken 20.30 gibi meraya vardık.takımları hazırlayıp suya indirdik. tek tük sarıkanat iri çinekop almaya başladık. sonra bir ara balık kesti. farklı seviyeleri denedik ama vuruş alamıyorduk. Yemi yapraktan tek göze çevirdik yok.. bir süre bekledikten sonra nihayet beklediğimiz balık meraya girdi ve aynı yemle 4-5 balık almaya başladık. istavritin paramparça olmuş kafasına bile atlıyorlardı. müthiş bir heyecan aksiyon, artık olay at-çek'e dönmüştü.balığı tasmalayıp yukarı çekmeye başlayınca, yüzeye yaklaştığında peşinden 3-4 balık daha geliyordu.. çılgın gibi saldırıyorlardı..
bir ara iri balık dipten değil orta seviyelerden gelmeye başladı. daha mavrukayı dibe indirmeden olta boşa akıyor, balık yemi orta suda kapıp basıyordu. yem kesmeye yetişemiyorduk, yaşadığım en zevkli avlardan biriydi.
tabi haliyle saatin nasıl geçtiğini anlamadık, bir de baktık saat 01.30 olmuş... balık hala devam ediyor ama yarın (bugün) iş var, mecburen avımızı sonlandırıp mutlu mesut evlerimize döndük
sonuç olarak; 2 arkadaş ortak kovalarına 40 adet balık topladılar. benim kovam ayrıydı, ben herkesin kısmetinin kendisine olduğuna inanırım. ne tutarsam onu yemekten daha çok hoşlanırım. benim kovada ise çoğu sarıkanat toplam 28 balık vardı.
Not: avlar biraz birbirinin tekrarı gibi oldu ama her biri farklı maceraydı
paylaşmak istedim...
Balık aşkını dizginleyemediğimiz şu günlerde sık sık balığa çıkıyor ve güzel avlar yapıyoruz.
Dün yine iş çıkışı kendimizi tarabyada bulduk. iş yerinden 3 sıkı dost, tekneci arkadaşımızı beklerken sıcak çayımızı içip birşeyler atıştırdık. hava güzel mi güzel, gök yüzünde yıldızlar pırıl pırıl... boğaz sanki havuza dönmüş, ne bir dalga ne bir esinti..bir de balık olsa offf.. deymeyin keyfe
yaptığımız planda 18.30'da tekneye binecekken, güzel istanbulun lanet trafiği bize tam 1.5 saat kaybettirdi ve tekne ancak 20.00 gibi gelebildi. Olsun gene de ümitliyiz. balık bir sararsa kovayı doldurmaya yarım saat bile yeterli
Sohbet muhabbet derken 20.30 gibi meraya vardık.takımları hazırlayıp suya indirdik. tek tük sarıkanat iri çinekop almaya başladık. sonra bir ara balık kesti. farklı seviyeleri denedik ama vuruş alamıyorduk. Yemi yapraktan tek göze çevirdik yok.. bir süre bekledikten sonra nihayet beklediğimiz balık meraya girdi ve aynı yemle 4-5 balık almaya başladık. istavritin paramparça olmuş kafasına bile atlıyorlardı. müthiş bir heyecan aksiyon, artık olay at-çek'e dönmüştü.balığı tasmalayıp yukarı çekmeye başlayınca, yüzeye yaklaştığında peşinden 3-4 balık daha geliyordu.. çılgın gibi saldırıyorlardı..
tabi haliyle saatin nasıl geçtiğini anlamadık, bir de baktık saat 01.30 olmuş... balık hala devam ediyor ama yarın (bugün) iş var, mecburen avımızı sonlandırıp mutlu mesut evlerimize döndük
sonuç olarak; 2 arkadaş ortak kovalarına 40 adet balık topladılar. benim kovam ayrıydı, ben herkesin kısmetinin kendisine olduğuna inanırım. ne tutarsam onu yemekten daha çok hoşlanırım. benim kovada ise çoğu sarıkanat toplam 28 balık vardı.
Not: avlar biraz birbirinin tekrarı gibi oldu ama her biri farklı maceraydı